RESİM DERSİ İFADE DERSİDİR ————– ALINTIDIR

RESİM DERSİ İFADE DERSİDİR

 

Resim (Görsel Sanatlar) dersinin haftada 2 ders saatine çıkarılmasını talep eden Resim öğretmenleri sosyal medyada imza kampanyası başlattı.

 

Görsel Sanatlara ilginin giderek azaldığını, ders saatinin yeterli gelmediğini, belirten öğretmenlerimiz, sanatın eğitim içinde zorunlu olarak var olması gerektiğinin altını çiziyorlar.

***

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı, öğrencilerin lise birinci sınıfta seçtikleri Beden Eğitimi, Müzik veya Resim dersini 4 yıl boyunca değiştirmeden okuma zorunluluğunu kaldırdı.

16 Ekim 2009’da ilgili genel müdürlüklere duyuruldu.

Yeni kararla, ’’öğrencilerin lise birinci sınıfta Resim, Müzik ve Beden Eğitimi derslerinden birini zorunlu olarak seçmeleri ve 4 yıl boyunca okumak zorunda olmaları’’ kuralı kaldırıldı.

Yeni karara göre, öğrenciler ilgi ve istekleri ile okulun imkanları doğrultusunda Resim, Müzik veya Beden Eğitimi derslerinden birini seçecekler.

Sınıflarda, MEB Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği’nin 10. maddesine göre gruplar oluşturulacak.

Öğrenciler alt sınıfta seçtikleri bir dersi üst sınıflarda değiştirebilecekler.

Ayrıca öğrenciler ilgi ve istekleri doğrultusunda bu dersi veya dersleri ’’seçmeli ders’’ olarak da alabilecekler.

Oysa Resim, Müzik, Beden Eğitim ifade dersleridir.

Türkçe dersi kadar da önemlidir.

Neden bilinmez, yıllardır bir kesim Resim dersine ve sanata karşı tepkilidir.

Yasaklamak veya etkinliğini azaltmak içinde, her fırsatı en iyi şekilde değerlendiriyorlar.

Hatırlıyorum da Adalet İlkokulu’na görevli olduğum yıllarda, Japonya’da iki kardeş okulumuz vardı.

Bu okullarda, “RESİM” dersi olmazsa olmaz konumda idi.

Çünkü Japon okullarında “RESİM” ve “YAZI” önemli bir yer tutar.

Japon insanının eğitim düzeyini gösteren önemli bir göstergedir.

Öğretmenler, öğrencilerini tanımayı ve değerlendirmeyi yazı yaptıkları resme ve fırça darbelerine bakarak ruhsal gelişimini izlerler. Kişinin yazısının ve fırça darbelerinin, bir ayna gibi ruh yapısını yansıttığına da inanırlar.

Yine Resim dersleri, Japonya’nın her alanda gelişmesi ve başarılı olmasın da önemli bir yeri vardır.

Hatta resim ve yazı, Japon ekonomisinin de motoru halindedir.

 Diğer gelişmiş tüm ülkelerde de, “RESİM ” ve “YAZI” dersine büyük önem verilir.

Durum bu iken, Milli Eğitim Bakanlığı, Resim, Beden ve Müzik derslerine niçin yeteri kadar önem vermiyor bilinmez ama bu derslerin seçmeli olması veya tamamen kaldırılması ülke ve özellikle de insanımız açısından hiçte olumlu bir karar değildir.

Aslında Resim dersi bir ifade ve beceri dersidir.

Çocuklarımız gözlem, izlenim, duygu, düşünce ve heyecanlarını, “RESİM” ve “FIRÇA DARBELERİ” hatta “RENKLERLE” ile ifade ederler.

Kendi kendilerini tanırlar.

Gizli güç ve yeteneklerini keşfederler.

Resim dersi bir takım temel becerileri kazandırmakla beraber, çocuklarda düşünce ve duyguyu da geliştirir.

Düş kurmalarına da yardımcı olur.

Düşler ise güzellikleri yaratmanın ilk adımıdır…

Nitekim Dalai Lama’nın dediği gibi,

“GÜZEL BİR BAHÇE DÜŞLENMEDEN, BAHÇE SAHİBİ OLUNAMAZ”…

 Okullarda İş çalışmaları da, en az yazı ve resim kadar önemlidir.

İş derslerinin bilgi ve beceri kazandırması veya başka derslerin ifadesine yaraması bakımından önemi büyük olmakla beraber, öğrencilerin kişilik oluşumunda, iş ahlakı kazanmasında, güzellik duygularının gelişmesinde ve ortaklaşa çalışmaya alışmasında da önemli rolü vardır.

 Resim-iş, Türkçe ve Müzik gibi bir ifade dersidir.

Hatta diğer derslerde bir kışım bilgileri derinleştirilmesi ve tamamlanması, bazı problemlerin ifade ve açıklanması Resim –iş dersleri ile mümkündür.

Yine çocuklarımızın, ilk ilgili alanı da resimdir.

Küçük yaşlarda Resim yaparak sorumluluk alır.

Yaptıklarından da büyük haz ve keyif alır.

Resim yapmak, insanımızın, bilhassa da öğrencilerin, serbest zamanlarını en iyi şekilde değerlendirme, zararlı akımlardan koruma.

En önemlisi de İnsanımızın ruh sağlığı açısından da önemli bir uğraştır.

Milli Eğitim Bakanlığı, bugüne kadar not verilen ve seçmeli ders olarak da düşünülmeyen, Resim-İş, Beden Eğitimi, Müzik, Tarih, Coğrafya Psikoloji, Sosyoloji Mantık, Sanat Tarihi gibi, dersleri niçin seçmeli ders olarak uygulamaya aldı bilinmez ama bu derslerin tamamı insanımızın ruh sağlığı, toplumda birlik ve beraberlik için de, olmazsa olmaz konumdadır.

Milli Eğitim Bakanlığı Sosyal Bilimler ve Güzel sanatların temel derslerini, seçmeli yaparak, Okullarda “EĞİTİM” olgusunu tamamen kaldırmıştır.

Çünkü Eğitim sosyal etkinlik içinde verilir.

Nitekim Almanya’da ve gelişmiş diğer ülkelerde,

“HER DERS BİR SOSYAL ETKİNLİKTİR” ” felsefesi hakimdir.

Milli Eğitim Bakanlığı, Resim dersi ile ilgili kararını veya Japon Eğitim sistemi içindeki yerini ve değerini bir kez daha gözden geçirmelidir.

Çünkü Resim dersi, insanımızın ruh sağlığı ve her sektör için, önemli bir unsurdur.

Bu gerçeği göz ardı etmek, insanımıza ve ülkemize karşı yapılmış ve telafisi de olmayan bir yanlışlıktır.


GÜNÜMÜZDE SANAT EĞİTİMİ

Sanatın dünya açısından önemli geçmişinin inkar edilemeyeceği gibi eski Türk eğitim sisteminde de önemli ölçüde sanatsal değerler ve eğitim kendini göstermektedir.

Geçmişe bakıldığında, Sanatın bireyin yetiştirilmesindeki önemi Osmanlı İmparatorluğu döneminde imparatorluğu yönetmek için yetiştirilen şehzade eğitimlerinden tutun da Enderun mekteplerine kadar önemli bir yere sahiptir.

Çünkü sanat bireyin yalnızca vakit geçirmesi için değil mantıksal akıl yürütme, özgün fikir geliştirme, kendini doğru ifade edebilme, ufkunu geliştirme etik değerlere sahip olma gibi önemli değerler üzerinde gelişme sağlamaktadır.

Matematik, Türkçe, İngilizce ve diğer derslerin önemli bir bütünleyicisidir.

 Geçmişte önem arz eden sanat eğitimi günümüzde eski önemi ve değeri maalesef yok olmaktadır.

Günümüzde sanat eğitimi okullarda Görsel Sanatlar adı altında işlenmektedir.

Ancak geçmişte olduğu kadar önemli görülmemektedir.

Okullarımızda bu eğitim 2 saat iken 1 ders saatine indirilerek daha da yetersiz hale getirilmiştir.

Bu yetersizlik derse giren Resim Öğretmenini zorladığı gibi, Sanat eğitimi almamış diğer branş öğretmenlerinin ek ders karşılığı derse girmeleri halinde sanat eğitimini daha da zorlaştırmıştır.

Okullarda gösterilmesi gereken Resim Öğretmeni açık sayısının yeteri kadar gösterilmemesi ve ek ders karşılığında dersin tamamlanması, kazandıkları üniversitede seçilerek eğitim alan özel yetenekli sanat eğitimi almış genç öğretmen adaylarının Öğretmen olarak görev alamamaları ülkemiz açısından geleceğe dönük önemli bir kayıptır.

Sanat dersinin önemini bilmeden ve sanat eğitimini almadan ek ders karşılığı olarak işlenen sanat dersleri geleceğimizin teminatı olan öğrencilerimiz açısından ve ülkemiz açısından önemli bir kayıptır.

Günümüz eğitim sistemi içerisinde Görsel Sanatlar dersinin olması gereken değere sahip olması için ülkemiz eğitim sistemi içerisinde gerekli incelemelerin yapılıp ve eksikliklerin belirlenip çözüme kavuşturulması gerekmektedir

SINIF ÖĞRETMENLERİNİN GÖRSEL SANATLAR DERSİ PROGRAMININ UYGULANMASINDA
KARŞILAŞILAN SORUNLARA İLİŞKİN GÖRÜŞLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ 

Ben Eğitim Fakültesi, Resim Öğretmenliği bölümü mezunuyum…  

Şu anda ilköğretim ve orta öğretim kurumlarında Resim dersi haftada 1 ders saati (40 dakika) olarak okutulmaktadır.

Resim derslerinin, ders programlarına konulmasının amacı öğrencinin, çevresine, olaylara bakış açısını geliştirmek, estetik kaygı taşımasını sağlamak, sanatı benimseyen, seven bir toplumu oluşturan bireyler haline gelmelerini sağlamaktır.

Sanatı seven insan sıkıntılarından uzaklaşmak, deşarj olmak için birtakım uğraşlar içerisine girer, yaratıcı fikirler sunma becerisine sahip olur, bu becerisini de birçok alana taşır.

Örneğin bir belediye başkanı, sanatı seviyorsa, ilgi duyuyorsa, öncelikle bulunduğu çevreyi tanır ve güzelleştirme projelerine başlar.

Sanat insanı çevresine duyarlı hale getirir, insan, hayvan ve doğa sevgisi aşılar.

Resim derslerinin verimli olması sayesinde, öğrencilerin sanatsal gelişimi de gerçekleşir.

Fakat şu anda ne yazık ki öğrencilerin gelişimine 40 dakika yeterli olmuyor.

Dersin ilk 10 dakikası yoklama, malzeme hazırlığı ile geçiyor, diğer 10 dakikası konuyu anlatma, ne yapmalarını beklediğimizi belirtme ile geçiyor öğrenci malzemesine uygun olarak, konu ile ilgili ne yapacağına karar verene kadar teneffüs zili çalıyor ve elde var boş bir kağıt ya da henüz başlanmış bitirilememiş bir kağıt…

Öğrenciye resmini ödev olarak bitirmesini söylediğinizde, diğer derslerden aldığı ödevlerden dolayı yetiştiremediğini, çok yorulduğunu dile getirdiğini görüyorsunuz haksız da değiller işin açıkçası…

Bu nedenle biz Resim öğretmenleri, haftalık Resim (Görsel Sanatlar) dersinin, tekrar 2 ders saatine çıkarılmasının, uygun bir çözüm olduğunu düşünüyoruz.

Bunu ne kadar dile getirsek de bir yanıt alamadık şu güne kadar.

Ve tüm milletvekillerimize, basın ve yayın organlarına topluca mail atma kararı aldık.

Umarım dikkate alırsınız ve bunu çözüme kavuşturmada bizlere katkı sağlarsınız.

Üstelik bu sorunun halledilmesinden sonra buna bağlı olarak bir sorun daha çözülecek.

Şu anda Türkiye’nin birçok ilinde yer alan üniversitelerden mezun olmuş arkadaşlarımıza iş kapısı açılacak, yeni bir istihdam sağlanacak.

Birçok şube olan okullarda Resim öğretmenlerinin sayısı birden fazla olmak zorunda olacak.

Bir öğretmen yeterli olmayacak, atölyesi olmayan okullarda atölye açma seferberliği başlayacak ve öğrenciler bu derslerde zevk alarak vakit geçirecekler.

Bu tablo hem biz öğretmenler hem de öğrenciler tarafında iç açıcı bir görüntüye sahip olacak.

Ülkemizde toplumu oluşturan bireyler daha bilinçli, sanatsever, daha yararlı bireyler haline gelecektir.

 

 

Avrupa’da Okullarda Sanat ve Kültür Eğitimi

 

 

Bu çalışma Eurydice ağı tarafından hazırlanılmış ve 30 Avrupa ülkesinde uygulanan sanat eğitimi politikaları ve çalışmaları hakkında güncel, detaylı ve karşılaştırmalı bilgiler vermektedir.

Çalışmada sanat eğitiminin amaçları, hedefleri, yapılanması, müfredat dışı etkinliklerin sağlanması ve eğitimin okulda geliştirilmesi konusundaki girişimlere dair derinlemesine ve çok boyutlu bir resim sunmaktadır.

Çocukların değerlendirilmesi ve sanat alanında öğretmen eğitimi gibi konular çalışmada ele alınmıştır.

Ekler bölümünde ülkelerce tasarlanan çocukların değerlendirilmesine dair reformlar verilmektedir.

Öğrenme hedeflerinden yola çıkarak, sanat eğitiminin çocuklarda sadece ilgili alanlardaki yaratıcılıklarını geliştirmeyi değil aynı zamanda bireysel ve sosyal becerileri de pekiştirebildiği sonucuna varılmaktadır.

Ne var ki, sanat eğitiminin az ders saatleri, özellikle alt orta öğretimde karşılaşılan öğretme saatinin azlığı ve değerlendirmeye dair belli başlı problemlerle başa çıkması gerekmektedir.

Okullar ve sanat dünyasıyla bağlantılar kurmak bu ve benzeri zorluklarla mücadelede etkin olabileceği ve daha genel anlamda okullarda sanat eğitimini destekleyebileceği bilinmektedir.

Bu çalışmanın bulguları 2009 Avrupa Yaratıcılık ve Yenilik Yılına katkı sağlama amacı da üstlenmiştir.

Çalışma 2007/08 okul yıllarına dair veriler ve tam-zamanlı zorunlu eğitimin içeriğini kapsam olarak almaktadır.

 

 Eurydice Ne Demektir?

 

Eurydice Ağı, Avrupa Eğitim sistemleri ve politikalarına dair bilgileri analiz eder ve bu bilgileri ilgili kurumlara sağlar.

35 ulusal birim 31 ülkede Avrupa Yaşam Boyu Öğrenme programı dahilinde işbirliğiyle çalışır (AB üye ülkeleri, EEA ülkeleri ve Türkiye) ve Brüksel’de bulunan AB Eğitim, Görsel-İşitsel ve Kültür Genel Müdürlüğü tarafından yönetilir ve yayın ve veri tabanları burada hazırlanır.

 

Tüm Eurydice yayınları http://www.eurydice.org adresinden ücretsiz temin edilebilir.

 

Avrupa Komisyonu Avrupa’da tüm çocuklara öğretilen Müzik ve Resim (Görsel Sanatlar) Avrupa ülkelerinde zorunlu eğitimin bir noktasında öğretilir.

El işi, Drama ve Dans da birçok Avrupa ülkesinde zorunlu ders olarak verilmektedir.

Baştan ikisi genel olarak sanat odaklı olmayan bir başka dersin içinde verilir; bunlar sırasıyla Edebiyat ve Beden Eğitimidir.

Ondan fazla ülkede, medya sanatları adı altında dersler verilmektedir.

Çok azında ise Mimari dersi sunulmaktadır.

 

 

Eurydice Resmi kaynaklara göre sanat eğitimine ayrılan zaman açısından, neredeyse Avrupa ülkelerinin yarısına yakını ilköğretimde yılda 50 ila 100 saat arasında bir eğitim süresini sanat eğitimine harcamaktadırlar.

Alt orta öğretimde öğretim saati biraz daha düşüktür; 25 ile 75 saat arasında sanat eğitimi yapılır.

İlköğretim seviyesinde ise, dil öğretimi, Matematik, Fen Bilimleri ve Sosyal Bilimler derslerinden Sanat Eğitimi derslerinin saati düşüktür, fakat ülkelerin büyük bir çoğunluğunda sanat eğitimine Yabancı Dil öğretimi ve Beden Eğitimi derslerinden daha fazla zaman ayrılmaktadır.

Ne var ki, alt orta öğretim seviyesinde, sanat konularına ayrılan ders saatinin diğer konu alanlarıyla karşılaştırıldığında azaldığı görülmektedir.

Ortaöğretim seviyesinde ülkelerin büyük bir çoğunluğu sanat eğitimine dil eğitimi, Matematik, Fen ve Sosyal Bilimler dersleriyle yabancı Dil Öğretimi ve Beden Eğitimi derslerinden daha az zaman ayırmaktadırlar. Sanat Eğitiminin genel hedefleri tüm ülkelerde aşağı yukarı aynıdır: ‘sanatsal beceri, bilgi ve anlayış’ ‘eleştirel yaklaşım’, ‘kültürel miras’, ‘bireysel ifade/kimlik’, ‘kültürel çeşitlilik’, ve ‘yaratıcılık’ olarak tanımlanmaktadır.

Oldukça ilginçtir ki, ‘sanat ve yaşam boyu öğrenme/hobi’ sadece 15 ülkenin müfredatında ele alınmaktadır.

Ülkelerin büyük bir çoğunluğunda sanat eğitimi aynı zamanda bireysel ve duygusal gelişimi de hedeflemektedir.

Çünkü sanatın sosyal becerileri, bireysel olgunlaşmayı eğlence ve mutluluk deneyimleriyle kazandırdığı bilinmektedir.

Değerlendirme kıstasları ağırlıkla okul seviyesinde tanımlanır.

 Önceki araştırmalarda öğrencilerin değerlendirilmelerinin sanat eğitiminde ne denli zor olduğu vurgulanmıştır.

Çeşitli destekler bu konuda sanat öğretmenlerine sunulabilir.

Ülkelerin oldukça azında, ulusal eğitim otoriteleri öğrencilerin performans ve ürünlerini değerlendirme sürecinde sanat öğretmeninin ne tür bir yol takip etmesi gerektiğini belirlemiş ve bu anlamda bir kıstasa duyulan ihtiyaca cevap veren çalışmalar yapmıştır.

Değerlendirme ölçütleri, bu anlamda, büyük çoğunlukla öğretmenin kendisi tarafından müfredat hedefleri göz önünde tutularak belirlenmiştir.

Sadece üç ülkede, İrlanda, Malta ve Birleşik Krallık (İskoçya), tüm öğrenciler sanat derslerini başarıyla tamamlamak için zorunlu eğitimleri boyunca standart bir ulusal sınava tabi tutulurlar.

Bu sınavların sonuçları, beraberinde okul teftişleri ve araştırmalarıyla, genel anlamda sanat eğitiminin etkinliğini ve işlerliğini gözlemlemek için de kullanılır.

Bu ulusal raporlardaki en yaygın bulgu önceki ilgili araştırmalarla paralellik göstermektedir: sanat eğitimi için harcanan vaktin azlığı; öğretmenlerin bu konudaki yeterliliklerinin düşük olması ve öğrencilerin ölçülmesinde yaşanan zorluklar.

Profesyonel sanatçılar nadiren okullarda sanatlarını öğretmekte Profesyonel sanatçılar çoğunlukla ilk ve orta dereceli eğitim seviyelerinde öğretmenlik yapmamaktadır.

Birçok ülkede, sanat konularını okullarda öğretmek için, profesyonel sanatçıların profesyonel öğretmen eğitimi almaları gerekmektedir.

Fakat bu durum için istisnalar da mevcuttur: çeşitli ülkelerde profesyonel sanatçılar ilgili alanda öğretmen eğitimine sahip olmadan da okullarda sanatlarını öğretebilmektedirler.

 

 

 

Estonya, Polonya, Portekiz ve İzlanda:

Yapı karışıktır çünkü uzman öğretmenler çoğunlukla sanat konularını ISCED 1 seviyesinde bir kaç sınıftan sonra öğretmeye başlarlar.

İlköğretim seviyesinde, sanat öğretmenleri genelde sınıf öğretmenleridir.

Bu şu anlama gelir: bu öğretmenler tüm müfredat konularını öğretmektedirler.

Ülkelerin çoğunda, bu öğretmenler birden fazla alanda eğitim görmekte ve çoğunlukla Avrupa ülkelerinin İlköğretim okul müfredatında zorunlu olan görsel sanatlar ve müzik konularında eğitim almışlardır.

Orta dereceli eğitimde ise sanat dersleri uzman öğretmenler tarafından verilmektedir.

Bu öğretmenler sanatın belli bir alanında bilgi ve beceri sergiler durumdadırlar.

Sanat dünyası ile iş birliği ve ek etkinlikler: Sanat ve kültür eğitimini desteklemenin en yaygın yolu Rapor.

 Sanatçı ve sanat kurumlarını dahil eden bir çok girişim ve projenin gerçekleştirildiğini bildirmekte.

Bu çalışmaların eğitim bağlamlarında sanat eğitimini destekleme amacıyla yapıldığını vurgulamaktadır.

Belçika’da (Fransız ve Flaman Toplulukları), Danimarka, İrlanda, Malta, Hollanda, Avusturya ve Norveç’te, ulusal organizasyonlar ve ağlar özellikle sanat eğitimini ve kültür eğitimini desteklemek amacıyla kurulmuştur.

Çeşitli ülkelerde, kültürel ziyaretler, müzeleri gezmek, tiyatro ve konser salonlarını ziyaret etmek müfredatta resmi anlamda tanımlanmıştır.

Her ne kadar profesyonel sanatçılar nadir olarak okullarda ders veriyor olsa da, bazı ülkelerde bu sanatçılarla iş birliği kurarak öğrencilerin sanat ve kültür dünyasına daha güvenli ve bilinçli adım atmaları sağlanmaktadır.

Çek Cumhuriyeti, Fransa, İtalya, Portekiz, Slovenya ve Birleşik Krallık (İngiltere ve Galler) gibi ülkelerde ek müfredat sanat etkinliklerinin (normal müfredat saati dışında kalan öğrenme etkinlikleri) uygulanması anlamında okullar ve diğer organizasyonlar için tavsiyeler bulunmaktadır.

Ek müfredat etkinlikleri farklı sanat dallarında olabilirken, Resim ve Müzik en fazla ele alınan alan olarak öne çıkmaktadır.

Yine de öğrencilerin bu tür etkinliklerden faydalanmaları anlamında kaynak ve imkan noktalarında engeller çıkabilmektedir.

Belçika, Çek Cumhuriyeti, İspanya, İtalya, Letonya, Avusturya, Portekiz ve Finlandiya ülkeleri ek müfredat etkinlikleri için ulusal veya yerel yönetimler kanalıyla kaynak ihtiyacını tam anlamıyla giderebilmektedir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s