ARICILIK ——————— ALINTIDIR

ARICILIK

Modern Kenya usulü top-bar kovanlar, basitlik, ucuzluk ve kullanım-depolama kolaylığı gibi avantajlar sunarlar.

Arıcılık, balarısı kolonilerinin beslenmesi ve bakımı ile arı ürünleri elde edilerek zirai kazanç sağlanan meslektir.

Bu işi yapanlara arıcı denir.

Arıcılıkta en çok bal üretimi hedeflenir.

Bunun yanında balmumu, polen, arı sütü, arı zehiri ve propolis gibi arı ürünleri de elde edilebilir.

Arı kolonilerinin tutulduğu ahşap veya ahşap benzeri malzemeden yapılmış kutulara “arı kovanı” denir.

Kovanlar 2 çeşittir; silindirik olanlara karakovan, prizma şeklinde olanlara ise fenni kovan denir.

Arıcılık genellikle “arılık” denilen, coğrafi konumu ve ekolojisi bu işe uygun yerlerde yapılır.

Eğer arı kolonileri bütün yıl aynı arılıkta tutularak bakımları yapılırsa buna “sabit arıcılık” denir.

Eğer arı kolonileri bal toplanma ayları olan yaz aylarında, daha çok çiçek bulunduran ve daha uygun ekolojiye sahip yayla gibi bölgelere taşınırsa buna da “seyyar arıcılık” denir.

Tarihi

Arıcılığın tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. İspanya’nın Valensiya şehrinde bir mağarada 1919 yılında bulunan duvar resimlerinde arıcı tasvirine rastlanmıştır.

Bu tasvirler arıcılığın yaklaşık olarak 15.000 yıllık geçmişi olduğunu göstermektedir.

Son yıllarda Mısır’da firavun mezarlarında yapılan araştırmalarda 3.200 yıllık kurumuş bala rastlanmıştır.

Okunan tabletler eski Mısırlıların 4.000 yıl öncesinden beri balı besin, ilaç ve dini amaçlarla kullandıklarını göstermektedir.

MÖ 3.000 yıllarında Mezopotamya’da yaşayan Sümerlerin de balı ilaç olarak kabul ettikleri bilinmektedir.

Uygulamalar

Kovan ve ekipmanlar;

Modern arıcılık uygulamalarında arının yaşam ortamı, arının dış etkenler (nem, sıcaklık, soğuk, yağmacılar, hastalık etmenleri vs.) den korunması, verim, sağlık, kontrol edilebilirlik ve arı ürünleri hasadı gibi birçok amaçla iyileştirilmiş ve bunlar için ekipman, malzeme ve ilaçlar geliştirilmiştir.

Arıcılıkta kullanılan hiçbir malzeme, ilaç ve uygulamanın arı ve insan sağlığına negatif etki yapmaması, balda kalıntı bırakmaması, tadını bozmaması esastır.

Ayrıca ihtiyaç duyulan koloniler için ana arı, gerekli durumlarda kullanılmak üzere besin (kek, şurup) takviyesi yapılır, koloni güçlendirilir veya kalabalık koloniler yapay bölünerek çoğaltılır.

Kovanların yerleşimi;

Kovanlar kirli su kaynakları ve çevre (yol, çöplük, bataklık, sanayi artıkları, tarımsal ilaçlama) den uzak, direk rüzgar almayan, yazın güneş, kışın da yağmur ve nem gibi dış etkenlerden korunaklı yerlere yerleştirilmelidir.

Kovan yerleşimi sağlıklı koloni ve ürün için olduğu kadar verim açısından da önemlidir.

Arılara kovanlara yakın içilebilir kalitede su temin edilmelidir.

Besleme;

Arıcılıkta dışarıdan besleme koloni için zorunluluk arzeden durumlarla sınırlandırılmalıdır.

Şekerle yapılan aşırı beslemeler ve arının doğal yiyeceğinin (bal-polen) alınması, arının beslenmesini ve sağlığını bozduğu gibi elde edilen balın tadını da bozar ve kalitesiz bala dönüştürür.

Arının kışlık beslenmesi arı mevcuduna ve mevsim özelliklerine (uzun kış yaşayan bölgelerde daha fazla) göre ayarlanır.

Arı için yapılan beslenme önerilerinde belirli oranlarda şeker (sakkaroz, pudra şekeri), tuz, limon, yumurta sarısı, soya unu, yağsız toz süt, bira mayası, sirke, limon tuzu, bal-polen yer alırken, antibiyotik kullanımı ise yasaktır.

Önerilmeyen besinler ise; Nişastadan üretilmiş şekerler (mısır şekeri, saf monosakkarit şekerler; glukoz, fruktoz), invert şekerler, kaynatılmış şeker, lokum, pekmez, karamel vb. ısıl işlem görmüş ve katkı maddeleri ilave edilmiş ürünler, ekşimiş bal, çam balı (yavru üretimini baskılar) gibi besinlerdir.

Arıcılık için yapılan plantasyonlar;

Uzun çiçeklenme dönemi ve dekar başına nektar verimleri ile öne çıkan ağaçlar ve tek yıllık bitkiler önemli bir ekonomik katkı sağlarlar; Akasya, kestane, meyve ağaçları, çam (kızılçam ve sarıçam), Faselya (Arı otu, Phaselia tanacetifolia), karabuğday, korunga, lavanta vb.

Ana arı ve ırk;

Verimli bir arıcılık için arıcılığın yapılacağı yerleşimde kendi doğal çevresine ait bir ırk veya melezi (F1) ile yapılması tavsiye edilir.

Gezginci arıcılıkta da beslenen arı türüne uygun alanlara arılar götürülmelidir.

Arı ıslahı;

Arıcılık, verimi yüksek, saldırgan olmayan ve hijyenik davranış gösteren (varoa’yla mücadele edebilen) kolonilerden ana üretimi yapılarak ırkın seleksiyonu yoluyla iyileştirilir.

Böylece verim arttığı gibi, saldırganlığı azaltılmış ve daha sağlıklı, dolayısıyla daha az ilaç kullanan kolonilerle arıcılığı yürütme olanağı sağlanmış olur.

Yeni Başlayacağım. Ama nasıl?

Arıcılığa başlama fikri nereden aklınıza geldi?

Bu fikir oluştuğunda zaten arıcılık ile bir şekilde tanıştığınızı gösterir ki iyi bir gelişmedir.

Genellikle arıcılık yapma fikri, aile ve iş arkadaşlarından birisinin arıcılık ile uğraşması veya yaptığınız meslek gereği uygulama alanlarında arıları ve arıcıları görerek oluşabilir.

Son yıllarda oluşan sahte bal söylentileri de sizi kendi bal ihtiyacınızı karşılamanız gerektiği düşüncesine itmiş olabilir.

Profesyonel arıcılık yapmak istiyorsanız; eğer hiç tecrübeniz yok ve arıcılığa başlamaktaki sebebiniz tamamen ailenizin geçimini sağlayabilecek kazancı elde etmek ise, sonu hüsranla sonuçlanabilecek bir başlangıç olur.

Çünkü arıcılık başlangıç yıllarında çok kazanç sağlanabilecek bir üretim dalı değildir.

Bulunduğum yerde arıcılık yapılabilir mi?

Ülkemizin zengin kaynakları ve değişik iklim koşulları olması sebebiyle verim farklılıkları olmasına rağmen; güzel yurdumuzun her yerinde arıcılık faaliyeti yapılabilir.

Bazı bölgeler arıcılık açışından büyük avantajlar sunmakta olup, düşük girdilerle yüksek verimler elde edilebiliyor.

Arıcılığı nasıl öğrenebilirim?

Arıcılık kursları arıcılık ile ilgili ilk bilgilerin verilmesi ve arıcılık ufkumuzun açılması açısından yeterli olmakta, ancak uygulama yapma gerekliliği bulunmaktadır.

Bu kapsamda çevrenizde arıcılık yapan kişilerle temas kurarak, onların tecrübelerinden faydalanınız ve onlara yardım ederek, bilgi kapasitenizi arttırınız.

Kovan nasıl edinebilirim?

Boş kovanlarınızı arıcılığı bırakmış kişilerden temin edebilirsiniz.

Bu durum başlı başına standardizasyon sorunu demektir.

İnternet üzerinden kovan satışı yapan firmalar da bulunmaktadır.

Bulunduğunuz bölgedeki arıcıların irtibatta olduğu kovan imalatçıları da kovan temini için uygun yerlerdir.

Alacağınız kovanların özelliklerini ilk etapta önemsemeyebilirsiniz.

Ancak zaman içerisinde arı ailesi sayısı arttıkça kovan özellikleri önem arz edecektir.

Bugüne kadar gördüğümüz şudur ki, kendi kovanlarını kendileri yapma imkanı yaratabilmiş arıcılar daha başarılı olabilmektedir.

Arı Ailesi yönetimini nasıl öğrenebilirim?

Arıcılıkla hiç ilgisi olmayan bir kişinin ilk etapta arı ailesi yönetiminden, arıların saldırı korkusu ile uzak durduklarını biliyoruz.

Haftalarca yeni aldıkları kovanın etrafında dönen arıcıların varlığını kendi anlatımlarından biliyoruz.

Arı aileleri aslında kendi başlarına varlıklarını sürdürebilme yeteneklerine sahiptirler ki bu birçok canlıda mümkün değildir.

Ancak iyi yönetilmiş arı ailelerinde verim artışlarının olduğu ise bilimsel bir gerçektir.

En güzel arı ailesi yönetimini öğrenmenin yolu, bir arıcının yanında bulunarak ona yardımcı olmaktır.

Arıcılığın tüm fonksiyonlarını kusursuzca yönetebilen arıcı henüz yoktur.

Bu yüzden gelişime açık olmalı ve öğrenme azmi içerisinde yenilikler her zaman takip edilmelidir.

İnternetin gelişmesi ile özellikle yeni başlayanlara yönelik olarak, bilgiye ulaşabilmek artık günümüzde mümkündür.

Arı ırkı önemli midir?

Arı ırklarının kendilerine göre öne çıkan özellikleri vardır.

Yeni başlayanların arı ırkı seçme şanslarını bulamadıkları bir sektörde, yerel ırkları tercih etmeleri her zaman yararlarına olacaktır.

Zaman içerisinde yerel arılardan daha farklı ırk arılarla çalışma isteği arı ailesi yönetimini öğrendikten sonra genellikle başvurulan bir yöntemdir ki Dünya arıcılığına bakıldığında yerel arılara bir dönüşün olduğu görülmektedir.

Bulunulan bölgeye uyumları test edilmiş yerel arıların ilk etapta edinilmesi yeni başlayanların hatalarını da telafi edebilir.

Yine gördüğümüz ve sebebini çözemediğimiz bir konu da yeni başlayanların ırklara çok ilgi duymalarıdır.

Arı ailesini nereden temin edebilirim?

Arıcılığa başlamak için kesinlikle arı ailesi sahibi olmak gerekir.

Bazen bu hiç umulmadık anda bahçenizdeki ağaca gelen bir oğul arısı ile başlayabilirsiniz.

Ülkemizde arı ailesi satışları yapan yerler elbette vardır.

Ancak genellikle arıcıların kendi yönetebileceği arı ailesi sayısından fazla olan arılarını satmasıyla oluşan bir pazar söz konusudur.

Bizlerin hedeflerinden bir tanesi de bu konuda çalışmalar yapmaktır.

Dünya’da örnekleri bulunan işletmeler gibi, sağlıklı arı aileleri üretmek ve ihtiyaç duyan arıcılara, arı ailesi satışlarını şeffaf biçimde yapabilmektir.

Kaç arı ailesi edinmeliyim ve ne zaman başlamalıyım?

Kaç arı ailesi ile ne zaman başlanacağı konusunda genellikle soru işaretleri bulunmaktadır.

Arıcılığa başlamak için en kolay yol, arılı birkaç kovan satın almaktır.

Ancak yeni başlayan arıcı adaylarının arı ailesi sayısını çok fazla tutmamaları gerekir.

Kovan sayısı belirlemedeki faktörleri saymaya çalışalım.

Bu kovanları ve tabi ki içerisindeki arıları elde etmekte gerekecek maddi hazırlığımız ne kadardır?

Örnekleyecek olursak;

Boş kovan fiyatları özelliklerine göre ilavesi ve boş çerçeveleri ile birlikte 60-85 TL. arasında değişmektedir.

Kendi imkânlarınızla yaptıracağınız veya yaptırdığınız kovan sayısı sizin ilerdeki yıllardaki hedeflerinizi karşılayabilecek sayıda değilse farklı yerlerden alacağınız veya yaptıracağınız kovanlar ile standardizasyon sorunu ile karşı karşıya kalabilirsiniz.

Kesinlikle tavsiye edilen konu tüm alacağınız kovanların standart ölçülerde olmasıdır.

(Arısı ile birlikte size verilen kovanların standart ölçülerde olmama ihtimali çok yüksektir.)

Alacağınız kovanların polenlikli olması özellikle havalandırma açısından da fayda sağlayacaktır.

Kesin tavsiyemiz, kovanlarınızın polenli olmasıdır.

Kovanınız mevcut ve sadece arı alacaksanız mevsimsel ve yöresel olarak değişmesine rağmen 1 çerçeve arı 15-25 TL. arasındadır.

Alınacak 10 çerçeveli arı ailesi fiyatı 150-250 TL. arasında tutacaktır.

Bu maddi boyut göz önünde bulundurularak alınabilecek arılı kovan sayısı belirlenmelidir. Tavsiye edilen sayı genelde 3 olmasına rağmen 10 kovana kadar ilk etapta alınabilir.

Zamanlama ile ilgili olarak ise, hataların telafisinin en kolay olduğu dönem bahar mevsimidir.

Daha da odaklamak gerekirse, bazı büyüklerimize göre bölgedeki erikler çiçek açınca alınmalıdır.

Genellikle ilkbahar mevsimi önerilse de, her mevsimin riskleri ve avantajları bulunmaktadır.

Özellikle sonbaharda alıp, arılarında ilk deneyim olarak kışlatmayı öğrenenlerin, ilkbahara kadar arı sahibi olmanın verdiği araştırma ruhu sebebiyle daha başarılı sonuçlar alınabildiği de görülmektedir.

Arıcılığın öğrenilmesi ve ekonomik olması açısından uygun bir yöntemde, küçük kovan dediğimiz 5 çerçevelik ruşetlerde arı ailesi satın almaktır.

Kendi arılarımı çoğaltmak amaçlı arı almayı düşündüğümde 5 çerçevelik kolonileri, edinme maliyetinin düşüklüğü sebebiyle tercih ederdim.

Bu kendi davranışımı da gün gelir arı satışı konusu gündeme geldiğinde göz önünde bulunduracağım.

Bu durum 1990’lı yıllarda yazılmış arıcılık kitaplarında bile önerilmiştir.

Arı ailesi sahibi olunduktan sonra, arıcılığa olan ilgi inanılmaz artar ve bilgi dağarcığını doldurmak için çabalar zirveye çıkar.

Arılarımı nereye koyabilirim?

Arıcılığa başlamak istendiğinde en büyük problemlerden birisi arıların nereye konulacağıdır.

Kendine ait bahçeli bir evi olmayan ve şehirlerde yaşayan insanların en büyük sorunudur.

Kovanların koyulacağı yeri önceden ayarlamış olmanız gerekir.

Öncelikle ulaşımınız açısından ikametinize yakın, meskûn mahalden uzak yer seçimi yapmanız gerekir.

Size yakın bir köy, kendinize veya tanıdığınıza ait bir çiftlik olabilir.

Köylerde yer için muhtara başvurarak yardım isteyebilirsiniz.

Müstakil bir bahçeli ev bile riskli olmasına rağmen 1-2 kovan için uygun olabilir.

Çalıştığınız işyeri de müsait ise uygun yerlerden birisi olabilir.

Ancak tavsiye niteliğinde bir örnek…

Yer Eskişehir…

2005 yılı bahar ayları…

Arılarımı edineceğim ama nereye koyacağım sorusu beynimi en çok meşgul eden konu idi.

Arıcılık kursunda hocamız çevre köylerde araştırırsanız yer çok ama yeter ki isteyin demişti.

Kısa bir araştırma ve uğraşı sonrası ilk gittiğim en yakın köyün muhtarını buldum.

Kısa bir tanışma sonrası arabaya atladık ve köyde tam 5 uygun yeri gösterdi.

Uygun olan yere arılarımızı koyduk.

Şimdi de arılarımızı daha önce gösterilen yerlerden bir diğerine taşıdık.

Ancak yapılması gereken inceliklerin varlığını da söylemeden geçmemeliyiz.

Sonuçta herhangi bir köyde arı bulunduracaksanız, sempati kanalını çok iyi kurmalısınız.

Köyde çobanlık yapan gençlerin hiçbiri yakınımızdan geçerken sohbet etmeden ya da uzaktan da olsa selamlaşmadan geçmezler.

Bal hasadında ise harman zamanıdır ve köyde sizinle temas eden kişilerin ağzını tatlandırmalısınız.

Bu durum siz orada olmadığınızda göz kulak olmaları açısından bu büyük faydalar getiriyor.

Ayrıca bal gibi güzel ürünler üreten bizlerin tatlı dil ile başlayan atasözlerini bilmememiz hiç olmaz.

Arıların varlığının pozitif değerlerini, köylülerin artık çok daha iyi bildiklerini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kendi adıma 4 yıldan fazla aynı köyde 1 saksı bile toprağım yok iken sorunsuz olarak arıcılık yaptım.

Arıcılık ekipmanlarını nereden tedarik edebilirim?

Arıcılık ekipmanları bulunduğunuz bölgedeki arıcılık ile ilgili satış yapılan işletmelerden veya internet üzerinden bulunabilir.

İlk etapta gerekecek malzemeler nelerdir sorusuna cevap bulmakta zorlanılıyor.

Üstelik bu soru arıcılık malzemesi satılan yerde sorulduysa, liste daha da kabarıyor.

Bir körük, bir maske yeterli…

El demiri yerine herhangi bir tornavida bile yeterli oluyor.

Diğer gerekecek malzemeleri ihtiyaç oldukça almak daha uygun görünüyor.

Geçici olarak bazı malzemeleri çevrenizdeki arıcılardan edinebilseniz de kendinizin satın alması daha uygun olacaktır.

 Arıcılık malzemeleri yurtdışı fiyatlarına göre ülkemizde kalite düşüklüğü olmasına rağmen hesaplı gözükmektedir.

Arıcılık ile ilgili bilgi ve dokümana nasıl ulaşabilirim?

Siz eğer bu yazıyı okuyorsanız; internet üzerinden Türkçe içerikli sayıları çok olmasa da bazı sitelerden faydalanabilirsiniz.

Yabancı dilin faydası her uğraşta olduğu gibi arıcılıkta da karşımıza çıkıyor.

Çünkü yabancı kaynaklı bilgi ve doküman bulma şansı çok daha fazla gözüküyor.

Yine de kitap edinmek isterseniz arıcılık kitapları genellikle kitapevlerinde satılmıyor olup, arıcılık malzemeleri satan yerlerden veya internet üzerinden sipariş ile alınabilir.

Unutmayınız ki tecrübe para ile satın alınamayan en pahalı değerlerdendir.

Kitapta yazılanlar size referans olabilir ama uygulama sonucunu görmeden bazı konularda fikir edinmek çok zor olabilir.

Çevrenizde arıcılığı çok iyi bildiğini iddia eden veya başkaları tarafından mükemmel arıcıdır diye gösterilen herkesin gerçekte öyle olmadığını deneyimler kazandıkça anlayabilirsiniz.

Çünkü uğraşılan işin komplikeliği dolayısı ile mükemmel arıcı henüz yoktur belki de olmayacaktır.

Mükemmellik, ulaşamasanız dahi sizlerin peşinde koşacağı hedef olmalıdır.

Arılarımla her zaman ilgilenmek zorunda mıyım?

Birçok hayvancılık dalında yapılacak yetiştiricilikte, yapılacak işin durumuna göre mutlaka her gün hayvanlarla ilgilenilmesi gerekirken; arıcılıkta her gün arının yapılması gereken işi yoktur.

Uzun süre bakılmasa bile; hedeflerde sapmalar olmasına rağmen arılar kendi yaşamlarını sürdürürler.

Bahar dönemlerinde bile 3-4 günlük izinler verebilir arılar…

Başka hiçbir yetiştiricilikte bu tür bir avantaj bulamazsınız.

Dikkat edilmesi gereken birkaç konu…

* Daha önce sizi arı sokmuş ve alerji olmuşsanız, mutlaka alerji testi yaptırınız ve alerjik durumunuz varsa tedavi olunuz veya çok iyi korunma metotlarını uygulayınız.

Eğer alerjiniz yoksa arı sokmasının faydalarından yararlanınız.

(Arı zehrinin faydalarının tam olarak açıklanamamasına rağmen, yurtdışında arı zehri araştırma çalışmalarına devam edilmektedir.)

Alerjiniz varsa, uzun bir süreli tedavi olsa da yakınınızda bulunan büyük sağlık kuruluşlarının alerji merkezlerine başvurunuz.

* Çok iyi bir gözlem yapınız ve arı ailelerindeki her gelişmeyi kayıt ediniz.

* İklim değişikliklerini kayıt altına almaya çalışınız.

* Ne olursa olsun öncelikle bulunduğunuz çevreye saygılı olunuz ve kirletmek bir yana bulunduğunuz bölgeyi temizleyiniz.

* Bulunduğunuz bölgede açılacak olan her türlü arıcılık ile ilgili kurslara katılarak eğitim alıp, kurs sonu belgelerinizi alınız.

Arıcılık ile ilgili toplantı, kongre, seminer vb. etkinlikleri takip ediniz.

(Her uğraşta olduğu gibi arıcılıkta da eğitim süreklidir.)

* İlk başlangıç yapıldıktan sonra bulunduğunuz bölgedeki birliklere üye olunuz ve arıcılık işletmenizi tanımlatınız.

Ancak bir bulaşırsa, dünyanın en güzel uğraşlarındandır arı ailesi yönetebilmek…

ORGANİK ARICILIK NEDİR VE NASIL YAPILIR?

Organik arıcılık; doğada bulunan nektar, polen, su ve propolisin arılar tarafından toplanarak çeşitli arı ürünlerine dönüştürülmeleri işleminde, üretimden tüketime kadar tüm aşamalarında suni beslenme ve kimyasal ilaçlama  yapmadan, organik tarım alanlarında veya doğal yapısı bozulmamış florada her aşaması kontrollü ve sertifikalı yapılan arıcılık faaliyetlerine denir.

ARICILIKTA ORGANİK ÜRETİMİN ESASLARI

Arıcılık ürünlerinin organik üretim olarak nitelendirilmesi,

  1. Kovanların özelliklerine
  2. Çevre kalitesine
  3. Arıcılık ürünlerinin özenle elde edilmesine
  4. İşlenmesi ve depolanması koşullarına bağlıdır.

Organik arıcılıkta dikkate alınacak özellikler

Geçiş dönemi, Arıların orijini, Arı kolonilerinin bulunduğu bölge, Beslenme, Hastalıklara karşı alınan tedbir ve mücadeleler, Arı yetiştiriciliğinde kullanılan materyallerin özellikleri.

Konvansiyonel arıcılıktan organik arıcılığa geçiş dönemi tarımsal üretim yapılan alanlarda geçiş süreci uygulanmaz

Konvansiyonel arıcılıktan organik arıcılığa geçiş süresi 1 yıldır.

Başlangıç tarihi olarak uygun olmayan girdilerin son kullanma tarihleri dikkate alınır.

Ayrıca geçiş süresinde elde edilen ürün organik ürün sayılmaz.

Geçiş döneminde kovandaki peteklerin değişmesi gerekmektedir.

Bu amaçla;

Ekolojik bal mumu kullanılmalıdır

Ekolojik olmayan bal mumu kullanılması durumunda kalıntı analizi yapılarak kalıntı olmadığının belgelenmesi gerekir

Arıların orjini;

Arı ırklarının seçiminde seçilecek tür çevreye uyumlu olmalıdır.

Hastalık ve zararlılara karşı dayanıklı olmalıdır. Afis mellifera türleri ve ekotipleri tercih edilmelidir.

Arı kolonisi;

Organik olarak üretim yapılan işletmelerden suni oğul olarak ya da konvansiyonel arıların organik petekli çerçevelere aktarma suretiyle elde edilir.

Ana arı ihtiyacı;

Suni tohumlama ile konvansiyonel üretimden kolonilerin %10’una kadar alınarak kullanılabilir.

Ana arıların yenilenmesi esnasında eski ana arının öldürülmesine izin verilir.

Ana arıların kanatlarının kesilmesi kesinlikle yasaktır.

ORGANİK ARICILIK SAHASI

Asgari uçuş yarıçapı 3 km olmak koşuluyla 1 yıl önceden kontrol altına alınır.

Kent merkezleri, otoyollar, sanayi bölgeleri, atık merkezleri, reaktörler, hidrolik ve termik enerji santralleri, maden işletmelerine 3 km uzakta ya da daha fazla uzaklıkta olmalıdır.

Organik arıcılık sahası harita üzerinde belirtilerek yeri kaydedilir.

Kovanların yerleştirildiği yerde, yeterli nektar, polen ve temiz su kaynağı bulunmalıdır.

Organik arıcılık yapılacak alanda kimyasal mücadele yöntemleri kullanılmamalıdır.

Karantina tedbirleri uygulanan alanlarda organik arıcılık yapılamaz.

ARILARIN BESLENMESİ

Organik arıcılıkta arıların beslenmesi, kendi kovanlarındaki balla olmalıdır.

Ancak arıların yaşamı yapay beslenmeye bağlı olduğu durumlarda organik olarak üretilmiş bal ve polen veya organik biçimde üretilen şeker şurubu veya organik şeker melası kullanılır.

Yapılan beslenme ile ilgili kovan siciline, kullanılan ürünün tipi, tarihi, miktarı ve besleme yapılan kovan numaraları kaydedilmelidir.

Arılarda beslenme zamanı son ürün hasadı, beslenme, (organik bal ve polen) beslenme bitiş, 15 gün ve nektar akımı

Şeker, pekmez, süt, melas, glikoz ve diğer konvansiyonel maddeler kesinlikle kullanılmaz.

Organik bal ile hazırlanan şuruba takviye amacı ile herhangi bir katkı maddesi ilave edilmemelidir.

Organik arıcılıkta kullanılan kovan ve temel petek kovanlar çevreye ve arıcılık ürünlerine risk getirmeyen doğal malzemelerden yapılmalıdır.

Kovanlarda kimyasal boya yerine;

  • Propolis
  • Balmumu
  • Bitki yağları

Gibi doğal ürünler kullanılmalıdır.

Kovana verilecek yeni petekli çerçeve için temel petek organik üretim yapan birimlerden sağlanmalıdır.

Kabartılmış petekleri güve zararlısından korumak için naftalin gibi maddeler kullanılamaz

Hastalıkların önlenmesi için;

Dayanıklı ırk ve hatlar seçilmeli

Ana arılar düzenli olarak yenilenmeli

Arı sağlığı için kovanlar sistematik olarak denetlenmeli

Kovanlardaki erkek yavrular kontrol edilmeli

Arılıklarda kullanılan malzemeler düzenli olarak organik yöntemlerle dezenfekte edilmeli

Kirlenmiş maddeler veya kaynaklar zararsız bir şekilde imha edilmelidir

Balmumu düzenli olarak yenilenmeli ve kovanlarda yeterli miktarda polen ve bal bırakılmalıdır.

Koruyucu önlemlere rağmen koloniler hastalanır ve zarar görürse, derhal tedaviye alınmalı ve gerekirse koloniler ayrı alanlarda izole edilmelidir.

Tedaviye alınan kolonilere geçiş süresi uygulanır veya organik petekli çerçevelere aktarılır.

Önleyici tedbir olarak kimyasal bileşimli ilaçlar kullanılamaz.

Sağlık ve temizlik maddesi kimyasal maddeler kullanılamaz.

Varroa jacobsoni zararlısının mücadelesinde organik kökenli;

Formik asit, laktik asit, asetik asit, oksaik asit, mentol, timol, okaliptol veya kofur kullanılabilir.

Biyolojik yöntem olarak erkek arı gözlü çerçeveler kullanılabilir.

Yönetmelik bu amaçla erkek arı gözlü peteklerin imha edilmesine izin vermektedir.

Isıtma yöntemi uygulanabilir.

Bu sistemde kovan 45ْC’de 5 dk. ısıtılır.

Kovan altına dökülen varroalar toplanarak imha edilir.

Kovanların dezenfeksiyonu pürmüz ile yakılarak yapılır.

Diğer arıcılık malzemeleri kaynar suyla ve diğer yöntemlerle dezenfekte edilir.

Arıcılıkta kullanılan ekipmanın ve kovanın temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi amacıyla;

Potasyum ve sodyum sabunu,

Su ve buhar,

Kireç kaymağı,

Kireç,

Sönmüş kireç,

Sodyum hipoklorit,

Kostik soda,

Kostik potas,

Oksijenli su,

Doğal bitki özleri,

Sitrik,

Parasitrik asit,

Formik,

Laktik,

Oksaik ve asetik asit,

Alkol,

Formol ve sodyum karbonat kullanılabilir.

ORGANİK ARICILIKTA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Arı nakilleri, stressiz ve kısa zamanda gerçekleştirecek zamanda olmalıdır.

Organik bal üretiminde yavrulu çerçeveden bal sağımı yapılamaz.

İyonize arı ürünleri organik olarak değerlendirilmez.

Organik tarım metoduyla üretilen arı ve arı ürünleri ambalajlanırken organik ürün niteliğinin bozulmamasına dikkat edilmelidir.

Ambalajlanırken;

Cam, tahtadan üretilmiş malzemeler özel üretilmiş uygun organik kaplama maddelerinden yapılmalıdır.

Organik arı ürünlerinin ambalajlanma esnasında, ürünün organik niteliğini koruyacak bütün hijyenik tedbirler alınmalıdır.

Organik arı ürünleri konvansiyonel arı ürünlerinden ayrı bir yerde depolanır.

Organik ürünler depo edilirken herhangi bir kimyasal ilaç kullanılmamalıdır.

Organik arı ürünleri, karayolları kenarında bekletilemez ve satılamaz.

SONUÇ;

Ülkemizin  geniş mera alanları ve akasya, kestane, ıhlamur gibi nektarlı çiçek açan ormanlarında organik bal ve polen üretimi yapılabilir.

Organik arı üretiminde meydana gelebilecek geçici üretim kayıplarını ise, daha etkin koloni yönetim sistemleri ve yüksek ücretle Pazar bulunması ile karşılayacak yapıda olması gerekir.

Arıcılık Nedir ve Nasıl Yapılır?

Arıcılık nerede ve nasıl yapılması gerektiği konusunda biraz bir şeyler yazmak istiyorum.

Arıcılığı yapmak istediğimiz yerde şu özelliklere dikkat etmek gerekiyor.

Çevremizde suni gübreleme ve kimyasal ilaçlama yapılmayan ve o yörenin doğal yapısı bozulmamış yerlerin olması çok önemli.

Çünkü arıcılık yapılan yer ne kadar yerleşim yerlerinden uzak ise alacağım bal ürünü o kadar da kaliteli olmaktadır.

Yerleşim yerinden uzak olan bölgede çiçek çeşidi fazla olup yani flora durumu iyi olduğundan ürünün kalitesi bir o kadar da artmaktadır. 

Elde edilenin balın çevrede bulanan çiçeklerin kalitesine, kovanların özelliklerine, arıcılık ürünleri temiz ve hijyenik ortamlarda elde edilmesine göre de baldaki kalite değişmektedir.

Organik arıcılıkta birçok nokta göz önünde bulundurulmalıdır.

Çevre koşullarından bahsettikten sonra ve kovan içerisindeki temizlik, arıcılık yaparken kullanılan malzemeler, balı alırken bu alınan balların konulduğu kovan ve kaplar da temiz bir balın için gerekli şartları taşımaktadır.

Arı kolonisine koyacağımız bal mumunun kalitesi, bu balmumunun kalitesinin yanında kullanma süresi, çünkü alınan bir balmumu çok uzun süre sağlam bir şekilde kalmaktadır.

Ama ne kadar yeni ve taze bir bal mumu koyarsak balı yerken bunu daha iyi anlarız.

Hiç bal mumu konulmadan yapılan bal kısmına pek fazla geçmek istemiyorum.

Biliyorsunuz ki o aşama karakovan balı olup tamamen arının kendi halinde yapıp her şeyiyle organik bir bal oluyor.

Arıcılık yapacağımız yerde de o yörenin çevre şartlarına uygun en verimli ve dayanıklı arı ırkını seçmemiz gerekiyor.

Ne kadar çevreye uyumlu arı ırkını seçebilirsek o kadar yaptığımız işte karlı çıkarız.

Çevre şartlarına uygun olmayan bir arı ırkıyla çalışırız sonra sezon sonu hazin bir şekilde biter.

Çünkü uyumlu bir arı o çevrede yetişen çiçeklerin çeşidine göre de iğne boyu olup, o iğnesi ile çiçeklerden bal özünü daha iyi alabilmektedir.

Kışın soğuğa dayanıklı ve yazında ani soğuk ve sıcaklara uyum sağlayan bir arı ile çalışmak her zaman tercih olmalıdır.

Oğul alma mevsiminde doğal olarak arının oğul atması bekleyerek oğul alabiliriz ya da suni oğul dediğimiz bölme yöntemini kullanarak oğul alırız.

Ana arı ihtiyacını da bu suni oğul alma döneminde bir kolonide fazla olan ana memelerinden bırakmak şartıyla yeni bir ana elde etmiş oluruz.

Tabii ki eski ana arıyı öldürüp kovan içine atmak gerekiyor ki işçi arılar ana arının öldüğünü anlayıp yeni meme içinde olan anaya baksınlar ve çıkışında onu iyice benimsemiş olsunlar.

Kara kovan balı Organik arıcılık alanını iyi belirlemeliyiz.

Arıcılık yapacağımız alanda baştan da yazdığımız gibi herhangi bir yerleşim yeri, aktif işler yol, fabrikalar ve maden ocakları gibi alanlara yaklaşık 4-5 km uzaklıkta olması gerekiyor.

Çünkü hem üreteceğimiz ürün için kalite hem de çevre de bulunan kişilere arılar zarar vermemiş ve bizim arılarımızda zarar görmemiş olur.

Bu tür yerlerden uzak olmak doğal bir bal ve organik arıcılık için vazgeçilmez bir kuraldır.

Bu tür yerlerde bal derlerken arıların beslenmesi de önemlidir.

Arılar kendi balı ile beslenmeli, eğer böyle bir balı kalmadığı zaman yine doğal olarak bal ile üretilen ürünlerle arılar beslenmelidir.

Bu beslenme ürünleri olarak, arılardan alınan bal ve polen ile besleme yapılmalıdır.

Bu şekilde arı beslemesi yapılarak hangi arıya ne kadar polen verildiği veya ne kadar bal verildiği arıların kovan numaraları ile birlikte arı defterine kayıt edilmelidir.

Daha sonraki yapacağımız muayenelerde ön bilgi edinerek arının gelişimi konusunda bilgi edinmiş oluruz.

Arıların beslenmesinde şeker, pekmez, süt, melas, glikoz ve diğer konvansiyonel maddeler kesinlikle kullanılmaz.

Organik bal ile hazırlanan şuruba takviye amacı ile herhangi bir katkı maddesi ilave edilmemelidir.

Organik arıcılıkta kullanılan kovan ve temel petek kovanlar çevreye ve arıcılık ürünlerine risk getirmeyen doğal malzemelerden yapılmalıdır.

Kovanların boyanması ve temizliği sırasında kimyasal maddeler yerine, propolis, balmumu, bitki yağları doğal ürünlerin kullanılması hem alacağımız ürün için, hem de çalışacak olan arı kolonisi için daha iyi olacaktır.

Organik Arıcılıkta Dikkat Edilmesi Gerekenler:

Arı nakilleri, stressiz ve kısa zamanda gerçekleştirecek zamanda olmalıdır.

Organik bal üretiminde yavrulu çerçeveden bal sağımı yapılamaz.

İyonize arı ürünleri organik olarak değerlendirilmez.

Organik tarım metoduyla üretilen arı ve arı ürünleri ambalajlanırken organik ürün niteliğinin bozulmamasına dikkat edilmelidir.

Ambalajlanırken;

Cam, tahtadan üretilmiş malzemeler özel üretilmiş uygun organik kaplama maddelerinden yapılmalıdır.

Organik arı ürünlerinin ambalajlanma esnasında, ürünün organik niteliğini koruyacak bütün hijyenik tedbirler alınmalıdır.

Organik arı ürünleri konvansiyonel arı ürünlerinden ayrı bir yerde depolanır.

Organik ürünler depo edilirken herhangi bir kimyasal ilaç kullanılmamalıdır.

Doğal bir bal için çok geniş floraya sahip alanlar vardır.

Bu alanlarda akasya, ıhlamur, kestane gibi nektarı bol olan yerlerde organik polen ve bal üretimi yapılabilir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s