BİZ KİMİZ? BUNLAR KİM? —–ALINTIDIR

BİZ KİMİZ?

BUNLAR KİM?

ŞÜKRÜ ALNIAÇIK

 

Son dönem Türk sinemasının unutulmaz repliklerindendir:

 

“Lanet olsun içimdeki bu insan sevgisine…

”Merhameti, defalarca maraz doğurmuş bir adamın haklı isyanıdır bu…

   Tabii bu lanet okuma işin esprisi…

İçimizdeki insan sevgisine diyecek bir şey yok da…

   Damarlarımızda gezinen ve bir ara “Kozmopotica Turcicus” diye dalgamızı geçerek adını bile koyduğumuz bu “yabancı sevgisi” hastalığına ne demeli?..

 

  Aslında, sadece Türklere has bir rahatsızlık değil bu; ama bizde biraz daha fazla…

Veya bizde olması bize zor geliyor.

   Ankaralı temiz kalpli memur emeklisi torununu anlatıyor:

“Bizim son torunda bir gözler var; aynı ecnebiler gibi, masmavi …”

 

  Yahu, babaannesinin gözleri işte…

Biraz hijyenik beslenince parlamış; hepsi bu!..

Savaştan, karneden, seferberlikten çıkmış insanlarla, devlet zenginliği sayesinde antropolojik tımardan geçmiş insanları niye birbiriyle kıyaslıyorsunuz?..

   Yok!..

Bir şeyin güzel olması için ille içinde bir yabancı bulunacak!..

   Coğrafi keşiflere biz de katılsak ve ülkedeki altın miktarını 35 katına çıkarmış, gümüşü de 200’e katlamış olsaydık; bizim de gözlerimiz şimdi çipil çipil parlardı!..

 

  Buna da şükür, atalarımız bize buzul çağını yaşamamış florası renkli bir vatan bırakmışlar ve dünyanın ortalama olarak en zengin beslenen toplumlarından biriyiz.

atalarımız ile ilgili görsel sonucu 

  Toplumsal estetik ve güzellik, birkaç nesillik bir beslenme meselesidir.

Toplumsal estetik ve güzellik, birkaç nesillik bir beslenme meselesidir. ile ilgili görsel sonucu

Bunu sağlam bir hıfzıssıhha ile hızlandırabilir, hatta bazen sağlam bir estetisyen eliyle tek nesilde bile mucizeler yaratabilirsiniz!

 

  Hamsi köyün Güllüsü’nün İstanbul sosyetesinin Gülce Hanımı olması gibi!..

 

  İletişim çağındayız.

Ulaştırma da aynı hızla ilerliyor.

İnsanın tabiatında ise eskilerin “bediiyat” dediği estetik duygusu var.

Güzele ilgi duymak, bir rahatsızlık değil yani…

   Eğer güzel bir nesneyi siz üretemiyorsanız, mesela dışarıda üretilip ülkenizde satılan bir cep telefonunda hem estetik, hem kullanışlılık hem de teknolojik kapasite bakımından bir üstünlük varsa onu üretenlere gizli bir hayranlık beslenmesini engelleyemezsiniz.

 

  Özellikle gençler, Bilişim, Mobil iletişim ve Otomotivde sürekli bir harici güzellikler sağanağı altında yaşarken yeni nesillerin milliyetçi ideolojide karar kılması her geçen gün daha da zorlaşacaktır.

   Ne alakası var demeyin!.. 

nokia logo ile ilgili görsel sonucu

Şuncağız Finlandiya’nın  Nokia’yla dünyaya meydan okuduğu, bir Tarihi başarısı bile olmayan Güney Kore’nin Samsung’la neredeyse her eve girdiği bir dünyada sadece manevi mülahazalarla gençlere öz güven kazandırmak ve onları Milliyetçi kılmak kolay değildir.

 

  Böyle olunca da milli değerlere bağlılık ve Ülkücülük, Osmanlı Akıncılarının “Deliler” bölüğünden veya Tımarlı Sipahilerin “Eşkinci” kolundan olup da; dedesi Yemen’den dönmemiş, Çanakkale’de kalmış vatan evlatlarının omuzlarına düşmekte, “ortalama Türk insanı” kriptolar ve hainlerle birlikte vur patlasın çal oynasın gününü gün etmektedir.

 

  Bazen bizim siyasi atmosferin dışında “paralel evren” diyebileceğimiz “Kafelere” gözüm takılıyor.

İpe sapa gelmez, bir araba geyik muhabbeti yapan tip tip adamlar…

   Ya spordan ya teknolojiden, ya “karıdan kızdan” bahsediyorlar.

Ya da bizzat spor, teknoloji veya karı kız tüketiyorlar!..

İnsanın içinden “biz kimiz; bunlar kim yahu!..” diyesi geliyor.

   Bir kısmının aklında, ya Amerika’ya gitmek, ya da Amerika’yı buraya getirmek var.

 

  Bir kısmının hedefi ise Avrupalı olmak; ya da Avrupa’nın olmak…

“Erasmus” programıyla Avrupa’ya gidip; orada birbirinin olanlar da var!..

 

  “Kim lan bunlar?..”

Gerçekten…

  Bugün “Garplılaşmamış Türk” deyince akıllara güzel şeyler gelmedikçe; tam tersine “yabancı” deyince akıllara artık daha güzel şeyler geldikçe, Türk Milliyetçilerinin, insanüstü gayretlerine rağmen popülarite karşısında patinaj yapmaları kaçınılmazdır.

 

  Özellikle gençler açısından Millet, sadece tarihiyle değil bugünüyle de güzellikleri çağrıştırmadıkça Milliyetçiliğin cazip bir ideoloji olarak yarınlara taşınması mümkün değildir.

 

  Gençlerimize tabii ki milletimizin tarihi hasletlerini yılmadan anlatmaya devam edeceğiz.

Türk Milletinin o büyük tarihi yapmasını sağlayan pek çok meziyeti, manevi ve kültürel değerleri vardır.

  Bunları konuşacağız.

Ancak bunların hiçbiri, “I Phone 6” kadar, “Mac Book” kadar veya “Golf 5” kadar “somut ve tüketilebilir” değildir.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s