SENEM AYŞE ———————— ALINTIDIR

SENEM AYŞE

 

 

Haveydi Türkmen aşiretinin Şeyhi Yusuf Ağa’nın kızı olan Senem Ayşe 1295 (1879) yılında, (Dr. Selçuk Gençay’a göre) Maraş’ın Duraklı Mahallesinde (İbrahim H. Yılmazoğlu’na göre Adıyaman’ın Sıvanlı nahiyesine bağlı Körtenli köyünde) doğdu.

Annesi Senem Hatundur.

 

Senem Ayşe gelinlik çağına geldiğinde, amcasının oğlu Ramazan ile dünya evine girmiştir.

Bir erkek çocukları olur.

Adını ÖKKEŞ koyarlar.

 

Maraş, 22 Şubat 1919’da İngilizlerin ve Ekim 1919’da Fransızların işgaline uğrar.

Fransız işgal kumandanı Gn. Querette 13 Aralık 1919 da Ulu Camii’nin kapısına beyannamesini asar ve göreve başladığını ilan eder ‘’Osmanlı ülkesindeki kanunlara uyacağız ve hürmet ettireceğiz.’’ vaadinde bulunur.

 

Maraş’ın Fransızlar tarafından işgal edilmesi ve hemen arkasından Maraşlılarla birlikte yaşayan Ermenilerin de Fransızlarla birlikte hareket ederek taşkınlıklar yapmaya başlaması üzerine halk Kuvayı-Milliye anlayışı ile mahalle örgütlenmesine başlamıştır.

Bu örgütlenme sürecinde, Senem Ayşe’nin kocası Ramazan da kendisine bağlı aşiret mensupları ile Kümbet ve Kayabaşı mahallerinde çete örgütlenmesi yapmıştır.

 

Harbin beşinci günü Kümbet cephesinde Senem Ayşe’nin kocası Ramazan şehit düşmüştür. Senem Ayşe Kocası Ramazan’ın şehit olduğunu duyunca, gözyaşlarıyla şehit kocasının başucuna gelerek, kanını alnına sürmüş ve onun çete kıyafetlerini giyerek silahlı mücadeleye bıraktığı yerden devam etmiştir.

Kocası Ramazan’ın liderliğini yaptığı Haveydi aşiretinden oluşan elli kadar çeteyi tekrar toparlayarak başına geçmiştir.

Liderliğini yaptığı çetesinin cephanesi bitince Mercimek Tepe civarında konuşlanmış olan Kılıç Ali Paşanın huzuruna çıkarak cephane talebinde bulunmuştur.

Kılıç Ali Paşanın bir kadın’ın silah kuşandığına şaşırdığını görünce de, elindeki silahıyla belirtilen hedefe tam isabet atış yaparak Paşayı ikna etmiş ve çetesi için gereken cephanenin verilmesini sağlamıştır.

Ayrıca, evinin yakınındaki düşman cephaneliğini imha etmek için kendi evini yakarak düşman cephaneliğini havaya uçurmuştur.

 

Bütün bunlarla da kalmayan Senem Ayşe çok sayıda Ermeni komiteci ve Fransız askeri öldürerek büyük kahramanlıklar göstermiştir.

 

Mahallesine ve sokağına hâkim olan Kahraman Senem Ayşe Kümbet Mezarlığının batısında bulunan HEMHANE KİLİSESİ’ni kuşatır.

Kiliseden MARAŞLILARA top ve makineli tüfekle ateş açılıyor ve korumasız halk kahpece şehit ediliyordu.

 

Kiliseyi kuşatan SENEM AYŞE’nin çete timi, mezarlığın en yüksek konumuna tırmanır.

Oradan ateş etmeye başlarlar.

Bu çatışma’da dikkatleri dağılan Ermeniler ve Fransızlar bir süre direnirler ve karşılarında büyük bir güç olduğunu düşünmeye başlarlar.

O sırada bir avuç iman dolu çete timi SENEM Ayşe liderliğinde kilise bahçesine iner.

Zorlu bir çatışmadan sonra kiliseyi teslim alırlar.

 

Maraşlı, yer yer kadın-erkek çetelerle sabırla ve iman dolu mücadele örneklerini çoğaltarak 12 ŞUBAT 1920’de Fransız ve Ermenilere mağlubiyetlerini kabul ettirir.

Senem Ayşe savaş sırasında köyüne gönderdiği Ökkeş’ini geri ister.

Baba ocağını onarır ve ocak yeniden tüter.

 

Dr. Selçuk Gençay, M. Kemal Atatürk tarafından 1920 yılında Anadolu Kadınları Müdafaayı Vatan Cemiyeti Heyeti Merkeziyetlerine gönderilen bir telgrafta bahsedilen, erkek elbisesi giyip, düşmanla çarpışan ve düşman saflarından 8 kişiyi öldüren kahraman kadının da Senem Ayşe olduğu düşünmektedir. (*)

 

Senem Ayşe’nin savaş sonrası yaşantısına bakıldığında, yardım sever, imanlı ve etrafı tarafından sevilen bir kişiliğe sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Senem Ayşe zamanının lokman hekimi olarak da tanınmakta ve bilumum hastalıklara geleneksel ilaçlarla tedavi uygulayabilmekteydi.

 

Cumhuriyet sonrası devlet yetkilileri ve ordu komutanları tarafından çeşitli askeri davetlere konuk olan Senem Ayşe’ye bir gün komutanlar tarafından bu kahramanlığının sırrının ne olduğu sorulduğunda, Senem Ayşe de bu sırrı “vatanın kurtuluşu, Allah’ın rızası ve Türk kadınının namusu için savaşmakta olduğuna bağlamıştır.”

 

Maraş’ın kurtuluşuna karınca kaderince bir şeyler katıp, vatanı ve namusu için savaşmayı bir görev bilen Senem Ayşe, Duraklı mahallesindeki evinde GAZİ ve KAHRAMAN bir Türk kadını olarak yoksulluk içinde 8 Şubat 1954 günü yani MARAŞ’IN kurtuluşunun 34. Senesinin arifesinde hayata gözlerini kapar.

Ruhu şad olsun.

ALLAH cennet mekân etsin…

 

 

KAYNAKLAR

 

Dr. Selçuk Gençay

İbrahim H. Yılmazoğlu

Gençay, Güngör.: Senem Ayşe’nin torunu ile yapılan röportaj, 2004.Özalp, Yalçın.: Gazilerin Dilinden Milli Mücadelemiz , Semih Ofset Matbaacılık, S. 70, Ankara, 1986.

Kahramanmaraş Nüfus İdaresi, 2003.

Kahramanmaraş Dergisi, 65.Yıl Özel Sayısı.: Yıl: 2, Sayı: 2, S. 21, 1985.

Kurtuluş harbi tanıklarından Demirci İbrahim ile yapılan röportaj, 2004.

 

(*) 10.06.2010 tarihinde blogda “Onları Unutmayın-16 Bitlis Defterdarının Hanımı” başlıklı yazımda bu tartışmaya değinmiş ve Senem Ayşe’nin kocasının isminin bilinir olması ve “Defterdarlık” gibi bir memuriyetinden hiç bahsedilmediği gerçeği karşısında bu eşleştirmeye katılmadığımı belirtmiştim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s