KOLAY DEĞİL TÜRK OLMAK —– ALINTIDIR

KOLAY DEĞİL TÜRK OLMAK —– ALINTIDIR

KOLAY DEĞİL TÜRK OLMAK VE TÜRK OLMAK!… Sedat Örsel Kıskanma huyum zayıftır… Ama Ömer KOÇ’un kitaplığını kıskanırım. Koç Holding’teki odasında bir kitaplığı var ki!… Türk Tarihi ve Türkler’le ilgili ne kadar yerli yabancı kitap, yazma, risâle varsa toplamış, toplattırmış, toplattırıyor; … Okumaya devam et

ASIL DÜNYA GİZLİ HÜKÜMETİ İŞTE BUDUR —– ALINTIDIR

ASIL DÜNYA GİZLİ HÜKÜMETİ İŞTE BUDUR

ASIL DÜNYA GİZLİ HÜKÜMETİ İŞTE BUDUR ile ilgili görsel sonucu 

Türkiye’de Rockefeller denince akla ilk gelen, “gizli dünya hükümeti-İlluminati” gibi görünen “Bilderberg Kulübü”dür.

Oysa…

Habertürk Gazetesi’nin sürmanşetinde şu üç haber vardı:

1) Enerjide çılgın proje:

Bakan Berat Albayrak, yılsonunda “yüzer LNG terminali” diye de adlandırılan FSRU gemilerinin devreye alınacağını açıkladı.

Bu gemiler sayesinde, özellikle kış aylarında mevcut kaynakların herhangi birinde kesinti olması durumunda enerji arzında sorun yaşanmayacaktı!

2) 112 GDO’lu ürün:

Bakan Faruk Çelik, 2016 ve 2017 yıllarında 12 bin 286 GDO denetimi yapıldığını ve bu denetimlerde soya içeren 112 üründe GDO tespit edildiğini açıkladı.

3) 6 kalp yetmedi:

102 yaşına kadar toplam 6 kalp ve 2 böbrek nakli yapılan David Rockefeller öldü.

Bu üç haberin birbiriyle hiç ilgisi yokmuş gibi görünüyor değil mi?

Kazın ayağı öyle değil!..

“Dünya İmparatoru” kavramı David Rockefeller aittir. ile ilgili görsel sonucu

“Dünya İmparatoru” kavramı David Rockefeller‘a aittir.

david rockefeller ile ilgili görsel sonucu

Rockefeller denince akla ilk gelen finans ve enerjide dünya devi olmasıdır.

GDO’lu ürünlerle ilişkisi nedir?

Eğer; yediğinize-içtiğinize dikkat ediyorsanız; kimyasal gıdalar konusuyla ilgiliyseniz Rockefeller adını duymuşsunuzdur.

Yıl, 1940.

“Rockefeller Brothers Fund/RBF” ile ilgili görsel sonucu

Rockefeller kardeşlerin oluşturduğu “Rockefeller Brothers Fund/RBF” hayır kurumu faaliyete geçti.

Bu pek “yardımsever” kurumunun gücünü anlatmak için size tek örnek vereyim:

2015 yılında 811 milyon dolar bağış topladı.

Paraları nerelerde kullanıyorlar?

ABD’nin karşılaştığı zorlukları giderecek araştırmalar yaptırıyorlar.

Bunlardan biri, “Yeşil Devrim” projesiydi…

NÜFUS YALANI

David Rockefeller deyince aklınıza mutlaka ilk gelecek isimlerden biri, Henry Kissinger olmalıdır.

henry kissinger ile ilgili görsel sonucu

1956 yılında “Rockefeller Brothers Fund” kurumunda çalışmaya başladı.

Dönem “Soğuk Savaş” dönemiydi.

Rockefeller kardeşler, “Dünya İmparatoru” olmak için hangi stratejik adımların atılmasına yönelik projenin başına Henry Kissinger‘ı getirdiler.

Bu önemli stratejik adımlardan biri, ‘tarım’dı.

Rockefeller tarım sektöründe de güçlü bir yatırımcıydı!

Mesele sadece daha çok para kazanmak değildi. ‘Gıda’nın önemli silah olduğunu keşfetmişlerdi.

Kissinger şu sözü boşuna etmemişti: “Petrolü kontrol edersen ulusları, yiyeceği kontrol edersen insanları kontrol edersin!”

ABD tarım bakanları hep Rockefeller ailesinin “emrinde” oldu.

BM nin Roma'da düzenlediği Dünya Gıda Konferansı ile ilgili görsel sonucu

Örneğin, BM’nin Roma’da düzenlediği Dünya Gıda Konferansı’na ülkelerin tarım bakanları katıldı.

Sadece ABD’nin Tarım Bakanı Earl Lauer Butz dışında.

Ayrıca Dışişleri Bakanı Kissinger vardı!

Çünkü Kissinger’a göre, “Tarım, Tarım Bakanlığı’nın ellerine bırakılmayacak kadar önemliydi!”

Evet, amaçları daha fazla kazanmak değildi…

Rockefeller’ın; “nüfus planlaması” palavrasıyla öjenik/üstün ırk yaratma maksadıyla yürüttüğü gizli projelerine konuyu dağıtmamak için girmiyorum.

Hitler’in “ari ırk” çalışmaları -haklı olarak- yerden yere vurulurken, Rockefeller ailesinin “ari tohum” çalışmalarının “Yeşil Devrim” diye yutturulmasına da değinmeyeceğim.

“Yeşil Devrim” ile ilgili görsel sonucu

Ancak…

Şu kadarını yazayım:

Kadınların hamile kalmasını önleyen…

Erkekleri kısırlaştıran…

GDO’nun mucidinin Rockefeller olması ne tesadüf değil mi?

Bakınız…

Norveç'teki “küresel tohum deposu” ile ilgili görsel sonucu

Norveç’teki “küresel tohum deposu” diye yutturulan, ari üstün ırk yaratmak ve istenmeyen ırkları yiyeceklerle kısırlaştırmak değil mi?

Ambarın başındaki Margaret Catley-Carlson‘un Rockefeller çalışanı olması da şaşırtıcı mı?

margaret catley-carlson ile ilgili görsel sonucu

Oyun büyük…

Mesele sadece tarım değil, her yerdeler.

ÜST AKIL

“Yeni Dünya Düzeni”…

Bu söz de David Rockefeller‘a aitti.

Boşuna etmedi kuşkusuz.

Tek bir dünya devleti kurulmasını istiyordu.

Habertürk Gazetesi’ndeki farklı gibi gözüken üç haber işte bu “Yeni Dünya Düzeni”nin sonucudur.

“Yeni Dünya Düzeni” ile ilgili görsel sonucu

Dünyayı “tekliğe” götürülmek isteyen Rockefeller ailesidir.

Aklınızdan çıkarmayın:

Dünya İmparatoru olan ABD değil, Rockefeller ailesidir.

Örneğin: Reagan, Bush, Clinton, Obama veya Donald Trump ABD Başkanı değil, David Rockefeller’dı asıl başkan!

David Rockefeller'dı asıl başkan! ile ilgili görsel sonucu

Derine bakın…

Türkiye’de Rockefeller denince akla ilk gelen, “gizli dünya hükümeti-İlluminati” gibi görünen “Bilderberg Kulübü”dür.

Oysa…

zbigniew brzezinski ile ilgili görsel sonucu

Bilderberg, Japonya’yı içine almadığı için David Rockefeller (danışmanı Zbigniew Brzezinski‘yle), 1973’de Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Japonya’dan oluşan “Üçlü (Trilateral) Komisyon” kurdu.

“Üçlü (Trilateral) Komisyon” ile ilgili görsel sonucu

Asıl dünya gizli hükümeti işte budur!

Bunu ben demiyorum!

Cumhuriyetçi Senatör Barry Golwater “Özür Dilemeksizin” adlı kitabında yazdı.

Cumhuriyetçi Senatör Barry Goldwater ile ilgili görsel sonucu

Soğuk Savaş’taki siyasi gerilimlerden Trilateral’i sorumlu tuttu.

Tanınmış Kanadalı gazeteci Jonathan Kay, yayınladığı belgelerle 11 Eylül saldırılarını bu komisyonun düzenlediğini iddia etti!

jonathan kay ile ilgili görsel sonucu

Keza…

ABD dış politikasının tek belirleyicisi “Dış İlişkiler Konseyi /CFR” şeref başkanının da David Rockefeller olduğunu eklemeliyim.

“Dış İlişkiler Konseyi /CFR” ile ilgili görsel sonucu

Yani…

Bakan Albayrak, “enerjide çılgın proje” ürettiğini belirtse de…

Bakan Çelik, GDO’lu yiyeceklerle mücadele ettiğini söylese de…

Bir dönem ağızlarından düşürmedikleri “üst akıl” ile mücadeledir.

Asıl mesele…

Bir dönem ağızlarından düşürmedikleri “üst akıl” ile mücadeledir.

“üst akıl” ile ilgili görsel sonucu

Gerisi lafügüzaf’tır/boş sözdür.

Sonuçta:

David Rockefeller‘ı biz hiç iyi bilmezdik…

david rockefeller öldü ile ilgili görsel sonucu

Soner Yalçın

BURASI ORTADOĞU —– ALINTIDIR

BURASI ORTADOĞU —– ALINTIDIR

BURASI ORTADOĞU Burası Ortadoğu’dur; her an ittifaklar kurulur ve dağılır! Örneğin… ABD Irak’ı işgal ettiğinde, Amerikan askerlerine karşı eylem yapan el Kaide’nin destekçisi kimdi; Suriye! Burası Ortadoğu’dur; kimin eli kimin boğazındadır belli olmaz. Örneğin… Şeyh Mahmut Kol Agasi (Ebu’l -Ka’ka) … Okumaya devam et

HEDEFTEKİ CUMHURBAŞKANI… —– ALINTIDIR

HEDEFTEKİ CUMHURBAŞKANI… —– ALINTIDIR

HEDEFTEKİ CUMHURBAŞKANI… EBULFEZ ELÇİBEY Cevabını aradığımız soru şu: FETÖ, Türkiye’de mi Azerbaycan’da mı daha güçlü? Azerbaycan Cumhurbaşkanı seçilen Ebulfez Elçibey, ilk yurt dışı seyahatini, 24-27 Haziran 1992 tarihleri arasında Türkiye’ye yaptı. Hayranı olduğu Atatürk’ün mezarını ziyaret etti ve Anıtkabir şeref … Okumaya devam et

ŞAHİN ALPAY KİM… —– ALINTIDIR

ŞAHİN ALPAY KİM…

Öncelikle şunu belirtmeliyim:

Yazılarımın temelinde adalet duygusu vardır.

Bugün burada Zaman gazetesi yazarı ve Mehtap TV konuşmacısı Şahin Alpay’ı yazacağım.

FETÖ soruşturması nedeniyle tutuklandı.

Suçlu mudur; sanmam!

O halde başlayabilirim…

Altı yıl Aydınlıkçılar içinde bulundum.

İlişkilerimiz hep inişli çıkışlı oldu; mahkemelik bile olduk.

Nice kavgalar sonucu dost olmayı başardık.

Şu analizime hep kızarlar; “Türkiye’ye Maoculuk ABD üzerinden gelmiştir!”

Bu sözden kastettiğim şudur:

1960’larda iki sosyalist ülke Sovyetler Birliği ile Çin ilişkileri çok gerildi. ABD dünyaya, -ezeli düşmanı Sovyetler Birliği’ne karşı Çin’i yanına çekmek için- Çin’in, agresif ve istilacı değil, barışçı ve işbirliğine yatkın olduğu mesajını vermeye başladı.

O dönem…

Şahin Alpay Robert Koleji lise ikinci sınıfındaydı ve -öğrenci değişim bursu- AFS ile ABD’ye gitti.

Döndüğünde sosyalist oldu.

Ve…

Çin’in resmi yayın organı Peking Review dergisinden (aynı yolu takip eden Halil Berktay ile) çeviri yapmaya başladı!

Türkiye’de sosyalistler daha bölünmemişti.

Herkes Türkiye İşçi Partisi saflarındaydı.

Çekirdek teorisyen kadronun içinde (Halil Berktay gibi) yer alan Şahin Alpay -“işçi sınıfının devrime öncülük etmesi için gereken objektif ve sübjektif şartlar yoktur” gibi yazılar; ve sekter tavırlarıyla sosyalistleri böldü. Aydınlıkçılık böyle doğdu.

Uzatmayayım…

Şahin Alpay, 12 Mart 1971 askeri darbesinden sonra polis tarafından aranmaya başlayınca, “yakalandığında konuşabilir” diye düşünen Aydınlıkçılar tarafından Filistin kamplarına gönderildi.

Sonra…

Artık liberaldi

12 Mart 1971 darbesinde…

Devrimciler idam edildi.

Devrimciler katledildi.

Devrimciler hapislere atıldı.

Devrimciler işsiz bırakıldı.

O darbe döneminde Şahin Alpay Filistin’deydi.

Tarih: 21 Şubat 1973.

Yer: Nahr el Bared Kampı/Lübnan

İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait bir savaş gemisi, Türk devrimcilerinin de bulunduğu kampa ve çevresine bomba yağdırdı.

Ardından İsrail askerleri karaya çıktı ve çatışma başladı.

Sekiz Türk devrimci yaşamını kaybetti.

Yoldaşları merak etti; Şahin Alpay (ve Cengiz Çandar) neredeydi?

Öğrendiler ki, birkaç gün önce Avrupa’ya kaçmışlardı!

Türk devrimcilerinin bulunduğu kampın yerini MOSSAD’a kimin verdiği hiç öğrenilemedi. Neyse…

Şahin Alpay, gittiği İsveç’ten siyasi mülteci hakkı aldı.

Devlet bursuyla Stockholm Üniversitesi’nde akademik kariyer yaptı.

Ve sosyal demokrat oldu.

Devrimcilerin zulüm altında olduğu 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra birden bire Şahin Alpay ortaya çıktı!

Artık liberaldi.

1982 yılında Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başladı.

Hemen “post-modern bavulunu” açtı.

Ortaya vahşi kapitalizm/neoliberalizm çarpıtması “sivil toplumculuk” saçıldı.

Bunu, George Soros’un akıl hocası Karl Popper’ın “açık toplum” tezleri takip etti.

Yani…

Baş düşmanı Kemalist Devlet’ti!

Türkiye’nin dönek solcuları, kimi Kürtleri ve siyasal İslamcıları çok beğendi bu görüşleri.

Şahin Alpay, yıllar sonra yine yeniden bu kez liberal solcuların teorisyeni oldu (ya da “yapıldı” mı diyeyim.).

Hemen ardından, 12 Eylül faşizmine karşı yıllar sonra bir araya gelip mücadele eden solu yine bölüverdi!

Bunun ilk örneği, Cumhuriyet gazetesinde yaşandı; İlhan Selçuklar, Uğur Mumcular, Şahin Alpay’ın “müridi” haline gelen Hasan Cemaller ile yollarını ayırdı.

Sonra…

MUHAFAZAKAR OLDU

TÜSİAD eski Başkanı Ümit Boyner, Şahin Alpay’ın ağabeyi Acar Alpay’ın kızıdır.

Şahin Alpay sadece solu değil; TÜSİAD gibi kurumları da “ulus devlete” karşı bir konuma sürüklemeye çalıştı.

Cumhuriyet’ten sonra Sabah ve Milliyet’te yazdı.

 Köşesinin adı abartılıydı; “Entelektüel Bakış.”

AKP iktidar olduğu 2002 yılında Zaman gazetesine transfer oldu.

Sebebi belliydi:

Türkiye’de yeni bir dönem başlıyordu; “askeri vesayetle” savaşılacaktı!

Bu sürecin ideolojik alt yapısını oluşturma merkezi Zaman gazetesiydi!

Evet, Şahin Alpay artık muhafazakardı.

Dönekliğiyle gurur duyduğunu söylüyordu.

Ateistlikten vazgeçmişti!

Şaşırtıcı değildi.

Hiçbir zaman özgün düşüncesi olmadı.

O hep bir tercümandı/çevirmendi.

Son 30 yıldır söyledikleri hep Karl Popper’ın düşünceleriydi.

Peki…

O halde; Fethullah Gülen’de ne bulmuştu:

Fethullah Gülen, totaliterliğe mi karşıydı?

Fethullah Gülen, eleştirisel düşünceye mi açıktı?

Fethullah Gülen, açık toplumu mu savunuyordu?

Fethullah Gülen, bilim felsefesine mi inanıyordu?

Şahin Alpay’ın bu derece savrulmasının sebebi neydi?

Gülen’i savunmak için neler demedi ki:

“Zihinleri komplo teorileriyle zehirlenmiş olan insanlara göre her kötülüğün arkasında önceleri Emperyalistler, Komünistler, Siyonistler, İrtica vardı; şimdi de ‘Paraleller’ var.

Hizmet Hareketi’nin polisi, yargıyı, devleti ele geçirdiğine, Fethullah Gülen’den, ‘cemaat’ten emir alarak ‘milli orduya, milli iradeye’ kumpas kurdukları bana göre tam bir safsatadır…”

Yaşamı boyunca hep kibar olan Şahin Alpay söz konusu Fethullah Gülen olunca kabalaştı bile:

“Fethullah Gülen’in şiddetle ne alakası var, ulan siz kimi kandırabilirsiniz?..

Siz kim oluyorsunuz?

Fethullah Gülen’e terörist diyecek kadar kim oluyorsunuz siz?

Utanın be!”

Cemaatin 15 Temmuz darbesinden sonra kandırıldığını söyledi; ama tutuklandı.

Sahi…

Kaç Şahin Alpay var?

Öyle ki…

Hep desteklediği Erdoğan ile yolları Mısır’daki askeri darbeden sonra ayrıldı.

Hep demokrasiyi savunan Şahin Alpay darbecilerin yanında yer alıverdi!

Evet, kaç Şahin Alpay var?..

SONER YALÇIN

SEYFİ KURTBEK —– ALINTIDIR

SEYFİ KURTBEK —– ALINTIDIR

ALİ SEYFİ KURTBEK Ali Seyfi Kurtbek (1905-1995) kurmay Albay’dı. İstanbul 1.Müstakil Zırhlı Tugay Komutanlığı, Genelkurmay 4. Şube Müdürlüğü, Genelkurmay Millî Seferberlik Dairesi Başkanlığı, Paris ve Atina Ataşemiliterlikleri gibi görevlerde bulundu. Yıl 1942. İkinci Dünya Savaşı’nın en sıcak günleri… Seyfi Kurtbek … Okumaya devam et

MEHMET ASIM TAŞER —– ALINTIDIR

MEHMET ASIM TAŞER

 

 

Şehit cenazelerinde bu görüntüyü görmemiştik.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakanlardan Ahmet Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, eski Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile çok sayıda AKP’li milletvekili bir cenazede saf tuttu.

Kimin cenazesiydi bu?

Yazayım…

Numan Kurtulmuş, Sakarya Savaşı’nda yaralanarak, ayağı sakat kalan Gazi Binbaşı’ydı.

Savaştan sonra Latin harfleriyle yazılmış ilk Türkçe ilmihal kitabı “Amentü Şerhi” yazarıydı.

Üç oğlu; İsmail Niyazi, Rahmi, Hilmi ve bir kızı vardı; Rüveyde.

Cenaze; Rüveyde’nin eşi Mehmet Asım Taşer’indi.

1923 doğumlu Mehmet Asım Taşer kimdi?

Türkiye’de kimi ailelerde nedense hep soyadı sorunu vardır.

Asıl soyadları “Mollavelioğlu” imiş; nüfus memuru “hem molla, hem de veli olmaz” diye “Taşer” soyadını yazmış!

Neyse!..

Asım Taşer; Vefa Lisesi’nde Rahmi Kurtulmuş ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde İsmail Niyazi Kurtulmuş ile arkadaştı.

Bu dostluk akraba olmalarına sebep oldu; Rüveyda Kurtulmuş ile evlendi.

(Bu evlilikten doğan Prof. Dr. Ömer Taşer, Türkiye Futbol Federasyonu Sağlık Kurulu Başkanı’dır.)

Kurtulmuş ve Taşer ailelerinin siyasi akrabalıkları da vardı.

Örneğin; İsmail Niyazi Kurtulmuş ile Asım Taşer İlim Yayma Cemiyeti’nin ilk kurucularındandı.

Taşer, 12 yıl vakfın başkanlığını yaptı.

Evet.

Asıl konumuza geliyoruz…

OLAYIN BAŞLANGICI

 

1950’lili yılların başı…

Soğuk Savaş dönemi başladı.

Türkiye yerini, ABD önderliğindeki Batı İttifakı olarak belirledi.

Türkiye’de Demokrat Parti’nin de işbaşına gelmesiyle ardı ardına -CIA destekli- dernekler kurulmaya başlandı.

Hedef, sola karşı mücadeleydi.

CIA’nın stratejisi şuydu: “İslam, komünizme karşı bir kalkan olmalıdır.”

Bu amaçla Türkiye’de önce, (içlerinde Fethullah Gülen de olan) muhafazakarlar tarafından “Komünizmle Mücadele Derneği” kuruldu.

Ve bu derneğin önde gelen kurucuları “İlim Yayma Cemiyeti”ni kurdu.

Evet.

Amaçlarını CIA belirlemişti; sol’un karşısına Müslüman muhafazakarları çıkarmak.

Bunu, imam hatip okulları ve Kur’an kursları açarak yapacaklardı.

Planı yapan CIA, ancak parayı veren Suudi Arabistan’dı.

Sol’a karşı hepsi işbirliği etti.

Öyle ki, İlim Yayma Cemiyeti’nin ilk başkanlarından Mazhar Çelebi mason’du!

Kardeşi Nafiz Çelebi de cemiyetin genel sekreteriydi.

Aynı kadrolar “Aydınlar Ocağı”nı kurup “Milli Türk Talebe Birliği”ni ele geçirdi.

Tek hedefleri vardı;  devlet kanalıyla toplumu muhafazakarlaştırıp solu yok etmek.

Fakat.

Türk-İslam Sentezi’ni savunanlar 1960’lı yılların ortasında bölündü:

Milliyetçiler ve İslamcılar.

1970’li yılların sonunda İslamcılar da bölündü.

Tebliğciler-Cihatçılar.

Müslüman Sosyalist Ali Şeriati’den etkilenip “İslam kapitalizmle asla bağdaşmaz” diyenler tasfiye edildi; önderleri Metin Yüksel ve Sedat Yenigün öldürüldü.

Meydan, CIA ve Suudi Arabistan destekli, “lüks koltuklarla döşeli parti binasında oturan”  kapitalizmin “piyasasına” düşmüş Selefi-Vehhabici tebliğcilere kaldı.

İşte…

Önceki gün cenaze namazında yan yana gelenler bunlardı…

ERDOĞAN’IN DUASI

 

Mehmet Asım Taşer’in Fatih Cami’ndeki tabutuna Kâbe örtüsü serildi.

(Acaba bu; Erdoğan’ın Muhammet Ali’nin cenazesine götürdüğü ancak tabutuna koyduramadığı Kâbe örtüsü müydü?)

Cenaze namazının ardından imam, Asım Taşer ile ilgili kısa konuşma yaptı; helallik isteyip dua okudu.

İmam, duanın son bölümünü okuması için mikrofonu Erdoğan’a verdi.

O da duayı tamamladı!

Sonra…

Son iki Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Gül tabutu birlikte taşıdı.

Şaşıracak bir şey yok; Türkiye Cumhuriyeti’nin nereden nereye geldiğinin simgesiydi bu fotoğraf.

O gün…

Orada bulunanların tamamı, dinci Selefi-Vehhabi öğretiden geçti.

İşte…

Bugün…

Suudi Arabistan’la yaptıkları büyük ittifakın sebebi bu öğretidir.

Bugün… -PKK’ya desteği açıkça belli olan- ABD’ye yüksek sesle karşı çıkamamalarının sebebi bu öğretidir.

Bugün…

Azgın kapitalizme karşı duramamalarının sebebi bu öğretidir.

Bugün…

Dizginlenemez mezhepsel yobazlıklarının sebebi bu öğretidir.

Bugün…

Cumhuriyet devrimlerine karşı olmalarının sebebi bu öğretidir.

Uzatmaya gerek yok…

Hepsini biliyorsunuz…

Evet.

“Kara kaplı ajandalarında” neler yazdığından haberdarsınız…

Sandığa indirgenen demokrasi oyunundan yararlandılar.

Ve böylece adım adım kuşattılar Cumhuriyet’i.

Hiç öyle ağlayıp-sızlanmayınız.

Hele hele diploması var-yok gibi uyduruk kurtuluş çareleri aramayınız.

Bilin ki rakip güçlü.

Sanmayınız ki, rakip AKP!

Hayır.

Soğuk Savaş’tan bu yana Türkiye’yi gericileştiren emperyalizm’dir asıl rakip.

Meseleyi doğru okumak gerek.

Yoksa bu dinciler buralara kadar gelemezlerdi.

Osmanlı’da da kullanıldılar.

Bugün de kullanılıyorlar.

Hepsi bu.

Sonuçta…

Selefi-Vehhabici Mehmet Asım Taşer’i -ne yazık ki- biz iyi bilmezdik!

Keşke…

Kendini yetiştiren Atatürk Cumhuriyeti’ne düşmanlık yapmasaydı.

Keşke tam bağımsız Türkiye için mücadele verseydi.

SONER YALÇIN

MADIMAK… 2 TEMMUZ 1993… —– ALINTIDIR

MADIMAK… 2 TEMMUZ 1993… —– ALINTIDIR

MADIMAK… 2 TEMMUZ 1993… Bir Yobaz Katliamı İnsanlığın, vicdanın, hoş görünün, masumiyetin, dindarlığın yanıp kül olduğu yerin adıdır Madımak…  Biz Madımakta sadece 35 kişiyi kaybetmedik 1000 yıllık Anadolu Müslümanlığının hoşgörüsünü, ne olursan ol gel diyen Mevlana’yı, Yunus Emre’yi Karacaoğlan’ı, Pir … Okumaya devam et

MİLLİ MARŞLAR —– ALINTIDIR

MİLLİ MARŞLAR —– ALINTIDIR

MİLLİ MARŞLAR Tesadüf değil… Deutschlandlied… Almanya milli marşıdır. 1922 yılından beri söyleniyor: “Almanya, Almanya, her şeyin üstünde Dünya’daki her şeyin üstünde…” https://youtu.be/HJOrCSRs8OQ Hitler döneminde marşın ilk kıtası okunuyordu. Bugün, sadece üçüncü kıta söyleniyor. Tek değişiklik bu!.. İngilizler 1745 yılından beri … Okumaya devam et

TAD SZULC —– ALINTIDIR

TAD SZULC —– ALINTIDIR

TAD SZULC Türkiye’nin gündeminde Atalay Filiz var. Cinayetleri işledi mi? Son cinayetinden önce Pendik’te neden ev kiraladı? Nerelerde saklandı? Evet. Atalay Filiz cezaevine kondu ama tartışması sürüyor. Ben ise, bir başka kişiyi merak ediyorum. Aylardır aranıyor; ama bir türlü bulunamıyor. … Okumaya devam et