SUDA BOĞULMA ————————– ALINTIDIR

SUDA BOĞULMA

Uzm. Dr. Erdem Uzunoğlu

 

Suda batma ve oksijensiz kalma sonucunda ölüme boğulma diyoruz.

Ayrıca İngilizce’de konuşma diline ve tıp terminolojisine girmiş olan “NEARDROWNİNG” kelimesini ise boğulayazma olarak tercüme edeceğiz.

Boğulayazma ise suya battığı halde yeniden canlandırma ile 24 saatten fazla hayatta kalmadır.

 Tüm boğulma vakalarının yarısı 4 yaşın altında olmaktadır.

Bundan dolayı 4 yaş altındaki çocukların yalnız başına suya girmesine izin verilmemelidir.

Suda boğulma türleri

 

1) Kuru boğulma: Suda boğulmaların % 20 kadarında akciğerlerde çok az Sıvı bulunur.

Bu kişilerde ani gırtlak spazmı nedeniyle gırtlak tamamen kapanır ve akciğerlere sıvı girmesi mümkün olmaz.

 Bu kişiler nefes alamadıkları için kaybedilir.

2) Su yutarak boğulma: Suda boğulmaların % 80′inde akciğerlerde az miktarda veya onları tamamen dolduracak kadar çok su bulunabilir.

Bu kişilerde yutulan Suyun miktarı kadar tatlı veya tuzlu olmasının da büyük önemi vardır.

 Tatlı suda boğumla tehlikesi geçirenlerde, akciğer hava keseciklerinin yüzey gerilimi azalır ve bunlar tamamen kapanırlar.

Akciğerlere gelen kan temizlenmeden tekrar dolaşıma katılmış olur.

Akciğer hava keseciklerindeki tatlı suyun, yoğunluğu düşük olduğu için damarlar tarafından emilir ve böylece de damarlarda dolaşan kan hacmi artar.

Böylece kalp yetersizliğe girer.

 

Tuzlu suda boğulma tehlikesi yaşayanlarda ise, sıvının sodyum klorür miktarı fazla olduğu için kan sıvısı damarlardan akciğer hava keseciklerine sızmaya başlar.

Bu geçiş, hasta kendine geldikten sonra da devam edebileceğinden tuzlu suda boğulma tehlikesi atlatanlar en az 48 saat gözlem altında bulundurulmalıdır.

 Akciğerlere giren suyun içinde bulunan tanecik ve mikropların da büyük önemi vardır.

Sudaki çeşitli tanecikler, yosun parçacıkları küçük bronşları tıkayarak akciğer havalanmasının daha çok bozulmasına katkıda bulunabilirler.

Mikroplar ise, kişi boğulmaktan kurtarılmış olsa bile ciddi akciğer enfeksiyonlarına neden olabilirler.

 Akciğerlere giren sıvının ısısı da çok önemlidir.

Soğuk suda boğulma söz konusu ise, damarlar aniden yaygın olarak daralırlar.

Damar direnci ve kan basıncı artar.

Kalp güçlü değilse, kişi, ani kalp yetersizliğinden kaybedilebilir.

 

Suda boğulmakta olanlara ilk yardım

 

Suda boğulmakta olan kişiye yapılması gereken ilk şey, can yeleği, can simidi… gibi batmaz bir cisim veya yüzme aracı atılmasıdır.

Bunlar yoksa uzun bir sopa, kayık küreği, ip… gibi araçlarla da yardım edilebilir.

 Yüzerek can kurtarma yöntemlerini bilmeyen kişilerin suya atlayarak kazazedeyi kurtarmaya çalışmaları çok yanlıştır ve çoğu kez kurtarıcının da boğulması ile sonuçlanır.

 

Su yutmuş olan kişi sudan çıkarılır çıkarılmaz şunlar yapılmalıdır:

 

Ağzındaki takma dişler ve yabancı cisimler derhal çıkarılır.

Başı iyice arkaya yatırılır, alt çenesi iki elle kavranıp aşağı ve geriye doğru çekilir.

Ensenin altına katlanmış giysiler konabilir. Diğer el, kazazedenin alnına, işaret ve başparmaklar burnu kapatacak biçimde yerleştirilir.

Kurtarıcı derin bir nefes aldıktan sonra, dudaklarını kazazedenin dudaklarına bitiştirerek güçlü bir nefes verir (hayat öpücüğü).

Soluk verdikten sonra kazazedenin soluk vermesini sağlamak için ağzı açık tutulur.

Bu işlem iki kere tekrarlandıktan sonra, göğüs kafesine bastırılarak kalp masajına başlanır.

Suda boğulma olaylarında çok önemli noktalar:

 

Akciğerlere dolan suyun boşaltılmasına çalışılarak zaman kaybedilmemeli ve derhal yapay solunum başlanılmalıdır.

Çünkü hastayı baş aşağı getirerek çıkarılan suyun çoğu akciğerlerden değil mideden gelir.

Yapay solunum ve kalp masajı mümkünse iki ayrı kişi tarafından yapılmalı ve en az bir saat sürmelidir.

Dolaşım düzelmeden kazazedeyi hastaneye taşımak yanlıştır.

Taşıma sırasında yapay solunum ve kalp masajı yapma imkanı varsa, hasta hemen hastaneye kaldırılması uygun olur.

Kazazedeler çok iyi görünseler bile 48 saat gözlem altında bulundurulmalıdırlar.

Bazı vakalarda akciğer ödemi tablosu geç de ortaya çıkabilmektedir.

Öksürük, nefes darlığı olmayan, akciğer röntgeni ve kandaki oksijen basıncı normal olan kişiler evlerine gönderilebilir.

Vücut ısısı düşük olan kişiler, 40 derecelik sıcak su banyolarında veya battaniyelere sararak derhal ısıtılmalıdır.

Mümkün olur olmaz oksijen tedavisine başlanmalıdır.

 

SUDA BOĞULMALARDA İLK YARDIM

 

İlk yardım kurallarının iyi bilinmesi suda boğulma tehlikesi geçiren pek çok kişinin tekrar yaşama dönmelerini sağlayabilecektir.

Havaların ısınmasıyla beraber, insanlar serinlemek için deniz, havuz, nehir, Göl sularına girmeye başladılar ve gazetelerde de hemen her Gün suda boğulanların acıklı haberleri yer almaya başladı.

 İlk yardım kurallarının iyi bilinmesi suda boğulma tehlikesi geçiren pek çok kişinin tekrar yaşama dönmelerini sağlayabilecektir.

Bu nedenle, ilk yardım okullarda teorik olarak ve maketler üzerinde uygulamalar yaptırılarak öğretilmelidir.

 

SUDA BOĞULMANIN TÜRLERİ

 

Suda boğulmanın başlıca iki türü vardır

1) Kuru boğulma: Suda boğulmaların % 20 kadarında akciğerlerde çok az sıvı bulunur.

Bu kişilerde ani gırtlak spazmı nedeniyle gırtlak tamamen kapanır ve akciğerlere sıvı girmesi mümkün olmaz.

Bu kişiler oksijensizlik nedeniyle kaybedilir.

2) Su yutarak boğulma: Suda boğulmaların % 80′inde akciğerlerde az miktarda veya onları tamamen dolduracak kadar çok su bulunabilir.

Bu kişilerde yutulan suyun miktarı kadar cinsinin de büyük önemi vardır.

Tatlı suda boğumla tehlikesi geçirenlerde, akciğer Hava keseciklerinin yüzey gerilimi azalır ve bunlar tamamen kapanırlar.

Akciğerlere gelen kan temizlenmeden tekrar dolaşıma katılmış olur ki, bu da kanın Oksijen basıncını düşürür.

Akciğer hava keseciklerindeki tatlı su, yoğunluğu düşük olduğu için damarlar tarafından emilir ve böylece de damarlarda dolaşan kanın hacmi artar.

Bu ise kalbin yetersizliğe düşmesine yol açar.

Ayrıca, kana karışan tatlı su, alyuvarların şişip yırtılmalarına neden olur, dokulara oksijen taşınması daha da bozulur.

Tuzlu suda boğulma tehlikesi yaşayanlarda ise, sıvının Sodyum klorür miktarı fazla olduğu için kan sıvısı damarlardan akciğer hava keseciklerine sızmaya başlar.

Bu geçiş, kazazede kendine geldikten sonra da devam edebileceğinden tuzlu suda boğulma tehlikesi atlatanların en az 48 Saat gözlem altında bulundurulmaları gerekir.

 

Akciğerlere giren suyun içinde bulunan tanecik ve mikropların da büyük önemi vardır.

Sudaki çeşitli tanecikler, yosun parçacıkları küçük bronşları tıkayarak akciğer havalanmasının daha çok bozulmasına katkıda bulunabilirler.

Mikroplar ise, kişi boğulmaktan kurtarılmış olsa bile ciddi akciğer enfeksiyonlarına neden olurlar.

 Suyun ısısı Akciğerlere giren sıvının ısısının da önemi büyüktür.

Soğuk suda boğulma söz konusu ise, damarlar aniden yaygın olarak daralırlar.

Damar direnci ve kan basıncı artar.

Kalp bu Basınç artışını karşılayacak güçte değilse, kişi, ani kalp yetersizliğinden kaybedilebilir.

 

SUDA BOĞULMAKTA OLANLARA İLK YARDIM

Suda boğulmakta olan kişiye yapılması gereken ilk şey, can yeleği, can simidi… gibi batmaz bir cisim veya yüzme aracı atılmasıdır.

 Bunlar yoksa, uzun bir sopa, kayık küreği, ip… gibi araçlarla da yardım edilebilir.

 Yüzerek can kurtarma yöntemlerini bilmeyen kişilerin suya atlayarak kazazedeyi kurtarmaya çalışmaları çok yanlıştır ve çoğu kez kurtarıcının da boğulması kaçınılmazdır.

Su yutmuş olan kişi sudan çıkarılır çıkarılmaz şunlar yapılmalıdır:

 

Ağzındaki takma dişler ve yabancı cisimler derhal çıkarılır.

Başı iyice arkaya yatırılır, alt çenesi iki elle kavranıp aşağı ve geriye doğru çekilir.

Ensenin altına katlanmış giysiler konabilir.

Diğer el, kazazedenin alnına, işaret ve başparmaklar burnu kapatacak biçimde yerleştirilir.

Kurtarıcı derin bir nefes aldıktan sonra, dudaklarını kazazedenin dudaklarına bitiştirerek güçlü bir nefes verir (hayat öpücüğü).

Soluk verdikten sonra kazazedenin soluk vermesini sağlamak için ağzı açık tutulur.

Bu işlem iki kere tekrarlandıktan sonra, göğüs kafesine bastırılarak kalp masajına başlanır.

Kurtarıcı kazazedenin yanı başında diz çökerek, bir el göğüs kemiğinin alt bölümüne, öteki el ise bu elin sırtına yerleştirilir.

Göğüs kemiği üzerine omuzun ve vücudun ağırlığı gelecek ve 30-40 kg.lık bir güç oluşturacak şekilde bastırılıp, sonra hızla bırakılır.

Suda boğulma olaylarında çok önemli noktalar:

 

Akciğerlere dolan suyun boşaltılmasına çalışılarak zaman kaybedilmemeli ve derhal yapay solunum başlanılmalıdır.

Hastayı baş aşağı getirerek çıkarılan suyun çoğu akciğerlerden değil mideden gelir.

Yapay solunum ve kalp masajı mümkünse iki ayrı kişi tarafından yapılmalı ve en az bir saat sürmelidir.

Dolaşım düzelmeden kazazedeyi hastaneye taşımak yanlıştır.

Taşıma sırasında yapay solunum ve kalp masajı yapma imkanı varsa, hasta hemen hastaneye kaldırılması uygun olur.

Suya yüksekten düşenlerde karaciğer ve dalak yırtılmalarına bağlı gizli karın içi kanamalar olabileceği bilinmelidir.

Bilinci kapalı kişilerde yapay solunum sırasında mide içeriğinin akciğerlere kaçmamasına çok dikkat edilmelidir.

Kazazedeler çok iyi görünseler bile 48 saat gözlem altında bulundurulmalıdırlar.

Bazılarında geç akciğer ödeme tablosu ortaya çıkabilmektedir.

Öksürük, nefes darlığı olmayan, akciğer röntgeni ve kandaki oksijen basıncı normal olan kişiler evlerine gönderilebilir.

Bunlarda, akciğer enfeksiyonu olasılığı nedeniyle ileriki günlerde akciğer röntgeni tekrar edilmelidir.

Vücut ısısı düşük olan kişiler derhal 40 derecelik sıcak su banyolarında veya battaniyelere sararak ısıtılmaya başlanmalıdır.

Bunların vücut ısıları uzun makat termometreleri ile izlenmelidir.

Kısa süre içinde ortaya çıkan nörolojik belirtiler ve bozukluklar çok ciddi olup komaya kadar ilerleyebilir.

Asidozu önlemek için derhal sodyum bikarbonat verilmelidir, çünkü kanın asitlik derecesi hızla artabilmektedir.

Mümkün olur olmaz oksijen tedavisine başlanmalıdır.

Hastanede yapılması gerekenler

Şuuru kapalı hastalara derhal solunum yollarına tüp konmalı.

EKG

Mide tüpü konarak mide boşaltılmalı

Vücut ısısı makattan ölçülerek izlenmeli

Kandaki oksijen ve Karbondioksit basınçları ölçülmeli

Akciğer röntgeni çekilmeli

Kan kültürü yapılmalı

Mekanik solunuma geçilmeli.

 

 

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi

Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi

 

 

 

Bir insan gerçekte nasıl boğulur?

Cemal Demir

 

Boğulan insanlara ait görüntüler dikkatle analiz edildiğinde çarpıcı gerçekle karşılaşıyoruz…

Boğulma anı kesinlikle Hollywood’un bize yansıttığı gibi değil!

Yaz ayları ile beraber boğulma haberlerinde de artış var.

Nerdeyse tamamımız serinlemek için bir şekilde nehre, göle, denize, okyanusa giren insanlardan olduğumuz için de hepimizi bir yandan rahatsız ederken bir yandan da ilgilendiren haberler bunlar.

Hele de birbirini kurtarmaya çalışırken art arda boğularak trajediyi daha da derinleştiren aynı aileden kurbanlara ilişkin olanları…

Boğulma anına ilişkin görüntüler de üç aşağı beş yukarı aynıdır kafamızda.

Suda boğulmaya başlayan kişi çırpınmaya ve bağırarak yardım istemeye başlıyor.

İki şey oluyor ondan sonra kafamızdaki senaryoya göre:

Ya çırpınıp bağırıp yardım isteyen kişi boğuluyor ya da yardım isteğine karşılık veren biri tarafından kurtarılıyor.

Filmlerde, haberlerde, televizyonlarda tekrar be tekrar seyrettiğimiz için de boğulma olayına çok vakıfız sanıyoruz.

En azından nasıl cereyan ettiğine.

Sahilde, nehirde birinin boğulmakta olduğunu hemen anlarız, değil mi?

Maalesef değil.

Boğulmanın nasıl gerçekleştiği konusunda televizyonlardan, sinemalardan beynimize kazınan görüntü tastamam yanlış.

Çocuklarının üzerine tir tir titreyen bir anne baba, beraber yüzdüğü yavrusunun boğulmakta olduğunu anlamayabilir.

Maalesef boğulma düşündüğümüzden çok daha korkunç olmakla beraber düşündüğümüzden kat be kat sessiz gerçekleşen bir vakadır.

BOĞULMAK DIŞARDAN BOĞULMAK GİBİ GÖRÜLMÜYOR

Mevzuya can yeleği giydirmeden önce bir vakayı aktarayım.

Kendi adıyla yayın yapan web sitesinden teferruatlı bilgi alabileceğiniz deniz güvenliği uzmanı Mario Vittone, şimdilerde kaptanlık yapan bir eski cankurtaranın başından geçen o meşhur olayı anlatıyor.

Kaptanımız, elbiseleriyle tekneden atlayarak 15 metre kadar uzakta yüzmekte olan aileye doğru hızla yüzüyor.

Kaptanın bu paniğine anlam veremeyen ve şaşkın şaşkın ne yaptığını soran ebeveyni geçip, anne-babasına sadece 3 metre mesafede boğulmakta olan 9 yaşındaki kızı suyun altından çıkararak boğulmasına engel oluyor.

Baba, hemen yanı başındaki kızının boğulmakta olduğunu fark etmiyor bile.

Çünkü en ufak bir ses, çırpınma yardım çağrısı yok.

Şükür ki kaptan boğulan kişiyi uzak mesafeden bile fark etmesini sağlayacak tecrübeye sahip.

Anne babanın ise boğulmanın nasıl gerçekleştiğine ilişkin bütün bilgisi televizyonda filmlerde gördükleriydi.

Tam 19 yıl ABD sahil güvenlik teşkilatında cankurtaranlık yapan Vittone, bütün tecrübesi boyunca öğrendiği en büyük gerçekle ilgili şu mesajı veriyor:

‘’Boğulmak, dışarıdan boğulmak şeklinde gözükmez’’

Bundan yaklaşık 40 sene önce, New York’un meşhur plajlarında cankurtaranlık yapan Frank Pia adlı bir genç, bu gerçeği fark ediyor ve daha o yıllarda bunun üzerine gidiyor. 

Pia, bugün bile cankurtaranların tekniklerini öğrendiği özellikle de boğulmakta olan kişiyi yüzerek sahile taşıma tekniği olan ‘Pia Carry’ tekniğine adını veren kişi.

BOĞULANLARIN HİÇ BİRİSİ YARDIM İSTEMİYOR

O yıllarda bir öğrenciye para ödeyerek 16 mm’lik kamerasıyla plajdaki boğulmak üzere olanların ve onların kurtarılmasını filme kaydettiriyor. 

Bütün görüntüleri dikkatle analiz ettiğinde çarpıcı gerçekle karşılaşıyor:

Boğulma anı Hollywood’un bize yansıttığı gibi değil kesinlikle.

Boğulanların neredeyse hiçbiri bağırmıyor ve yardım istemiyordu.

Çok sessiz ve çok hızlı, çoğunlukla etraflarındakilere hiçbir şey söyleyemeden, sadece yüzeyde kalabilmek için en fazla 1 dakika mücadele ettikten sonra boğuluyorlar.

Çocuk yaştakilerde ise bu nerdeyse sadece 20 saniye sürüyor.

‘’Boğulanın etrafındakilerin boğulma olayının gerçekleşmekte olduğunu fark etmemeleri istisna değil kaidedir’’ diyen Pia tesadüfen kaydettikleri bir vakayı anlatıyor:

‘’Bir defasında 12 yaşlarında bir erkek çocuk boğuluyordu.

Hem de yanında onu korumak için yüzen bir yetişkin olduğu halde.

Çocuğun gözlerinde yanındaki yetişkine baktığını görebiliyorsunuz.

Ancak yetişkin yüzmeye devam ediyor.

İlgisiz olduğu için değil, sadece çocuğun boğulmakta olduğunu fark etmediği için…’’

HER KURTARMA GÖREVLİSİNİN OKUMASI GEREKLİ

Pia’nın ‘’Unobserved Drownings: The Unnoticed Struggle (Gözlemlenemeyen boğulmalar: Fark edilmeyen mücadele)’’ adlı uzun makalesini, her cankurtaranın her kurtarma görevlisinin okuması gerekiyor.

Boston Globe’dan Keith O’Brien’in aktardığına göre Pia, elde ettiği görüntülerle hazırladığı videoyu daha 1971 yılında “On Drowning (Boğulma Hakkında)” adıyla yayınlıyor ancak, o zamanın bütün yerleşik algı ve bilgilerine meydan okuyan bu video dikkate alınmıyor o yıllarda.

Günümüzde Pia’nın görüşleri artık alanın en uzman görüşleri olarak kabul ediliyor.

Ancak her ne kadar su güvenliği uzmanları arasında bu fikirler kabul görmüş olsa da hala sen, ben, o, siz, onlar, ahali suda başı belada olan birini nasıl fark edebileceğimizi bilemiyoruz.

Filmlerden televizyonlardan, boğulan kişinin bağırıp çağırdığı, elini kolunu salladığı, çırpındığı bir drama görüntüsü bekliyoruz.

Tümüyle yanlış.

Pia diyor ki, boğulmakta olan birine hatta çok sevdiğimiz biri de olsa bakmaya devam edebiliriz de boğulmakta olduğu hakkında en ufak bir ihtimal gelemez görüntüsünden.

Çünkü boğulmanın, çırpınmayla bağırıp çağırmayla, el kol sallayıp yardım istemekle alakalı olduğu yanlış bilgisine kendimizi fena halde şartlandırmışızdır.

Oysa boğulan kişilerin nerdeyse tamamı, yardım isteyemez.

Çünkü nefes almakta güçlük çekiyordur.

Ayrıca kolları ise suyun yüzeyinde kalabilmek için uğraş vermekle meşguldür.

Pia buna ‘içgüdüsel boğulma tepkisi’ diyor.

BOĞULMA ANINDA NELER OLUYOR?

Pia ve Vittone, Amerikan Sahil Kurtarma ve Arama dairesinin yayın organı olan ‘’On Scene’’ dergisinin 2006 sonbahar sayısında ortaklaşa yazdıkları makalede, ‘İçgüdüsel Boğulma Tepkisi’ni şu şekilde anlatıyorlar.

Birkaç istisna dışında boğulan kişi piskolojik olarak yardım isteyebilecek durumda değildir.

Çünkü insan bedeninin önceliği nefes alıp vermektir, konuşmak değil.

Nefes alıp verebilen konuşabilir, yardım isteyebilir.

Boğulan kişinin ağzı su yüzeyinde yardım istemesine yetecek kadar kalmaz.

O kısa sürede de ancak bir parça nefes almaya çalışır.

Boğulan kişi elini ya da kolunu sallayarak yardım isteyemez.

Doğal içgüdülerle boğulan kişi kollarını iki yana açarak suyun yüzeyine bastırmaya ve böylece bir parça yüzeyde kalıp nefes alabilmeye çalışır.

Etrafındakilere kol sallamak ancak şuurla yapılabilecek bir harekettir.

Bu şuurda hareket edebilmesi, kendisine atılan kurtarma cisimlerini yakalayabilmesi ya da kurtarma görevlilerine doğru yüzebilmesi içinde için boğulmaktan kurtulması gerek.

Boğulmaktayken bunları yapabilecek şuurda değildir ve vücut içgüdüsel boğulma tepkisi verir sadece.

İçgüdüsel Boğulma Tepkisi sürecinde boğulmakta olan kişi suyun içinde aşağı yukarı dikey hareket eder ve dik durur.

Yardım görmekte olduğunu hissetmediği sürece de ayaklarını oynatamaz.

Sadece suyun yüzeyinde kalmaya çaba sarf eder.

En fazla 60 saniye süren bu mücadele sonunda kendini tamamen bırakır ve suyun içine batar.

Çocuklarda bu süre 20 saniye civarındadır.

Pia, boğulmakta olan kişi tek başınayken de iki kişi üç kişi beraber boğuluyorlarsa da aynı şekilde boğulduklarına dikkat çekiyor.

Boston Globe’a konuşan çocuk uzmanı Dr. Julie Gilchrist ise, boğulmakta olan birçok çocuğun başlarına ne gelmekte olduğunu bile anlayamadığını ifade ediyor.

Boğulmaktan kurtarılan bir çocuk, suyun altına girince uyuyacağını düşündüğünü söylüyor.

Bu nedenle de özellikle çocukları ile sahile giden anne babalara, çocuk boğulmalarının çok daha hızlı ve çok daha sessiz gerçekleştiği uyarısında bulunuyor.

Bütün bu bilgiler boğulma vakaları şahitlerinin, ‘ne olduğunu anlamadık.

Ordaydı bir de baktık kaybolmuş’ ifadelerini açıklıyor.

Şüphesiz ki yüzmek vazgeçebileceğimiz bir şey değil.

Hepimizi suya çeken varoluşsal bir şey var.

Ancak boğulmanın sandığımız gibi bir görüntüye sahip olmadığını bilmek, kendimize de etrafımızdakiler de çocuklarımıza da daha güvenli yüzme imkanı verecektir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s