ÇEÇEN SORUNU VE RUSYA’NIN TUTUMU ————————- ALINTIDIR

ÇEÇEN SORUNU VE RUSYA’NIN TUTUMU

YUSUF ATAY
 Yalova Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler

 

Böyle bir ortam Rusya’nın sağlıklı bir şekilde dış politika üretmesine olanak tanımazdı.

Bir ülkede, iç dinamikler birbirine entegre edilemezse, dış politika gerçek anlamda başarılı bir düzene sahip olamaz.

Dış politikada değişim yapmak bir seçim olduğu kadar, aynı zamanda da bir kaçınılmazlık anlamına gelir.

Bir devletin dış politikasını değişime zorlayan iç ve dış dinamikler ne kadar baskın çıkarsa, değişim yapmak da o kadar kaçınılmaz hale gelir.[1]

Bu makale Sovyetlerin çöküşünden sonra meydana gelen Çeçen sorununa ve bu sorunun ilişkili olduğu Rusya dış politikasına ışık tutmayı hedeflemektedir.

 

Çeçenlerin Bağımsızlık İsteği

 

Kendilerini dünyanın en eski toplumlarından biri olarak gören Çeçenlerin Rusya ile ilişkileri Çarlık dönemine uzanıyor.

Rusya’nın güneye doğru genişleme politikası çerçevesinde Rusya ile Çeçenler arasındaki gerginlikler 18. yüzyılın sonlarında başladı, bu yıllardan itibaren Çeçenler, Şeyh Mansur, Şeyh Şamil gibi liderler önderliğinde isyan hareketlerine katıldılar. [2]

Fakat Ruslar ile Çeçenler arasında ki en büyük çatışmalar Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bölgedeki etnik grupların kendi bağımsızlıklarını ilan etme isteği ile ortaya çıkmıştır.

Çeçenistan’ da diğer ülkeler gibi kendi bağımsızlığını istemiştir.

Çünkü Müslüman olan Çeçen halkı Hırıstiyan bir yönetim altında olmak istemiyor ve kendi kaderlerini kendileri belirleme (Self-determination) haklarını istiyorlardı.

Uluslararası hukuka uygun olan bu istek Ruslar tarafından sert bir şekilde reddedilerek, uzun süre devam edecek hatta bazı kesimlerce bağımsızlık sağlanamadığı süre boyunca da devamlılığını sürdürecek çatışmaların ortamını hazırlamıştır.

 

1990’lı yılların ortalarına doğru Boris Yeltsin tarafından başbakanlığa getirilen Viladimir Putin; aşırı milliyetçi bir kimliğe sahipti ve ABD hegemonyasına karşı Rus hegemonyasını oluşturmak istiyordu.

Ayrıca Putin için çok kritik olan iki meseleden birincisi, ‘’Çeçen Sorunu’’ ikincisi ise ‘’Çerkes Soykırımı’’dır.

Elbette ki Putin soykırım olarak ifade edilen olaya karşı tamamen kulak tıkamış vaziyettedir.

Çeçen sorununu ise uluslararası platformda meşru kılabilmek için; Çeçenlerin ‘radikal İslam’a kaydığını savunmaktadır.

 

Peki, Çeçenistan’ın Ruslar İçin Bu Kadar Önemli Olmasının Sebepleri Nelerdir?

 

  

Çeçenistan’ın önemi artıran en önemli nedenlerin başında; Rusya’nın domino taşı etkisi oluşmasından kaynaklanan korkusu yatmaktadır.

Çünkü Rusya, eğer Çeçenistan bağımsızlığını kazanırsa; Rusya içerisinde varlığını sürdüren diğer etnik kimliklerin de bağımsızlık isteyeceğini öngörmektedir.

Bu durum ise Ruslar için kritik önem taşıyan ulusal hegemonya oluşturma hedefini derinden sarsacaktır.

Çeçenistan’ın jeopolitik konumu da Rusya’yı endişelendirmektedir.

Rusya’nın güneyini koruyan Kafkas Dağları’nın eteklerinde yer alan Çeçenistan Moskova’nın oluşturduğu güvenlik hattının en önemli parçası.

İkincisi Çeçenistan Rusya’nın geleceği açısından son derece önemli olan petrol ve doğal gaz boru hatlarının geçtiği noktada bulunuyor.

Özellikle Azeri petrolünün geçiş yolu üzerindeki Çeçenistan’ın kendi başına buyruk olması Moskova’nın hiç işine gelmiyor.

 

Üstelik Rusya’nın en büyük petrol rafinerilerinden biri de Groznide.[3]

Çeçenler bağımsızlığa kavuşursa, Rusya’nın Kafkasya’nın büyük bölümündeki gücünü kaybedecek olması Rusya’nın bu bağımsızlığa engel olmasına neden olacak önemli bir olgudur.

Diğer taraftan baktığımızda Transkafkasya’da mevcut olan Rus etki alanının bu bağımsızlık ile azalacağı ve bu bölgeye; ezeli rakibi olan Amerika’nın nüfuz edebileceği endişesi de Rusya’nın bağımsızlığa engel olmak istemesinin ana karakterlerinden biridir.

Rusya bu ve benzeri sorunlarla karşılaşmamak için tarihin derin zaman zarflarından bu yana bu bağımsızlığı engellemek için mücadele vermiştir hala da vermeye devam etmektedir. 1944 yılında yapılan en büyük sürgünlerden bir tanesi Rusya’nın korkusunu tüm dünyanın gözleri önüne sermektedir.

Bununla beraber 1994 ve 1999 yıllarında yapılan savaşlar Çeçenlerin bağımsızlık isteklerini kırmak için gerçekleştirilen mücadelelerdir.

Fakat Çeçen halkı hiçbir zaman bağımsızlık isteklerinden ve amaçlarından vazgeçmemiş ve sayısız şehit verilmesine rağmen bu uğurda canlarını ortaya koyan mücahitler yetiştirmiştir.

 

Birinci Çeçen-Rus Savaşı (Aralık 1994-Ağustos 1996)

 

Çeçenistan bağımsızlığını 1991 yılında ilan etmiştir, fakat Rusya ilk askeri müdahalesine 1994 yılında başlamıştır.

Birinci Çeçen Savaşı ulusal mücadele şeklinde cereyan etmiştir.

Bu savaşta gerilla taktikleri uygulanmıştır fakat hiçbir şekilde sivil halka yönelik bir saldırı vuku bulmamıştır.

Ancak 1995 yılında Çeçenlerin Rus askeri üslerine yapmış olduğu iki büyük saldırı sonuçsuz kalınca, alternatif olmaksızın rehine alma seçeneğine yönelmek zorunda kalmışlar ve anlaşma sağlanarak kendilerini kurtarabilmişlerdir.

Savaş ulus- devlet bazında algılanmış ve hedefler sivil-asker olarak ayrılmıştır. [4]

Birinci Çeçen Savaşı’nı milliyetçilik savaşı olarak görmek mümkündür.

Aralık 1994’te başlayan ilk Çeçen Savaşı 21 ay sürmüştür.

Çeçenistan Savaşının başlangıcından itibaren 100.000 Çeçen başkent Grozni’den ayrılmak zorunda kalmış, Ocak 1995 tarihinden itibaren Rusya Grozni’nin büyük bölümüne hâkim olmasına rağmen Çeçenler 300’ün üzerinde tankı tahrip etmişler ve Rus kuvvetlerini püskürtmeyi başarmışlardır.

21 Nisan 1996 tarihinde Çeçen lider Cahar Dudayev suikast sonucu şehit edilmiştir.

Çeçenler Grozni’de ki hükümet binalarını ele geçirmişler, 8 Ağustos 1996’da Rus kuvvetlerini kuşatmışlar ve şehrin kontrol noktalarını tutmuşlardır. [5]

 

Rusya; Çeçenistan’a girip kısa bir zamanda başarı elde etmeyi varsayıyordu, fakat hesaba katmadıkları/katamadıkları bir şey vardı; ‘Cihat anlayışı’. Çeçenler müthiş bir direniş göstererek Ruslara büyük bir ders vermiş oldular.

Bunun sonucunda; Ruslar ile Çeçenler arasında Hasavyurt Antlaşması [6] imzalanmış ve savaş sona ermiştir.

 Diyebiliriz ki Çeçenler savaşı kazanmıştır.

 

İkinci Çeçen-Rus Savaşı-1999

 

Hasavyurt Antlaşması [7] ile Çeçenistan’ın statüsünün belirlenmesi için beş yıllık bir süre öngörülmüş olmasına rağmen Rusya Federasyonu, Rusya’da meydana gelen bombalama olaylarını öne sürerek ve Çeçenistan’ın liderlerinden Şamil Basayev’in [8] Dağıstan’a yönelik operasyonu fırsat bilerek Çeçenlere müdahale etmiştir.

Putin’in başbakan olarak atanmasından sonra Rusya Kafkasya’da ki hâkimiyetini sağlama stratejisinin bir parçası olarak Çeçenistan’a karşı kapsamlı bir operasyona zaten gerek duyuyordu.

İkinci Çeçen Savaşında daha hazırlıklı olan Rus kuvvetleri dört aylık bir süre zarfında Grozni’yi ele geçirmişlerdir.

 Grozni’nin düşmesinin ardından Rusya bir ölçüde Çeçenistan’da kontrolü sağlayıp, Ramazan Kadirov yönetimini getirse de, istikrarsızlıklar devam etmiştir.

 Putin, Kadirov’u Çeçenistan’da ki en yetkili sivil otorite olarak atadıktan sonra, Çeçenistan kamuoyunda güç kazanması stratejisini izlerken, direnişçilerin de kendi içinde bölünmesi amacıyla hareket etmiştir.

İkinci Çeçen Savaşında Rusya Çeçenistan’da insanlık suçları işlemiştir.

Fakat 11 Eylül 2001’de ki Amerika’ya yönelik terör saldırısı dünyaya Müslümanları ‘cani’ olarak tanıtmıştır ve Rusya Çeçenistan’da istediği gibi insanlık suçu işlemiş ve hiçbir şekilde uluslararası platformlar tarafından eleştirilmemiştir.

 

SONUÇ

 

Günümüzde Çeçen sorunu bir terör sorunu olarak lanse edilmektedir.

Bunun en büyük sebeplerinden bir tanesi, Rus devlet başkanı Putin’dir.

Siyasi kıvraklığını kullanan Putin savaşarak yenemeyeceğini anladığı Çeçen halkını fitne yardımıyla parçalamaya çalışmaktadır.

Bu konuda ne kadar başarılı olmuştur diye sorulacak olursa da; neredeyse tamamen başarılı olmuştur diyebiliriz.

Çünkü 2006 yılından beri Çeçenistan’ın devlet başkanı olarak gösterilen Ramazan Kadirov Rus yanlısıdır.

Kendi milletini, bunca zaman şehit verip bağımsızlık için kan ve gözyaşı akıtan Çeçen halkını değil de, Rusya’yı göz önünde bulundurup ona göre hareket etmektedir.

Çünkü onu oraya getiren de, eğer isteklerini yapmazsa onu oradan indirecek olan da Rusya’dır!

 

Sorunun çözümü çatışmayla veya antlaşmaya sonuç bulacak gibi görülmüyor.

Çözüm için arabulucu olabilecek bir diğer devlet, kurum veya organizasyonun araya girmesi gerekmektedir.

Çeçenistan’da kan akmıyor artık diyen insanlar asıl Çeçen ruhunu anlayamadan konuşuyorlar.

Çeçenler hiçbir zaman bağımsızlık davalarından vazgeçmediler ve bundan sonra da vazgeçecek gibi görünmüyorlar.

Her iki tarafında menfaatleri çerçevesinde uluslararası hukuk zeminine uygun, uluslararası platformda barışın tez zamanda sağlanması ve Çeçenistan’ın bağımsızlık kazanması, gerek Rus halkının gerekse de Çeçen halkının iyiliği yönünde olan bir telkindir.

Zira neredeyse bütün Çeçen komutanların bağımsızlık üzerine ant içme bağlamında sözleri mevcuttur;

 

‘’Biz sonuna kadar mücadele vereceğiz, taviz yok! Çeçenistan bağımsız olacaktır.’’

Dokko Umarov

‘’Yüz yıl köle olarak yaşamaktansa bir gün şerefli ve dik durmayı tercih ederim.’’

Cahar Dudayev

Featured image

‘’Kâfirlerin önünde eğilmektense, hür olarak ayakta şehit olmayı tercih ederim.’’

Tahir Batayev

 

KAYNAKLAR

[1] http://www.usak.org.tr/dosyalar/dergi/XDhDozUKeOgIB953xUnufHvTXbt1Mj.pdf

[2] http://www.kafkasevi.com/index.php/article/detail/52

[3] http://akademikperspektif.com/2013/11/18/cecenistan-sorunu/

 

[4]http://books.google.com.tr/books?id=EVpa

[5]http://books.google.com.tr/books?id=nzz7

[6] Birinci Rus-Çeçen Savaşı’nı sonlandıran bu anlaşma ile taraflar “savaşın durdurulması gerektiğini, anlaşmazlıkların savaş ve çatışmalarla düzeltilemeyeceğini ve savaşın yol açmış olduğu anlaşmazlıkların barış yoluyla giderilmesinin en büyük amaç olduğunu” beyan ederek Rusya Federasyonu ve Çeçen İçkeriya Cumhuriyeti arasındaki meseleleri, uluslararası haklar ve yasalar çerçevesinde, 31 Aralık 2001 tarihine kadar sonuçlandırmayı kabul etmişlerdir. 27 Ocak 1997 tarihinde Rusya Federasyonu ve diğer ülkelerden gelen bağımsız gözlemcilerin huzurunda yapılan devlet başkanlığı seçimlerini, Hasavyurt Antlaşması’nın mimarı ve Genel Kurmay Başkanı olan Aslan Mashadov kazanmış, kendisini ilk ‘tebrik’ edenlerden birisi de Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Boris Yeltsin olmuştur.

[7] Antlaşmayı Rusya devlet başkanı Boris Yeltsin ve Çeçenistan devlet başkanı Aslan Mashadov imzalamıştır. Parlamento üyeleri karşısında bir konuşma yapan Mashadov, barış antlaşmasını tarihi belge olarak nitelendirdi. Mashadov televizyon konuşmasında, bu belgenin “İçkerya bağımsızlığının fiilen tanınması” olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Mashadov ayrıca bir hususu daha vurguladı: “Başlıca amacımız bağımsız İslam devleti kurmaktır; bu yolda karşımıza çıkacak olan zorluklara rağmen (ki Allah’ın yardımıyla bunları aşmasını başaracağız) bu amacımıza ulaşacağız’.

[8]1994 yılı aralık ayında Ruslar’ın Çeçenistan’ı işgal etmesiyle Çeçen komutanların en önemlilerinden biri haline geldi. 1995 yılı başında Rus savaş uçakları Şamil’in Vedeno’daki evini bombalayarak ailesinden 11 kişiyi öldürdüler. Rus güçlerin sivillere karşı giriştikleri katliamların en üst seviyelere ulaştığı Haziran 1995’de, yaşananları dünya kamuoyuna duyurabilmek için 150 savaşçının Budennovsk kentine düzenlediği eylemi yönetti.1996 yılı Nisan ayında Çeçen Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildikten sonra Rus kuvvetlerinin Çeçenistan’dan ayrılmaya mecbur eden Cahar-Kale(Grozni) operasyonunu komuta etti. 1998 de Cahar-Kale’de yapılan Çeçen-Dağıstan Halkları Kongresi’nde başkan seçildi. Kongrenin ikinci toplantısında alınan kararla 1 Ağustos 1999’da kurulan İslam Şûrâsı’nın başkanlığına getirildi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s