KÜLHANBEYİ —– ALINTIDIR

KÜLHANBEYİ  

Ä°lgili resim

Külhanbeyi Deyiminin Anlamı ve Hikayesi  

külhanbeyi ile ilgili görsel sonucu

Bir zamanlar İstanbul’un özellikle Tophane, Karaköy ve Galata’daki hamamları ile Kasımpaşa’daki Büyük Hamam; Unkapanı’ndaki Azaplar Hamamı; Samatya’daki Hacıkadın Hamamı; Küçükpazar, Tahtakale’deki Rüstempaşa Hamamı, Şengül Hamamı; Bahçekapı’da Sultan Hamamı, Kadırga Hamamı, Gedikpaşa Hamamı, Çemberlitaş Hamamı, Aksaray Hamamı gibi hamamlara kendini bilen kimseler gitmezmiş.

Kazara gidenlerin adı kötüye çıkar, ya da başlarına bir belâ gelmeden oradan çıkamazlarmış.

külhanbeyi ile ilgili görsel sonucu

En azından ya para keselerini ya da saatlerini çaldırırlar, şikâyet etmek isteseler dayak yerlermiş.

Geceleri bu hamamların camekânlı odalarında bekârlar kalır ve burada çeşitli nedenlerden kanlı olaylar çıkarmış.

Bu hamam zorbalarıdır ki İstanbul’da ilk defa “külhanbeyi” unvanını almışlar ve ilk külhanbeyleri de Gedikpaşa Hamamının bekâr odalarından çıkmışlardır.

külhanbeyi ile ilgili görsel sonucu

“Külhanbeyi” Nerden Geliyor?

  “Hieeayt!

Anamı kesen ben, babamı doğrayan ben, kız kardeşimi şişleyen gene ben!”

Şehir kültürümüzün, özellikle eski İstanbul‘un demirbaşlarından  “külhanbeyi” tiplemesi, testosteron bazlı yaşam formu “kabadayı“nın bir alt türü oluyor.

Kabadayılığın kitabını yazmış Refi Cevat Ulunay‘a göre “külhanbeyi“, kabadayıları fena inciten bir sözdü.

Zira bu kelimedeki “külhan“, Farsça‘da “arka” anlamına gelen “gul” ve “yer, mekan” anlamındaki “han“dan oluşmuş ve Osmanlı’da özellikle hamamlardaki “ocak odası“nı anlatmış.

külhanbeyi ile ilgili görsel sonucu

“Bey” de Eski Türkçe‘de “reis, şef, soylu” anlamına geliyor.

Yani “külhanbeyi” kelimesinin ardında “hamam ocağının reisi” gibi alaycı bir fikir var.

Bildiğiniz gibi kabadayılar halka devletin sağlayamadığı güveni para karşılığında sağlayan, bir anlamda haraç vereni kendinden koruyan, varlıklı ve muteber insanlarmış.

Şimdi o kadar çalma çırpma, o kadar suç, o kadar emeğe “külhanbeyi” diye yafta yemek olacak iş mi?

külhanbeyi ile ilgili görsel sonucu

Çok eskiden yaşamış Layhar adındaki bir Kalenderi pirini kendilerine önder seçtikleri için Layhariye Tarikatı da denilen, hamamların külhanlarında yaşayan, kendilerine özgü örgütü, düzenleri, töreleri, dilleri olan, daha çok tulumbacılık yapan, kimsesizlerden oluşan insanlardır bu külhanbeyleri.

Musikiye ve şiire çok ilgiliymişler.

Devamlı maniler söylerlermiş.

külhanbeyi ile ilgili görsel sonucu

 Giyimi, kuşamı, tavrı diğer halktan farklıdır külhanbeylerinin.

Ayakkabılarının topuklarına basarlar ve yürüyüşe bir şekil bir ahenk katmak için de topuklar yumurtadır. (yumurta topuk iskarpin).

Yürüyüşlerine ‘tek kanat yürüyüşü’ denir.

Bu yürüyüşte bir omuz yukarıya doğru kalkık olur ve hafifçe sallanır (yengeç misali).

Tek kalkan el, aynı zamanda sol tarafta takılı olan ustura ya da saldırmayı çekme pozisyonunda olur.

külhanbeyi ile ilgili görsel sonucu

Ayrıyeten yelek, köstekli saat, fes ve tesbih de mutlaka olacak.

Fes hafif yana kaykılmış olarak takılı olacak.

Muska her daim boyunda asılı olacak.

Külhanbeyi olmanın bazı koşulları var elbet, öyle her önüne gelen külhanda yatamaz, külhanbeyi olamaz.

Mangal gibi yürek olması yetmez, ayrıca kimsesiz olmak da gerek bu tarikata girebilmek için.

külhanbeyi ile ilgili görsel sonucu

Külhanbeyi adayı oldun muydu, bir de sınavdan geçmen gerekiyor.

Sınavı Destebaşı düzenler.

Bu sınava katılan adayın; kendisine verilen torbayı en kısa süre içinde pirinç, yağ, un ve şeker ile doldurmuş olarak külhana dönmesi beklenir.

Külhana kısa süre içinde dönebilen aday sınavı kazanmış sayılır ve getirdiği malzemelerle pilav ve helva hazırlanır.

Yemek vakti ortaya konan üç lengerden ikisine pilav, diğerine helva konur ve hep birlikte yenilir.

külhanbeyi ile ilgili görsel sonucu

Aday olarak bekleyen ise su getirir, onlara hizmet eder.

Adayın yiyeceği ayrı bir tahta kaba konur ve aday yemeğini oradan yer.

Pilav ve helva yendikten sonra külhancı ve öteki külhanbeyleri bir lokma ekmeği tuza batırarak üç parmakları arasında tutar ve külhanın kimsesizlerin barınağı olduğuna, buradan birçok yiğit yetiştiğine ve Layharın ruhuna hu çekerek onu anmak gerektiğine ilişkin dua okurlar.

külhanbeyi ile ilgili görsel sonucu

Dua bittikten sonra tuzlu ekmekler yenir ve burada barınanlar, birlikte yedikleri tuz ekmek hakkı için kardeş sayılırlardı.

Daha sonra ise kardeşlik yeminine sıra gelirdi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s