CENGİZ TOPEL —– ALINTIDIR

CENGİZ TOPEL

 

Cengiz Topel (d. 02.09.1934; İzmit – ö. 08. 08.1964; Kıbrıs), Türk pilot yüzbaşı.

1964’te Türk Hava Kuvvetleri’nin Kıbrıs’ta gerçekleştirdiği uyarı uçuşunda, uçağı Rum uçaksavarlar tarafından vurulunca paraşütle atladı ve esir düştü.

Rumlar tarafından hastanede öldüğü belirtilen Topel’in naaşı iade edildi.

Türk Hava Kuvvetleri’nin Kıbrıs’taki ilk pilot kaybıdır.[1]

 

Ailesi ve öğrenim hayatı

Trabzonlu Tekel tütün eksperi Hakkı Bey’in oğludur.

Babasının görevli olduğu İzmit’te 2 Eylül 1934 tarihinde doğdu.

Annesi Mebuse Hanım’dır.

Ailede dört kardeşin üçüncüsüdür.

 

İlkokula Bandırma II. İlkokulu’nda başladı, babasının Gönen, Balıkesir’e tayini ile Ömer Seyfettin İlkokulu’nda öğrenimine devam etti.

Babasını kaybettikten sonra ailesi Kadıköy, İstanbul’a yerleşti.

Kadıköy Yeldeğirmeni Okulu’nda ilk ve orta öğrenimini tamamladı.

Lise öğrenimine, Haydarpaşa Lisesi’nde başlayıp Kuleli Askeri Lisesi’ne devam ederek 1953 yılında bitirdi.

1955 yılında Kara Harp Okulu’nu bitirip asteğmen olarak ordu saflarına katıldı.

 

Küçük yaşlardan beri havacılığa olan merakı sonucu hava sınıfına ayrıldı.

Pilotaj eğitimi için Kanada’ya gönderildi.

Kanada’daki eğitimini başarıyla tamamlayarak 1957 yılında yurda dönüp Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda göreve başladı.

1961 yılında Eskişehir 1. Hava Ana Jet Üssü’ne atandı.

1963 yılında yüzbaşılığa terfi etti.

 

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cengiz TOPEL Anıtında Uçağının Motoru

Kıbrıs harekatı

8 Ağustos 1964 tarihinde Kıbrıs Harekatı sırasında Eskişehir’den Kıbrıs’a, dörtlü kol komutanı olarak gönderildi.

F-100 uçağıyla uçuş esnasında uçağı yerden isabet alarak düşürüldü.

Paraşütle atlamayı başardı, fakat Rumlar tarafından esir alındı.

Uluslararası savaş hukukunun esirleri kapsayan maddelerine aykırı olarak yapılan işkenceler sonucu öldüğü iddia edilir.

Kıbrıs’taki ilk Türk hava harp kaybı olan Cengiz Topel’in hastanede öldüğü açıklandı, ancak naaşı ısrarlı girişimler sonucu 12 Ağustos 1964 tarihinde Rumlar’dan alınabildi.[1]

 

Cenaze töreni

Kıbrıs’ta, Adana’da, Ankara ve İstanbul’da yapılan törenlerden sonra 14 Ağustos 1964 tarihinde Edirnekapı’daki Sakızağacı Hava Şehitliği’nde toprağa verildi.[1]

 

Anısına

İsmi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir hastaneye (Cengiz Topel Hastanesi,) Antalya’nın Muratpaşa ve Finike ilçelerinde, Ağrı’nın Patnos ilçesinde, Adıyaman’da Eskişehir’de, Batman’da, Sakarya’da, Tokat Turhal’da Samsun’da, Şanlıurfa’da, Isparta’da, İstanbul’un Bakırköy ve Zonguldak’ın Kozlu, Mersin’in Akdeniz, Tarsus, Anamur, Osmaniye’nin Kadirli, Adana’nın Yüreğir, Konya’nın Karatay, Afyonkarahisar’ın Dinar ve Trabzon’un Of ilçelerinde okullara verilmiştir.

Ayrıca Konya’da Cengiz Topel’in adını alan “Şehit Topel Polis Merkezi”, İzmit’te “Cengiz Topel Deniz Hava Üs Komutanlığı” bulunmaktadır.

İstanbul-Şirinevler’de, Kağıthane’nin Çağlayan mahallesinde ve Maltepe Gülsuyu Mahallesi’nde adını taşıyan bir cami vardır.

Gaziantep ve Kayseri’de adını taşıyan birer semt vardır.

Ankara’nın Mamak ilçesinde ve İzmir’in Konak ilçesinde adını taşıyan mahalle vardır.

İstanbul’un Gaziosmanpaşa ilçesi Şemsipaşa mahallesinde ve Kocaeli’nin İzmit ilçesi Karabaş mahallesinde adını taşıyan cadde ve havaalanı vardır.

Adana’da soyadının verildiği Topel Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vardır.

Ayrıca Tekirdağ merkezindeki bir meydana da Cengiz Topel Meydanı ismi verilmiştir.

Türkiye’nin çeşitli bölgelerindeki yerleşim yerlerinde adını taşıyan birçok park, cadde ve sokak bulunmaktadır.

Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de anıtı ve bir köye de ismi verilmiştir.

Ayrıca Kocaeli’deki havaalanına da ismi verilmiştir.

Kırıkkale, Balıkesir, Sorgun ve Eskişehir’in en büyük caddelerden birisine adı verilmiştir.

Ayrıca Eskişehir’in merkezinde ve Bursa’da heykeli bulunmaktadır.

İstanbul Tuzla’da bulunan Piyade Okulu Komutanlığı’nda ismini taşıyan bir dershane vardır.

Ayrıca Hakkâri’nin Yüksekova ilçesindeki en önemli caddenin adı da Cengiz TOPEL caddesidir.

Ankara’nın Çubuk ilçesi Cumhuriyet Mahallesinde Cadde ismine adı verilmiştir.

 

Kaynaklar

 “Cumhuriyet Tarihinin İlk Hava Harp Şehidi Yüzbaşı Cengiz TOPEL”. Türk Hava Kuvvetleri.

 

 

 

CENGİZ TOPEL NASIL ÖLDÜ?

46 yıllık sır aydınlandı

Emre DİNER

 ‘Faethon’ adlı Yunan savaş gemisinin subayı Dimitrios Miçaços, 1964’teki o savaşı anlattı.

Kıbrıs’ta, 1964’te şehit edilen Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in kullandığı uçağı düşüren Yunan savaş gemisinin harekat subayı D. Miçaços, “Bir uçak vurduk ve pilotu paraşütle atladı, ancak öteki yaralı halde Türkiye’ye dönmeyi başardı” dedi.

 

Kıbrıs’ta Dillirga bölgesinde 1964 yılının Ağustos ayında yaşanan çarpışmalarda pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’in uçağını vuran uçaksavar ateşinin, Yunanistan’ın gizlice Ada’ya gönderdiği “Faethon” isimli savaş gemisinden açıldığı ortaya çıktı.

Rum Fileleftheros gazetesi, “Faethon” gemisinin Yunan mürettebatından, o dönemde yaralanan ve büyük gizlilik içinde Yunanistan’a gönderilen Dimitrios Miçaços’un anlattıklarını yayımladı.

Mesajlarının Rum Radyo Televizyon Kurumu (RİK) üzerinden gönderildiğini belirten Miçaçoş, gizli görev emriyle ilgili olarak özetle şunları kaydetti:

 

‘Sanki korsanlar gibiydik’

 

“Ben Yunan filosunda yaver ve harekat subayıydım.

Bir gün komutan beni çağırdı ve beni Kıbrıs’ta gizli bir göreve seçtiğini söyledi.

Pire’den bayraksız, ayırt edici işaret olmadan ayrıldık.

Kıbrıs karasularına ulaşana kadar sinyal vermememiz emri vardı.

Sanki korsanlar gibiydik…

Üssümüz Girne’deydi.

Gemikonağı’na ulaştığımızda yemek için karaya çıktık.

Dışarı çıktığımda bir keşif uçağı gördüm.

 Bunu, savaş uçaklarının saldırısının takip edeceğini anladım.

Gemiye döndüm, evli ve çocuklu olanlara isterlerse gidebileceklerini söyledim.

Ben subay olarak kalıp savaşmak zorundaydım.

Yalnız bir mermim vardı, çünkü diğer dördü mühimmat olarak yanlış verilmişti.

Tek motorla süratle kaçmaya başladık.

Saldırıdan kurtulmak için Amerikan bayrağı çekmiş yük gemileri gördüm.

Uçaklar bizi vurdu.

Mürettebattan ölenler oldu, ben de elimden yaralandım ancak yola devam etmeliydim.

Mürettebata gemiyi terk etmesini emrettim.

Bir uçak vurduk ve pilotu paraşütle atladı, ancak öteki yaralı halde Türkiye’ye dönmeyi başardı.”

 

‘Acaba doğru yapmadık mı?’

 

Miçaços’un elindeki yaranın çok ciddi olduğunu, hastaneye götürülerek müdahalede bulunulduğunu ve ardından Atina’ya gönderildiğini yazan gazete, Miçaços’un söylediklerini şöyle aktardı:

 “Daha sonra Atina’ya götürüldüm.

Orada, gazetecilerin bulmaması ve olayın ortaya çıkmaması için kullanılmayan bir hastaneye kapattılar.

Ancak orada tıbbi bakım yoktu, elim kangren oldu ve kestiler.

Denizin içinde, insanın ne kadar vahşi olduğunu öğrendim.”

Rum tarafına 1964’ten sonra ilk kez 2007’de gittiğini anlatan Miçaços,

“İlk zamanlar bazı nedenlerle Yunanistan’dan Kıbrıs’a dönmeme izin vermediler.

 Faethon ölüleri asla tanınmadı.

Yunanistan’da, asla anlamadığım nedenlerle o kişilerin fedakarlığı asla tanınmadı.

Acaba doğru bir şey yapmadık mı?

Acaba bunu yapmamalı mıydık diye soruyorum…”

 

Cumhuriyet Tarihinin İlk Hava Harp Şehidi Yüzbaşı Cengiz TOPEL (1955-19)

 

 

Kıbrıs 1878 yılında egemenlik hakkı Osmanlı Devletinde kalmak üzere geçici olarak İngiliz yönetimine verilmişti.

Bu durum 1’inci Dünya Savaşı’na kadar sürmüş, 29 Ekim 1914’te Osmanlı Devleti savaşa katılınca İngiltere bunu fırsat sayarak 5 Kasım 1914’te Kıbrıs’ı İmparatorluğuna kattığını açıklamıştır.

İngiltere’nin bu tek yanlı ilhakı da 1923’e kadar sürmüş, Türkiye tarafından ancak Lozan Antlaşması ile kabul edilmiştir.

Böylece Kıbrıs’ta İngiliz egemenliği dönemi başlamıştır.

Bu durum 1960 yılına kadar sürmüş, bu tarihten itibaren Ada’nın statüsünde yeni gelişmeler olmuştur.

 Bu arada Yunanistan’ın ve Kıbrıs Rumlarının çabasıyla Ada’nın Yunanistan’a ilhak edilmek (Enosis) istenmesi, Ada’da Türklerle Rumlar ve Türkiye ile Yunanistan arasında Kıbrıs uyuşmazlığını ve sorununu ortaya çıkarmıştır.

Cengiz TOPEL Kara Harp Okulu’nda Eğitim Sırasında (Mataradan su içen) 

Bu çerçevede 1964 yılına gelindiğinde Kıbrıs’ta durum, Türk toplumu için hiç de iyi görünmüyordu.

Rumların büyük çaptaki Erenköy saldırısı Türkiye’de sert tepki yaratmış ve böylece Türk Silahlı Kuvvetlerinin müdahalesi kaçınılmaz hâle gelmiştir.

Müdahale aşamasında Hava Kuvvetleri aktif olarak görev almış ve şanlı tarihine yeni başarılar kazandırmıştır.

Ancak bu mücadelede Türk Hava Kuvvetleri, tüm Türk ulusunu büyük bir üzüntü içerisine sokan bir ilki daha yaşamış ve Cumhuriyet döneminin ilk hava harp şehidini vermiştir.      

 

Hv. Plt. Yzb. Cengiz TOPEL’in Yaşam Öyküsü

Hv. Plt. Yzb. Cengiz TOPEL (1955-19), 1934 yılında İzmit’te doğdu.

İlk ve orta öğrenimini İstanbul Kadıköy’de, lise öğrenimini 1953 yılında Kuleli Askerî Lisesi’nde tamamladı.

 

1953 yılında girdiği Kara Harp Okulundan 1955 yılında Asteğmen olarak mezun oldu.

Küçük yaşlarından beri havacılığa olan merakı sonucu hava sınıfına ayrıldı ve pilot eğitimi için Kanada’ya gönderildi.

Kanada’daki eğitimini başarıyla tamamlayarak 1957 yılında yurda dönüp Merzifon Hava Üssünde göreve başladı.

1961 yılında Eskişehir 1’inci Ana Jet Üssü’ne atandı.

1963 yılında Yüzbaşılığa terfi etti.

Kıbrıs Harekatı’na Katıldığı F 100 Uçaklarından 5 Ağustos 1964 yılında Rumlar, Erenköy ve Mansur bölgelerine denizden hücumbotları, karadan ise tanklarla takviyeli piyade birlikleri ile ani bir saldırıya geçtiler.

Türk kasabalarını havanlarla topa tutarak sahildeki Türk balıkçı teknelerine ateş açtılar.

Ada’daki BM Barış Gücü Kuvvetleri bu katliam harekâtı karşısında hareketsiz kaldı.

Türkiye’den ilk yardım 7 Ağustos’ta dört uçak ile yapıldı.

Yapılan bu uyarı uçuşu, Erenköy’de üç gündür kahramanca direnen ve Anavatandan yardım bekleyen Mücahitler için bir umut ışığı oldu.

 

8 Ağustos 1964’te Türk Hava Kuvvetlerinin harekâtını gerçekleşirken Eskişehir 112’inci Filo Komutanlığında oluşturulan dörtlü kolda;

  Lider Yzb. Cengiz TOPEL

 2 numara Ütğm. İzzet ÖZTARHAN

 3 numara Yzb. Kamil AYDIN

 4 numara Ütğm. Ethem SANCAR bulunmaktaydı.

 Cengiz TOPEL liderliğindeki kol, 8 Ağustos Cumartesi saat 17.00-18.00 civarında Eskişehir’den havalandı.

Bu harekâtta Gemikonağı-Yeşilyurt arasında kol hedefleri olan hücumbotlar görülür görülmez bir atış paterni teşkil edildi.

Limanın hemen arkasında denize paralel uzanan yüksek dağlar nedeniyle denizden karaya doğru bir atış paterni izlendi.

Artık taarruzlar başlamıştı.

Denizdeki hücumbotlar kaçmaya, uçaklar ise onları hedef almaya çalışıyorlardı.

Bu uğraşı içerisinde F-100 tipi jet uçağımızı kullanan Cengiz TOPEL ilk dalışını yaptı. Hücumbot, hedef göstergesinde hızla büyürken bombasını attı ve yükseldi.

İlk dalışlardan sonra kol tekrar paterne girerek ikinci dalış için hazırlandı.

İşte herşey o zaman oldu.

 

Akdeniz üzerinde Erenköy’e gitmekte olan Bnb. H. Basri YURDAKUL’un telsizinden şu sözler yankılandı…

– “Cengiz Yüzbaşım uçağından dumanlar çıkıyor atla!”

(Ütğm. İzzet ÖZTARHAN)– ……– “Yüzbaşım!….. cayır cayır yanıyorsun atla!”

(Ütğm. İzzet ÖZTARHAN )– “Tamam atladı.”

(Muhtemelen Yzb. Mehmet KONEDRALI)– “Paraşütü açıldı.”

(Ütğm. İzzet ÖZTARHAN)    Cengiz TOPEL’in uçağı isabet almış, paraşütle atlamak zorunda kalmıştır.

Cengiz TOPEL, paraşütle atladıktan sonra Lefke, Gaziveren, Elye ve Çamlıköy Türk yerleşim birimleri arasında bulunan Peristeronori Rum köyünün yakınından geçen bir asfalt yola inmiştir.

Yere indiği zaman bir ayağının kırıldığı ve çene kemiğinin zedelendiği söyleniyor olmasına rağmen bunun doğruluk derecesini belirtir bir kanıt bulunamamıştır.

 

 

Cengiz TOPEL’in yere indikten sonra haritasından Lefke yönünü tespit ederek o yöne doğru koşmaya başladığı, ancak kısa bir süre sonra arkasından gelen bir jipte bulunan üç Rum askerî tarafından yakalandığı, ayrıca mermisinin bitimine kadar kendisini koruduğu ve yanına hiç kimseyi yaklaştırmadığı söylenmektedir.

Cengiz TOPEL’in yakalandıktan sonra başına gelenler konusunda birçok varsayımlar ortaya atılmıştır.

Bir varsayıma göre, Cengiz TOPEL, Peristeronori Rum köyü yakınlarında yakalandıktan sonra Güzelyurt’a götürülür.

Fakat tam şehrin girişinde 500 kadar Rum askeri ve Grivas’ın (EOKA lideri) adamları tarafından araba durdurulmak suretiyle aşağıya indirilir.

Elleri kelepçeli olduğu hâlde hemen orada konuşturulmak istenir, Cengiz TOPEL’in suskunluğunu attıkları dipçik darbeleri ile bozamayınca sinirlenirler ve arkadan üç el ateş ederek onu yaralarlar.

Ancak Cengiz TOPEL’den daha çok bilgi almak isteyen Rum liderlerinin olaya el atmaları ile TOPEL Lefkoşe Rum hastanesine kaldırılarak ameliyat edilir.

Diğer bir varsayıma göre ise Cengiz TOPEL, önce Güzelyurt hastanesinde tedavi edilip daha sonra Rum Manastırına götürülerek kendisinden bilgi vermesi ve televizyona çıkıp Türkiye aleyhinde konuşma yapması istenir.

Cengiz TOPEL tarafından, Rumların bu istekleri reddedilince kendisine canice ve acımasızca işkence yapılarak öldürüldüğü belirtilmektedir.

Bütün bunlardan sonra Cengiz TOPEL, Lefkoşe Rum Hastahanesine götürülmüştür.

Yzb. Cengiz TOPEL’e savaş esiri muamelesi yapılması gerekirken, Rumlar uluslararası yasalara aykırı hareket etmişler ve onu şehit etmişlerdir.

Cenazesi Türkiye’nin ısrarlı girişimleri sonucunda alınabilmiş, 11 Ağustos’ta saat 22.00’de Rumların elinde bulunan Lefkoşe Rum Hastahanesinden Kıbrıs Türk Hastahanesine Kızılhaç temsilcileri tarafından bir tabut içinde ve çıplak olarak getirilmiştir.

Cesedin yapılan muayenesinden ölümün takriben 6 ile 48 saat önce vuku bulduğu, yani büyük bir ihtimalle 9 Ağustos akşamı öldüğü tahmin edilmektedir.

Yüzbaşı TOPEL’in cesedinde bu tarihten sonra Rumlar tarafından bir otopsi yapılmıştır.

 

Cengiz TOPEL için Kıbrıs’ta, Adana’da, Ankara ve İstanbul’da yapılan törenlerden sonra 14 Ağustos 1964 tarihinde Edirnekapı’da Sakızağacı Hava Şehitliği’nde naaşı toprağa verilmiştir.

Cengiz TOPEL, Cumhuriyet döneminin ilk Hava harp şehidi olmuştur.

Vatan için seve seve kanını döken ve canını veren bu kahraman vatan evladı, silah arkadaşları, tüm havacıların gönlünde sonsuza dek yaşayacaktır.

Ruhu şad olsun.

 

CENGİZ TOPEL

ATLADIKTAN SONRASI

 Cengiz TOPEL’in uçağı yara almış ve kendisi paraşüt ile atlamak zorunda kalmıştır.

Uçağının yara alması ile ilgili olarak iki varsayım öne sürülmektedir.

 (1) Birinci varsayıma göre Cengiz TOPEL hedef seçtiği hücumbota, ikinci dalışı esnasında emniyetli irtifanın altına inmiş veya bombayı bıraktıktan sonra bombasının gidişatını takip etmek suretiyle emniyetli irtifanın altına inmiştir.

Bu durumda da attığı bombanın parça tesiri ile uçağının yara almasına neden olmuştur.

 Eğer Cengiz TOPEL, emniyetli irtifanın altına inmiş ise de bu hedef aldığı gemiyi kaçırmak istememe düşüncesinden kaynaklanmaktadır.

(2) İkinci varsayımda ise; dalış, bombayı bırakış ve yükseliş anında hücumbotlardan veya karadan açılan uçaksavar ateşi ile vurulduğudur.

Bu konuda yerden açılan uçaksavar ateşi ile vurulduğu varsayımı daha fazla kişi tarafından ifade edilmiştir.

Ayrıca harekat boyunca görev alan pilotların belirttikleri gibi bölgede yoğun bir uçaksavar ateşinin bulunması ikinci varsayımı doğrular niteliktedir.

 

Cengiz TOPEL paraşütle atladıktan sonra; LEFKE, GAZİVEREN; ELYE ve ÇAMLIKÖY Türk yerleşim birimleri arasında bulunan, PERİSTERONORİ Rum köyünün yakınından geçen bir asfalt yola inmiştir.

Yere indiği zaman bir ayağının kırıldığı ve çene kemiğinin zedelendiği söyleniyor olmasına rağmen bunun doğruluk derecesini belirtir bir kanıt yoktur.

Bu konuda Şevket YAVUZ

“1974 yılından sonra Kıbrıs’a gittiğim zaman Cengiz’in olayına tanık olan mücahitler ile tanıştım.

Bana Cengiz’in yere indikten sonra cebinden bir şeyler çıkartıp yaktığını söylediler.

Bunlar muhtemelen, bir gün önce hazırlanan hedef bilgileri ve haritalardı yani Cengiz yere indiği zaman sağlam ve doğruyu ayırt edecek kadar kendinde idi.

Cengiz TOPEL’in yere indikten sonra haritasından LEFKE yönünü tespit ederek o yöne koşmaya başladığı ancak kısa bir süre sonra, arkasından bir jiple gelen üç Rum tarafından yakalandığı belirtilmektedir.

Ayrıca mermisinin bitimine kadar kendisini koruduğu ve yanına hiç kimseyi yaklaştırmadığı söylenenler arasındadır.

 

Buraya kadar anlatılanlardan anlaşılacağı gibi, Cengiz TOPEL’in uçağının yara alışından şehit olmasına kadar geçen olayların tam bir kanıtı olmamakta söylenenler genellikle varsayımlara ve tanıklara dayanmaktadır.

Cengiz TOPEL’in yakalandıktan sonra başına gelenler konusunda da birçok varsayımlar ortaya atılmıştır.

En fazla anlatılanlar şunlardır:

İlk varsayıma göre; Cengiz TOPEL’in PERİSTERONORİ Rum köyü yakınlarında yakalandıktan sonra GÜZELYURT’a götürülür.

Fakat tam şehrin girişinde, 500 kadar Rum askeri ve Grivas’ın (EOKA LİDERİ) adamları tarafından araba durdurulmak suretiyle aşağıya indirilir.

Elleri kelepçeli olduğu halde, hemen oracıkta konuşturulmak istenilir.

Cengiz TOPEL’in suskunluğu attıkları dipçik darbeleri ile çözemeyince, sinirlenirler ve arkadan üç el ateş ederek O’nu yaralarlar.

Ancak Cengiz TOPEL’den daha çok bilgi almak isteyen Rum liderlerinin olaya el atmaları ile LEFKOŞE Rum Hastahanesine kaldırılarak ameliyat edilir.

İkinci bir varsayıma göre ise, Cengiz TOPEL, yakalandıktan sonra ilk olarak GÜZELYURT Rum Hastanesi’ne götürülerek müşahede altına alınır.

(Bu hastaneye daha sonra Cengiz TOPEL adı verilecektir.)

Burada B.M. kontenjanına ait olan bir Amerikalı Doktor Cengiz TOPEL’in başına gelecekleri tahmin ederek onu korumaya çalışır; ama Rum çapulcu sürüsü karşısında başarılı olması beklenemez.

Daha sonra buradan alınarak GÜZELYURT Rum Manastırı’na götürülür.

(Bugün kışla olarak kullanılan manastırın işkence yapılan odası, bir müze haline getirilmiş ve yapılan işkenceler odanın duvarlarına yazılmıştır.)

Burada kendisine bilgi vermesi ve radyodan TÜRKİYE aleyhinde konuşma yapması yolundaki istekleri reddeder.

Her zaman Türklüğünün değerini bilen ve emsalsiz bir vatan sevgisine sahip olan bu genç Türk konuşması yolundaki istekleri geri çevirirken bir an olsun düşünmemiştir.

Sonuç ise dünyanın en adi ve en canice ikna etme metodu:

İşkence.

 

Bir başka tez ise, Cengiz TOPEL’in işkence görerek öldüğü fakat ölümünden sonra da vücudunda tahribat yapıldığı yolundadır.

İster işkence görerek şehit edilmiş olsun ki bu durum gerçeğe en yakın olanıdır.

İsterse şehadetinden sonra vücudunda tahribat yapılmış olsun, yapılanlar; İnsanlık ölçülerine sığmamaktadır.

Bu ancak yüzyıllardır bastırılmış, her an her dakika körüklenerek alevlendirilmiş temelsiz bir kinin; savunmasız bir insan üzerine kusulmasıdır.

Bütün bunlardan sonra Cengiz TOPEL, Lefkoşe Rum hastanesine götürüldü.

Rumların açıklamalarına göre 9 Ağustos günü ölmüştü. Bir başka kaynak ise Cengiz TOPEL’in 12 Ağustos günü öldüğünü belirtmektedir.

Cengiz TOPEL’in düşmesinden sonra TÜRKİYE hemen devreye girerek pilotunun geri verilmesini istedi.

Eğer pilotu verilmezse intikam taarruzları yapılacaktı.

Bu intikam taarruzlarına hedef olarak başta Makarios’un evi olmak üzere birçok askeri hedef seçilmişti.

Ayrıca 9 Ağustos günü BM Barış Gücü Komutanı General THİMAYYA Türkiye’ye bir mesaj çekerek, kendisinin, Türk pilotu ziyarete gideceğini, bir isteklerinin olup olmadığını soruyordu.

Türk Genelkurmayından cevap olarak bir isteğimizin olmadığı, ama pilotumuzun sağlık durumu konusunda bilgi verilirse mutlu olacağımız bildiriyordu.

 General THİMAYYA, Cengiz TOPEL’i hastanede ziyaret etti mi bilmiyoruz; ama Rumlar Cengiz TOPEL’in öldüğünü radyo aracılığı ile aynı gün dünyaya duyurdular.

Bu haber saat 23.00 civarında Türk Genelkurmayına ulaştı ve bomba etkisi yaptı.

        Cengiz TOPEL korunabilir miydi?

Bu soruyu o zamanın şartları içinde ele almak gerekir.

Harekat ani olarak planlandığı için hazırlanmış bir kurtarma operasyonu planı yoktu.

TOPEL yere indiğinde Rum mevzilerinin tam üzerine düşmüştü.

Mücahitler, Cengiz TOPEL’i kurtarmak için hemen harekete geçmelerine rağmen, Rumların yoğun ateşi nedeniyle mevzilerine dönmek zorunda kaldılar.

Bu onu kurtarmak için yapılan ilk ve tek girişim idi.

Bundan sonra götürüldüğü yerlerden, kaçırma girişiminde bulunulabilirdi; ama bu da gerçekleştirilemedi.

Olayı yaşayan mücahitlere sorulan,

“O sizi kurtarmak için gelmişti, neden kurtarmadınız?”

Sorusuna, mücahitler:

“Düşünemedik.

Çok büyük gaflettir.” diye cevap vereceklerdi.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s