İRAN NASIL FARS DEVLETİ OLDU? —————— ALINTIDIR

İRAN NASIL FARS DEVLETİ OLDU?

 

HANİFİ ALTAŞ- BÜLENT TARHAN

 

 

Herkes Birinci Dünya Savaşının en meşhur İngiliz casusu Lawrence’in adını bilir, ama Arnnold Toynbee’yi bilmez.

 

Oysaki Toynbee de, en az onun kadar etkilidir.

 

O dönemde Lawrence’in, Türk-Osmanlı devletinden koparma projesini başarıyla yürüttüğü, İngiliz altınlarıyla ve tatlı düşlerle kandırdığı Arapların, Arabistan’ın yanında bir de İran ve İran’da da orduların cephe savaşı yok idiyse de ajanlar savaşı vardı.

 

İşte İran’daki o ajanların en önemlisi de Arnold Toynbee idi.

 

Daha sonra adını 20. Yüzyılın en büyük tarihçi ve tarih felsefecilerinden biri olarak duyacağımız bu İngiliz İntelijans Servis ajanı, o dönemde kendi devletine verdiği raporlarda, İran tahtında oturan Türk soylu Kaçar’ları kastederek,

”Bu Türk-Tatar soylu hanlar, İstanbul’daki Türk hükümdarlarıyla anlaşabilirler, onun için bunları tahttan indirip yerine Fars/Pers aslından birilerini tahta geçirmek gerekir” diye yazmış ve Toynbee’nin bu görüşü İngiltere Devletince de benimsenerek gereği yerine getirilmiştir.

 

Böylelikle M.S. 1040 yılından itibaren -kırk yıl kadar süren Zend hanedanı dönemi sayılmaz ise- yaklaşık dokuz asır süren Türk hakimiyetine son verilmiş, bir at bakıcısı olan Muhammet Rıza, Pehlevi hanedanı diye uydurma bir sülale/silsile icat edilerek İran tahtına oturtulmuştur.

 

Bugünkü Kürt sorunu altında da bu İran Operasyonu yatmaktadır.

 

Osmanlı bölünüp içinden 20’nin üzerinde devlet çıkarılırken, İran’ın toprak bütünlüğü korunmuş, sadece iktidar Türklerden alınıp, Farslara verilmiştir.

 

Bir milletten iktidarı alıp, bir başkasına vermek çok kolay bir iş değildir, ancak İran’daki sosyal ve kültürel yapı İngilizlere bu operasyonu yapma imkânı vermiştir.

 

Çünkü İran o dönemde Türkler tarafından yönetilmesine rağmen devletin resmi dili Farsça’ydı ve devlet kademelerine yerleştirilen Devşirme Farslar zamanla içerden kontrolü ele geçirmişti.

 

Geriye kalan sadece bir kaç aileden oluşan KAÇAR SÜLALESİNİ iktidardan uzaklaştırmaktı, nitekim bu uzaklaştırma olduğu zaman bunu direnen, itiraz eden, tepki gösteren kimse olmadı, olamazdı.

 

Çünkü kilit noktaları Farslar çoktan ele geçirmişti.

 

Eğer İran da Osmanlı gibi dağılıp bölünseydi bu durumda İran başlıca 5 devlete bölünecekti.

 

  1. İran Türk Devleti – (Azerbaycan, Horasan, Kaşgayeli)
  2. İran Fars Devleti
  3. İran Arap Devleti
  4. İran Beluci Devleti
  5. İran Kürt Devleti

 

İran’da Türk Devletinin kurulması, Türkiye ile Türkistan arasındaki köprünün tamamlanması demekti.

 

Diğer devletler bir yana, İran’da bir Kürt devletinin kurulması aynı zamanda Kürt sorununun da bitmesi demekti.

 

Bu durumda 1500’lü yıllarda İran’dan Kuzey Irak ve Anadolu’ya göç eden Kürtlere de bir vatan bulunmuş ve bir devlet kurulmuş olacaktı.

 

Anadolu ve Irak’taki Kürtler de zaman içinde anavatanları olan İran’a geri dönmeleri sonucunda artık bölgede bir Kürt sorunundan bahsedilmeyecekti.

 

Ancak maalesef bunlar olmadı, olamadı, geleceği iyi göremeyenler bunu gerçekleştiremedi.

 

Ancak geleceği iyi planlayan İngilizler, hem İran’da Türk hakimiyetine son verdiler, hem de Aryani yayılmacılığını (Kürt-Fars) destekleyerek günümüzün sorunlarının doğmasına neden oldular.

 

Bundan sonraki dönemde ise İran’ın bölünmesi Türkiye’nin yararına değil, zararınadır.

 

Türkiye için en iyi çözüm İran’da Türklerin tekrar güçlü hale gelmesi, her iki tarafta da mezhepçilik anlayışının yok edilmesidir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s