SINAKLAR —— ALINTIDIR

SINAKLAR

 

Sınak ya da SINAĞ adı ile bilinen olay Anadolu’nun birçok yöresinde SANAKA olarak bilinir.

Sınama-deneme sonucu uğurlu veya uğursuz gelen olaylar, sınama-deneme yolu ile şifalı gelen olaylar veya ilaçlar, Sınama-deneme yolu ile şans getiren olaylara genellikle SINAK denir.

Uzun yıllar boyu gözlenen denemelere, sınamalara dayanır.

Bilinen önemli SINAK (Sanaka)ları yazmaya çalışacağım.

 

 

SABIR (SAVIR)

Terekeme lehçesinde sözcüğün ortasında bulunan –b- harfi –v- olarak okunur.

 Sabun-Savın, Yaba-Yava, Haber-Ğever, Kabul, Kavıl gibi…

Hapşırığa sabır denilir.

Hapşırığın tek ya da çift olmasına göre uğurlu veya uğursuzluk tahmini yapılır.

Her ailenin savırı farklıdır.

Öyle ki tek ya da çift sabır geldi diye o gün yolculuğu çıkmayan, iş tutmayan aileler bile vardır.

Rahmetli ninem bizim aileye tak sabır düştüğünü söylerdi.

Niyeti alınan bir işte tek sabır gelirse iş başarılı olur, çift sabır gelirse o iş olmayacak demektir.

Grip durumunda nasıl değerlendirilirdi acaba?

Bir konu anlatılırken orada bulunanlardan biri hapşırırsa, konuyu anlatan, işte sabır da geldi.

Bu kadar gerçek diyerek, kendi anlatımının gerçek olduğunu, belirtmeye çalışır.

 

GÖZ SEĞİRMESİ

 

Gözün seyrimesi (seğrimesi) uğursuzluk sayılır, kötü bir haberin geleceği umulur.

O gün meydana gelecek tüm olumsuzluklar bu seğirme ile yorumlanır.

 

GÖZÜN YOL ÇEKMESİ (DALMASI)

 

Göz bir noktaya odaklanırsa, bir noktaya bakarsa, Gözüm yol çekiyor” denilir.

Gözün dalması (yol çekmesi) misafirin gelmesine dalalettir.

O gün uzak yoldan bir misafir gelecektir demektir.

 

KULAK ÇINLAMASI

 

Birisi tarafından anıldığına işaret sayılır.

 

HIÇKIRIK TUTMA

Birisi anılırken “Hıçkırık tutsun Ali…” gibi mesaj gönderilir…

Adı anılan kişi nerede olursa olsun hıçkırık tutar.

Hıçkırık tutan kişi kendisini birisinin andığını anlayarak sevdiği kişilerin isimlerini söylemeğe başlar.

Anan kişinin adını bulursa hıçkırık hemen geçer.

 

AVUÇ İÇİNİN KAŞINMASI

Avucun içi kaşınırsa, para ya da bir hediye geleceğine inanılır.

 

AYAK ALTININ KAŞINMASI

Ayak altı kaşınırsa çok yakın akrabalardan birinin doğum yaptığına inanılır.

 

DOLU YAĞARSA

Dolu yağmaya başlarsa dolunun geçmesi için anasının ilki olan kişi (ilk doğan) dolu parçasından birini dişleyerek üç kez:

Anamın ilkiyem-Gara tülküyem (Tilki) derse dolu yağmaz olur.

Dolu yağdığında sapılca (Tava)’nın arkasına tuz dökülerek dolunun altına tutulursa dolu yağması durur.

Dolu yağdığında biri ezan okursa, dolu keser.

Müslüman köyüne dolu yağmaz, ezan okununca, Allah, oranın Müslüman köyü olduğunu duyar ve hemen doluyu keser.

Bizim köy Müslüman köyü olduğu halde, her dolu yağdığında onlarca kişi ezan okuduğu halde dolu yine yağmaya devam eder ekinlerimizi mahvederdi.

Rahmetli babam bu sınak işine çok kızarak derdi ki.

Her şeye Kadir olan Allah, bizim köyü bilmiyor da, Feyzullah’ın ezanıyla mı bilecek?

 

NAZAR DEĞMESİ

Nazar değmesine karşı birçok sınak vardır,

-Nazarı değecek kişi karşıda görülürse, (Genellikle gök gözlü, seyrek dişli ve seyrek sakallı, Çocuksuz kadın) Kişi .ötünü kaşıyarak, gözün .ötüme, gözün .ötüme diyerek yere tükürür.

-Nazara karşı gök boncuk, Yedi delikli boncuk, kartal cırnağı, devetüyü, tavuk lades kemiği, kurt aşığı, it boku, sarımsak ve nazarlık duası sağ omuza asılır,

-Evlere nazar değmesin diye kapıya at nalı çakılır.

Evin çelenine (çelengisine), Koçbaşı=Köpek veya at kafatası asılır.

Kurban kanıyla Kapıya Maşallah yazılır.

-Hayvanlara nazar değmesin diye: Boynuzlarına gök boncuk bağlanır.

Pelit ağacından dağdağan asılır.

Atların döşüne (göğsüne) gök boncuklu ayna asılır.

İt boku asılır, leylek boku asılır.

Kuzuların boynuna porsuk derisi asılır.

 

KURT BÜZÜĞÜ-KURT AŞIĞI

Çok şanslı olan, sevilen, gittiği dairede işini gören, ticarette şanslı olanlar için derler ki “adamın üstünde kurt büzüğü var” Kurdun büzüğü (Anüsü) Yuvarlakça oyulup çıkarılır, kurutulup muska şeklinde kişinin cebine ya da omuzuna asılırsa o kişi çok şanslı olur.

Kurt’un arka bacağından çıkarılan aşık kemiği delinerek çocuğun omuzuna dikilirse o çocuğa nazar değmez.

Her köpek kurt boğamaz.

Kurt boğan köpekler çok kıymetli sayılır.

Eğer bir kimsenin köpekleri kurt boğmuşsa o kişi çok onurlanır.

Derhal bir koç keser kuyruğunu köpeklere yedirir.

Komşuları davet eder mevlit okutur.

Köpeklere kuyruk verilmezse kurdun derisinden geçen zehirin köpekleri zayıflatacağına, öldüreceğine inanılır.

Kurt boğan köpeğin soyundan damızlık almakta önemli sayılır.

 

T İ L K İ

Yolculuk esnasında yolun kenarında tilki görülürse bu uğur sayılır.

Ezan okunduğunda tilki durup ezanı sonuna kadar dinlediği için imanlı sayılır.

Uğurlu sayıldığı için kolay kolay öldürülmez.

Rahmetli babam bir kış gecesi ahıra mala bakmaya gider.

Danalığa (ahıra) girince bir tilkinin buhari (Ocak)’ye girdiğini görür.

Sopayla öldürür.

Eğer gitmeseydim sabaha kadar ahırdaki tavukların tümünü boğardı diyordu.

Özellikle kışın aç kalınca ahırlara, komlara girmek zorunda kalan tilki çoğunlukla bu hatasını canıyla öderdi.

 

KULAĞA GİREN

Kıskaç, Çatal avrat adlarıyla da bilinen kuyruğu çatal olan böcek mundar sayılırdı.

Kap kaçakta görülürse o kap kaçak mundar sayılır, kumla sürtülerek kırklanırdı.

Kulağa giren kulak böcüsünün hayiz (Aybaşı-Regil) gördüğü bunun için pis olduğu söylenirdi.

 

AY SALAVATI

Yeni ay görüldüğünde (İlk hilal) aya dönülerek salavatı şerif okunarak dilek tutulur.

Sıtkı yürekle tutulan dilekler gerçekleşir.

 

DURULAMA

Herhangi bir nedenle bir tencere veya kap mundar olursa, it yalarsa, sıçan düşerse, kulağa giren düşerse ya da bir pislenme olursa o kap-kacak kumla sürtülerek yıkanır.

Kırk kez İhlas (kulhüvallahi) suresi okunarak durulanır.

Buna kırklama denilir.

 

ÇİMDİRİLEN ÇOCUĞUN DURULANMASI

Çocuk iyice yıkandıktan sonra sabunsuz olarak başından aşağı su dökerek durulanır.

Durulanırken şunlar söylenir:

Ağırrığın, uğurruğun dağlara daşdara…

Göğde uçan kuşlara, çayda çimen gızlara…

Ağırrığın, uğurruğun çaylara…

Sellere…

 

UYKULUK

Kadının biri komşu ziyaretine gittiğinde o evde kundakta bebek varsa, evden ayrılırken üstündeki giysiden bir parça yırtarak çocuğa uykuluk verir.

O parça çocuğun yastığının altına koyulur.

Yoksulluk halkı perişan ettiği için, hemen hemen herkes yamalı giydiği için eski giysilerin yırtılması kolaymış galiba…

 

IRAK BURDAN (BURALARDAN UZAK OLSUN)

Kötü bir olaydan, kazadan ya da hastalıktan bahsederken konuyu anlatan kişi elini bulunduğu yere (Masa, sandalye vb) vurarak.

Şeytanın kulağına kurşun!

Irak buralardan diyerek söze başlar.

Bu Şaman inancının hala Türklerde çok belirgin bir şekilde yaşadığının kanıtıdır.

El tıkılatmanın amacı şudur: Söylenen kötü şeyi, kötü ruh duyup başkalarına götürmesin.

Kulağına kurşun deyimi de, kötü şeytan sağır olsun duymasın, anlamına gelir.

 

Muzaffer Kılıç

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s