17 RESSAM FİLMİ ——————– ALINTIDIR

 17 RESSAM FİLMİ

1-Frida (2002)

Frida, Meksikalı sürrealist ünlü ressam Frida Kahlo’nun sanat ve yaşam hikâyesini konu alan 2002 yılında çevrilmiş biyografik film.

Film 6 dalda Oskar Ödülü’ne aday olmuş ve makyaj ve özgün müzik dalında 2 Oskar kazanmıştır.

2-Girl with a Pearl Earring (2003)

Girl with a Pearl Earring (Türkçe adı ile İnci Küpeli Kız), yönetmeni Peter Webber olan 2003 yapımı film. 

Tracy Chevalier’in aynı adlı romanından Olivia Hetreed tarafından uyarlanmıştır. 

Scarlett Johansson, Colin Firth, Tom Wilkinson ve Cillian Murphy filmde rol almıştır.

Film Delft, Hollanda’da 1665 yılında geçmektedir.

On yedi yaşındaki Griet babasının bir iş kazası sonucu kör kalması nedeniyle ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda kalır. 

Johannes Vermeer adlı bir ressamın evine hizmetçi olarak alınmasını ve sonrasında gelişen olayları konu alır.

Film, Scarlett Johansson’a En İyi Aktris dalında BAFTA ve Altın Küre adaylığı getirmiştir.

3-Klimt (2006)

Görüntüleriyle de müziğiyle de sinemaya özgü görkemli bir alegori.

Yönetmen Raoúl Ruiz’in sıra dışı, tartışmalara konu olan ressam Klimt’e saygı duruşu niteliğindeki bu film, 19. yüzyıl sonunun özgün tarihsel zeminini büyük canlılıkla perdeye taşıyor.

Olayların merkezinde devletin ressama ısmarladığı Alegoriler tablosuyla oluşan büyük skandal duruyor.

Biz de cinselliğe dayalı sayısız resmi art nouveau biçeminin simgesi sayılan Gustav Klimt’e tanıklık ediyor.

Film büyücüsü Méliès’le, ressamın gizemli dansçısıyla, Franz Matsch, Egon Schiele, Carl Moll, Adolf Loos, Ludwig Wittgenstein gibi dost çevresini oluşturanlarla ve öteki çağdaşlarıyla tanışıyor ve sanatsal özgürlük adına verdiği savaşımı izliyoruz.

 

4-Modigliani (2004)

Çizdiği resimlerin gözlerini boş bırakarak imzasını atan rakiplerinin aksine resimlerinin satılmasını umursamayan ve zamanın zengin ressamlarının aksine beş parasız yaşayan, sosyetenin övgülerine rağmen onların ruhsuzluğunu yüzlerine en uygunsuz şekilde vurmaktan da geri durmayan fütursuz bir kişilik.

5-Surviving Picasso (1996)

Picasso’nun acımasız iç dünyasına tahammül edebilen tek âşığı olan Françoise Gilot ile ünlü ressam arasındaki ilişkiyi anlatıyor film.

6-Goya’s Ghosts (2006)

Goya’nın Hayaletleri, yönetmeni iki En İyi Yönetmen Akademi Ödülü sahibi Miloš Forman olan 2006 yapımı film.

1792’de İspanya’da geçen filmde Goya’nın ilham perisi rolünde Natalie Portman yer alıyor.

7-Basquiat (1996)

Basquiat: Şöhretin Bedeli, 1996 yapımı Julian Schnabel’in yönettiği Jean-Michel Basquiat’ın şöhrete giden yolda başına gelenleri anlatan sinema filmidir.

8-Séraphine (2008)

Martin Provost ’un yönetmenliğini yaptığı Séraphine (2008) , ressam Séraphine Luise’nin nam-ı diğer Senlis’li Séraphin’in (Yolande Moreau) , trajik hayat hikâyesini gerçekçi ve sanatçının ruhuna uygun bir yaklaşımla anlatan bir film.

1905 yılında 41 yaşında sade bir yaşantısı olan ve hayatını temizlik yaparak kazanan Seraphine, ona resim yapmasını söyleyen (koruyucu meleğini) dinleyip kendi kendine resim yapmaya başlar ve eline geçen az bir paranın hepsini resim yapabilmek için harcar.

Gündüzleri çalışıp geceler boyu parlak renkli, naif doğa desenleri yaratır.

9-Big Eyes (2014)

 

1950’li yıllarda çizdiği kendine has iri gözlü çocuk tablolarıyla tanınan Amerikalı ressam Margaret Keane’in, eşi Walter Keane ile yaşadığı güç mücadelesini beyazperdeye taşıyan film, Keane çiftinin aralarındaki iktidar gerginliğini konu alan biyografik bir uyarlama.

Karısının göze çarpan yeteneğini ve ortaya koymuş olduğu orijinal eserleri satış stratejisi adına sahiplenen Walter Keane, para ve şöhreti yakaladıktan sonra eşi Margaret’ı gölgede bırakır.

Yaptığı tabloların birisi için bile “Benim tablom!” diyemeyen Margaret, kocasının baskına karşı çetin bir savaş verecektir.

Tim Burton’ ‘Ed Wood’dan sonraki en kişisel filmi” olarak yorumlanan filmin başrollerini Amy Adams ve Christopher Waltz paylaşırken, senaryo Scott Alexander ve Larry Karaszewski’ye ait.

Filmin müziklerinde Danny Elfman imzası var.

 

 

10-Pollock (2000)

 

Dışavurumculuğa yeni bir boyut getiren çalışmalarıyla sanat tarihine geçen Amerikalı sanatçı Jackson Pollock’un problemlerle dolu yaşam öyküsü.

Filmde Pollock’u canlandıran usta oyuncu Ed Harris’in ilk yönetmenlik denemesi…

 

11-Camille Claudel, 1915 (2013)

 

Sevgilisi Auguste Rodin tarafından terk edilen Camille, yaşadığı çaresizlikle umutsuzluğa sürüklenmiştir.

Durumu gitgide kötüleşen Camille ailesi tarafından Fransa’nın güneyinde bir akıl hastanesine yatırılır.

Fakat ailesi onun heykel yaparak hayata tutunduğunun farkında değildir.

30 yıl kapalı kaldığı hastanede hem sanattan uzak kalmış hem de farklı olduğu için toplum tarafından dışlanmanın çaresizliğini yaşamıştır.

Erkek kardeşi Paul’un ona umut verecek ziyaretini beklemek kapalı kaldığı bu hastanede tek dayanağı olmuştur.

Fransız sanatçı Camille Claudel’in gerçek hayat hikayesinden uyarlanan filmin başrolünde Juliette Binoche yer alıyor.

Filmin senaristliğini ve yönetmenliği ise Hadewijch ve Flandres adlı filmlerden tanıdığımız Bruno Dumont üstleniyor.

 

 

12-Artemisia (1997)

 

Dünyanın bilinen ilk kadın resim sanatçılarından biri olan Artemisia Gentileschi’nin gençlik dönemi…

Artemisia, aynı sanata gönül vermiş olan babası tarafından resim sanatına doğru yönlendirilmektedir.

Yaşadığı dönemde yasak olarak addedilmesine rağmen kendi ilgi alanları dâhilinde olan erkek anatomisi, Artemisia’yı cinselliğe yöneltmektedir.

Artemisia’nın eğitimini üstlenen Agostina Tassi, masum olmasına rağmen Artemisia’ya tecavüz etmekle suçlanmaktadır.

Açılan dava bütün bu isimlerin ülkede bilinmesine yol açacaktır.

Artemisia, masum olan Agostina’yı korumak konusunda fazlasıyla kararlıdır.

Agnes Milles’in ikinci uzun metrajlı filmi olan Artemisia’nın, ‘En İyi Yabancı Film’ dalında bir de Altın Küre adaylığı bulunuyor.

13-Nightwatching (2007)

 

Film, 1642’yi Rembrandt van Rijn’in hayatının dönüm noktası yapan, onu varlıklı ve ünlü bir sanatçıyken gözden düşmüş yoksul birine dönüştüren, ressamı hem o yapan hem de mahvına sebep olan “Gece Bekçisi” tablosundaki hain suikast komplosu, meşhur Hollandalı ressam ve kadınlarını anlatıyor.

 

14-Love Is the Devil: Study for a Portrait of Francis Bacon (1998)

 

Bacon’ın (ressam olanının) sıra dışı hayatını anlatma iddiasındaki film,

“parlak bir sanatçı ile onun aşığı ve aynı zamanda (en tanınmış bazı resimlerinin) ilham perisiyle olan son derece karmaşık ilişki, sanatın, aşkın ve seksin tehlikeli bir biçimde kesiştiği alanı araştırıyor.”

 

“Bu iki adam, Francis Bacon’ın Grand Palais’de 1871′de sergilenen başarılı retrospektifinden önce, basit hırsız Dyer’ın Bacon’ın stüdyosuna kelimenin tam anlamıyla düşmesiyle tanışırlar.

Bacon’ın çevresindeki sanatçı takımı, kendini satan oğlanlar ve ayyaşlar onun ilgisini çekmek için yarışıyor…”

15-Caravaggio (2007)

 

Derek Jarman 17. Yüzyıl ressamlarından Michelangelo Caravaggio’ya ithafen yazıp yönettiği bu filmde ressamın yaşamını, sanat tutkusunu resimleri üzerinden inceliyor.

Çizgisel olmayan anlatımı, kırmızı ve mavi renklerin doldurduğu stilize kareleriyle sıra dışı bir biyografik film yaratırken, hem dini inançlarıyla cinsel kimliğinin çakıştığı ressamın portresini çiziyor, hem de kendisinin sonuna kadar savunduğu sinema sanatını ortaya koyuyor.

 Tilda Swinton’ın da kariyerindeki ilk film olan Caravaggio, Jarman ile ilham perisi Swinton’ın yıllarca sürecek dostluk ve ortaklığının ilk tohumu.

16-Carrington (1995)

 

İngiltere’de I. Dünya Savaşı’nın arka planı oluşturduğu bir dönemde, ressam Dora Carrington ile eşcinsel yazar Lytton Strachey arasındaki oldukça sıra dışı bir aşkın hikayesi.

Dora, Viktoryen dönemi İngiltere’sinde Virginia Woolf gibi yazarların ve dönemin eksentrik entelektüellerinin bulunduğu Bloomsbury Grubu’nun üyesidir ve arkadaşları aracılığı ile yine o dönemin önemli yazarları arasında sayılan Lytton ile tanışır.

 Dora bu tanışmanın ardında Lytton’a büyük bir aşkla bağlanır.

Lytton da Dora’yı sevmektedir ama ilişkileri ruhsal bir beraberliğin ötesine geçemez.

Bu durum Dora’yı büyük bir çaresizliğe sürüklese de Lytton’dan kopamaz.

Başka erkekler ile ilişkiler kursa da, Lytton ile aynı evde yaşamaya devam eder ve büyük bir aşk ile ona bağlı kalır.

 İngiliz senarist Christopher Hampton’ın önemli yönetmenlik denemelerinden birisi.

Lytton rolündeki Jonathan Pryce’a Cannes Film Festivali’nde en iyi oyuncu ödülü kazandıran bu film, gerek Pryce’ın, gerekse Dora rolündeki Emma Thompson’ın oyunculuğu açısından olumlu eleştiriler almış.

Aynı zamanda ressam Dora Carrington’ın yaşamı üzerine biyografik bir film olması itibarı ile ilgi çekici.

Müziklerini de Piano filmi ile en iyi film müziği dalında Oscar kazanmış Michael Nyman’a air.

17-Van Gogh (1991)

 

Ünlü ressam Van Gogh, trenle yaptığı gezinti sırasında vardığı köyde köy doktorunu ziyaret eder.

Sanata son derece önem veren bir şahsiyet olan köy doktoru Doktor Gachet, Van Gogh’u evini şereflendirmesi için davet eder.

Van Gogh kabul ettiğinde ise sıra dışı gelişmeler yaşanmaya başlar.

Van Gogh, doktorun güzeller güzeli kızını modeli olarak kullanır ve zamanla aralarında bir ilişki başlar.

Ancak ünlü sanatçının tek sorunu bu değildir.

Özel hayatı son derece çalkantılı ve sorunlu olan ressam, anbean tükenmektedir.

Maurice Pialat tarafından yönetilen film ünlü ressam Van Gogh’un hayatının son üç ayına odaklanıyor.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s