SANAT EĞİTİMİNİN GEREKLİLİĞİ —– ALINTIDIR

SANAT EĞİTİMİNİN GEREKLİLİĞİ

 

 

Sanat eğitimi, insanın kendisini en güzel ifadesi ve gerçekleştirmesidir.

Salt görsel ve yoğrumsal sanatlar eğitimi değil, tüm ifade tarzlarını kapsar.

(Müzik, Yazın, Drama, Dans, Tiyatro, Fotoğraf.)

Moissej Kagan’ın “Sanat bilincin bütün mekanizmalarının açılıp çalışmasını sağlar” sözü ne kadar da anlamlıdır.

Sanat eğitimi okul öncesi, okul dönemi ve okul sonrasını da kapsayan aşamalı bir süreçtir.

sanat eğitiminin gerekliliği ile ilgili görsel sonucu

Bu sürecin ilk basamaklarından (okul öncesinde) başlayarak çocuk sanatsal yaratıcı

Görsel sanatlar derslerinden, İlköğretimdeki sadece bir dersten size bir bölümünü aktarırken sanat eğitiminin ne kadar kapsamlı bir alan olduğunu düşüneceksiniz.

Öğrencilerimiz algılama, düşünme, görsel, işitsel ve dokunsal eylemlerinin de katıldığı süreç içinde; dersimizde önce verilen konuyla ilgili beyin fırtınası ile etkinliğe başlar, hayal eder, düşünür, araştırır, kişiselleştirir, hayallerini, zihninde resmeder, konu hakkında düşüncelerini sınıfça sözel olarak paylaşır, dramatize eder, gerekirse yazıya döker, şiirsel evrene dalıp, müziğin ritmiyle dolabilir.

Konuyla ilgili taslak ve eskizini çizer, devamında temayı 2 ya da 3 boyutlu görsel sanat çalışmasına dönüştürür.

Süreç bununla da bitmez.

 Ortaya çıkarılan ürünler üzerine paylaşımlar, eleştiriler ve farklı değerlendirme etkinlikleri yapılır.

Çalıştığı masayı düzenler son olarak farklı temaya uygun sergileme ve kurgulama kullanarak çalışmalar sergilenir.

Bu disiplinli aynı zamanda eğlenceli yaratıcı ve eğitsel süreçte görsel sanatın tutkulu dünyasında küçük ama kocaman yürekleriyle yaşamlarının en büyük adımlarını atarken görsel sanatlara ilişkin temel sanat bilgilerini de kazanırlar.

Demek ki sanat eğitimi dersleri bu derslere salt resim çizmek gibi sığ mantıkla bakanların düşündüğü gibi değil.

Böylesi anlamlı ve ciddi bir süreç gerektiren bu eğitimin önemini ve gerekliliğini yadsıyabilir miyiz?

Mezun ettiğim öğrencilerimin birçoğuyla iletişimimi koparmadım, birçoğu da bana ulaştılar.

İçlerinde yeterli düzeyde tanıyabildiklerim var.

Onları izlediğimde iyi bir sanat eğitimi alabilmiş ve bunu yetişkin hayatlarında da sürdürenlerin farklılığını anlarım.

Onların ne kadar AYDIN BİR KİŞİ olduklarını gördüğümde çok mutlu olurum.

Aydın bir kişi demekle ne demek istedim. Şöyle ki:

Çağdaş bir dünya görüşüne sahip, çevresine uyumlu, ama gerektiğinde sorgulayabilen, dengeli, yaratıcı, özgüveni gelişmiş, sanatı yaşantısına katan, yaşadığı çevreyi güzelleştirme sorumluluğu duyan, görgü kurallarını bilen, estetik duyarlılığa sahip ve dünya sanat tarihine dair birikimleri olan, ulusun ve insanlığın sanat değerlerini koruyan yetişkinler diyebilirim.

İşte böylesi bir kişi yapısı için gereklidir sanat eğitimi.

İşte böyle bir yetişkin olarak gördüğüm, Resim, Sanat Tarihi derslerine girdiğim, aynı zamanda yetişkinliğinde de sanatı izleyen ve okuyan bir öğrencimin panele gelmeden önce “neden sanat eğitimi” diye sorduğumda verdiği yanıt:

“Sanat eğitimi dünyaya 3. bir gözle nasıl bakılabileceğini öğretir, sizi sıradan kılmaz, algılarınızı geliştirir ve en önemlisi de sizi yaratıcılık yetilerinizin keşfine sürükleyen eğlenceli bir serüvene çıkarır ve bu düş hayat boyu sürer, saygılarımla dilim döndüğümce.” diye bitirmiş sanatçı.

Gerçekten de doğru bir sanat eğitimi almış, estetik kaygıları gelişmiş bir kişi canlı ve cansız hiç bir şeye kolay kolay zarar veremez.

Özellikle ülkemizde ve dünyada bu yapıya ne kadar gereksinim var değil mi?

Herbert Read de böyle düşünüyor.

Diyor ki: “Birey sanatı kavrayış tarzına göre bir yaşam şekli geliştirecektir.

Gerek mesleğinde gerek mesleği dışındaki eylemlerinde bu anlayışın izlerine rastlanacak ve öncelikle kendi için daha sonra da çevresi için daha anlamlı daha yoğun daha mutluluk verici bir yaşam ortamı yaratabilecektir”.

Tarihte kalabilmenin, uygar bir toplumda yaşayabilmenin koşulu sanat, kültür olduğuna göre bu bağlamda sanat eğitiminin ne kadar önemli olduğunu kabul etmek gerekir.

Bir başka açıdan da bakabiliriz sanat eğitiminin gerekliliğine…

Yale Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri bir tanıyı doğrulayan ayrıntıları sık sık kaçırıyorlarmış.

Bu öğrencilere Güzel Sanatlar dersi verilmeye başlanmış.

Sonuçta bu dersi alan öğrencilerin tanı yetilerinin geliştiği görülmüş.

Ayrıca sanata duyarlı olan meslek sahibi kişiler kendi mesleklerinde de daha başarılı oluyorlar.

Bunun örneklerini hepiniz rastlamışsınızdır.

Doktor Şair Ceyhun Atuf Kansu.

Geçenlerde İstanbul’a gelerek grubuyla saksafon çalan ünlü yönetmen Woody Allen.

Günümüzde uygarlığı, bilginin internetten çağrılması olduğunu, uygarlığın salt bilim ve teknolojiden geçtiğini düşünenlerin sayısı çok.

Oysa ki bilim ve teknoloji sanatla kaynaşırsa anlamlı olur.

Bu da ancak ve ancak sanat eğimiyle gerçekleşir.

Gördüğümüz gibi sanat eğitiminin gerekliliği her konuda karşımıza çıkıyor.

Hele günümüz popüler kültürü sanat eğitiminin gerekliliğini daha çok artırıyor.

Şöyle ki ülkemizde ve dünyada insanlar görsel, sessel, düşünsel bombardımanla baş başalar…

Ülkemizde sanatçı diye topluma dayatılan popüler eğlendiricilerin, mafya babalarına övgüler düzen dizilerimizin, sanatı programlarına almayan siyasilerimizin, argo ve bozuk Türkçeleriyle ortalıkta cirit atan spikerlerin, filmlerin, yayınların kol gezdiği bir ortamda gerçek bir sanat eğitimine ne kadar gereksinim var değil mi?

Bu cinneti tersine çevirmenin yollarından en önemlisi okul öncesinden başlayarak yetişkinliğe hatta sonrasında dahi verilen sanat eğitimidir.

Hacettepe Üniversitesi Seramik Bölümü hocalarından Candan Terwiel panel için bana bu düşüncemi pekiştiren bir yazı göndermiş.

Diyor ki; Okul öncesinden el ayak tutmayan döneme kadar sanat eğitimi insana fayda sağlayabilir.

Temel sonuç insanın yaptıklarından (ürettikleri) ya da yapılmış olanlardan haz alarak kendini zengin hissetmesidir ve bu durum her yaş için geçerlidir.

Hollanda da bu konu özellikle yaşlılar için de bir programla verilebilmektedir.

Tıpkı okul öncesinde olduğu gibi.

Aynı önceliğe Nazan İpşiroğlu da değinmiş, bana gönderdiği yazıda.

Değerli sanat tarihçi ve aynı zamanda sanatların sınırlar aşırılığı ve sanatlar arası etkileşim, özellikle Resim-Müzik etkileşimi üzerinde çalışan, müzisyen, yazarımız şöyle düşünüyor.

“Sanat eğitimi düşünmeyi öğretmenin ilk adımıdır ve okul öncesinden başlaması çok önemlidir.

Çocuk büyüdükçe yaşına göre seçilecek yapıtlar onun kişiliğinin gelişmesinde de etkili olacaktır.

Sanatın her dalı için bu geçerlidir.”

Yaratıcı drama bilim uzmanı, Umut Özgün Tezbaşaran sizler için sanat eğitiminin gerekliliğini şöyle belirtti;

Görmek, duymak, dokunmak, farklı düşünmek, duyumsamak ve yaşamak için sanat. Göstermek, dokundurmak, farklı düşündürmek, duyumsatmak ve yaşatmak için sanat eğitimi.”

Çok değerli sanat eğitimci Sonja Böhlander Tanrısever de panel için şu iletiyi göndermiş:

“Sanat, somuttan soyuta doğru yol alan bir serüven olarak, yaşamda algılanılanların dışa vurumu için olağanüstü etkin bir araçtır.

Sanat eğitimi de, özellikle kişiliklerin büyük bölümünün okul öncesi çağında, çocuklarda en temel gereksinim olan özgüven duygularının gelişimi için vazgeçilmez önemde bir kaynak sağlar.

Ezbercilik ve kalıpçılıktan uzak, çağdaş ve yenilikçi bir sanat eğitiminin sunduğu ufuklar sayesinde kişi, birey olarak kendine özgü bir dil oluşturma imkânlarına erişebilir.

Sanat eğitiminde ön plandaki hedef; sanatçılar yetiştirmek değildir.

Çocuklar, zaten olağanüstü doğal bir yaratıcılık potansiyeline sahiptirler.

Bizim yetişkinler olarak onu bastırmamamız, şablonlarla yok etmememiz gerekir.

Sonuç olarak sanat eğitimi insanı insan yapan özellikler kapsamına giren ve yaygın olarak sanıldığından çok fazla ilgili alanlarıyla direkt bağlantılıdır.

Prof. Dr. Serap Etike, “Sanat eğitimi insanı aklı ve duyguları ile bir bütün olarak eğitip geliştiren ve de uygar insanı yetiştiren bir eğitim alanıdır” diye belirtti.

İlgili resim

Değerli sanat eğitimcisi Şahika Özünel de sizler için: “Sanat güzeli arama çabasıdır, güzel barış demektir, sevgi demektir, küçük yaşta bunları öğrenmek için sanat eğitimi gerekir” dedi.

Gazi üniversitesinden Olcay Boratav ise “Sanat eğitimi ile öğrencilerin düşünce yeteneklerini geliştirmek, bilgilerini özgün tasarımlarında ve yaratımlarında, teknoloji ile bağdaştırmalarını sağlamak ve bunları çağdaş boyuta taşıyabilmelerine zemin hazırlayabilmektir” dedi.

Okulumuzun küçük ressamlarından Ezgi Ercan’ın eğitimci olan annesine sordum, neden sanat eğitimi diye ve şu yanıtı aldım.

”Bakmak ile görmek arasındaki farkı fark ettirebilmek için.

Fark ettirebildiklerimize bu hazzı yaşatabilmek ve yaşayabilmek için.”

SEDER (Sanat Eğitimcileri Derneği) Başkanı Prof. Dr. İnci San’ın dediğine bir bakalım.

”Kendine güvenli, bağımsız ve yeteneklerini sonuna dek kullanabilen, kendisiyle birlikte çevresini de yönlendirebilen, çevreye, topluma saygı ve sorumluluk duyan coşkulu fakat dengeli, akıllı ve duyarlı insanlar kazandırmaktır sanat eğitiminin amacı.”

Psikolog, sanatçı Dr. Hakkı Engin Giderer’in bu konudaki görüşlerine bir bakalım.

”Sanat eğitimi, şüphesiz çocukla sanat arasındaki bağlantıyı kurar, onun kendisi ve diğer insanlarla olan ilişkisini güçlendirir.

Okullarda çocuklara öğrettiğimiz ve çok önemsediğimiz Matematik, Türkçe, Geometri,  Biyoloji, Beden Eğitimi dersleri sanatın, sanatsal yaratıcılığın içindedir.

Resmin içinde Matematik, Geometri, doğaya olan merakımız vardır.

Müziğin içinde Matematik başköşededir.

Dansın içinde Matematik, Geometri, Beden Eğitimi diğer sanatlara eşlik eder.

Dans ve Tiyatro kendimizi ve başkalarını anlamaktır.

Sanat empatidir.

İnsanlarla, bitkilerle ve hayvanlarla ve hatta dağlarla, nehirlerle, denizle kurduğumuz empatidir.

Öğrenme hazlarını yok ettiğimiz, akşam ödevlerine, sınav hazırlıklarına boğduğumuz çocuklar için sanat eğitimi (umarım bu alan da testlerle çölleştirdiğimiz bir eğitim biçimine dönüşmez) gizil güçlerini keşfettikleri ölçüde umut yaratan, yaşamı çok iyi para kazandıran birkaç meslekle özdeş tutmamayı fark ettirerek hayata ve topluma saygıyı geliştiren, başka insanların acılarına duyarlı, arkadaşlarla birlikte yaratmanın güzelliğini öğreten, öldürmenin değil, yaşatmanın erdemini hissettiren yan değil temel gerekliliktir.

Sanat yaratmanın hazzı ve coşkusu yanında Matematik ve Türkçe de cabası.”

 

 Gelişmişliğin simgesini güzel sanatlardaki yükselmeyle ölçen Atatürk’ün dediği gibi gençliğin “Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür“ bir kimlik kazanması çağdaş eğitim yöntemleri ve sanat eğitimi ile mümkün olacaktır. 

 

 

Resim Derslerinde Olumlu Öğrenme Ortamı Nasıl Sağlanır?

 

1-Öncelikle öğrencinin dersin önemine ve kendisine sağlayacağı katkılara inanmasını sağlama.

Bunu sağlamanın yolu; öncelikle öğretmenin dersini verirken duyduğu heyecanı ve bilgi birikimini öğrenciye hissettirmesiyle mümkündür.

Bu yüzden biz eğitimcilerin sanat eğitimindeki yeni yaklaşımları takip etmemiz ve kendimizi sürekli geliştirmemiz gerekiyor.

 

2-Kuralsız ve özgür bir ortamda öğrenciler eğlenebilir, ancak öğrenme sağlanamaz.

Bu yüzden atölye dersleri hem özgürlük hem de kuralların olması gereken derslerdir. Öğrenci Görsel Sanatlar derslerinde,  atölyeye geldiğinde aşağıdaki kuralları net olarak benimsemeli ve uygulamasının gerektiğini bilmeli.

 

*Ders zili çaldığında atölyede bulunma

*Atölyede aynı dersliklerdeki gibi oturacağı yerin belli olduğunu, olumlu davranış gösterdiğinde istediği öğrenci ile oturabileceğini bilme

 *Malzeme dağıtımı ve atölye düzeninden sorumlu olan 2 nöbetçi öğrencinin numara sırasına göre değiştiğini (Nöbetçi öğrenci tahtada belirtilir)

 

*Her öğrencinin kendi oturduğu masadan sorumlu olduğu

 *Beyaz gürültü ile çalışmanın dersin kalitesini arttırdığını

 *Çalışmasına odaklanması ve malzemeleri paylaşabileceğinin bilincinde olması

 3-Gerektiğinde kararlı ve net bir sesle yönergeler verme ve öğrencilerin bu yönergeleri uygulayıp, uygulamadığını takip etme

 4-Konuya uygun müzik kullanma

 

5-Öğrencinin ilgisini çekecek yöntem ve teknikler kullanma.

 6-Bilgisayar, tepegöz, slayt makinesi, bilgisayarlı projeksiyon gibi eğitim teknolojilerinden yararlanma ve sanatsal dokümanları kullanma

 7-Puzzle, ressamlarla ilgili hafıza oyunları, internetten sanat sitelerini inceleme, sanatsal bulmaca ve yarışmalı oyunlar vb. ortamlar yaratarak eğlenerek öğrenmelerini sağlama

 8-Destekleyici tutum, olumlu pekiştireçlerin kullanılması, öğrenci çalışmalarını sergileme, çalışmaların sınıfça paylaşımı, sevdikleri ve istedikleri bir teknik ve konuyu bazen ödül olarak yaptırma, kendi müziklerini dinleme vb.

 9-Atölyede sanatsal ve ilgi çekici atmosfer yaratma ve atölye düzeninin hazırlığında öğrenciden de yararlanma (Türk ve yabancı ressamlar köşesi,  kronolojik sıraya göre sanat akımları şerit’i, örnek resimler ve 3 boyutlu çalışmalar, mobiller, atölye kuralları posterleri, tors, büst, anatomik kukla, natürmort köşeleri, eğitici sanatsal özdeyişler vb.)

sergi gezme adabı ile ilgili görsel sonucu 

 

“Sergi Gezisi Ve Sergideki Bir Eseri İnceleme Formatı Örneği ”

 

Sanat insanoğlunun ulaştığı en üstün yaratıcılıktır.

Sanat eğitimi duyarlılık eğitimidir.

Sergi gezmek, eser incelemek sanat eğitiminde önemli bir yer tutar.

Sergideki eserleri dikkatlice izledikten sonra, istediğin bir eseri seç ve aşağıdaki soruları yanıtla.

Bu etkinlik iyi bir sanat izleyicisi olmanın başlangıcıdır.

 

“BUGÜN NE GÖRECEĞİZ“

TANIMLAMA

Sanatçının Adı:

Sanat Eserinin Adı:

Sanat Eserinin Tarihi:

Seçtiğin Eser Hangi Formdadır (Resim, Heykel, Seramik, Baskı vb.)?

Eserde Neler Görüyorsun?

Hangi Çizgiler Baskın (Düz, Eğri, Yatay, Diyagonal)?

Temel Şekiller Nelerdir (Düz, Dikdörtgen, Kare, Doğal, İnorganik)?

 

ÇÖZÜMLEME (ANALİZ)

Hangi renkler kullanılmıştır?

Baskın Renkler Hangileridir?

(sıcak, soğuk)

Hangi Süreçlerden Geçmiştir?

(Tasarlamış, Eskiz Çizmiş, Boyamış, Verniklemiş, Çerçevelemiş, vb.)

Seçtiğin Eser Figüratif mi, Soyut mu?

Sanatçı Hangi Malzemeyi Kullanmıştır? (Suluboya, Yağlı boya, Pastel boya, Akrilik)

 

YORUMLAMA:

Eser Karşısında Neler Hissediyorsun?

Eserden Koku Alıyor musun, Nasıl Bir Koku?

Esere Eklemek İstediğin Veya Çıkarmak İstediğin Bir şey Var mı?

Bu Esere Sen Olsaydın Ne İsim Koyardın?

 

YARGILAMA:

Sence Bu Eser Neden Önemli, İşaretle.

  1. a) Gerçek Gibi Olduğu İçin (Yansıtmacılık)
  2. b) Çok Şey Anlattığı İçin (Anlatımcılık)
  3. c) Bir İşe Yaradığı İçin (İşlevsellik)
  4. d) Eserde Güzel Biçimler ve Renkler Olduğu İçin

Resmi Beğendin mi, İyi Bir Sanat Eseri mi?

 

Seçtiğin Eseri, Soruları Cevapladıktan Sonra Eseri İstediğin Gibi Çizebilirsin, Okula Döndüğünde Renkleri İlave Edebilirsin.

 

 

Bu Deneyim Hakkında Ne Düşünüyorsun?

 

2 BOYUTLU ÇALIŞMALAR:

Daha çok yüzey anlayışına dayanan çizgisel, renkli, siyah beyaz, lavi, kolaj, baskı vb. çalışmaları içeren resimsel anlatım biçimleridir.

3 BOYUTLU ÇALIŞMALAR:

Çeşitli yoğurma gereçleri, kağıt, karton, tel ve artık malzemelerle yapılan asamblaj, modelaj, heykel, seramik, rölyef gibi çalışmaları içerir.

RENK

Işığın cisimlere çarptıktan sonra yansıyan gözümüzde bıraktığı etkiye renk denir.

Rengin kaynağı ışıktır.

Bu ışık doğal ve suni olabilir.

Işığın kuvveti ne kadar fazla ise rengin kuvveti de o kadar sağlam ve parlaktır.

Işığın olmadığı yerde renk de olmaz.

Renk çemberi incelendiğinde 3 ana renk görülür.

Bunlar Sarı, Kırmızı, Mavi renklerdir.

Doğada gördüğümüz tüm renkler bu ana renklerden doğar.

2 ana rengin eşit ölçüde karışımından oluşan renge tamamlayıcı (yardımcı) renk denir. Bunlar Yeşil, Turuncu ve Mordur.

Ara renk de diyebiliriz.

Kırmızı + Sarı  = Turuncu

Sarı + Mavi       = Yeşil

Mavi + Kırmızı = Mor

Siyah beyaz renklere Nötr Renkler diyebiliriz.

Bu renkler başka renklerle karışırlarsa renk özelliği kazanırlar.

Örneğin, beyaz + kırmızı = pembe.

Bir renge siyah ya da beyaz katılırsa o rengin tonları elde edilir.

Örneğin maviye biraz beyaz katılırsa mavinin açık tonu elde edilir.

Renk yine mavidir, ancak tonları değişmiştir.

 

RENKLERİN İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ŞİDDETLERİNE VE RUHSAL ETKİLERİNE GÖRE SICAK VE SOĞUK RENKLER ADI ALTINDA SINIFLANDIRILIR.

 

SICAK RENKLER: Sarı kırmızı ve turuncu renklerdir.

Kırmızı da ateşin sıcaklığını ve heyecanını, turuncu da güneşin etkisini, sarıda da ışığı duyumsarız.

Gözü 1. derecede etkilerler.

Bu renklerin ruhsal etkisi neşe, canlılık ve harekettir.

SOĞUK RENKLER: Bunlar yeşil, mavi, mor (karışımında mavisi fazla olan mor).

Gözü 2. derecede etkilerler.

Bu renklerin ruhsal etkisi; rahatlık, durgunluk ve hüzündür.

Ayrıca mavi ve yeşil uzaklık, genişlik etkisi yaratır.

Resim yaparken; soğuk renklerin baskın olduğu bir kompozisyonda sıcak renklerle, sıcak renklerin çoğunlukta olduğu bir resimde soğuk renklerle bir denge kurulabilir.

 renklerde uyum nedir ile ilgili görsel sonucu

RENKLERDE UYUM: Renklerin yan yana gelişleri ve aralarında bir bütünlük kurulması da önemlidir.

Bir müzik parçasını dinlerken duyacağınız o müziğin ritmine aykırı bir ses sizi rahatsız ederse, bir resimde yersiz ve ölçüsüzce konan renkler o resmin uyumunu bozabilir.

Günümüz sanatçılarından bazılarının tercihi bu yönde değildir.

Kuralsızlığın uyumunu ararlar.

Bu tip kurallar olmazsa olmaz kurallar değildir.

Yapılan resmin dengesi için gerekli görülürse, bütün bu kurallar dışına da çıkılabilir.

Bu bilgilerden gerekirse yararlanılabilir.

renklerde uyum nedir ile ilgili görsel sonucu

Bazı renkler yan yana geldiğinde birbirlerinin özelliklerini daha fazla ortaya çıkarırlar. Örneğin şişman-zayıf, uzun-kısa insanlar yan yana geldiğinde birbirlerinin özelliklerini daha fazla ortaya çıkarırlar.

Şişman daha şişman, zayıf daha zayıf görünür.

İşte bazı renkler de yan yana gelince aynı etkileşim olur.

Biz bu renklere ‘zıt renkler’ diyoruz.

Sarı-mor,    kırmızı-yeşil,    mavi-turuncu.

 

RENK PERSPEKTİFİ: (Hava perspektif) Nesneler gözümüzden uzaklaştıkça hacim olarak küçülüyormuş gibi görünürler; bunun yanı sıra nesneler soluklaşıyormuş gibi görünürler.

Buna neden, gözümüz ile eşyalar arasında hava katmanlarının girmiş olmasıdır.

 

NÜANS: Bir rengin değişik değerleridir.

Örneğin: yeşilin içine biraz sarı katılırsa sarıya çalan bir yeşil olması.

Bir rengin değişik değerleri: karmen kırmızısı, narçiçeği kırmızısı gibi.

 

KONULARINA GÖRE RESİMLER

 

Manzara resmi: (Peyzaj) Doğadan yapılan resimlerdir.

Portre: (Yüz resmi) Belden ya da göğüsten yukarı yapılan yüz resimleridir.

Portrede yandan görüntüye profil, önden görüntüye cephe, ne cephe, ne de profil olan, ikisinin ortası duruşa turvakar duruş denir.

Natürmort: Ölü doğa resmidir.

Vazoda çiçeklik, tabakta meyveler, kuru çiçekler vb.

Enteriyör: Bina içi resmi.

Nü: Çıplak insan figürü resmi

Figür: İnsan ve hayvanları konu alan resimlerdir.

Genellikle tüm vücudu gösteren resimler için kullanılır.

İllüstrasyon: Bir metni, şiiri, öyküyü, masalı tasvir etmek amacını taşıyan resimlerdir. Kitap resimleme de diyebiliriz.

Minyatür: El yazması kitaplara yapılan suluboya bir çeşit kitap resmidir.

İlk minyatür resimleri Eski Mısırlılarda MÖ 2000 içinde yazılan papirüslerde görülür.

Orta Asya’da çok eski minyatürler bulunmuştur.

Osmanlılar minyatür ressamlarına “nakkaş” derlerdi.

Minyatür tekniği, suluboya, guvaş’tır.

Minyatürde derinlik düşünülemez, perspektif yoktur.

Işık, gölge yoktur.

Figürlerde kişinin önemine göre büyüklük ve küçüklük vardır.

Dekoratif (Bezeme) Resim: Bir eşyayı ya da bir yüzeyi süslemek için yapılan resimlerdir.

şematik resim ile ilgili görsel sonucu

Şematik Resim: Şema halindeki resim.

Bir olay ya da bir eşyanın sade ve yalın çizgilerle resmedilmesidir.

Reklam Resimleri: Herhangi bir eşyayı tanıtmak, bir olayı duyurmak, ilgi çekmek, bir düşünceyi empoze etmek için yapılan resimlerdir.

Afiş, logo, broşür, amblem…

Teknik Resim ile ilgili görsel sonucu

Teknik Resim: (İş resimleri) Pergel, cetvel, gönye gibi geometrik araçlarla çizilebilen el sanatlarında kullanılan yapılacak işin biçimini, boyut ölçülerini, yapılış sırasını gösteren resimlerdir.

 

1)   Modelden Resim: Model karşıda durur.

Ona bakılarak resmi çizilir.

Modeller doğadan parçalar olabileceği gibi canlı model ve kendi hazırladığınız düzenlemeler de olabilir.

2)   Bellek Resmi: Daha önce görülmüş, öğrenilmiş ya da başımızdan geçmiş bir olayı canlandıran resimlere denir.

Atölyede bir modeli dikkatlice inceleyip, sonra modeli kaldırarak bellekte kalan izlenimlerle resmini yapmak, yada bir ressamın röprodüksiyonunu birkaç dakika gözlemleyip, belleğimizde kalanın resmini yapmak gibi…

Bu çalışma dikkati ve gözlem gücünü geliştiren eğitsel bir uygulamadır.

İmgesel Resim ile ilgili görsel sonucu

3)  İmgesel Resim: (Hayali Resim) Düğün, kuyrukta bekleyenler, çalışan işçiler, oyuncular, okul bahçesinde oynayan çocuklar, konser, piknik yapanlar, futbol maçı, defile vb…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s