AŞIK VEYSEL —– ALINTIDIR

AŞIK VEYSEL ŞATIROĞLU

AŞIK VEYSEL

Ben giderim adım kalır

Dostlar beni hatırlasın

Düğün olur bayram gelir

Dostlar beni hatırlasın

 

Can bedenden ayrılacak

Tütmez baca, yanmaz ocak

Selam olsun kucak kucak

Dostlar beni hatırlasın…

 

Aşık Veysel, hayatını anlattığı bir şiirinde “Üç yüz-onda gelmiş idim cihana” diyor.

Yıl 1894 oluyor hesapça.

Sivas’a bağlı Şarkışla ilçesinin Sivrialan Köyünde dünyaya gelmiş.

Anası Gülizar, bir yaz günü koy dolaylarındaki Ayıpınar merasına koyun sağmaya gittiğinde; oracıkta bir yol üstünde doğurmuş Veysel’i.

Göbeğini de kendi eliyle kesmiş.

Yaman kadınmış Gülizar ana.

Bebesini bir çaputa sarıp yürüye yürüye köye dönmüş.

 Babası Ahmet; bebenin adını Veysel koymuş.

Yıllar geçmiş aradan büyümüş, konuşmuş, yürümüş Veysel çocuk.

https://youtu.be/d2jSoWk7xqE?t=11

Böylece yedi yaşına varmış.

O yıl bir Çiçek hastalığı salgını olmuş Sivas’ta.

Küçük Veysel de yakalanmış.

Sol gözünde, çiçeğin beyi çıkmış kendi deyimiyle…

Göz akıp gitmiş.

Sağ gözüne de perde inmiş, önceleri.

Yalnız ışığı seçebiliyormuş, bu gözüyle.

Babasına “Çocuğu Akdağmadeni’ne götür, orada bu gözünü açacak bir doktor var.” demişler.

Sevinmiş Ahmet emmi.

Gel gör ki talihsizlik yine yakasını bırakmamış Veysel’in.

Bir gün inek sağarken babası yanına gelmiş.

Veysel ansızın dönüverince; yakında bulunan bir değneğin ucu öteki gözüne girivermiş.

O göz de akıp gitmiş böylece.

https://youtu.be/2cGANgDZPj8?t=6

Veysel’in Ali adında bir ağabeysi ve Elif adında bir kız kardeşi varmış.

Hepsi çok üzülmüşler Veysel’in kötü kaderine.

Babası meraklı adammış.

Halk ozanlarından şiirler okuyup ezberleterek avutmaya çalışmış oğlunu.

Sivas’ın köyleri saz şairleriyle dolu.

Onlar da ara sıra gelip Ahmet emminin evine uğrarlarmış.

Veysel ilgiyle dinlermiş çalıp söylediklerini.

Babası, oğlunun ilgisini görünce; bir saz alıp vermiş ona.

İlk saz derslerini, babasının arkadaşı olan Çamşıhı’lı Ali Ağa’dan almış.

Ve gitgide, kendini iyice saza vermiş Veysel.

Ünlü Halk ozanlarının şiirlerini çalıp söylemiş bir zaman.

Yirmi beş yasındayken (1919) anası, babası Veysel’i Esma adında bir kızla evermişler ve kısa süre sonra ikisi de göçüp gitmiş bu dünyadan (1921).

Acı üstüne acı gelmiş, ama bitmemiş talihin kotu oyunu.

İkinci çocuğu on günlükken, anasının memesi ağzına tıkanarak ölmüş, ardından da karısı yanaşmalarıyla evden kaçmış.

Bu olay çok koymuş Veysel’e.

 Daha dertli olmuş ve iyice içine kapanmış.

Karısı bırakıp gittiğinde bir kızı varmış Veysel’in.

Daha bir yaşını bile bitirmemiş.

İki yıl kucağında gezdirmiş Veysel, ne çare o da yaşamamış.

Bu sıralar Veysel’i yeniden evermişler.

Bu karısı çocuk vermiş Aşığa.

Biri olmuş, iki oğlan, dört kız, altısı sağ.

Onlar da 18 torun vermiş Veysel’e.

Aşık Veysel, Cumhuriyetin Onuncu yıl dönümüne rastlayan 1933 yılına kadar, başka ozanların şiirlerini çalıp söylemiş.

Kendi deyişlerini söylemekten utanır, çekinirmiş.

O yıllarda şairlerimizden rahmetli Ahmet Kutsi Tecer tanımış Veysel’i.

Onun ışık tutuculuğuyla Veysel’in şiirleri aydınlığa kavuşmuş.

Veysel; şairliğinin gelişmesinde Tecer’in büyük yardımlarını gördüğünü söylerdi her zaman.

Veysel’in gün ışığına çıkan ilk şiiri Gazi Mustafa Kemal Paşa için söylediği: “Türkiye’nin ihyası Hazreti Gazi” mısrasıyla başlayan şiirdir.

Bundan sonra bütün yazdıklarını calip söyler olmuştu.

1933 yılına kadar, köyünden dışarı hemen hemen hiç çıkmadığı halde; bundan sonra bütün yurdu dolaşmış, yurdunun çeşitli şehirleriyle kasabalarını, köylerini yakından tanımıştır.

Halk ozanlarından en çok Karacaoğlan’ı, Yunus’u, Emrah’ı, Dertli’yi severdi.

Çağımızın ozanlarından Ahmet Kutsi Tecer’in ayrı bir yeri vardı Veysel’de.

Onun aracılığıyla Köy Enstitülerinde bir süre saz öğretmenliği de yapmıştı Veysel.

Sırasıyla Arifiye, Hasanoğlan, Cifteler, Kastamonu, Yıldızeli, Akpınar Köy Enstitülerinde bağlama öğretmişti.

1952 yılında İstanbul’da büyük bir jübilesi yapılan Aşık Veysel’e 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi, “Anadilimize ve Milli Birliğimize yaptığı hizmetlerden dolayı” özel bir kanunla vatani hizmet tertibinden aylık bağlamıştı.

Veysel’in bir başka özelliği daha vardı; köyünde ve çevresinde ondan önce bir tek meyve ağacı olmadığı halde, Sivrialan’da ilk meyve bahçesini o yetiştirmişti.

 Hem öyle bir bahçe ki, içinde elmadan kayısıya, kirazdan cevize kadar türlü türlü meyve ve çiçek vardı.

Veysel, kardeşlerinin yardımıyla bu bahçeyi yapmaya başladığı zaman köylüleri “Atalarımız bunca yıl böyle bir iş yapmamışlar, şu kör adam onlardan iyi mi bilecek ki böyle ise kalkıştı?” demişler.

Birkaç yıl sonra ağaçlar yetişmiş, meyve vermiş.

Köylüler önceki dediklerini hatırlayıp utanmışlar ve bu defa “O kör değilmiş, meğer kör olan bizmişiz” diyerek Aşık Veysel’i kutlamışlar.

İşte böylesine uzağı gören bir insandı o…

https://youtu.be/JaKTizSCR5A?t=9

Yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı (ölümü 21 Mart 1973).

Fakat karanlık gözlerindeydi yalnız, içi apaydınlıktı, şiirleri de öyle…

Halk şiirimizin bu güçlü ozanı yarım yüzyılı aşkın bir sure yazdıklarıyla, calip söyledikleriyle çevresine ışıklar saçtı.

Sanırım şimdi de mezarında son uykusunu ışıklar içinde uyuyordur.

Yalnız çağımızda yasayanlar değil, bizden çok sonra yasayacaklar da “Dostlar Beni Hatırlasın” şiirini unutmayacaklar ve her zaman rahmetle anacaklardır.

Yazan: Ümit Yaşar Oğuzcan

 

Dostlar beni hatırlasın

Ben giderim adım kalır

Dostlar beni hatırlasın

Düğün olur bayram gelir

Dostlar beni hatırlasın

Can kafeste durmaz uçar

Dünya bir han, konan göçer

Ay dolanır yıllar geçer

Dostlar beni hatırlasın

Can bedenden ayrılacak

Tütmez baca, yanmaz ocak

Selam olsun kucak kucak

Dostlar beni hatırlasın…

Hacı Bektaş

Medet mürvet deyip kapına geldim

İsteğim dileğim ver Hacı Bektaş

İndim eşiğine yüzümü sürdüm

Kusurum günahım var Hacı Bektaş

Kul olanın elbet olur kusuru

 Nesli Peygambersin cihanın nuru

Alisin Velisin Pirlerin Piri

Galma kusurlara Pir Hacı Bektaş

Horasandan ayak bastın uruma

Mucizeler şahit oldu pirime

Bak şu vaziyete bak şu duruma

Eşin yok cihanda bir Hacı Bektaş

Geçmem dedin duvarımda sinekten

Yalan sadir olmaz ervahı pekten

Sana inanmışım ervahtan kökten

Sana inanmayan kör Hacı Bektaş

Sana yalvarıyor VEYSEL biçare

Yine senden olur her derde çare

Bir arzuhal sundum gani Hünkare

Keremin ihsanın bol Hacı Bektaş

https://youtu.be/pnv79vuL_GY?t=7

Beni Hor Görme Gardaşım

Beni Hor Görme Kardeşim

Sen Altındın Ben Tunç Muyum

Aynı Vardan Var Olmuşuz

Sen Gümüşsün Ben Saç Mıyım

Ne Var İse Sende Bende

Aynı Varlık Her Bedende

Yarin Mezara Girende

Sen Toksun Da Be Aç Miyim

Kimi Molla Kimi Derviş

Allah Bize Neler Vermiş

Kimi Arı Çiçek Dermiş

Sen Balsın Da Ben Cec Miyim

Topraktandır Cümle Beden

Nefsini Öldür Ölmeden

Böyle Emretmiş Yaradan

Sen Kalemsin Ben Uç Muyum

Tabiata Veysel Aşık

Topraktan Olduk Kardaşık

Aynı Yolcuyuz Yoldaşık

      Sen Yolcusun Ben Baçmıyım         

Kara Toprak

Dost Dost Diye Nicesine Sarıldım

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Beyhude Dolandım Boşa Yoruldum

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Nice Güzellere Bağlandım Kaldım

Ne Bir Vefa Gördüm Ne Faydalandım

Her Turlu İsteğim Topraktan Aldım

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Koyun Verdi Kuzu Verdi Sut Verdi

Yemek Verdi Ekmek Verdi Et Verdi

Kazma İle Dövmeyince Kıt Verdi

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Adem’den Bu Deme Neslim Getirdi

Bana Türlü Türlü Meyva Yetirdi

Her gün Beni Tepesinde Götürdü

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Karnın Yardım Kazma İle Bel İle

Yüzün Yırttım Tırnak İle El İle

Yine Beni Karşıladı Gül İle

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

İşkence Yaptıkça Bana Gülerdi

Bunda Yalan Yoktur Herkesler Gördü

Bir Çekirdek Verdim Dört Bostan Verdi

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Havaya Bakarsam Hava Alırım

Toprağa Bakarsam Dua Alırım

Topraktan Ayrılsam Nerde Kalırım

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Dileğin Varsa İste Allah’tan

Almak İçin Uzak Gitme Topraktan

Cömertlik Toprağa Verilmiş Haktan

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Hakikat Ararsan Açık Bir Nokta

Allah Kula Yakın Kul Da Allah’a

Hakkin Gizli Hazinesi Kara Toprakta

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Bütün Kusurlarımı Toprak Gizliyor

Merhem Calip Yaralarımı Tuzluyor

Kolun Açmış Yollarımı Gözlüyor

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

Her Kim Ki Olursa Bu Sırrı Mazhar

Dünyaya Bırakır Ölmez Bir Eser

Gün Gelir Veysel’in Bağrına Basar

Benim Sadık Yarim Kara Topraktır

https://youtu.be/F-k_Ef3iRbo?t=7

Derdimi Dökersem Derin Dereye

Derdimi dökersem derin dereye

Doldurur dereyi düz olur gider

Irakipler geldi girdi araya

Korkarım yar benden yoz olur gider

Ilgıt ılgıt yeller eser seherde

Yar beni düşürdü onulmaz derde

Yar ile buluşsak bir tenha yerde

Duyar düşmanlarım söz olur gider

Pervane ateşten sakınmaz canı

Uğruna koymuşum başı bedeni

Doldur tüfengini hedef al beni

Yaram doksan dokuz yüz olur gider

Veysel der çıkayım bir yüce dağa

Ağaçlar bezenmiş yeşil yaprağa

Bir gün olur tenim düşer toprağa

Karışır toprağa toz olur gider

Senlik Benlik Nedir Bırak

Allah birdir Peygamber Hak

Rabbül alemindir mutlak

Senlik benlik nedir bırak

Söyleyim geldi sırası

Kürtü Türkü ne Çerkezi

Hep Ademin oğlu kızı

Beraberce şehit gazi

Yanlış var mı ve neresi

Kuran’a bak İncil’e bak

Dört kitabın dördü de hak

Hakir görüp ırk ayırmak

Hakikatte yüz karası

Binbir ismin birinden tut

Senlik benlik nedir sil at

Tuttuğun yola doğru git

Yoldan çıkıp olma asi

Yezit nedir, ne kızılbaş

Değil miyiz hep bir kardaş

Bizi yakar bizim ataş

Söndürmektir tek çaresi

Kişi ne çeker dilinden

Hem belinden, hem elinden

Hayır ve şer emelinden

Hakikat bunun burası

Şu alemi yaratan bir

Odur külli şeye Kadir

Alevi Sünnilik nedir

Menfaattir var varası

Cümle canlı hep topraktan

Var olmuştur emir Haktan

Rahmet dile sen Allah’tan

Tükenmez rahmet deryası

Veysel sapma sağa sola

Sen Allah’tan birlik dile

İkilikten gelir bela

Dava insanlık davası…

Bir Dert Ehli Bulsam Derdim Söylesem

Bir dert ehli bulsam derdim söylesem

İyi olmaz dertlerim halim n’olacak

Hekimler derdime derman bulamaz

Bir değil beş değil dert kucak kucak

El vurma yarama yaklaşma kardaş

Derdimi söylesem tükenmez bas bas

İçimde yanıyor tütünsüz ateş

Ceset soba gibi kalbim bir ocak

Aşıklar alemde gülmez dediler

Akar göz, yaşlarım silmez dediler

El elin derdini bilmez dediler

Kimler gelip hatırımı soracak.

Katlan bu cefaya sabreyle gönül

Bu dünyanın isi hep böyle gönül

Başından geçeni sen söyle gönül

Neler geldi geç oldu olacak

Veysel’in derdine bulunmaz çare

Etseler vücudun hem pare pare

Bir arzuhal sundum hakiki yare

O yar gelip yaralarım saracak

Bir Küçük Dünyam Var İçimde Benim

 

Bir küçük dünyam var içimde benim

Mihnetim ziynetim bana kafidir

Görenler dar görür geniştir bana

Sohbetim ülfetim bana kafidir

İstemem dünyanın saltanatını

Süslü giyimini Arap atını

Bilirsem Türklüğüm var kıymetini

Vatanim milletim bana kafidir

İsterdim hayatta düşmanla savaş

Milletime kurban olaydı bu bas

Nasip değil imiş şehitlik kardaş

İmanım niyetim bana kafidir

Dünya geniş olsun ister dar olsun

Yeter ki kalbimde iman var olsun

Her zaman milletim bahtiyar olsun

Rütbemle mesnedim bana kafidir

İçimde beslerim bir büyük ordu

Çiğnesin düşmanı yükseltsin yurdu

Azmi zihniyeti Veysel’in derdi

İşte bu niyetim bana kafidir.

Aşkın Beni Elden Ele Gezdirdi

Aşkın beni elden ele gezdirdi

Çok dolandım bulamadım esini

Beni candan usandırdı bezdirdi

Tuzlu imiş yiyemedim aşını

Benim ile gezdin beni arattın

Beraber oturup beraber yattın

Türlü türlü güllerinden koklattın

Aşık ettin güle bülbül kuşunu

Altmış iki yıldır seni ararım

Tükendi sabrım yoktur kararım

Dağa tasa kurda kuşa sorarım

Kimse bilmez hikmetini isini

Her millete birer yüzden göründün

Kendini sakladın sardın sarındın

Bu dünyayı sen yarattın girindin

Her nesnede gösterirsin nakşını

Görenlere açık körlere gizli

Kimine göründün oruç namazlı

Veysel’e göründün cilveli nazlı

Tutan bırakır mı senin peşini

Gönül Bir Güzeli Sevmiş

Gönül bir güzeli sevmiş ayrılmaz

Dolanır peşinde çoban misali

Hiç kimse bu derdin dermanın bilmez

Azmış yaraları perişan hali

Lokman çare bulmaz yoktur Eflâtun

Yardan ayrılması ölümden çetin

Elde endaz ettim bu aşkın atın

Terkettim sılayı vatanı ili

Ferhat Şirin için kestiği taşlar

Benim senin için döktüğüm yaşlar

Seni yaksın beni yakan ateşler

Yaktı bu sinemi savruldu külü

Arılar bal için bekler petekler

Alır her çiçekten verir emekler

Mecnun Leylâ için pınarı bekler

Ben de bir yâr için olmuşum deli

Evvelden var idi bu sevda bende

İlikte damarda cesette canda

Ölünce hû çeksin kemiğim sinde

Dünyada durunca Veysel’in dili

Ala Gözlü Benli Dilber

Ala gözlü benli dilber

Bir gün gelsen bize doğru

Seni sevdim can u dilden

Çekme kendini naza doğru

Ne pervam var ne de perdem

Sanma beni hali bir dem

Söyler seni teller her dem

Kulak versen saza doğru

Aşıka zulfükar isen

Gülsende güle zar isen

Hakikatli bir yar isen

Ben geleyim size doğru

Gönülleri bir edelim

Gayrileri biz nidelim

İkimiz de bir gidelim

Yürüyelim ize doğru

Bir gün için feryadı zar

Bülbül eder her dem seher

Aç sinemi gel gör ne var

Arttı derdim yüze doğru

Kafi derdim bir dert katma

Veysel’i yabana atma

Kerem eyle çok uzatma

Kavuşalım yaza doğru.

https://youtu.be/szbjSqZ2cT0?t=7

Hepimiz Bu Yurdun Evlatlarıyız

Bu nasıl kavgalar çirkin döğüşler

Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Yolumuza engel olur bu isler

Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Birleşiriz bir bayrağın altında

Biz Türklerin ikilik yok aslında

Yanar tutuşuruz vatan aşkında

Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Hedef alıp dövüştüğün kardeşin

Seni yaralıyor attığın taşın

Topluma zararlı yersiz savaşın

Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Herkes ilim deryasında yüzüyor

Çıkmış ayin çevresinde geziyor

Yazık bize yollarımız uzuyor

Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Kitaplar yazılmış nasihat dolu

Birlikte güçlenir gençliğin kolu

Gençliğe emanet Atatürk yolu

Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Söyler Veysel sözlerinden vazgeçmez

Bulanık çeşmeden kimse su içmez

Ganadı olmasa kuşlar da uçmaz

Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız

Memlekete Destan Oldum

 

Memlekete destan oldum

Karim beni beğenmedi

Esten oldum dosttan oldum

Yarim beni beğenmedi

Ne söylesem “deli” dedi

“Meyva vermez çalı” dedi

“Açma bana kolu” dedi

Sarim beni beğenmedi

Ben gönlümün valisiyim

Altı çocuk velisiyim

Bir güzel delisiyim

Durum beni beğenmedi

Yine düştüm dilden dile

Göz yaşlarım sile sile

Attı beni gurbet ele

Yarim beni beğenmedi

Geçti güzelliğin cağı

Gölköy’e kurdum otağı

Güz geldi döktü yaprağı

Dalım beni beğenmedi

Veysel yönüm yare dondum

Lodos değmiş kara dondum

Yeşillenmiş yare dondum

Pirim beni beğenmedi

Sen Olmasan

Sen bir aşksın ben bir mecnun

Sen olmasan ben olmazdım

Sen bir gülsün ben bir bülbül

Sen olmasan ben olmazdım

Kalbimde yaşarsın her an

Varım yoğum sensin inan

Kalbimdeki aziz mihman

Sen olmasan ben olmazdım

Ansızın kalbime girdin

Türlü türlü dertler verdin

Beraberce çeker derdin

Sen olmasan ben olmazdım

Sensin benim cümle varım

Yoktur başka kisb ü kârım

Hem yazımsın hem baharım

Sen olmasan ben olmazdım

Bağrımdaki açan çiçek

Türlü koku türlü irenk

Bu bendeki olan gerçek

Sen olmasan ben olmazdım

Dokun Veysel tele dokun

Coştu gönül etti akın

Sensin bana benden yakın

Sen olmasan ben olmazdım

Sen Bir Ceylan Olsan Ben De Bir Avcı

Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı

Avlasam çöllerde saz ile seni

Bulunmaz dermanı yoktur ilacı

Vursam yaralasam söz ile seni

Kurulma sevdiğim güzelim deyin

Bağlanma karayı alları geyin

Ben bir çoban olsam sen de bir koyun

Seslesem elime tuz ile seni

Koyun olsan otlatırdım yaylada

Tellerini yoldurmazdım hoyrada

Balık olsan takla dönsen deryada

Düşürsem toruma bez ile seni

Veysel der ismini koymam dilimden

Ayrı düştüm vatanımdan ilimden

Kus olsan da kurtulmazdın elimden

Eğer görsem idi göz ile seni

https://youtu.be/R6yc1MbeGT4?t=9

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s