MANİSA TARZANI —– ALINTIDIR

MANİSA TARZANI

AHMET BEDEVİ

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

Ömrünü tabiata adamış bir Anadolu ereni, Yunus gönüllü bir doğa sevdalısıydı.

Elleriyle binlerce fidan dikmiş, avuçlarıyla kurumuş toprakları sulamıştı…

Beş yıl Antep dağlarında düşmanla göğüs göğüse savaşmış, İzmir’in kurtuluşunda görev almıştı.

Göğsüne iliştirdiği bir palmiye yaprağı üzerine kırmızı şeritli istiklâl madalyasını gururla takar, tüm ulusal bayramlarda kortejin en önünde yer alırdı…

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

Ardından çok ağladığı Mustafa Kemal Atatürk‘ün ölümüyle artık kesmemeye başladığı saç ve sakallarının bakımına da büyük özen gösterir, çiçeklerden yaptığı özel kokuları sürünür ve her zaman güzel kokardı.

Ney çalar, bulduğu herşeyi okur, dünyada olup biteni yakından takip ederdi.

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

Derviş tabiatlıydı, parayla pulla işi olmazdı, belediyenin bağladığı 30 lira bahçıvanlık maaşını yarısını çocuklara dağıtır, kalanıyla da fidan alıp dikerdi.

Siyah bir şorttan başka bir şey giymez, kente tepeden bakan Spil Dağı’nın eteklerindeki derme çatma sobasız kulübesinde gazete kağıtlarının üzerinde yatardı…

Cilo, Palandöken, Ağrı, Munzur, Demirkazık, Erciyes ve Torosların zirvelerine tırmanmış, elinde Türk Bayrağıyla tüm Anadolu’yu selamlamıştı…

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

“Yaşayışım gayet basittir.

Yaz, kış, Topkale’deki kulübemde ve mağaramda yaşarım.

Evim meyve ağaçlarıyla, çiçeklerle çevrilmiş cennet gibidir.

Yazın yaş, kışın kuru meyveler yer, günde üç kez, buz gibi suyla yıkanırım.

Vücudumu korumak için, kendi yaptığım bitkisel yağı sürünürüm.

Eski ve yeni yazıyı bilirim.

Türk müziğine hayranım.

Sinemanın tutkunuyum.

Zaten dertle gamı bunlarla unutuyorum.

Gazete ve dergi elimden düşmez, hepsini alıp okurum…” diye anlatmıştı yaşam öyküsünü..

Ä°lgili resim

Ziyaretine gelen gençlere; ”Ahmet Bedevi bir çıplak garip adamdır, amma ölünce ağaç sevgisi sembolü olacak, hangi idareci ağacı kestirirse rüyasına girecek, boğazına sarılacağım.

Bu memleketin yeşile yeşilliğe, ağaca, çiçeğe ihtiyacı var…” derdi.

Elleriyle dikip büyüttüğü çam ağaçları kesilince “gitti evlatlarım” diye ağıtlar yakar, yorgun kalbi daha fazla dayanamaz…

Türk halkı gerçekten Ahmet Bedevi’yi çok sevmişti.

31 Mayıs 1963’de hayatını kaybedince bir efsaneye dönüşmüş, hakkında kitaplar yazılmış, filmler çekilmiş, ilde heykeli dikilmiştir…

Ahmet Bedevi

 (Manisa Tarzan’ı)

 (1899 – 1963)

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

1899 yılında Bağdat’a100-125 km kadar kuzeyde olan Samarra şehrinde dünyaya gelmiş Kerkük kökenli bir Türkmen’dir.

Kurtuluş Savaşı’nda savaştığı için kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibidir.

Hayatını Manisa’yı tüm Türkiye’ye örnek olacak şekilde ağaçlandırmaya adamış ve yaşadığı süre boyunca binlerce ağaç dikmiştir.

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

Spil Dağında yaşayan ve Manisa sokaklarında üzerinde sadece şort ile dolaşan Ahmet Bedevi’ye halk Manisa Tarzan’ı adını takmıştır.

1963 yılında hayatını kaybedince Manisa halkınca bir efsaneye dönüştürülmüş, heykeli dikilmiştir.

Her yıl ölüm yıldönümü olan 31 Mayıs’ta Manisa’da Ahmet Bedevi için törenler düzenlenir.

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

Türk Ordusu’nda hem 1. Dünya Savaşı, ardından hem de Türk Kurtuluş Savaşı’na katılır.

Ancak Kurtuluş Savaşı’ndan hemen önce, Kafkas Cephesi’nde Kazım Karabekir Paşa’nın komutası altında er olarak görev alır.

Kurtuluş Savaşı’nın ardından Türkiye Büyük Millet Meclisince Kırmızı Şeritli (kurdeleli) İstiklal Madalyası ile şereflendirilir.

 Her resmi kutlamada göğsüne bağladığı bir palmiye yaprağının üzerine bu madalyayı takar ve tören alanına büyük bir gurur içinde katılır.

Kurtuluş savaşı sonlarında işgalci düşmanın orduları yurdumuzu terk edişleri sırasında Batı Anadolu’daki her yeri ateşe verirler.

Alevler öyle kuvvetlidir ki Manisa’nın yemyeşil manzarası katran karasına dönüşür.

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

Tutkulu bir doğa sevdalısı olarak bu durumu üzüntüyle gören Bedevi, savaş sonrasında Manisa’nın manzarasını tekrar yeşile dönüştürmek üzere burada kalmaya karar verir.

Askerlik bitmiştir, ancak ona göre bu vatan için ağaç dikmek yeni bir kutsal görevdir.

Azimle mücadele ederek bir kaç senede mutlu sona ulaşır.

Yoksul ve yalnız bir yaşam geçirir.

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

1 Haziran 1933’te 30 lira aylıkla bahçıvan yardımcısı olarak Manisa Belediyesi’nin kadrosuna alınır.

Kendisi de yoksul olduğu halde Belediye’den aldığı aylığı fakirlere yiyecek ve giyecek almak için harcayacak kadar yardımseverdir.

Yaz, kış şortla ve lastik pabuçlarla dolaşır.

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

Sadece üzerine eski gazete sererek kullandığı ahşap bir sedirinin bulunduğu Spil Dağı’ndaki küçük kulübesinde yorgansız, yataksız ve yastıksız uyur.

Tek malvarlığı bunlardır.

Yaşamında fazla masrafı olmadığından paraya ihtiyaç duymaz, kazancını fakirler için harcar.

Bir süre sonra saçını ve sakalını uzatmaya karar verir ve görünümünden ötürü halk ona “hacı” demeye başlar.

Başkalarının 25-30 dakikada çıkabildiği Spil Dağı’ndaki Topkale Tepesine o, lastik pabuçlarıyla birkaç dakikada çıkar, kendi saatine göre saat 12.00 olunca muhtemelen askeriye’den kalma eski bir top arabasından 1 el top atışı yaparak saatin 12.00 olduğunu halka da bildirir.

Bu yüzden halktan bazıları ona “topçu hacı” da der.

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

Ve 31 Mayıs 1963’te hayata gözlerini yumar.

manisa tarzanı ile ilgili görsel sonucu

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s