PUVANTİLİZM (NOKTACILIK) ——– ALINTIDIR

PUVANTİLİZM (NOKTACILIK)

 

 

Georges Seurat’nın La Parade (1889) isimli eserinden bir detay, puantilist tekniği açıkça gösteriyor.

 

 

Noktacılık veya puvantilizm, 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında Fransız yeni izlenimci ressamlar tarafından yaygın olarak kullanılmış bir resim tekniğidir.

Bu teknikle yapılan resimlerde, çok sayıda ufak temel renk noktası, birbiriyle karıştırılmadan bir araya getirilerek izleyicinin gözünde çeşitli ara renklerin illüzyonu oluşturulur.

 Puvantilizm, insan gözünün, birbirine yakın duran ufak renk noktalarını birleşik görmesi esasına dayanır.

Bu tekniği başarıyla kullanabilmek, renk teorisi konusunda iyi bir eğitim gerektirir.

Puvantilizm kelimesi ilk olarak 1880’lerde bu teknikle alay eden sanat eleştirmenleri tarafından kullanılmış olsa da, bugün küçümseme anlamı içermez.

 

Puvantilizm tekniğini başarıyla kullanan ressamlar arasında Georges Seurat, Paul Signac, Camille Pissarro ve Henri-Edmond Cross sayılabilir.

 

Günümüzün televizyon ve bilgisayar ekranlarının çalışma prensibi de aslında puvantilisttir, çünkü bu cihazlarda çok sayıda küçük kırmızı, yeşil ve mavi nokta bir araya getirilerek geniş bir renk paleti yaratılır.

 

 

 

Resim sanatına hafif fırça darbeleriyle ortaya çıkan Noktacılık, yani “Puvantilizm” akımını getiren Georges Seurat, 31 yıllık kısa ömrüne rağmen çok değerli işler yarattı.

 “La Seine a La Grande Jatte” bunlardan biri.

Bahsedeceğim “Jeune Femme Se Poudrant” da şekillendirdiği Noktacılık akımı için oldukça önemli bir resim.

 

Ressamın ölmeden 1 sene evvel yaptığı resimde gördüğünüz genç kadın, Seurat‘ın herkesten gizli tuttuğu sevgilisi Madeleine Knobloch.

Yüzünü pudralarken resmedilen balık etli Madeleine, dönemin ‘güzel kadın’ algısı hakkında ipucu veriyor.

Fırçanın nokta nokta vurulmasıyla tamamlanan 95.5 x 79.5 cm ebatlarındaki eser, Londra’daki Courtauld Galerisi‘nde sergileniyor.

Eser, ortadan diklemesine ikiye bölünmüş gibidir.

Sağ tarafta yer alan kadın figürü, sağ elinde bir pudra fırçası tutmakta.

Sol elinin parmaklarıyla dayandığı ince bacaklı sehpanın üzerindeki aynaya bakan figür, narsist bir duruş sergiliyor.

 Kahverengi sehpa ile figürün kolundaki bilezik uyum içinde.

Aynanın duvar tarafından yukarı doğru çıkan beyaz çiçekler, muhtemelen yerdeki vazoda duruyor.

Çiçekler, resme tazelik hissi veriyor.

Bu da süslenen kadın figürünün gençliğini destekliyor.

Göğüslerini büyük ölçüde açıkta bırakan korseli tuvaletiyle modern ve müstehcen bir görüntü veren figürün mavi tonlarındaki odası, çiçeklerin de desteğiyle ilkbahar atmosferi taşıyor.

Tam karşımızda iki kanadı açık bir çerçeve görüyoruz.

Çerçeve diyorum, çünkü masa üzerinde duran çiçekli bir vazo göründüğü için bu dışarıyı gösteren bir pencere olamaz.

Seurat‘ın mavi ve köpük pembesi rengini bolca kullandığı “Young Woman Powdering Herself” adlı eserinin kenarlarındaki kahverengi çerçeve boşlukları, ressamın sıklıkla yaptığı çerçeve boşluklarıdır.

 

Puvantilizm (Noktacılık) Sanatçıları Ressamları

 

 

Puvantilizm tekniğini başarıyla kullanan ressamlar arasında Georges Seurat, Paul Signac, Camille Pissarro ve Henri-Edmond Cross sayılabilir.

 

Georges Seurat (d. 2 Aralık 1859 – ö. 29 Mart 1891) Fransız akademik resim geleneğine bağlı Art İzlenimci ve Noktacı (Puvantilist) ressam

 

Georges Seurat (d. 2 Aralık 1859 – ö. 29 Mart 1891) Fransız akademik resim geleneğine bağlı Art İzlenimci ve Noktacı (Puvantilist) ressam

 

Jacob-Abraham-Camille Pissarro (10 Temmuz 1830 St. Thomas Charlotte Amalie ABD Virgin Adaları – 13 Kasım 1903 Paris Fransa) izlenimci Fransız ressam.

İzlenimcilik ve Art izlenimcilik akımlarına yaptığı katkıların dışında meslektaşlarına özellikle de Paul Cézanne ve Paul Gauguin’e verdiği destekle tanınır.

 

 

Henri-Edmond Cross (okunuşu: anri edmon kros) (d. 20 Mayıs 1856 Douai – ö. 16 Mayıs 1910 Saint-Clair) Fransız noktacı ressam.

 

Çağdaş Sanat içindeki PUVANTİLİZM AKIMI (NOKTACILIK)

 

Puvantilizm akımı (noktacılık)

Neo Empresyonizm (yeni izlenimcilik) diye de sanat tarihine geçmiş olan bu akım, Empresyonist görüşlerin etkisinde kalmış ve bir bakıma da onun devamı olarak gelmiştir. Puvantilistler, bilimsel metotlarla renk karışımını uygulamışlardır.

Amaç, göz yolu ile renk karışımlarını sağlamaktır.

Bu akımın sanatçıları renkleri paletlerinde karıştırarak tuvale sürmüyorlar; onun yerine, karışımını yapacağı renkleri, tuval üzerine yan yana küçük noktalar halinde koyarak, bu etkiyi sağlıyorlardı.

Örneğin mavi ve sarı renkleri, küçük noktalar ya da kareler halinde yan yana sürüldüğünde, uzaktan yeşil görünür.

Gözün bu aldanışı, renklerde titreşim yaptığı için, resimde hoş bir görünüm sağlar.

Georges Seurat, Zıt renkleri yan yana noktalar halinde koyarak Noktacılık tekniğini geliştirdi.

Paul Signac (1863 – 1935) ile birlikte Puvantilizm akımının da gelişimini sağladı. Resimlerini küçük noktalar kullanarak mozaik gibi boyadı.

Renklerin beynimizde kaynaşacaklarını savunuyordu.

Bu tarza sonradan noktacılık dendi.

Tüm hatlar kaldırılmış ve düzeni korumak için resim basitleştirilmişti

Noktalama tekniğinin öncüsü Seurat noktaların beynimizde birleşip bütünlük oluşturacağını savunuyordu.

Buna rağmen hacimsellik hissi alınamamaktadır.

Renk tonlarını noktalar hâlinde ayrıştırarak, ışığın titreşimini daha iyi yansıtmak ve eşyaların sağlam çevre çizgilerini daha çok dağıtmak isteyen sanat anlayışı ve tekniği.

Noktacılık tekniğiyle yapılmış resimlerde, renk noktaları resme bakanın gözünde, daha doğrusu beyninde birbirine karışır.

Örneğin, turuncu renk elde etmek için kırmızı ve sarı renkleri palet üzerinde karıştırmaktansa; yan yana kırmızı ve sarı iki renk noktası konulur.

İnsan gözü de yan yana duran bu iki noktayı turuncu renk olarak algılar.

Noktacılık, geç izlenimcilerden Georges Seurat tarafından geliştirildi.

Seurat’nın benimsediği renk kuramına göre parlaklığı ve kusursuzluğu elde etmenin en uygun yolu, birbirine karışmayan renkleri küçük noktalar hâlinde yan yana getirmekti.

  1. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında neo-empresyonist ressamlar tarafından yaygın olarak kullanılmış bir resim tekniğidir.

Bu teknikle yapılan resimlerde, çok sayıda ufak temel renk noktası, birbiriyle karıştırılmadan bir araya getirilerek izleyicinin gözünde çeşitli ara renklerin illüzyonu oluşturulur.

Puvantilizm, insan gözünün, birbirine yakın duran ufak renk noktalarını birleşik görmesi esasına dayanır.

Bu tekniği başarıyla kullanabilmek, renk teorisi konusunda iyi bir eğitim gerektirir.

Puvantilizm (Fr. ”pointillisme”) kelimesi ilk olarak 1880’lerde bu teknikle alay eden sanat eleştirmenleri tarafından kullanılmış olsa da, bugün küçümseme anlamı içermez.

Puvantilizm tekniğini başarıyla kullanan ressamlar arasında Georges Seurat, Paul Signac, Camille Pissarro ve Henri-Edmond Cross sayılabilir.

Günümüzün televizyon ve bilgisayar ekranlarının çalışma prensibi de aslında puvantilisttir, çünkü bu cihazlarda çok sayıda küçük kırmızı, yeşil ve mavi nokta bir araya getirilerek geniş bir renk paleti yaratılır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s