JOHAN CRUYFF —– ALINTIDIR

 
 
 

Futbol asla sadece futbol değildir.

Arjantin’deki askeri cunta, kendisini başarılı göstermek için 1978 Dünya Kupası’nı kullanmak istedi. Amerikan PR şirketi Burson ve Marsteller’e ile anlaşarak geniş bir propaganda kampanyası başlattı.

Amaç, kupayı kazanmaktı. Johan Cruyff, askeri darbeyi protesto edip Arjantin’deki Dünya Kupası’na katılmayı reddetti.

Tavrı şaşırtıcı değildi; 1973’te de faşist Franco’ya karşı olduğu için şampiyon Real Madrid takımına değil, küme düşmemeye oynayan Barcelona’ya gitti.

Perşembe günü kaybettiğimiz Cruyff kimdi…

Hollanda, Amsterdam…
Johan Cruyff; 12 Nisan 1947’de doğdu.
Ailenin ikinci çocuğuydu; ilk çocuk ağabeyi Henny idi.

Babası, Hendrik Johannes Cruyff işçi kökenli manavdı.
Annesi, Petronella Bernarda ev kadınıydı.
12 yaşında babasını kaybetti.
Annesi dükkanı kapattı.

Evlerine yakın olan stadyumda temizlik görevlisiolarak iş buldu.

Yanında bazen oğlunu da götürüyordu.

Küçük Cruyff futbolcuların, kramponlarını temizliyor, saha çizgilerini kireçle çiziyordu.
Bir gün…

Ajax futbol takımı idman yaparken top Cruyff’un önüne düştü; ayağında sektirmeye başladı.

Topa dokunuş tekniği Ajax antrenörü Victor F. Buckingham’ın dikkatini çekti.

Tekniğini ve yeteneğini ilk keşfeden bu İngiliz futbol adamı oldu.
Cruyff okulu bıraktı; ve tüm gününü Ajax alt yapısında geçirdi.

Çok hızlıydı ve harika çalım atma yeteneğine sahipti ve oyun zekası mükemmeldi.

Ama çelimsizdi, kasları güçsüzdü.

Özel idman yaptırıldı.

Sol ayağını kullanmayı öğrettiler. Vs.
Tarih: 15 Kasım 1964.
17 yaşında, Ajax formasıyla ilk maçına çıktı; 3-1 yenildiler ama Ajax’ın tek golünü attı.
Bir yıl sonra Ajax ile sözleşme imzaladı ve profesyonel oldu.

Aylık maaşı 120 Gulden’di.
Fakat sorunlar vardı; 60 kiloydu ve günde kimi zaman 80 sigara içiyordu.
Onu keşfeden hocası, İngiltere’ye döndü.

Yeni teknik direktör; yıllarca Ajax’ta oynamış milli futbolcu Rinus Michels idi.

O da İngiliz Buckingham gibi “total futbol” sisteminden, yani “toplu hücum toplu müdafaadan” yanaydı. (Cruyff futbolculuğu ve teknik adamlığı döneminde hep bu futbol sistemini benimseyecekti; “tiki taka” sistemi!)
Bu modelin “beyni” Cruyff’tu; oyun kurucuydu; ve olağanüstü zarif tekniği vardı.

Spor yazarı David Miller’a göre, “futbolun Pisagor’u” idi. İlk sezonda oynadığı 23 maçta 25 gol attı; Ajax şampiyon oldu.
Bir sezon önce en kötü zamanını yaşayan Ajax, “total futbol” anlayışı ve 4-3-1-2 taktiğini uygulayarak; 1965-73 arası altı kez Hollanda Ligi, 1966-71 arası üç kez Hollanda Kupası şampiyonluğu kazandı.
1969’da İtalyan Milan’a karşı kaybedilen Şampiyon Kulüpler Kupası’nı 1971, 1972 ve 1973’te arka arkaya üç kez kazandılar.


İkinci sınıf futbol oynadığı söylenen Hollanda futbolu uykudan uyanıyordu.
Ajax ile birlikte Cruyff’un da yıldızı Avrupa’da parlamaya başlıyordu.
1971’de Avrupa’da yılın futbolcusu seçilen ilk Hollandalı oldu.

Ve tarihinde Hollanda’nın ilk kırmızı kartı olan futbolcu da o oydu! 68 Kuşağı’nın itirazcı ruhuna sahipti…
1970’te kasığından sakatlanıp bir süre 9 numaralı formasını giyemedi.

Sakatlıktan çıktıktan sonra ezeli rakipleri PSV karşılaşmasında yedekti; oyuna sonradan 14 nolu formayla girdi ve futbol hayatı boyunca 14 numarayı hiç değiştirmedi…


FAŞİST FRANCO’YA KARŞI

Cruyff, 1967 yılında aşık oldu.
Yaşamı boyunca eşi olacak Danny Coster, zengin bir ailenin kızıydı.

Miss Hollanda 1967 güzeliydi.
2 Aralık 1968’de evlendiler.
Üç çocukları oldu; kızları Susila ile Channal ve; (ileride Barcelona’da futbol oynayacak) oğulları Jordi doğdu.
Danny futbolla ilgiliydi; eşini çekip çeviren biriydi.

Menajeri gibiydi; futbol sözleşmelerine bile karışıp imza törenlerinde bulundu.

Bu nedenle Cruyff’un adı, “kılıbık” olarak yazıldı gazetelerde.
Cruyff’un “paragöz” olarak bilinmesinde eşinin rolü olduğu söyleniyordu.

O dönem için ilk kez yaşanan talepleri vardı; oynamadığı maçların parasını istiyordu. Röportaj isteyen gazetecilerden para talep ediyordu.
Yıl, 1973…
Cruyff dünya transfer rekoru kırarak 2 milyon dolara Barcelona’ya gitti.

Ajax Başkanı onu Real Madrid’e satmak istedi ama faşist diktatör Franco’yu sevmediği için daha fazla para vermelerine rağmen Real Madrid’e gitmedi.

Yıllar sonra “bu bir meydan okumaydı” diyecekti.
Bu aynı zamanda futbol kariyerini de zora sokabilirdi; çünkü, transfer olduğu yıl Barcelona ligi alt sıralarda bitirmişti.
Barcelona’yı çalıştıran eski hocası Rinus Michels ile Barcelona’da futbol devrimi yapacaklarına inanıyorlardı.

(Ajax gibi Barcelona’da da başarı olan teknik direktör Michels, futbolculuğu günlerinden beri “kitap kurdu” idi ve tüm futbolcularına kitap okuma şartı koşuyordu!

Cruyff’un siyasal kültürü buradan geliyordu.)
Ajax’taki “top bizde olduğu sürece rakip gol atamaz” futbol felsefesini Barcelona’ya uygulatacaklardı.
Ve…

O sezon Cruyfflu Barcelona, Real Madrid’i kendi sahası Bernabeu’da 5-0 yenip, şampiyon olarak faşist Franco’ya tarihinin en büyük futbol mağlubiyetini yaşattı.

Katalanlar; faşist rejimin Franco’nun ölümüyle değil, Barcelona’nın Cruyff önderliğinde Real Madrid’i yenmesiyle bittiğini söyler!
Cruyff, Barcelona’da Katalanların ulusal kahramanı haline geldi.

“El Salvador (Kurtarıcı)” adını verdiler.
Cruyff da, Katalanları seviyordu.

1974 yılında Barcelona’da doğan oğluna; -Franco’nun yasağına rağmen- Katalan milliyetçilerinin simgesi Katalonya koruyucu azizinin adını verdi; “Jordi.”

Yıllar sonra 2006’da Katalonya hükümeti Cruyff’a Aziz Jordi haçı verdi.

Peki…

Cruyff tanrıya inanıyor muydu?

Şöyle dedi bir röportajında: “Tanrıya inanmam; İspanya’da 22 futbolcu da istavroz çıkarır, eğer bir faydası olsaydı bütün maçların berabere bitmesi gerekirdi!..”


ALMAN GAZETESiNiN 
AHLAKSIZLIĞI

Dün­ya­da, Hol­lan­da-Cruyff fut­bo­lu rüz­ga­rı esi­yor­du.
Yıl, 1974…
Hol­lan­da; II. Dün­ya Sa­va­şı­’n­dan son­ra ilk kez dün­ya şam­pi­yo­na­sı­na ka­tıl­dı.
Uru­gu­ay, Bul­ga­ris­tan ve İs­ve­ç’­i ge­çip gol ye­me­den grup li­de­ri ol­du.

İkin­ci tur grup maç­la­rın­da Ar­jan­tin, Do­ğu Al­man­ya ve Bre­zil­ya­’yı ye­ne­rek fi­na­le yük­sel­di. Mü­ni­h’­te oy­na­nan fi­nal ma­çın­da Ba­tı Al­man­ya­’ya 2-1 kay­bet­ti­ler.

Tur­nu­va­da üç gol atan Cruyff dün­ya ku­pa­sı­nın fut­bol­cu­su se­çil­di.

La­ka­bı ar­tık “Sa­rı Fa­re­” idi.
Cruyf­f’­un li­der­li­ğin­de Hol­lan­da, fut­bo­la ge­tir­di­ği dev­rim sis­te­miy­le gö­nül­le­re taht kur­du. Ko­lek­tif oyu­nun prim sis­te­mi­ne de eşit­lik ge­tir­di­ler.

Ör­ne­ğin…
Hol­lan­da­’da bir ban­ka, gol atan her fut­bol­cu­nun he­sa­bı­na he­men 10 bin li­ra ya­tı­rı­la­ca­ğı­nı açık­la­yın­ca “i­ki asi­”; Cruyff ve tek­nik di­rek­tör Mic­hels bu­na kar­şı çık­tı:

“Biz bu oyu­nu 11 ki­şi oy­nu­yo­ruz, o yüz­den tek bir ki­şi­ye de­ğil, her go­le her­ke­se eşit ola­rak pa­ra ya­tı­ra­cak­sa ya­tır­sın­lar, yok­sa hiç zah­met et­me­sin­ler!”
Dün­ya­nın o gü­ne ka­dar gör­dü­ğü ta­kım­la­ra ben­ze­mi­yor­lar­dı.

Si­ga­ra- iç­ki içi­yor; cin­sel ha­yat­la­rı­nı ta­kım dok­to­ru Dr. Fritz dü­zen­li­yor­du ve maç­la­ra Tom Jo­nes, Rol­ling Sto­nes plak­la­rı din­le­ye­rek ha­zır­la­nı­yor­lar­dı.
Bu ha­yat ki­mi kur­naz­la­ra koz ver­di.
Fi­nal ma­çın­da Cruyf­f’­un et­ki­siz ol­ma­sı­nı Henny, kar­de­şi­nin maç­tan ön­ce­ki ge­ce hiç uyu­ma­dı­ğı­nı söy­le­di.

Bu­nun ne­de­ni Al­man Bild ga­ze­te­sin­de çı­kan“C­ruyff, Şam­pan­ya ve Çıp­lak Kız­la­r” isim­li as­pa­ra­gas ha­ber­di.

Hol­lan­da­lı oyun­cu­la­rın ha­vuz ba­şın­da çıp­lak kız­lar­la par­ti yap­tı­ğı­nı id­di­a eden ha­ber­den son­ra eşi Danny, Cruyf­f’­u ara­yıp he­men bo­şa­na­ca­ğı­nı söy­le­miş ve Cruyff, ai­le­si­ni kay­bet­me kor­ku­suy­la ağ­la­ma kriz­le­ri­ne gi­re­rek ha­be­rin ya­lan ol­du­ğu­na ik­na et­me­ye ça­lış­mış­tı.

Cruyf­f’­un Dann­y’­e dil dök­tü­ğü te­le­fon ko­nuş­ma­la­rı­nın fa­tu­ra­sı için fe­de­ras­yon ote­le 10 bin mark öde­ye­cek­ti!
Al­man­lar, Hol­lan­da­’yı yen­me­yi “ba­şar­mış­tı!”
Hol­lan­da­lı fut­bol­cu Wil­lem van Ha­ne­gem ma­çı göz­yaş­la­rı için­de terk ede­cek­ti; ba­ba­sı­nı II. Dün­ya Sa­va­şı­’n­da Na­zi­ler öl­dür­müş­tü…
Yıl­lar son­ra 2008’de FI­FA es­ki Baş­ka­nı Jo­ao Ha­ve­lan­ge, oto­ri­te­le­rin ev sa­hi­bi Ba­tı Al­man­ya­’yı şam­pi­yon yap­mak için ön­ce­den her şe­yi ha­zır­la­dık­la­rı­nı açık­la­dı!
Fut­bol as­la sa­de­ce fut­bol de­ğil­di…


Dört yıl son­ra…
Ar­jan­ti­n’­de­ki Dün­ya Ku­pa­sı­’na Hol­lan­da önem­li bir yıl­dı­zın­dan yok­sun git­ti.
Grup maç­la­rın­da oy­na­yan Cruyff, Ar­jan­ti­n’­e git­me­ye­ce­ği­ni açık­la­dı. Sa­de­ce Hol­lan­da­lı­lar de­ğil, tüm fut­bol­se­ver­ler şo­ke ol­du.
Ar­jan­ti­n’­de as­ker­ler, halk­çı Pe­ro­n’­u as­ke­ri dar­bey­le yık­tı.

Sağ­cı cun­ta, ken­di­si­ni ba­şa­rı­lı gös­ter­mek için 1978 Dün­ya Ku­pa­sı­’nı kul­lan­mak is­te­di.

Ame­ri­kan PR şir­ke­ti Bur­son ve Mars­tel­le­r’­e ile an­la­şa­rak ge­niş bir pro­pa­gan­da kam­pan­ya­sı baş­lat­tı.

Amaç, ku­pa­yı ka­zan­mak­tı.
Ga­ze­te­ler, Cruyf­f’­un Ar­jan­ti­n’­e git­me­me ne­de­ni ola­rak, as­ke­ri dar­be­yi pro­tes­to et­ti­ği­ni yaz­dı.
Yıl­lar son­ra 2008 yı­lın­da Cruyff, Bar­ce­lo­na­’da­ki ev­le­ri­ne si­lah­lı ki­şi­le­rin gel­di­ği­ni ve Dün­ya Ku­pa­sı­’na git­me­me­si için teh­dit edil­di­ği­ni söy­le­di.
Ve… “Ta­kı­mın bey­ni­” Cruyf­f’­suz Hol­lan­da, fi­nal ma­çın­da uzat­ma­lar­da ye­di­ği iki gol­le 3-1 Ar­jan­ti­n’­e kay­bet­ti!
As­ke­ri dar­be ka­zan­mış­tı!..
Ama asıl ka­za­nan ise; ge­le­ce­ği gö­ren Cruyf­f’­tu; “ko­nu man­ke­ni­” ol­ma­yı ka­bul et­me­miş­ti.


NARGiLE HEDiYE
EDEN TÜRK SANATÇISI

Yıl, 1975…
Arjantin’in yıldız futbolcusu Jorge Valdano 19 yaşındaydı ve İspanya Deportivo takımında oynuyordu.

Bir gün…
Barcelona ile karşılaştılar.

Hayran hayran Cruyff’un takım üzerindeki hakimiyetini, takımı yönlendirmesini seyretti.

Seyirciler gibi hakemler de Cruyff’un etkisindeydi.

Bu nedenle Cruyff hakemi bile azarlamaktaydı.
Valdano anılarında yazdığına göre dayanamayıp bir pozisyondan sonra Cruyff’un yanına gitti; “düdüğü sen al, maçı sen yönet bari” dedi…
Cruyff başını çevirip Valdano’ya şöyle bir tepeden baktı; “Kaç yaşındasın?” diye sordu. “19” yanıtını alınca Cruyff, şöyle dedi: “İnsan 19 yaşındayken Cruyff’a ‘siz’ der!”


Yıllar sonra…
Barcelona Başkanı J. Lluis Nunez’e kulübün (bugünün yıldız futbolcularını yetiştiren) efsane alt yapısı La Masia’yı kurdurmaya ikna için, ‘’Buraya gelen çocuklar aynı zamanda iyi bir eğitim de almalı’’ demesi tesadüf değildi.
Barcelona’dan sonra 1979-81 yılları arasında ABD’de futbol oynayıp tekrar Ajax’a dönüp 1982 ve 83 yılında iki lig şampiyonluğu yaşadı.

Ajax’a kızıp ezeli rakip Feyenoord’a gitti ve bu takımı -10 yıl sonra- 1984’te şampiyon yaptı. Aynı yıl, futbolu bıraktı.

Bu yıldan sonra (üç sezon) Ajax ve (sekiz sezon) Barcelona teknik direktörlüğü yaptı. Hayatının sonuna kadar elini iki kulüpten hiç çekmedi.

Teknik direktör olarak her iki takımda lig ve Avrupa şampiyonlukları kazandı.

“Rüya takım” Barcelona’nın temelini attı.

Görevden ayrıldıktan sonra Barcelona onursal başkanı seçildi.
O futbolun dahisiydi…
Futbolcularına nasıl nefes alacaklarını öğretmek için idmana opera sanatçısı getirtmişti.
Öğrencisi Pep Guardiola Barcelona’da nasıl başarılı olduğunu şöyle açıkladı: “Ben sadece Cruyff’tan öğrendiklerimi aşılamaya çalıştım.”
Cruyff’tan bildiklerini, tecrübelerini aktarmak için -22 ülkede- 1997’de Cruyff Vakfı kurdu. Adına Hollanda’da; kolej, enstitü, üniversite kuruldu.
Hakkında kitaplar yazıldı.

Belgeseller-filmler yapıldı.

Adına şarkılar yapıldı. (Cruyff, 1969’da plak ve 1994’te single çıkardı.)
1999’da yüzyılın futbolcusu seçildi.
Kalp ameliyatı geçirdi.

Sigarayı bıraktı.

Sigara karşıtı kampanyalarda görev aldı.

(Türkücü Ahmet Sezgin, 1973’te Cruyff’a nargile hediye etmişti.)
Sonuçta…
Cruyff 24 Mart 2016’da, Barselona’da akciğer kanserinden öldü.
1994 yılında şampiyonlar ligi maçı oynamak için Barcelona başında İstanbul’a geldiğinde, gazetecilerin “Türk futbolcular arasında Avrupa’da oynayacak bir futbolcu var mı” soruna, “Burayı Avrupa sanıyordum” yanıtını vererek ders vermesi unutulmazdı.
Toprağı bol olsun…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s