GAZİ OSMAN PAŞA —– ALINTIDIR

GAZİ OSMAN PAŞA

(PLEVNE KAHRAMANI)

(1833-1900) Tokat’ta doğdu.

Asıl adı Osman Nuri’dir.

Babası, İstanbul kereste gümrüğünde kâtip olan Mehmet Efendi, annesi Şakire Hatun’dur.

Ailenin tek erkek çocuğu olan Osman Nuri, henüz yedi sekiz yaşlarında iken ailesiyle birlikte İstanbul’a babasının yanına gitti.

Önce Beşiktaş Askeri Rüştiyesine, daha sonra 1844’te dayısının ders nâzırı bulunduğu askeri idadiye yazıldı.

https://youtu.be/Oovg2fzn9vo?t=83

Buradaki beş yıllık tahsisini tamamlayarak Mekteb-i Harbiye’ye girdi ve 1853 yılında mülazım-ı sani rütbesiyle okuldan mezun oldu.

Erkânıharp sınıfına kaydolduysa da Kırım harbinin çıkması üzerine Rumeli’deki orduya sevk edildi.

Savaşta gösterdiği yararlılık ve kahramanlık dolayısıyla rütbesi 21 Mart 1855’te mülâzım-ı evvelliğe yükseltildi.

Kırım Harbi sona erince İstanbul’a dönerek erkânıharp sınıfına devam etti.

Bu tahsilin ardından bir süre Erkânıharp Dairesi’nde çalıştı ve bir yıl sonra kolağası oldu.

 1859 ‘da Osmanlı ülkesinin nüfus sayımı ile kadastro usulünde haritasının çizilmesinin kararlaştırılması ve bu arada Bursa ilinden başlanmasına hükümetçe karar verilmesi üzerine bu hizmete askeri temsilci olarak tayin edildi ve iki yıl bu vazifede kaldı.

1861’de Rumeli Ordusu’nda görev yaptıktan sonra Suriye’de başlayan Yusuf Kerem ayaklanması sebebiyle Cebeli Lübnan’a gönderildi ve burada önemli hizmetlerde bulundu.

1866’da Girit’te baş gösteren Rum isyanı dolayısıyla buraya yollandı.

Adı geniş ölçüde ilk defa bu hareket sırasında gösterdiği gayret ve fedakârlık sayesinde duyuldu.

Bilhassa Serdârıekrem Ömer Paşa’nın takdirini kazandı, rütbesi miralaylığa yükseltildi ve kendisine üçüncü dereceden Mecidiye nişanı verildi.

 1868’de gönderildiği Yemen’deki başarıları ile de mirliva oldu.

Fakat Yemen’in havasına alışamayıp hastalandığı için 1871’de İstanbul’a döndü.

Birkaç aylık hava değişiminden sonra Üçüncü Ordu’nun redif Livalığına tayin edildi, bir süre ordu merkezi olan Manastır’da kaldı.

1873 yılında Yenipazar Tümeni kumandanlığına getirildi ve kendisine feriklik rütbesi verildi. Ardından İstanbul Merkez Kumandanlığına tayin edilen Osman Paşa, görevde kısa bir müddet kaldıktan sonra önce Arnavutluk’ta bulunan İşkodra kumandanlığına ve oradan da Bosna kumandanlığına gönderildi.

https://youtu.be/sQDNE3a58Sc?t=109

Bosna Valisi Derviş Paşa ile aralarının açılması üzerine 1875’te merkezi Erzurum olan dördüncü Ordu Erkânıharp Başkanlığı’na tayin edildiyse de Balkanlar’ın tam bir kargaşa içinde bulunması dolayısıyla aynı yıl Niş’e gönderildi.

Ardından da boşalan Vidin kumandanlığına getirildi.

Sırp Prensi Milan’ın 2 Temmuz 1876 da Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmesi esnasında Rus generallerinin kumanda ettiği Sırp ordusunu bozguna uğrattı.

Asıl şöhretini burada elde ettiği zaferlerle kazandı.

Kendisine ikinci rütbeden Mecidiye nişanı ile 1876’da müşirlik rütbesi verildi.

24 Nisan 1872de Ruslar Osmanlı Devletine harp ilân ettikleri sırada Osman Paşa Vidin’deki Garp Ordusu kuvvetleri kumandanlığında bulunuyordu.

Kendisine verilen emir üzerine Vidin’den 25.000 kişilik kolordusu ile 7 Temmuz 1877 tarihinde Plevne’ye ulaştı.

 Ruslar’ın buraya yönelik olarak 8 Temmuz 1877’de Alman asıllı General Schilder kumandasında başlattıkları saldırılara karşı koydu.

I. Plevne Muharebesi olarak tarihe geçen bu kanlı çatışma, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşlarında Ruslar’ın Rumeli cephesinde yedikleri ilk darbe oldu.

Takviye alan Rus kuvvetleri Plevne üzerine 18 Temmuz’da ikinci defa taarruzda bulundular.

Fakat yirmi altı saat süren bu savaşta gösterilen direniş ve karşı saldırı sonucu Ruslar bir defa daha hezimete uğradı.

Rumenler’in de savaşa katılmasını sağlayan Ruslar, 7-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen III. Plevne Muharebesi’nde de başarı kazanamadı.

Bu muzafferiyet üzerine Osman Paşa’ya gazilik unvanı verildi.

Birbiri ardınca başarısızlığa uğrayan Ruslar ise Plevne’yi 13 Eylül’de kuşatma altına aldılar.

Uzun süren bu kuşatma sırasında mühimmat ve yiyecek sıkıntısı çekmeye başlayan kale müdafileri huruç hareketinde bulunmaya karar verdi.

10 Aralık sabahı 40.000 neferden oluşan ordusunu iki kısma ayıran Osman Paşa, Vid suyunu geçmeye çalıştığı sırada Rus-Rumen topçularının ateşi sonucu bir şarapnel parçasıyla yaralandı.

Erkanıharp zabitlerinin yapılabilecek daha fazla bir şeyin olmadığını belirtmeleri üzerine de teslim olmak zorunda kaldı.

Bir süre Bugot, Bükreş, Harkof ve Rusya’da esaret hayatı yaşadı.

Rus çarı tarafından kendisine kahramanlığını takdir amacıyla çifte kartal nişanı verildi.

İstanbul’a dönüşü için II. Abdülhamit, Serasker Müşir Rauf Paşa’yı yaver-i ekremilik ve fevkalade büyükelçilik payeleriyle Petersburg’a gönderdi.

İçinde Osman Paşa’nın da bulunduğu heyetin İstanbul’a gelişi (12-13 Mart 1878) muhteşem bir törenle kutlandı.

Osman Paşa 14 Mart 1878 ‘de Hassa Ordusu müşavirliğine getirildi.

5 Kasım 1878 ‘de de Hassa müşirliği uhdesinde kalmak üzere Mabeyn müşiri oldu ve ölünceye kadar bu görevde kaldı: hatta ölümünden sonra dahi yerine başka bir tayin yapılmadı.

Bunun yanı sıra seraskerliğe getirildiyse de Doğu Rumeli’nin istilası üzerine savaş taraftarı olmakla itham edilerek bu vazifesinden azledildi.

Yaverlik unvanı, mefharet, birinci rütbeden Mecidi ve imtiyaz nişanlarına ilave olarak papa da dahil kendisini takdir eden yabancı devlet başkanları ve hükümdarlar tarafından birinci rütbeden nişanlarla mükafatlandırılan Osman Paşa, 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Ethem Paşa’dan harbe dair kesin bir cevap gelmemesi ve basında Yunanlılar’ın galibiyetinden bahsedilmesi üzerine 23 Nisan 1897’de başmüfettiş sıfatıyla hareketi yürütmek üzere savaş yerine gönderildi.

Askeri şahsiyeti yanında Gazi Osman Paşa saraydaki görevleri sırasında siyasi faaliyetlerde de bulundu.

İngilizler’in Osmanlı Devleti üzerinde uyguladıkları baskı politikasına karşı İstanbul’da bulunan Müslüman unsurlar arasında sağlam bir yer edinerek dini grupların birleşmesini sağladı. Hindistan, Mısır ve Arabistan’daki İngiliz karşıtı gruplarla da münasebette bulundu.

Yıldız Sarayı’nda ordunun ıslahını ele alan komisyon çalışmalarına katıldı.

Yapılacak ıslahat hareketinin Avrupa tesirinden uzak ve öz değerlere bağlı olması gerektiğini savunarak aksi fikirdeki ıslahat komisyonu kararlarına muhalefet etti.

Bu meseleden dolayı kendisiyle Sadrazam Hayreddin Paşa arasındaki siyasi mücadele Hayreddin Paşa’nın 16 Temmuz 1879’da görevinden istifa etmesiyle sonuçlandı. Muhaliflerinin fikir ve eğilimlerine şiddetle karşı çıkması aleyhinde birtakım ithamlara yol açtı.

gazi osman paşa ile ilgili görsel sonucu

Bu ithamları incelemek üzere padişahın emriyle kurulan komisyon iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu.

Sarayda bulunduğu süre içinde dış politika konularında Abdülhamit’i etkilemeye çalıştı.

4-5 Nisan 1900 Cuma gecesi vefat etti ve Fatih Sultan Mehmet Türbesi yanına gömüldü.

Osman Paşa iyi derecede Arapça, biraz da Farsça ve Fransızca biliyordu.

Ferik Neşet Paşa’nın kız kardeşi Zatıgül Hanım’la yaptığı evlilikten Nurettin, Kemalettin, Cemalettin ve Hüseyin Abdulkadir adlı dört çocuğu olmuştur.

Torunları halen İstanbul, Kahire ve Paris’te yaşamaktadır.

  1. Abdülhamit kendisini çok takdir ettiği için iki kızını Osman Paşa’nın iki oğluyla evlendirmiştir.

GAZİ OSMAN PAŞA

Müşir Gazi Osman Paşa

“Gazi”, “Plevne Kahramanı”

Doğum 1832, Tokat, Ölüm 5 Nisan 1900 (68 yaşında), İstanbul.

 Türbesi, Fatih Camii (41°01′10.5″K 28°57′02.4″D), Bağlılığı,  Osmanlı İmparatorluğu

Hizmet yılları  1852-1900[1].

Rütbesi      Müşir.

Savaşları/Çatışmaları 

Sinop Baskını

Çernaya Nehri Muharebesi

Plevne Savunması

Lofça Muharebesi

Osman Nuri Paşa (d. 1832, Tokat – ö. 5 Nisan 1900, İstanbul), Osmanlı Ordusu’nda askerlik görevi boyunca birçok savaşta başarılı sonuçlar almış,

Plevne Muharebelerindeki üstün savunmasının ardından Sultan II. Abdülhamit tarafından “Gazi” unvanına layık görülmüş, o günden bugüne Gazi Osman Paşa olarak da anılan Türk asker.

gazi osman paşa ile ilgili görsel sonucu

Hayatı

Yağcıoğulları ailesinin bir bireyi olarak 1832’de Tokat’ta doğan Osman Paşa, Beşiktaş’taki Askerî Rüştiye’de ve Kuleli Askerî İdadisi’nde okudu.

Kara Harp Okulu’nu yirmi yaşında ikincilikle bitirdi[2] ve Harp Akademisine girdi. Kırım Savaşı’nın çıkması üzerine Tuna cephesine gönderildi.

Burada dört yıl kalarak, teğmen rütbesine, savaşın sonunda ise yüzbaşı rütbesine terfi etti.

Askeri kariyeri

Miralay Osman Bey

Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Riyaseti’nde çalıştığı zamanlarda Osmanlı Devleti’nin nüfus sayımı ile kadastro usulünde haritasının çizilmesi kararlaştırıldığından, Bursa ilinden başlanması üzerine bu göreve askeri temsilci olarak tayin edildi.

1861 yılında Teselya’da, Yenişehir’de ve Cebel-i Lübnan’da görev aldı.

Girit İsyanı’nın başlaması üzerine Girit’e tayin edildi.

1866’da Girit’teki çalışmalarından dolayı Müşir Ömer Lütfi Paşa’nın takdirini kazanarak Miralay rütbesine terfi etti.

gazi osman paşa ile ilgili görsel sonucu

Kariyerinde yükselişi

Bir süre sonra Yemen’e gönderilen Osman Paşa buradaki görevlerinin ardından Paşa rütbesiyle 1875 yılında Rumeli’de bulunan 5. Ordu’ya bağlı Manastır Fırka Komutanlığı’na tayin edildi.

Buradaki başarılı çalışmalarından dolayı Ferik rütbesine terfi etti.

27 Haziran 1876 tarihinde Sırbistan Prensliği’nin, Osmanlı İmparatorluğu’na ültimatom vermesi sebebiyle başlayan 1876-1877 Osmanlı-Sırp Savaşı sırasında, Vidin Komutanlığı’na atandı.

Emrindeki birliklerle İzver tepelerini ve Zayçar kasabasını ele geçirdi.

Sırp Ordusu düzensiz bir şekilde geri çekilmeye başlayınca Belgrad yönünde harekâta devam etti.

Ancak Serasker’in emri üzerine durdu.

Plevne Savunması

 “Sen benim yüzümü ağarttın.

İki cihanda da yüzün ak olsun!”

—II. Abdülhamit’in Osman Paşa’nın Plevne Savunması için söylediği söz

gazi osman paşa ile ilgili görsel sonucu

En büyük başarısı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndaki Plevne Savunması oldu.[3]

145 günlük savunmadan sonra kuşatmayı yarmak amacıyla giriştiği huruç hareketi sırasında şehir çıkışında yaralandı ve esir düştü.

Rus Çarı II. Nikola bizatihi teselli etti.

Rus Çarı, onun esir düşmesine rağmen teslimiyet sembolü olan kılıcını almadı.

Müdafaa hattı stratejileriyle esir bulunduğu dönemde hem Rus Çarı, hem de dönemin komutanları tarafından örnek alındı.

Siper kazma yöntemini ilk bulan kişidir.

Bir süre Bugot, Bükreş, Harkof ve Saint Petersburg’da esaret hayatı yaşadı.

Rus Çarı tarafından kendisine kahramanlığını takdir amacıyla çifte kartal nişanı verildi.

Saray’daki Hizmetleri

Plevne Savunması’nda esir düşmesine rağmen gösterdiği başarı ve kahramanlık nedeniyle II. Abdülhamit tarafından 1876 yılında Gazi unvanı verilerek, Müşir rütbesine terfi ettirildi.

  1. Abdülhamit, Osman Paşa’nın İstanbul’a dönüşü için Serasker Müşir Rauf Paşa’yı “Yaver-i Ekrem ve Fevkalade Sefir-i Kebir” payeleriyle Sankt Peterburg’a (St. Petersburg)   gönderdi.

İstanbul’a gelişi (12-13 Mart 1878) muhteşem bir törenle kutlandı.[4]

İstanbul’a döner dönmez, 14 Mart 1878 tarihinde Hassa Müşirliğine getirildi.

Ölümünün sonuna kadar bu makamda kaldı.

1878-1880, 1880-1881, 1881-1885 yılları arasında olmak üzere üç dönem seraskerlik yaptı.[5]

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı’nda Osmanlı Ordusu kumandanı Ethem Paşa’dan harbe dair kesin bir cevap gelmemesi ve basında Yunan galibiyetinden bahsedilmesi üzerine 23 Nisan 1897 tarihinde başmüfettiş sıfatıyla hareketi yürütmek üzere savaş yerine gönderildi.

Hayatının son dönemlerinde Mabeyn Müşiri görevini de yürüttü.

Vefatı

5 Nisan 1900 tarihinde 68 yaşında vefat etti. Türbesi, onu çok seven ve saygı duyan Padişah II. Abdülhamit tarafından yaptırıldı.

Bugünkü istirahatgahı olan Fatih Camii avlusuna gömüldü.

Hatırası

Türkiye’de bazı illerde Gazi Osman Paşa hatırasına inşa edilmiş ya da ismi verilmiş yapıtlar bulunmaktadır.

Gaziosmanpaşa Üniversitesi, Gaziosmanpaşa Stadyumu bulunmaktadır.

Yine bunlarla birlikte Osman Paşa’nın hatırasını yaşatmak için ismi, İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesine, Tokat’ın Gaziosmanpaşa kasabasına, tek futbol takımı Gaziosmanpaşaspor’a ve birçok ilde sokak, cadde, bulvar, hastane, okul gibi yerlere verilmiştir.

Plevne Marşı

Ölümünün ardından Plevne Savunması’nda Osmanlı birliklerinin komutanlığını yapan Osman Paşa anısına “Plevne Marşı” bestelenmiştir.

PLEVNE MARŞI

 

Tuna nehri akmam diyor

Etrafımı yıkmam diyor

Şanı büyük Osman Paşa

Plevne’den çıkmam diyor

 

Düşman Tuna’yı atladı

Karakolları yokladı

Osman Paşa’nın kolunda

Beşbin top birden patladı

 

Kılıcımı vurdum taşa

Taş yarıldı baştanbaşa

Şanı büyük Osman Paşa

Askerinle binler yaşa.

gazi osman paşa ile ilgili görsel sonucu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s