ÇANDARLI HALİL PAŞA —– ALINTIDIR

ÇANDARLI HALİL PAŞA  

ÇANDARLI HALİL PAŞA   ile ilgili görsel sonucu

Çandarlı Halil Paşa 1439-1453 tarihleri arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamı.

İstanbul’un fethinden hemen sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından idam ettirildiği 10 Temmuz 1453 tarihine kadar 15 yıl süresince Veziri azamlık yapmıştır.

Osmanlı tarihinde idam edilen ilk sadrazamdır.

HAYATI

Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi başvezirlerinden olan Çandarlı Kara Halil Hayrettin Paşa‘nın torunu ve Çandarlı İbrahim Paşa‘nın oğludur.

Eğitimi ve ilk görevlerinin ne olduğuna dair elimizde belge yoktur.

Fakat ilmiye sınıfından olduğu için iyi derecede medrese eğitimi gördüğü kabul edilebilir.

Bir vakfiye’de 1436’da kazasker olduğu kaydı bulunmaktadır.

Sadrazam olan babası Çandarlı İbrahim Paşa vefat ettikten sonra ilmiye sınıfından ayrıldığı belirtilmektedir.

1. Murat saltanat döneminde 1439’da başvezir olan Osmancıklı (Amasyalı) Koca Mehmet Nizamüttin Paşa vefat ettikten sonra başvezirlik görevine geçmiştir.

1439 ile 1451’e kadar dönemde iki defa devlet işlerinden uzaklaşarak Manisa’ya çekilen II. Murat’ın yerine gelen genç oğlu II. Mehmet’in birinci sultanlık döneminde fiilen Osmanlı Devleti’ni yönetmiştir.

Bu dönemde özelikle Anadolu beyliklerine karşı yapılan sert müdahalelerin önüne geçerek büyük bir iç kargaşalığı önlemiştir.

edirne-segedin antlaşması ile ilgili görsel sonucu

Edirne-Segedin Antlaşması‘nın koşullarından hoşnut kalmayan Papalık,

Kardinal Giuliano Cesarini vasıtasıyla Macar komutanı János Hunyadi’yı “Papa’nın onayı olmadığından dolayı geçersizdir.” iddiasıyla antlaşmayı ihlale yöneltmesi ile Balkan ülkelerinin büyük bir Haçlı ordusu oluşturarak Macar/Lehistan Kralı I. (III.) Ladislav komutasında önce güneye Balkanlardan sarkarak sonra doğuya Varna ‘ya yönelmeleri ile büyük tehdit altına kalan Osmanlı Devleti ordusunun başına tekrar tahttan feragat etmiş olan II. Murat’ın gelmesini sağladı.

varna muharebesi ile ilgili görsel sonucu

Bunun sonucunda Osmanlı Devleti Varna Muharebesi‘nde büyük bir galibiyet kazandı.

Bunu takiben Osmanlıların Mora’ya büyük bir sefer yaparak Mora’nın büyük kısmının Osmanlı devleti eline geçmesinde ve Eflak Prensi Drakula III. Vlad Tepeș’in Macar müttefiklerinden ayrılmasına ve II. Kosova Muharebesi’nde II. Murat komutasındaki Osmanlı ordusunun Janos Hunyadı komutasındaki yeni bir Macar-Eflak ordusunu imha etmesinde büyük katkısı oldu.

  1. Murat’ın 3 Şubat 1451’da Edirne’de vefatından sonra oğlu II. Mehmet’in Manisa’dan gelmesine kadar geçen 16 gün büyük bir dirayetle bu tahta geçişinin problemsiz olmasını sağladı.
  2. Mehmet’in ikinci tahta geçmesinden sonra da başvezirlik hizmetinde devam etti.

Fakat II. Mehmet’in lalası olan Zağanos Mehmet Paşa ile arasında bir politik mücadele başladı.

Çandarlı Halil Paşa Zağanos Mehmet Paşa’nın devamlı öğrencisi olan padişaha özellikle Bizans’a karşı daha atak davranması hakkındaki tavsiyelerine karşı idi ve Bizans’a karşı daha ılımlı davranılması tavsiyeleri vermekte idi.

Bazı kaynaklara göre Çandarlı, II. Mehmet’i sabırsız ve deneyimsiz buluyordu.

1, Mehmet Başveziri olan Çandarlı Halil Paşa’nın katkısına değer verdiğini Filibe civarlarında bir köyü malikane olarak başvezire bağışına rağmen, Çandarlı Halil tedirgin olmakta devam etti.

çandarlı halil paşa ölümü ile ilgili görsel sonucu

ÖLÜMÜ

İstanbul kuşatması sırasında Avrupa’da yeni bir haçlı ittifakı ortaya çıkacağından kuşkulandığını ve bu nedenle kuşatmanın zayıflatılmasını ve hatta kaldırılmasını II. Mehmet’e tavsiye etti.

Bu tavsiyeleri orduda ve devlet kapılarında Çandarlı Halil Paşa’nın Bizans’tan rüşvet aldığı söylentilerinin dolaşmasına neden oldu.

29 Mayıs’ta İstanbul fethedilmesinden hemen sonra 1 Haziran 1453’de II. Mehmet bu dedikoduları çok ciddiye aldığını açıklayarak baş vezir Çandarlı Halil’i görevinden azletti.

Çandarlı Halil Paşa ve çocukları tutuklandı.

Çocukları daha sonra serbest bırakıldı ama Çandarlı Halil Paşa Yedikule’de Altın Kapı’da kırk gün hapis edildi.

10 Temmuz’da gözlerine mil çekildi ve daha sonra 10 Temmuz 1453 tarihinde idam edildi.

Boyun eğeceği yerde Sultan’a dik baktığı iddia edilir.

Daha sonra oğlu İbrahim Paşa tarafından İznik’e götürülüp türbesine gömüldü.

Bu olay hakkında tarihçiler arasında çeşitli değişik yorumlar ve tartışmalar yapılmaktadır.

Bazı tarihçiler II. Mehmet, ilk tahta geçtiğinde ve İstanbul’un fethi sırasında başvezirin sergilediği tutumlar nedeniyle bu idamın ortaya çıktığını bildirirler.

 Babinger bu politikasıyla II. Mehmet’in kendi otoritesini pekiştirmiş olduğunu ve herkesin genç sultana boyun eğdiğini belirtir.

Sakaoğlu İstanbul’un alınmasında muhalif kalması ve bu nedenle Bizans’la arasında bir gizli anlaşma olduğundan kuşkulanıldığını belirtmektedir.

çandarlı halil paşa mezarı ile ilgili görsel sonucu

FATİH ÇANDARLI HALİL PAŞA SAVAŞI (!)

06 Mart 2018

Halil Paşa gerçekten ihanet etti mi?

Paşa, hakikaten Bizanslılardan rüşvet aldı mı?

Bu konuda tarihçiler ikiye ayrılmış durumdalar.

Paşa’nın aleyhine yazanlar, Paşa’nın lehine yazanlar.

Şöyle de bir sınıflandırma yapabiliriz.

Paşa’nın aleyhinde olanların milliyeti (Müslümanlar) ve kendisinin lehinde olanların milliyeti (Hıristiyanlar).

çandarlı halil paşa mezarı ile ilgili görsel sonucu

Bunlar Halil Paşa hakkında bir hüküm vermek için yeterli mi?

Bizce değil.

1. Osmanlı İmparatorluğunun yaşadığı buhran dönemini yani 1443-1449 yılları arasını çok iyi bilmek, irdelemek lazım.

2. Sadrazam Halil Paşa’nın, II. Murad zamanındaki vezirliğinindeki icraatının neler olduğu hakkında bilgi sahibi olmak gerek.

Tüm bu saydıklarımız yeterli mi?

Değil elbette.

Daha Çandarlı Vezir ailesinin, Osmanlılarla olan münasebetlerini, Halil Paşa’nın servetinin miktarını da bilmemiz gerekiyor.

Yeterli mi?

Değil..

İstanbul kuşatmasındaki olayları çok iyi bilmek gerekmektedir.

Bu husus son derece önemlidir.

çandarlı halil paşa ölümü ile ilgili görsel sonucu

Zira gelmiş geçmiş tarihçilerin hemen hepsi, Halil Paşa’nın idamında iki konu üzerinde durmuşlardır.

–        Sadrazam Halil Paşa, Fatih Sultan Mehmet’i “hal etmiştir.”

(Birini makamdan alma, hükümdarı tahttan indirme, azletmek Y.N.)                    

1. Mehmet, çok diplomatça hareket ederek, sakladığı intikam alma arzusunu gizlemesini bilmiş, fethin hemen ertesi günü yani en kuvvetli olduğu zamanda, sadrazamı “hal etmiş” tutuklatarak, intikamını almıştır.

–        Büyük Fatih, Halil Paşa’nın rüşvet aldığını öğrenmiş ve zaten kendisine kinli olduğu için de Paşa’nın işini bitirmiştir.

 Bilindiği üzere Osman Oğullarıyla, Çandarlı ailesi arasında gizli bir rekabet bulunuyor.

Osmanlılarda saltanat nasıl babadan oğula geçiyorsa, Çandarlı ailesinde de sadrazamlıklar bu şekilde gerçekleşiyordu.

çandarlılar ile ilgili görsel sonucu

Osmanlı devletinin kuruluşundan itibaren 150 yıl hükümetin idaresini ellerinde tutan aile, Osmanlı Devletinin kurulmasında, büyümesinde, teşkilatlanmasında büyük hizmetler görmüşlerdir.

Osmanlı Beyliği yeni yeni büyümeye başladığı günlerde, Halil Hayreddin Paşa – Kara Halil – vezir olmuştur. (1364 yılı)

Aradaki Çandarlılar da Devlete önemli hizmetlerde bulunmuşlardır.

Ancak konumuz Çandarlı Halil Paşa olduğundan biz konumuza devam edelim.

1. Murat’ın veziri azamı Çandarlı İbrahim paşa 1429’da ölünce yerine büyük oğlu kazasker Halil Paşa getirildi.

Paşa’nın böyle birden bire kazaskerlikten sadrazamlığa getirilmesi, ailenin nüfus ve kudretinin göstergesiydi.

O da babası İbrahim Paşa gibi, II. Murad’ın itimadına mazhar olmuştur. 

Halil Paşa, İmparatorluğun en buhranlı dönemlerinde,

Devleti selametle idare etmiş, üst üste yenilgilerden, devletin başında bir çocuk padişah varken devletin selameti ve geleceği için gereken kararları büyük bir isabet ve kararlılıkla almıştır.

Osmanlı gemisini kurtarmıştır bir anlamda.

Ancak acaba bu durum Halil Paşa üzerinde aşırı bir gurur duygusu uyandırmış mıdır?

Kendisini padişahtan, özellikle çocuk yaştaki padişahtan yüksek görmüş müdür?

Konuyu bu açıdan da irdelemekte yarar görüyoruz.

Çandarlı Halil Paşa 1439-1453 yılları arasında veziriazamlıkta bulunan ve Çandarlı ailesinden çıkan 4. veziriazamdır.

Çandarlı ailesinden süregelen zenginliğinin yanında asker üzerindeki etkisi büyüktür.

Ancak bu zenginlik ve askere hükmetme duygusunun yanında devşirme düşmanlığı yapmış ve bunun için ailesinin birçok üyesini de sadrazamlığı zamanında devletin önemli görevlerine getirmiştir.

Ä°lgili resim

İlk olarak II. Murad Han’ın tahtı genç Sultan Mehmet’e bıraktığı zamana dönelim.

1416 da Serez çarşısında idam edilen Şeyh Bedreddin’in müritlerinden bazıları faaliyetlerine devam ediyordu.

Bunlardan Edirne’ye gelen ve kaynaklarda adı geçmeyen bir kişiyi Babinger’a göre Sultan Mehmet Han koruması altına almış ve onun görüşlerini dinlemek istemişti.

franz babinger ile ilgili görsel sonucu

–        Franz Babinger, Osmanlı tarihi konusunda çalışmalarıyla ünlü Alman tarihçi ve dilci.

1891 yılında Almanya’da doğdu, 1967 yılında Draç’ta öldü.

franz babinger ile ilgili görsel sonucu

Yükseköğrenimini Würzburg ve Münih’te tarih ve İslam sanatı konusunda yaptı. Y.N.

Ancak Müftü Fahreddin bu kişiden nefret ediyor ve bir an önce idam edilmesini istiyordu.

Fakat Sultan Mehmet Han’ın koruması altında olan bu zata ilişemiyordu.

İşte bu noktada olaya Sadrazam Halil Paşa katılıyor ve bu adamı sohbet etmek üzere evine davet ediyordu.

Bu zat bir süre konuştuktan sonra sapkın fikirlerini söylemeye başladığı an bir perdenin arkasında bulunan Müftü Fahreddin bu adama saldırdı.

Ancak adam bir şekilde kurtulup saraya sığındı.

Sultan Mehmet Han’ı hiçe sayarak bu işe izin veren Halil Paşa, üstüne bu kişinin Müftü Fahreddin’e teslim edilmesini istedi.

Daha iktidarı tam olarak ele geçiremeyen Sultan Mehmet bu adamı Müftü Fahreddin’e teslim etti.

Ancak yapılan bu ayıbı asla unutmadı.

Ancak zeki ve kurnaz biri olan Halil Paşa da Padişah’ın bunun altında kalmayacağının bilincindeydi.

Ve II. Mehmet’e iplerin onun değil bizzat kendi ellerinde olduğunu göstermeliydi.

Fırsatları değerlendirecekti, öyle de yaptı.

Bu olaydan birkaç hafta sonra ise yeniçeriler büyük bir isyan çıkardı.

Sarayın yakınlarındaki çarşılara bile saldırdılar.

 Daha sonra bu olaya adını verecek olan -Buçuktepe’ ye-  çıktılar.

Peki, isyanın sebebi neydi?

Buçuktepe Vak'ası ile ilgili görsel sonucu

–        Buçuktepe Vak’ası, 1446’da Edirne’de vuku bulan ve II. Mehmet’in birinci saltanatından uzaklaştırılmasına sebep olan ilk yeniçeri ayaklanması. Y.N.

Sadrazam Halil Paşa II. Murat Manisa’ya çekildikten sonra genç Sultan Mehmet daha tahta çıkmadan devleti büyük bir borcun altına sokmuştu.

Nasıl mı?

Hazinenin buna dayanamayacağı bildiği halde yeniçerilere yeni hakanın büyük bir cülus vereceğini garanti etmiş ve bir süre sonra da para değerinin düşürülmesini istemişti.

Yeniçeriler beklenen paraların alınamaması, üstüne paranın değerinin düşürülmesi ile birlikte bir isyan çıkarmıştır.

Yeniçeriler üzerinde etkisi çok büyük olan Çandarlı’nın bu isyanı teşvik ettiği konusunda çoğu tarihçi hemfikirdir.

Çünkü bu isyandan sonra taht eski sahibine dönmüş ve Çandarlı’nın rakibi olan Zağanos ve Şahabettin Paşalar da şehzade ile birlikte Manisa ya yollanmıştır..

Peki, Sultan Mehmet Han tahttan ne şekilde indirildi?

Halil Paşa’nın rolü neydi?

Sultan Mehmet Han’ın siyasi düşüncelerini beğenmeyen, kendisini toy ve tecrübesiz bulan Çandarlı son olarak İstanbul’un Fethini düşünmeye başlayan bu sultanı babasına şikâyet etmişti.

Babasına oğlunun fetih düşüncelerini son derece olumsuz sonuçlara neden olacağını anlatmış ve Avrupa’dan gelen bir Haçlı güruhuna karşı II. Murat’ın tekrar tahta çıkmasını istemiştir.

Murat’ın Edirne'de olacağı o günlerde ise Sultan Mehmet Han’ı bir ava yollamıştır. ile ilgili görsel sonucu

  1. Murat’ın Edirne’de olacağı o günlerde ise Sultan Mehmet Han’ı bir ava yollamıştır.

Avdan dönen Sultan Mehmet Han tahtta babasını bulmuş ve Çandarlı Halil’in yapabileceği belki de en büyük hakarete maruz kalmıştır.

GÜN OLA DEVRAN DÖNE…

Fetih bitmiştir.

İstanbul alınmış ve Peygamberin o kutlu sözüne mazhar olunmuştur.

Sultan Mehmet Han fethin 2. Gününde Dukas Notaras’ı (şimdiki başbakan) huzuruna çağırmış ve ona sitemde bulunmuştur.

Fethin elbet gerçekleşeceğini neden bu kadar direndiklerini ve bu kadar kişinin ölmesine niçin seyirci kaldıklarını sormuştur.

Dukas Notaras ise İmparatorun Halil Paşa’dan mektuplar aldığını ve biraz daha dayanırlarsa kuşatmanın kaldırılacağını söylediğini iddia etmiştir.

Fetihten bir hafta önce barış görüşmeleri yapmak için büyük uğraş veren Çandarlı’dan şüphelenen Sultan Mehmet Han Halil Paşa’yı görevinden azletmiş ve mahkeme kurularak bu işin soruşturulmasını emretmiştir.

40 gün süren davaların sonunda Halil Paşa suçlu bulunmuş ve 10 Temmuz 1453’te idam edilmiştir. ile ilgili görsel sonucu

40 gün süren davaların sonunda Halil Paşa suçlu bulunmuş ve 10 Temmuz 1453’te idam edilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğunun 600 yıllık tarihinde idam edilen sadrazamlardan malı müsadere edilemeyen tek sadrazam Çandarlı Halil Paşa’dır.

Asker idamından sonra buna karşı çıkmış ve müsaade etmemiştir.

Dolayısıyla İstanbul un fethini gerçekleştirmesine rağmen Fatih in Çandarlı’nın mallarının müsadere edilmemesine göz yumması bile Halil Paşa’nın asker üzerindeki etkisini açıkça gösterir..

ÇANDARLI HALİL PAŞA   ile ilgili görsel sonucu

FATİH SULTAN MEHMET’İN DÖNEMİ

1. Mehmet’in dönemine bir göz atmakta fayda bu arada.

Fatih Sultan Mehmet, hiç şüphe yok ki Osmanlı tarihinin en büyük padişahıydı.

Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi olsa da, bugün anladığımız Osmanlı’yı, yani cihan imparatorluğunu kuran kişi Fatih Sultan Mehmet’ten başkası değildi.

O, bu idealini gerçekleştirmek için pek çok adım atmıştı.

Bunlardan en önemlisi şüphesiz, İstanbul’un fethiydi.

istanbulun fethi ile ilgili görsel sonucu

Fatih Sultan Mehmet, büyük işler başarmış olsa da onun büyüklüğü yaşadığı devirde yeterince anlaşılamamıştır.

İşte bu yüzden 3 Mayıs 1481 tarihinde hayata gözlerini yumduğunda aslında pek çok kişi üzülmemişti.

Hatta büyük tarihçi Franz Babinger, onun zehirlendiğini iddia ederken, kendi çevresindekiler tarafından da zehirlenmiş olabileceği, düşüncesini ortaya atacaktı.

Peki, bu nasıl olmuştu, yani Osmanlı’nın en büyük padişahı ne yapmıştı da, pek çok kişi onun ölümünü ister olmuştu?

Fatih ikinci defa tahta çıktığında, Çandarlı Halil Paşa ile karşı karşıya gelmişti.

Çandarlı, Fatih’in deneyimsiz bir padişah olduğunu düşünüyor ve onun Bizans’a karşı, ılımlı bir politika izlemesi gerektiğini düşünüyordu.

Oysa Fatih bunun tam aksini düşünüyordu.

çandarlı halil paşa  ve fatih sultan mehmet ile ilgili görsel sonucu

Çandarlı’nın bu konuda ısrarcı olması, onun sonunu getirecekti.

Ama Fatih’in İstanbul’u kuşatmasına karşı çıkan tek kişi Çandarlı değildi.

Halk arasında bile kuşatmaya karşı olanlar vardı.

Bilindiği üzere, İstanbul’un fetih edileceği şu hadis ile müjdelenmekteydi: “İstanbul mutlaka fethedilecektir.

Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur”. 

Bu hadis sahih kabul ediliyor olsa da İstanbul’un fetih edilmesine karşı çıkanlar da kendi görüşlerini hadisler ile meşrulaştırmaya çalışıyorlardı.

İstanbul’un fethine karşı çıkanlar, İstanbul’un fethini kıyamet alameti ile özdeşleştiriyorlardı.

Kıyamet alametini dile getirenlerin öne çıkarttıkları hadislerden birisi şuydu: “Bir tarafı karada ve bir tarafı denizde bulunan bir şehirden bahsedildiğini duydunuz mu?

Evet ya Resulullah.

Beni İshak’tan 70.000 kişi o şehre taarruz etmeden kıyamet kopmayacaktır.”

istanbulun fethi ile ilgili görsel sonucu

Bu kehanet, şehrin fetih edilmesinin ardından da güncelliğini korudu.

Modern öncesi bir toplum için bu tür kehanetler, oldukça önemliydi.

Bu kehanetlere inanlar, Fatih’in ismini dolaylı da olsa “Kıyamet” kelimesi ile beraber kullanıyorlardı.

İskân politikalarının geçmişi Osman Gazi’ye kadar uzanıyor olsa da, Fatih İstanbul’u bir dünya başkenti haline getirmek istiyordu.

Bu yüzden de iskân politikalarına çok önem veriyordu. Ama bu politikalar halk tarafından pek hoş karşılanmıyordu.

İlber Ortaylı bir yazısında Fatih’i anlatırken şu cümleleri kullanmıştır:

“Her fetihte iskân için uzak diyarlara göç ettirilen geniş Karaman eyaletinin halkı, padişahın icraatından pek de memnun değillerdi ki onun bu tip uygulamalarını durduran veya yavaşlatan Mahmut Paşa’ya “veli” unvanını verdiler.”

Ä°lgili resim

Fatih, yerleşim politikasında büyük başarılar sağladı.

Onun politikaları sayesinde İstanbul’un nüfusu, yirmi beş yıl sonra yaklaşık iki kat artmıştı.

Ama İlber Ortaylı’nın da belirttiği gibi pek çok kişi bu politikalar yüzünden zarar görmüştü.

Fatih’in büyük hayalleri vardı ve bu hayaller için büyük paralar gerekiyordu.

Fatih, bu sorunu sert mali tedbirler alarak çözmeye çalışmıştı.

Bu tedbirlerden bir tanesi de yeni akçe çıkartmaktı.

Fatih, bu tedbir çerçevesinde piyasada dolaşmakta olan akçenin dolaşımını yasaklıyor, yeni akçe çıkartıyordu.

İnsanlar eski paralarını darphanelere teslim edip, yeni akçeler ile değiştirdiklerinde zarar ediyorlardı.

Ama devlet bu sayede kar elde etmiş oluyordu. Fatih’in diğer mali önlemleri de halkın zarar görmesine sebep olmuştu.

Yani halk bu tedbirlerden hoşnut değildi.

aşıkpaşazade tarihi ile ilgili görsel sonucu

Aşıkpaşazade’nin İstanbul’un fethinden sonra yaşananlar hakkında yazdığı şu cümleler de halkın Fatih’in bazı mali tedbirlerine tepkisini göstermesi bakımından önemlidir;

“Padişah, İstanbul’ı kim feth itdi, subaşılığını kulı Süleyman Bey’e virdi ve cemi vilayetine kullar gönderdi.

Hatırı olanlar gelsün evler, bağlar, bağçeler, mülkler virelim didiler ve her kim geldiyse virdiler bu şehri mamur etdiler.

Padişah yine emr kim ganiden ve fakirden evler sürdiler ve her vilayetin subaşılarına ve kadılarına ademler gönderdiler.

Anlar dahı mübalağa evler sürdiler ve gelen halka dahı evler verdiler.

Şehr kim mamur oldı bu verdikleri evleri mukata’aya (kiraya) vidiler öyle olıcak bu halka dahı güç geldi.

Eytdiler kim bizi memleketimizden sürdiniz getürdiniz bu kafir evlerine girü virmek içün mi getirdiniz, didiler.

Ve bazısı avretini oğlanını kodı kaçdı.”

Fatih, halkın bu hoşnutsuzluğunun farkına vardığında geri adım atmış ve şöyle demiştir: “Her ev kim virirsiz mülklüğe virin”.

aşıkpaşazade ile ilgili görsel sonucu

Âşıkpaşazâde (Derviş Ahmed)

Aşıkpaşazade, Fatih’in geri adım attığını yazdıktan sonra, yine eski uygulamaya geçtiğini de yazar.

Thucydides, ekonomik değişimlerin, büyük değişimleri de beraberinde getirdiğini öne süren belki de ilk tarihçiydi.

Gerçekten de Fatih’in önlemleri yüzünden pek çok kesim ekonomik kayba uğramış, bu kayıplar bazı kesimlerin, ona karşı cephe almasında önemli etken olmuştu.

Bu durum ileride yaşanacak olan değişimin habercisiydi.

Ama değişim ancak Fatih’in ölümü ile mümkün olabilirdi.

–        Tukididis Antik Yunan tarihçisi ve Atinalı general.

Tukididis, Atina ile Sparta arasındaki 30 yıl süren ve MÖ 404 yılında sona eren ünlü Peloponez Savaşı sırasında yaşamış ve bu savaşları tasvir etmiştir.

Fatih, hayata gözlerini yumduğunda, Karamanlı Mehmet Paşa da yeniçeriler tarafından katledildi. Karamanlı Mehmet Paşa, Fatih Kanunnamesinin yazarıydı.

Fatih’in politikalarında böyle büyük etkiye sahip olan bir kişinin katledilmiş olması, Fatih dönemine olan tepkiyi göstermesi bakımından önemlidir.

 Beyazıt’ın tahtta çıkmasının ardından, Fatih döneminin eylemleri ile hesaplaşıldı.

halil inalcık kitapları ile ilgili görsel sonucu

Büyük tarihçi Halil İnalcık, Beyazıt’ın dönemini şu cümleler ile tanımlar:

“Beyazıt devri kültür bakımından da Fatih zamanındaki cereyanlara tepkiyi simgeler.

O, babası zamanında İtalyan sanatkârları tarafından Yeni Saray’ın duvarlarına yapılmış freskoları söktürüp pazarda sattırdı.

Amasya’da beraberinde gelen ulemanın etkisi altında Şeriatın her alanda uygulayıcısı ve dikkatli bir takipçisi olarak kanun ve nizamlarda, idarede, Fatih devrinde çok genişleyen örfi devlet kanunları alanını daralttı.”

Fatih’in hükümdarlık dönemi sancılı bir dönemdi.

Çünkü Fatih’in dönemi değişim dönemiydi.

Hiç şüphe yok ki her değişim sancılı bir süreçtir.

Fatih bir imparatorluk inşa ediyordu ve bu süreçte pek çok kişi zarar gördü.

Gerek merkezileşme politikası çerçevesinde attığı adımlar, gerekse de yukarıda bahsettiğimiz politikaları, insanların Fatih’e cephe almalarına sebep olmuştu.

Fatih, yaşadığı devirde, sevilmeyen bir padişahtı demek iddialı olur.

Ama bir gerçek var ki pek çok kesim Fatih’i sevmiyor, hatta ona kin besliyordu.

Belki de bu hoşnutsuzluk onun zehirlenerek, ölümüne bile sebep olmuştu.

Yukarıda da bahsettiğimiz üzere, Fatih’ten sonra gücü ele geçirenler, onun eylemleri ile hesaplaştılar.

istanbulun fethi ile ilgili görsel sonucu

Fatih, Osmanlı’nın en büyük padişahıydı, ama bu gerçek onun hesaplaşılan, sevilmeyen kişi olmasını önleyememişti.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s