İBRAHİM BALABAN —– ALINTIDIR

ibrahim balaban kitapları ile ilgili görsel sonucu

İBRAHİM BALABAN

Resmin Yunus Emre’siydi, İbrahim Balaban

NAZIM’IN SON YOLDAŞI YILDIZLARA ULAŞTI.

Yıl 1942.

Nazım Hikmet, Bursa Cezaevinden Kemal Tahir‘e yazdığı mektupta şöyle anlatıyordu onu.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

“Ben burada bir ressam Yunus Emre keşfettim.

Köylü, ortaköylü, köy mektebinde okumuş, berberlik ediyor içerde.

Ben resim yaparken başımdan ayrılmaz, nihayet bir gün boya istedi, verdim ve ilk iş olarak aynada kendi resmini yaptı.

İkinci portre bir şaheserdi ve şimdi üç aydır şaheser portreler yapmakla meşgul.”

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

Yıl 1949.

Aradan 8 yıl geçmişti

Sinan Korle Vatan Gazetesi‘ndeki yazısında onu Aşık Veysel’e benzeterek, şöyle diyordu.

“Türk halkının sanat zevkini, resim görüşünü, masal dünyasını, iç alemini, iyiye ve güzele hasretini doğuştan beraberinde getirmiş bulunuyor.”

ibrahim balaban kitapları ile ilgili görsel sonucu

Bir yıl sonrasıydı; 1950.

Abidin Dino, Yaprak Dergisinde şu yorumu yapıyordu, onun için.

“Mapushane Kapısı resminin önünde, Giotto’nun isminden başka bir isim gelmiyor akla.

Resmin kuruluşu, yüzlerin özü, duruşlar, hepsi ezberimde.

O çizdiğini yaşıyor, biz sadece seyrediyoruz.”

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

İki yıl sonrasıydı; 1953.

Yaşar Kemal Cumhuriyet Gazetesi‘nde ondan şöyle söz ediyordu.

“Bir umut ışığıdır sarıyor insanın içini.

Yuyor, temizliyor cümle karanlığı.

İşte bu, onun kuvvetidir.

Söylemek istediğini kestirmeden söylemesini biliyor.

Ben onun her tablosunu bir türküye benzetiyorum.

ibrahim balaban kitapları ile ilgili görsel sonucu

Şöyle ki: Her türkü bir hikayedir.

Bir olaydan çıkmıştır.

Olaydan çıkmayan hiç bir türkü yoktur.

Olayı anlatınca da hayatı en kestirmeden anlatıyor türküler.

O’nun her tablosunun bir hikayesi var.

Ve hayatından bir parça her tablosu…

 Rengi ile ışığı ile bir parça.”

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

Aynı yıl; yine 1953.

Can Yücel Yeditepe Sanat Dergisi‘nde şu cümlelerle anlatıyordu onu.

“Gücünü umuttan alan bir gerçek duyguyla, dünyayı adam etmek için didinenlerin dünyasına doğru kalkınmaya başlıyor.”

Aradan 10 yıl geçmişti.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

Yıl 1963’dü.

Hasan Hüseyin Korkmazgil Yön Dergisi‘nde şu satırları döküyordu onun için.

“Karamsar konulara eğilmiştir.

Ama bu konuların işlenişi karamsar değildir.

ibrahim balaban kitapları ile ilgili görsel sonucu

Umut vardır.

O “umut”un resmini yapmıştır.

Onda her şey büyük bir kavga içindedir.

Figürleri “ağırbaşlı, hacimli, tesviyeden çıkmış gibi”dir, “ağıraksak”tır.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

Çünkü bizim halkımızın yaşayışı budur.

Daha kimler kimler?

Neler neler yazdılar onun için.

Ne övgüler, ne teşekkürler.

Bu toprağın ressamı için.

Asla pes etmeyen sanatçı direnişiyle, baskılar karşında sinmeyen kocaman yüreğiyle ve buram buram Anadolu kokan tablolarıyla, resimi halkıyla buluşturan adam için.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

Nazım Hikmet‘in hapishane yoldaşı İbrahim Balaban için.

İbrahim Balaban’ın hayat öyküsü, bir direniş öyküsüdür aslında.

1921’de Bursa’nın Seçköy’ünde doğdu.

Küçük yaşta resime meraklıydı.

1937’de yanında çalıştığı adamlar yüzünden, esrar taşımaktan 3 yıl 6 ay hapis ve yüklü bir para cezası aldı.

Cezası doldu ama parayı ödemeyince tekrar demir parmaklıkların ardına düştü.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

1941’de Bursa hapishanesinde Nazım Hikmet’i tanıdı.

Bursa damında Nazım’dan resim ve sanat tarihi yanında; felsefe, sosyoloji ve ekonomi politik dersleri alarak kendisini geliştirdi.

1947’de bu kez komünistlikten tekrar Bursa damına sürüldü, tekrar hocası Nazım Hikmet’e kavuştu.

ibrahim balaban kitapları ile ilgili görsel sonucu

1950 affıyla Nazım ile birlikte hapisten çıktı.

Özgürlüğüne kavuşurken elinde

Nazım’ın adına şiir yazdığı “Bahar” , “Mahpushane kapısı”, “Doğum”, ile “Cinayet” ve “Suda Donbaylar” adlı tablolar vardı.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

1951’in başlarında Nazım’la birlikte İstanbul’u gezdi ve onun evinde altı ay kaldı.

O sürede “Ekin Biçenler” adlı tablosunu ustasının evinde yaptı.

Ama özgürlük kısa sürdü.

1951’in sonralarında “olağan şüpheli” olarak jandarma tarafından yakalandı ve Sivas’ta askere alındı.

ibrahim balaban kitapları ile ilgili görsel sonucu

Kışlada kendisi gibi olağan şüpheliler şair Hasan Hüseyin Korkmazgil, Mehmet Kemal ve Hakkı Torunoğlu ile tanıştı.

Fransız Ressam Claude Monat, “Tablolar öğretilerle, doktrinlerle yapılamaz” demişti.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

İbrahim Balaban yaptı.

Mapusta öğrendiklerini, hayatla sınadı ve gerçeği tuvale çizdi.

1953’te ilk kişisel sergisini açtı.

1961’de resimlerinden dolayı altı ay tutuklu kaldı.

1962’de “Yeni Dal Grubu” sergisi kapatıldı ve ressam arkadaşlarıyla birlikte tutuklanarak Askeri Mahkemede yargılandı.

ibrahim balaban kitapları ile ilgili görsel sonucu

1969’de Adana Sergisi bir gurup yobaz tarafından basıldı, resimleri tahrip edildi.

Gözaltılar, sorgulamalar yıllarca devam etti.

Sergilerin basılması, yasaklanması yıllarca bitmedi.

Ama o asla pes etmedi.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

İnandıklarından asla vazgeçmedi.

Hep insanı ve yaşamı sevdi.

Umudu yeşertti.

Halkından hiç kopmadı.

Yattı, kalktı kan gütmeden sanat üretti.

98 yaşındaki Balaban bugün aramızdan ayrıldı.

Geride 2 binden fazla tablo, ondan kat kat fazla desen ve yayınlanmamış 11 kitap bıraktı.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

İbrahim Balaban hayatı ve eserleri  

Türk ressam İbrahim Balaban 1921’de Bursa’da doğdu.

Doğduğu köyün (Seçköy) üç sınıflı ilkokulunu bitirdikten (1931) sonra, çobanlık, tarım işçiliği yapan, taş kırma işinde çalışan İbrahim Balaban, önce bir kaçakçılığa adı karıştığı için (1937), sonra da adam öldürme suçuyla (1942) tutuklandı.

ibrahim balaban kitapları ile ilgili görsel sonucu

Cezaevinde Nazım Hikmet’i tanıyıp ondan resim yapmayı öğrendi.

1950’de çıkan aftan yararlanarak serbest kalınca, İstanbul Maya Galerisi’nde açılan bir karma sergiye katıldı.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

1953’te gene İstanbul’da düzenlediği ilk kişisel sergisiyle, toplumsal gerçekçi akıma yöneldi.

“Birinci dönem” adını verdiği bu sergiyi, 1959 yılından başlayarak çeşitli aralıklarla Ankara ve İstanbul’da açtığı öteki dönem sergileri izledi.

ibrahim balaban kitapları ile ilgili görsel sonucu

1961’de İstanbul’da Yeni Dal Grubu’na katıldı.

Özellikle üçüncü ve dördüncü dönem sergilerini, büyük iller dışında Bursa, Denizli, Aydın, Konya, Burdur ve Antalya’ya da götüren sanatçı, bu dönem resimlerini “Dağınık”, “Nakışsı”, “Ağıraksak” gibi özgün adlar altında topladı.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

1979-1980 yıllarında Almanya ve Hollanda’da kişisel sergiler açtı.

1982-1985 arasında çeşitli resim dizileri (Yaşam Kavgası dizisi, 1984; vb.) gerçekleştirdi.

1985 sonu ve 1990’da açtığı sergilerde özellikle Anadolu kadınlarına geniş yer ayırdı (Sivaslı Zühre, vb.).

Sanata ve toplumsallığa ilişkin görüşlerini, düşüncelerini Balaban (1962), İz (1965), Şair Baba ve Damdakiler (1968), İzdüşümü (1969) adlı kitaplarında kendine özgü bir anlatımla dile getirdi.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

Sanat Anlayışı

Kendi kendini yetiştirmiş bir ressam olan Balaban’ın yapıtlarında, anonim halk resmi geleneği egemen öğe olarak önemini korumakla birlikte, toplumsallığın düşünsel bir eğilimle aynı düzeyde anlam kazanmış olması, bu resmi, dar feodal kalıpların üstüne çıkarmıştır.

Bu nedenle Balaban’a biçim ve içeriğiyle halk geleneklerinden esinlenen, ama bu geleneği çağdaş bir tabana oturtmaya çalışan bir sanatçı gözüyle bakılmalıdır.

ibrahim balaban kitapları ile ilgili görsel sonucu

Konularını genellikle karasabana tutsak olan köy yaşamından, Anadolu insanının gerçekliğinden ve halk efsanelerinin yaygın niteliğinden alan Balaban’a göre, her doğal görüntü, bir resim konusu olamaz.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

Köyde doğup büyümüş olması nedeniyle tütün, pamuk, üzüm, ipek kozası üretiminde işçi olarak çalışmasına karşın, bunlara ilişkin bir tablo yapmamıştır.

Çünkü bunlar birer görsel gereç olmakla birlikte, “konulu” değildir.

Konuysa, gene Balaban’a göre, bir “öz”dür.

Resim konuları, kendi içlerinde kabuklaşarak resme dönüşürler.

Konusuz resim de olabilir ama bunların öncelikle bir “biçim” kazanmaları, böylece resimleşmeleri gerekir.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

Balaban, aşağı yukarı bütün resimlerine konu oluşturan insanı, herhangi bir nesne gibi model almaz.

Çünkü ona göre insanın yalnızca yaşantısı model alınabilir.

Yani “insan”ı, kendi konusu içinde “öz ve kabuk oluşması” düzeyinde ele alıp yorumlamak, tabloya geçirmek gerekir.

Her konunun, kendi biçimini yaratması da bu aşamadan sonra gerçekleşir.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

Balaban’ın sanat anlayışı, bu ölçü içinde, doğrudan doğruya kendi mantığıyla açıklanabilecek bir anlam taşır.

Ayrıca bu mantığın, günümüz sanat oluşumları karşısında, dışa açık olan yönü, içine kapanık yönüne baskın çıkar.

Resimlerine konu olarak seçtiği figürleri, yaşadıkları ortam ve çevre içinde genellikle bir tür nakış beğenisiyle ele alması, buradan yola çıkarak onları çizgisel bir üsluplaştırma modeline temel yapması, bir sentez anlayışını akla getirir.

ibrahim balaban ile ilgili görsel sonucu

Ama bu anlayışta, hazır kalıplara ve kolay, denenmiş çözümlere de rastlanır.

Balaban’ın resminde çözüm, uzun bir kişisel deneyin ürünüdür.

Balaban’ın sanatı, halktan kaynaklanan bir duyarlığın, anonimlikten kişiselliğe geçişi diye tanımlanabilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s