İKİ ZAZA BİR BAYRAK —– ALINTIDIR

İKİ ZAZA BİR BAYRAK

arif nihat asya bayrak ile ilgili görsel sonucu

 

İki Dersimli…

İki Zaza…

Biri, Elazığlı Selahattin Demirtaş…

selahattin demirtaş ile ilgili görsel sonucu

Diğeri, (Tunceli) Tarnoti/Ovacık Karaballı aşiretinden Çermu’nun torunu İsmail.

Geçen hafta…

Selahattin Demirtaş’ın, Ankara’da organize edilen “Teröre Hayır Kardeşliğe Evet” yürüyüşüne ilişkin, “halkı tahrik edecek işlerden herkes kaçınmalıdır” sözleri tepkiyle karşılandı.

“Türk Bayraklı kardeşlik mitingi halkı niye tahrik etsin; asıl mesele Türk Bayrağı’na tahammülsüzlük” yorumları yapıldı.

Şimdi…

Buraya bir virgül koyalım; bu konuya döneceğim.

Gelelim Dersimli İsmail’e…

Yıl, 1919…

İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali ABD’de bulunan Rumlar tarafından gösterilerle kutlandı.

Bu arada kimi Rumlar taşkınlık yaparak Türk Bayrağı’na hakaret etmeye ve yakıp-yırtmaya başladı.

Dersimli Çermu’nun torunu İsmail belindeki silahına davranıp, Türk Bayrağı’nı ayakları altına alan yedi Rum’u öldürdü, ikisini yaraladı.

Amerikan polisinin elinden kurtulup Meksika’ya kaçmayı da başardı.

Bir yıl sonra….

Tarih: 18 Eylül 1920.

Büyük Millet Meclisi Birinci Dönem Dersim Milletvekili Hayri Bey, vatanseverlik duygularıyla Türk Bayrağı’nı korumak amacıyla hareket eden İsmail’i Meclis gündemine getirdi.

Dersim’de bulunan ailesinin zor durumda olduğuna dikkat çekerek, İsmail’in vatanseverlik hissinin ödülü olarak ailesine bir miktar para yardımı yapılmasını ve uğrunda hayatını feda edecek derecede sevdiği bir Türk Bayrağı’nın Büyük Millet Meclisi tarafından kendisine verilmesini teklif etti.

Teklif, Meclis İkinci Başkanı tarafından 22 Eylül 1920’de Başvekâlete havale edildi.

Bakanlar Kurulu, talebi uygun buldu.

Ayrıca böyle vatansever bir evlat yetiştirdikleri için İsmail’in ailesine teşekkür edilmesi kararı aldı.

Bu karar, gereğinin yapılması için 31 Ekim 1920’de Dâhiliye Vekâletine bildirildi…

Yandaşın teklifi

Selahattin Demirtaş Türk Bayrağı’na karşı mı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, Demirtaş’a ağır sözlerle yüklendi.

İki yıl önce ne kadar farklı konuştuklarını; Anayasa’yı değiştirip “Türk” adını çıkarmak istediklerini unuttuk mu sanıyorlar?

Tarih: 24 Mart 2013.

Adını bilmezsiniz; Hilal Kaplan.

AKP yandaşı köşe yazarı.

PKK ile barışık oldukları o günlerde bir televizyonda; Nevruz’un hiçbir zaman Milli Bayram olarak kutlanmadığını belirterek, Diyarbakır’daki mitingde Türk Bayrağı açılmaması tartışmalarına değinerek, “Türk Bayrağı isminin değişmesi de gündeme gelmeli.

Mesela adı, Sayın Selahattin Demirtaş’ın dediği gibi Devlet Bayrağı olabilir” dedi.

Çok tepkiler alınca, “Türk Bayrağı’nın adı değişsin’’ demediğini söyleyerek, “Anayasadaki vatandaşlığın Türklük ekseninde tanımlanmamasının tartışıldığı bir zamanda, Türk Bayrağı yerine, Türkiye Bayrağı demeyi daha uygun bulduğumu belirttim’’ dedi.

Yandaşların neler dediğine başka örnekler vermeye gerek var mı?

(İşgal döneminde Osmaniye’de Ferda gazetesini çıkaran Mesut Fâni vardı.

Fransızlar tarafından Osmaniye’de mutasarrıf da yapılmıştı.

Gazetesinde şöyle yazıyordu:

“Dört yüz senedir altında yaşadığımız bayrak denilen o kırmızı paçavradan ne fayda gördünüz?

Bugün muazzam bir devletin şanlı bayrağı üzerimizde dalgalanıyor.

Budalalık yapmayınız.

Bari bundan istifade ederek mesut yaşayalım.

Millet demek; bir bez parçasına nail olmak demek değildir.”

Bu hainler yazmakla bitmez…)

İki yıl önce AKP’lilerin Türkiye’de yaşattıkları siyasi atmosfer başkaydı.

Dönem değişti; ellerinde Türk Bayrağı’yla bugün Demirtaş’a yüklenip ne nutuklar atıyor; neler yazıyorlar.

Ne yazık ki bu ülkenin yarısına, bu ikiyüzlü siyaseti her seferinde yutturuyorlar.

 Ya AKP’li dinciler

Hadi…

Selahattin Demirtaş’ın “Türk bayrağı” alerjisini anlayabilirim; kimlik siyasetini öyle bir noktaya getirdiler ki “Türk” adından nefret ediyorlar.

Bugün -seçim arifesinde- ellerinden bayrak düşmese de, kimi dinci AKP’lilerin de “Türk Bayrağı” alerjisi yok mu?

Yazmalıyım:

Bir dönem çok zorladılar; -hep yaptıkları gibi- uyduruk adamlara tarih yazdırdılar: “Türk Bayrağı’ndaki yıldızın beş uçlu olmasının nedeni, İslam’ın beş şartını simgelemesidir!”

eski türk bayrağı ile ilgili görsel sonucu

Öyle olsaydı; 1842 yılına kadar yıldız sekiz köşeli olur muydu?

Sadece yıldız değil, hilal için de ne hurafeler anlatıyorlar!

Peki…

Türk Bayrağı’ndaki ay ve yıldızın İslamiyet’le ilişkili göstermeye neden ihtiyaç duyuyorlar?

Şundan…

İslam; insan, bitki, hayvan, gezegen, vb. kıyametle yok olacağı düşünülen varlıkların resmedilmesini yasakladı!

Dikkat ettiniz mi…

Suudi Arabistan gibi Selefi ülkelerin bayraklarında bunlar yoktur.

Evet…

Siz bakmayın ellerinde Türk Bayrağı sallandırdıklarına…

Ellerinden gelse Türk Bayrağı’nı da dizayn ederler.

Katar bayrağı gibi “testere” koyarlar!

Bilmezsiniz…

Türk bayrağına “ŞAMAN BAYRAĞI” diyorlar!

Dikkat edin bu çevreler “Al bayrak” dememeye çalışır!

Öyle ya…

“Kırmızı” Arapça’dan gelir; “al” ise, eski Türkçe’de -ateş kültü ile bağlı olduğundan- “alev”den türemiştir.

Yani, Türk Bayrağı esasen kırmızı değil, al’dır.

Bizde aslen “kırmızı kan” değil “al kan” denmez mi?

Türk Mitolojisi’nde, renkler önemli bir yer tutar; al renk, kırmızıdan farklıdır, kutsaldır.

Oğuz/Türkmen boylarının çok eskiden beri al renkli börkler giydiği bilinmektedir.

Efelerin, Zeybeklerin, Seymenlerin başlarına bakın; alları görürsünüz.

Neyse, konuyu dağıtmayayım.

Evet, AKP’li kimi dinciler de Türk Bayrağı’na alerjileri vardır…

Selahattin Demirtaş, Türk bayrağının adına karşı çıkar.

Dinciler tamamına!

Acı olan; halkımız bunların farkında bile değildir…

Soner Yalçın

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s