DİYARBAKIRLI KADIN ŞAİR VE YAZARLAR ————————– ALINTIDIR

DİYARBAKIRLI KADIN ŞAİR VE YAZARLAR

 

SIRRI HANIM

 

Sırrı Hanım, (d.1814 – ö.1877) Türk divan edebiyatı şairi.

1814’te Diyarbakır’da dünyaya geldi.

Asıl adı Rahile’dir.

Diyarbakır eşrafından Ahmet Bey’in kızıdır.

Kültürlü bir ailede büyüdü, Divan kültürüyle yetişti.

Tahir Zade Bekir Ağa ile ilk evliliğini yaptı.

Bir süre Bağdat’ta yaşadı.

Daha sonra İstanbul’a geldi.

Yusuf Kâmil Paşa konağındaki şiir-edebiyat sohbetlerine katıldı, paşanın eşi Prenses Zeynep ile dost oldu.

Kâmil Paşa ile evlendiği söylentisi de vardır.

1877’de öldü.

Edirnekapı Otakcılar Mahallesi’nde Kadiri Dergâhı kabristanına defnedildi.

Kızının ölümü üzerine yazdığı içli bir mersiye ile tanınır.

Bir divan oluşturacak kadar şiiri vardır.

 

GAZEL

 

Şahbazı kuds olan mesture şeklin göstürür

Mahremi sultan ekser dûr şeklin göstürür

 

Saykal ol mir’atı kalbe masiva fikrin bırak

Jenk olunca ayine meksur şeklin göstürür

 

Şer çekerse tâ semaye suzi dilden dûdi âh

Mahitab olur felekde nur şeklin göstürür

 

Dehri duni bisebate dil viren divaneye

Mesti bibaki elest mahmur şeklin göstürür

 

Ayni ibretle alan her bir varakdan bir sebak

Nevbehar eyyamıdır zünbur şeklin göstürür

 

Tâ ezelden Sırrî hakikatden dili, agâh olan

Başü can terkin kılub Mansur şeklin göstürür

 

GAZEL

 

Mürği dil pervaze geldi lâneler ağlar bana

Çıkdı zünnarım bu kez humhaneler ağlar bana

 

Âşinalar tanı senk endaz olurlar her taraf

Vâkıf olsa halime bigâneler ağlar bana

 

Ketmi güc, izharı güc bir derde oldum mübtela

Darusın bilmez tabib kâşaneler ağlar bana

 

Kâsei mizabı sâkiden içüb mest olmuşum

Halime agâh olan mestaneler ağlar bana

 

Sırrî bir viranedir bir gence irdin misli yok

Hasbihalim söylesem divaneler ağlar bana

 

 

 

 

İFFET HATİCE HANIM

 (Hatice İffet Hanım)

 

1854 tarihinde İstanbul’da doğmuştur.

Babası, Adliyeci Hasan Tahsin Bey’in oğlu, Cezayir Ceza Reisi Necip Bey’dir.

Arapça-Farsça bilen şair, varlığını ispat eden Edibelerden olup divan tertip etmeye yetecek kadar şiir söylemiştir.

Buna ek manzum bir eseri de bulunmaktadır; basılmamıştır ve İffet’in kütüphanesinde bulunuyor olabilir.

1912 yılında İstanbul’da vefat etmiş, Erenköy Sahra-yı Cedit Mezarlığı’nda defnedilmiştir.

 

Kaynakça

 

Serhan Alkan İspirli, “Osmanlı Kadının Şiiri” International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 2/4 Fall 2007.

Hacı Begzade Ahmet Muhtar. Şair Hanımlarımız. İstanbul: 1311.

 

 

Asıl adı Hatice İffet’tir.

Diyarbakır’da doğmuştur.

Diyarbakır eşrafından Ahmet Bey’in kızıdır. Annesi şeyh-zâdelerden Fatma Hanım’dır.

Şaire Sırrı Hanım ile kardeştirler (Yıldız 1987:69).

Hatice İffet Hanım, Azmî-zâde Hâfız Mehmet Efendi’yle evlenmiştir.

Aile geleneğine uyarak Kâdirî tarikatına intisap etmiştir.

 Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur.

1860 yılında Diyarbakır’da ölmüştür.

Mezarı Behram Paşa Camii yakınındaki kabristandadır.

Diyarbakır ulemasından Şaban Kânî Efendi’yle yaptığı sohbetlerde, ilim ve irfanıyla takdir kazanmıştır.

Çoğunlukla divan tarzında şiir yazmaktadır. Şiirlerinde tasavvufi etkiler vardır.

 

Kaynakça

 

Cunbur, Müjgân, N. Saryal (1970). Türk Kadınının Şiiri. Ankara: Kadının Sosyal Hayatını Tetkik Kurumu Yay.

 

Toros, Taha (1934). Türk Kadın Şairleri. İstanbul: Universel Yay.

 

Yıldız, Naciye (1987). Mutasavvıf Türk Kadın Şâirleri Üzerine Bir Araştırma. Yüksek Lisans Tezi. Ankara: Gazi Üniversitesi.

 

PROF. DR. NACİYE YILDIZ

 

Eserlerinden Örnekler

 

 

Gazel

 

Çünki âgehsin gönül, sırr-ı nihân lâzım sana

 

Varlığı mahv eyleyip terk-i cihân lâzım sana

 

 

Sen adem sahrâlarında bir güzel şâhbâz idin

Şimdi dâm-ı hestiye düştün figân lâzım sana

 

 

Dâm-ı cisme düşmeden Mevlâ’yı bulmaktır garaz,

 

Râz-ı aşkı bâdezîn etmek ıyân lâzım sana.

 

 

Cümle benlikden geçip mahv-ı vücûda ermeğe,

 

Hâhkâh-ı aşkta pîr-i mugân lâzım sana.

 

 

Feyz-i istidâd sende zâhir oldu İffetâ

 

Her cihet şimden gerû dârü’l-amân lâzım sana.

 

Cunbur, Müjgân, N. Saryal (1970). Türk Kadınının Şiiri. Ankara: Kadının Sosyal Hayatını Tetkik Kurumu Yay. 27.

 

 

 

CAHİT UÇUK

 

Cahit Uçuk asıl adı Cahide Üçok, (7 Ağustos 1911’de İstanbul’da doğdu – 7 Kasım 2004 İstanbul’da öldü.).

 Türk hikaye ve roman yazarı.

Biyografi

Babası son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda Siverek Milletvekili ve Kaymakam olan İbrahim Vehbi Üçok ve annesi aslen Selanik’li olan Hadiye hanımdır.

Üçok, ailesinin ilk çocuğudur.

Adına Cahit denilmesinin nedeni ise; babasının Hüseyin Cahit Yalçın ile olan yakın dostluğu ve ona karşı olan sevgisi nedeniyleydi.

Çocukluğunda babasının görevinden dolayı, üçbuçuk yılını Hekimhan’da geçirmiş daha sonra ise Alanya’ya taşınmışlardır.

Cahit, çocukluğunda caz şarkıları söylemeyi de çok seviyordu.[1]

Birçok denemeler yapan Cahit’in ilk masalı, 1935 yılında Nazım Hikmet’in çıkardığı Yarım Ay isimli dergide yayımlandı.

Öncesinde şiirde yazan Cahit hanım, bundan sonra tamamen hikâye ve roman yazımına yöneldi.

Eserlerinde çoğunlukla kadın hakları ve kadının toplumdaki yeri konularını işleyip, zaman zaman mistik temaları da işlemiştir.

Cahit Uçuk, gerek romanlarının konuları, gerekse sıcak ve rahat anlatımı ile tanınan ve her zaman sevilerek okunan bir yazardı.

Babıali’de ve Anadolu’da yayımlanan günlük gazete ve dergilere, piyes, masal, hikâye ve roman tefrikaları yazmıştır.

Sayıları her yıl artan roman ve hikâye kitaplarından başka, çok sevdiği çocuklar için de romanlar, öyküler, masallar, manzum masallar yazdı.

Ona en güzel armağanı da, çocuklar için yazdıkları getirmiştir.

Dünyanın ünlü çocuk klasikleri İkizler serisinin yirmi sekizinci kitabı olan Türk İkizleri ile Hans Christian Andersen armağanını kazanmış, bu kitabı, İngilizce dahil olmak üzere birkaç dünya diline çevrilmiştir.

Cahit Uçuk, yazar Mahmut Yesari ile kısa bir evlilik yapmıştır.

Daha sonra Galatasaraylı futbolcu Cici Necdet ile on yıl süren ikinci bir evliliği olmuştur. Uçuk, hayatı boyunca dört defa evlilik yapmıştır.[2]

Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın yazarlarından Cahit Uçuk, 7 Kasım 2004’de İstanbul Bebek’teki evinde 93 yaşında öldü. Zincirlikuyu Mezarlığı’nda yatıyor.

Başlıca yapıtları

Roman

Küçük Ev

Kanlı Düğün

Siyah Dantelli Şemsiye

Uçan Su

Değirmentaşı

Hep Yarın

Güneş Kokusu

Kirazlı Pınar

Sürü Çıngırakları

Dikenli Çit

Öykü

Cennet Bahçesi

Işıklı Pencere

Kurtların Saygısı

Değişen Sensin

Altın Pabuçlar

Artık Geçti

Çocuk kitapları

Türk İkizleri

İran İkizleri

Gümüş Kanat

Yalçın Kayalar

Mavi Ok

Kırmızı Mantarlar

Üç Masal

Ateş Gözlü Dev

Cepteki Yavrular

Kurnaz Çoban

Herte Verte Pitte

Eve Giren Güneş

Açılan Pencereler

Esrarengiz Yalı

Mavi Derinliklerdeki Sır

Sırrını Vermeyen Tabak

Dünyamız Tehlikede Uzaydaki Mavi Bilye 5 (ISBN 9789758509751)

Oyun

Yaşamak İstiyoruz

Gök Korsan

Bileziklerin Sesi

Anı

[Bir İmparatorluk Çökerken (anı, 1995, YKY) (ISBN 9753634129)

Erkekler Dünyasında Bir Kadın Yazar [3] (ISBN 9750805305)

 

Kaynakça

 

“Tarihten portreler – Cahit Uçuk Hanım”. milliyet.com.tr. Erişim tarihi: 26 Nisan 2012..(Türkçe)

 “Cahit Uçuk’un aşkları”. radikal.com.tr. Erişim tarihi: 26 Nisan 2012..(Türkçe)

 “Erkekler Dünyasında Bir Kadın Yazar”. google.com.tr. Erişim tarihi: 26 Nisan 2012..(Türkçe)

 

 

ESMA OCAK

 

Aydın Esma Ocak, 5 Haziran 1928’de Şevkiye Ocak ile Tarım İl Müdürü Osman Şahap Yıldırım’ın kızı ve şair ve milletvekili Osman Ocak Nakiboğlu’nun yeğeni olarak Diyarbakır’da dünyaya geldi.

Beş yaşında okuma yazmayı öğrendi, ortaokul öğrencisiyken ilk roman denemesi üzerinde çalışmaya başladı.

15 yaşında lise ikinci sınıf öğrencisiyken abisi Fransa’ya hukuk eğitimi almaya gönderildi, kendisi ise ailesi tarafından görücü usulüyle evlendirilerek öğrenimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Evliliğinin ardından Diyarbakır şehir merkezinden Bismil’in Kazancı köyüne taşınarak burada Kürtçe öğrendi.

33 yaşında kocasını kaybettikten sonra kocasının işlerinin başına geçerek çiftçilik yapmaya, eş zamanlı olarak da yazı çalışmalarını sürdürmeye başladı.

Gündüzleri çalışan Ocak, akşamları çevresindeki kadınların hikâyelerini dinledi.

Bu hikâyelerden yola çıkarak yazdığı ilk öykü kitabı Berdel’i şair Ahmet Arif’in teşvikiyle yayımladı.

Ahmet Arif kitap için yazdığı önsöz yazısında kitabın önemine şu sözlerle dikkat çeker:

 

Berdel, halkımızın bir kesiminin ve özellikle anaların, kızların yaşadığı iç gerçeği suratımıza vuruyor.

Bu açıdan yazar, kolay olanı değil, zor olanı seçmiş.

Halkına sahip çıkmak, ağlarken de gülerken de

onunla birlikte olmak kararında.

Yüreği yoksul ve namuslu olmaktan hiçbir suçu bulunmayan kardeşlerimizin çektiği acılarla dolu bir yazarın, bu tavır alışına elbette saygı duyarız.

Bir de şunu belirtmem gerek.

Özellikle senaryo yazarları ve film yönetmenleri için bu kitap zengin bir kaynak

olabilir.

Kitap 1990 yılında Atıf Yılmaz tarafından sinemaya uyarlandı, 1991 yılında 41. Berlin Film Festivali’nde Festival Özel Ödülü gibi pek çok uluslararası ödül aldı.

Kitap Almancaya çevrilerek Almanya’da yayımlandı.

“Berdel” ve “Yeni Çardak” öyküleri tiyatroya uyarlandı.

Yazarlık kariyeri boyunca onun üzerinde eser yayımlayan Ocak, 75 yaşından sonra bilgisayar kullanmayı öğrenerek son çalışmalarını bilgisayarda hazırladı.

2006 yılında Ziya Gökalp’in özel yaşamını kaleme aldığı Bir Filozofun Özel Yaşamı: Ziya Gökalp adlı biyografi kitabını yayımladı.

Ölümüne dek Diyarbakır’da yaşayan Ocak, Diyarbakır’ı Tanıtma Kültür ve Dayanışma Vakfı’nın başkanlığını yaptı, TYS ve Edebiyatçılar Derneği üyesi ve üç çocuk annesiydi.

25 Mayıs 2011’de ölen Ocak, Mardinkapı Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Satın alarak restore ettirip müze haline getirdiği eski bir Ermeni evi, Esma Ocak Evi olarak halen ziyaretçi kabul etmekte, geleneksel Diyarbakır ev kültürünü yaşatmayı hedeflemektedir.

Kürt destanlarını öğrenebilmek için atla köy köy dolaşan Esma Ocak’ın öykülerinde Kürt sözlü edebiyatının etkileri hissedilebilir.

Ataerkil düzeni eleştirerek, düzenin kadınların hayatındaki etkisini gözler önüne seren Ocak, gerek sözlü edebiyatı yazıya dökerek, gerekse kadınların hikâyeleri üzerine yoğunlaşarak kadın edebiyatının önemli isimlerinden birisi haline gelmiştir.

Dengbejlerden dinlediği öyküleri kaleme aldığı romanı Muş Gürcüsü Destanı için şu yorumu yapar:

Benim işim yalnız yaşadığım çağla değil, evrenseldir.

Bu nedenle kadını yıllar, yüzyıllar önce ve ilk

olarak mistikleştiren Doğu’dan seçtim konumu. Bir Kürt boyunun taa ötelerden günümüze dek sözle, sazla ulaşan akıl almaz savaş yöntemlerinin, uğruna ölümlere gidilen bir gururun, insanı çılgına döndüren bir aşkın ve köklü bir törenin anlatısıdır bu destan.

2008’de yayımladığı İçerdeki Avcı ve Münire gibi metinleri Güneydoğu Anadolu bölgesini mekan edinir.

Ocak, bölgenin sözlü edebiyat örnekleriyle beslediği kurgu dünyasını, sade bir dille aktararak gerek toplumsal cinsiyetin çeşitli köy ve kasabalarda kadınlar üzerindeki etkisini aktararak, gerekse bölgenin tarihinde ortaya çıkmış mitolojik hikayeleri kullanarak destanla gerçekçiliği bir arada örnekler.

 

Yapıtları

Berdel (1981)

Kırlar Dağının Düzü (1982)

Kervan Servan (1983)

Sara Sara (1987)

Kuyudaki Ses (1990)

Muş Gürcüsü Destanı (1991)

Surlu Kentin Sır Suyu (1994)

Kadınlar Mektebi (1995)

Duvar İçindeki Diyar (Diyarbekir) (1998)

Münire (2005)

Bir Filozofun Özel Yaşamı Ziya Gökalp (2006)

İçerdeki Avcı (2008)

Kaynakça

Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi. İstanbul: YKY, 2010.

Çağlayan, Handan. “Esma Ocak’la Unutmak Ve Hatırlamak Üzerine – Bianet.” Bianet. 28 May 2011. Web. 03 Feb. 2012. <http://bianet.org/biamag/kadin/130296-esma-ocaklaunutmak-ve-hatirlamak-uzerine&gt;

 

Kategori: Öykü yazarı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s