KARMATİLER… —————— ALINTIDIR

KARMATİLER…

 

 

Dönem; 9’uncu yüzyıl sonları…

Yaklaşık 200 yıl yaşayacak Karmatiler‘in doğum yeri, Güney Irak idi.

İsimlerini kurucu liderleri Küfeli Hamdan Karmat‘tan aldı.

“Karmat” sıradan köylü demekti.

 

Ganimet, rant ve toprak ağalığı devleti olan Abbasiler’in meydana getirdiği zulümden-baskıdan yararlanan Hamdan Karmat; zenginlerin malını paylaşmayı ana ilke olarak benimseyen “ortak mülkiyet” temelli tarikatını kurdu.

Örgütün tabanı ağırlıklı olarak yoksul köylülere dayanıyordu.

Kur’an-ı Kerim’deki ayeti kabaca “ölü toprağı canlandıran onu hak etmiştir” mealine çevirip istismar eden toprak sahiplerine karşı, alın terinin savunucusuydular.

Toprağa can veren toprak sahipleri değil, her geçen gün yoksullaştırılan köylülerdi.

 

Evet, köylü hareketiydi ve öyle ki, savaşıp bir garnizonu ele geçirdiklerinde komutanları öldürülüp askerleri masum köylüler diye bırakıyorlardı.

Karmatiler içinde sadece köylüler yoktu; köleler de vardı.

Maden ocaklarında ölümüne çalıştırılan işçiler vardı.

Yani özünde, toplumsal bir halk hareketiydi.

 

Kuşkusuz kökü İslam’dı.

Fakat…

İslam’ı sömürenlere karşı serttiler.

Cami’ye, Kabe’ye gidip sonra hırsızlık yapanlara; yani Allah adına halkı kandıranlara düşmandılar.

Karmatiler’e göre, kişiler mevki ve makamlarıyla değil halka hizmetleriyle, insanlıklarıyla övülmeliydi.

 Kardeşlik temelli bir örgüttü…

Sadece Arap değildi mensupları; Türk, Fars, Azeri, Kürt, Süryani, Nabati, Arami, Berberi gibi diğer halklar da vardı.

Birbirlerine “refik” (yoldaş) diyorlardı.

 

Radikaldiler.

Hücre biçiminde örgütleniyorlardı.

Haberleşmede şifreler kullanıyorlardı.

Kuşkusuz silahlıydılar.

 

Örgüt Irak Sevad bölgesinde doğmuştu; ancak “kurtarılmış bölgeler” kurarak Şam’a, Doğu Arabistan’a ve Bahreyn’e kadar ulaştı.

Küçük “site devletleri” kurdular.

 Ele geçirdikleri bölgelerde, muhabbet ve dostluğa (ulfe) dayanan eşitlikçi/ortak mülkiyete dayalı toplumsal bir yapı kurdular.

Herkes imece usulü ürettiğini, kazandığını “halkın evi” adı verilen yere koyuyor ve ihtiyacını buradan karşılıyordu.

 Kardeşlik esastı; kadın erkek arasında harem-selamlık yoktu.

Çocukları 4 yaşından itibaren eğitiyorlardı.

Devletin dine karışmasına karşıydılar.

Din tüccarlığı yapmadılar.

Irk, renk, dil, din farkı gözetmediler.

Mezhepçilik peşine düşmediler.

Tek hedefleri vardı; yoksulluğu yok edip eşitlik, adalet ve kardeşlik temelinde yeni bir düzen kurmak.

 Hamdan Karmat öldü ama davasını arkadaşları sürdürdü.

Yoksul bir Müslüman olan Behram Cennabi döneminde, 899’da Bahreyn’i Arabistan’ın bir bölümünü ele geçirdiler.

Kendisini bir mektupla uyaran Abbasiler’e şu yanıtı verdi:

 “Ey Abbasoğlu boş yere beni tehdit etmeye kalkma; şimşek çakar gibi korkutma yoluna gitme.

Her neye azmetmişsen sözünde dur; görülecek hesabın varsa gel de gör.”

 930’da Cennabi’nin oğlu Tahir Cennabi‘nin liderliğinde Mekke’ye kadar girdiler.

Hacerü’l-Esved’i alıp götürdüler.

Ve ardından bir yıl sonra Ütopya Cumhuriyeti‘ni kurdular.

Ömrü 80 gün oldu.

(1871’deki Paris Komünü’yle yaşıttı!)

Karmatiler, İslam tarihindeki en önemli düşünsel ve toplumsal hareketlerin başında gelir.

 

Gelelim nasıl yok olduklarına:

İsmailiye mezhebi mensupları Fatimi devletini kurunca Karmatiler ikiye bölündü.

Bu devleti destekleyenler ve bu devleti devrimci bulmayıp karşı çıkanlar.

Ve sonuçta devrimciler, Fatimiler ve Abbasiler tarafından ezildi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s