“UYDURUKÇA” SUÇLAMASINA YANIT —– ALINTIDIR

“UYDURUKÇA” SUÇLAMASINA YANIT

 

Bize uydurukçu, Türkçemize uydurukça diyenler var, üzülürüz ancak yolumuzdan dönmeyiz…

 Bilsinler ki uydurukçuluk yapan Türkçenin kendisidir, uydurmak için yaratılmış bir dildir.

Türkçemizin öyle çok ve öyle bilimsel yöntemleri vardır ki 3 yaşındaki bir çocuk da, dilbilimci uzmanlar da, köylü Hatçe Nine de sözcük türetebilir.

 

Eminiz ki, başta Kaşgarlı Mahmut olmak üzere dilimize emek veren her kişi onu anlamayan sığ beyinler tarafından uydurukçulukla suçlanmış, yolu kesilmeye çalışılmıştır.

Ama sonuçta kazanan güzel Türkçemiz olmuştur.

 

Dilimizin türetim kurallarına uygun yapılan ve kamuoyu tarafından benimsenip kullanılan her sözcüğe kapımız açıktır.

 (Bilgisayar, yazılım, donanım, akaryakıt, uçak gibi)

 Japonlar kendi buluşları olmayan nenler için derhal sözcük türetirken, Fransızlar dillerini yasayla korurken biz dilimizin yok olmasına seyirci mi kalalım?

 

Afrika’nın köylüleri bile bu sömürü düzeni sonucu anadili olarak İngilizce, Fransızca konuşuyor.

 Bu yalnızca 1-2 kuşak sonrasında bizim de başımıza gelmek üzere.

Tarihten Türk’ü silemeyenler önce Türkçeyi silerek bu amaçlarına doğru hızla yürüyorlar.

Direnmeyecek miyiz?

Bize yakışanı yapmayacak mıyız?

Atatürk’ümüzün bize bıraktığı Türkçeyi yüceltme görevini tamamlamayacak mıyız?

Türkçe sözcük türetmeye “uydurma” diyen kişiler ne yazık ki dilbiliminden anlamamakta veya bilerek çarpıtmaktadırlar.

 

Atalarımız kurallara göre Türkçe sözcük türetmiştir.

Kurallara uygun olarak sözcük türetmek bizim de, gelecek kuşakların da görevidir.

Kurallara aykırı türetimlere herkes karşı olur. Ancak bu tür türetimler yok denecek kadar azdır.

Sözcük türetmeye karşı olmak, dilin gelişmesine karşı olmaktır.

Teknolojinin ve düşüncenin gelişimi yeni terimlere ve aygıtlara ad bulmayı zorunlu kılar.

Sözcük türetmeksizin bunlara yeni ad bulmak neredeyse olanaksızdır.

Sözcük türetmeye karşı olanlar, bilerek veya bilmeyerek, Türkçenin gelişimini engellemekte, yeni terim veya aygıtlara ad türetmeyi olanaksız kılmaktadır.

Bir dil eğer sözcük türeterek yeniliklere ad veremezse, başka dillerden sözcük almak zorunda kalır.

Bu durumda sözcük türetmeye karşı olmak, dilin başka dillerin işgaline destek olmak demektir.

 

Asıl uydurma, Osmanlı döneminde yapılmıştır.

 Başka başka dillerden alınan ekler ve köklerle sözcükler üretilmiş, başka başka dillerin sözcükleri birleştirilmiş, adeta yamalanmıştır.

 Misafirperver (Ar.+Far.), girizgah (Tr.+Far.), hastane (Ar.+Far.) gibi birçok sözcük, hangi dile ait olduğu belli olmayan yapıdadır.

 

Asıl uydurma ve kural tanımazlık bunlardır.

 Büyük yazarımız Nurullah Ataç, 5 Mart 1952’de Ulus Gazetesi’nde şöyle demişti:

 “Uydurma dil dediler mi, bir şey söylediklerini sanıyorlar.

Söyleyeyim ben size:

Bu uydurma sözünü, Türkçecilik akımına karşı bir silah diye kullanmaya kalkanlardan ne dediğini bilen, şöyle gerçekten düşünerek konuşan bir tek kişi tanımıyorum.

Evet, Türkçenin kurallarına göre uyduracağız; bizim yaptığımız, uydurduğumuz sözcükler de yavaş yavaş halka işleyecek, eski Arapça, Farsça sözcüklerin işlediği gibi.

Onların yerini tutacak.”

 

Aynı savı ileri sürenler, çözüm önerisi olarak, eskiden Türkçeye girmiş olan sözcüklerin kalmasını, yeni girecek olanların engellenmesini önermektedir.

Oysa bu durum sömürülmüşlüğü ve dilin gördüğü zararı kabullenmek ve yarayı dikmeden bırakmaktır.

 

Zarar onarılmalıdır.

  Bu zaman alacaktır ancak yapılabilir.

Türkçeye yeni giren yabancı sözcükler Türkçeleştirilirken, eskiden girmiş olanlar da daha yavaş ve zor olsa da zaman içinde Türkçeleştirilebilir.

Oysa halkımız kendinden olan sözcüğü her zaman daha kolay benimsemiştir.

Bu yalnızca zaman sorunsalıdır.

Dilin duru bir hal alması için öncelik dile yeni girmiş veya girmekte olan sözcüklerin karşılıklarının bulunmasına verilmeli, böylece dilin işgale uğraması durdurulmalıdır.

Ancak bu yapıldıktan sonra daha eski sözcükler daha kolay Türkçeleştirilebilir.

İngilizce, Fransızca, Arapça ve Farsça sözcüklerin işgaline direniş sürdürülecektir.
Destek olmayanları köstek olmamaya çağırıyoruz.

 

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s