ETHEM NEJAT —- ALINTIDIR

 

ETHEM NEJAT

 

Doğum, 1883 Üsküdar, İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu.[1]

Ölüm,   28 Ocak 1921 (38 yaşında)

Karadeniz açıkları.

      Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP)

       İlk Genel Sekreteri.

Türk eğitimci ve siyasetçi.

Yaşadığı dönemde eğitimin çağdaşlaştırılması çalışmalarına büyük katkıda bulunmuştur.

Ethem Nejat, 1912 yılında Ahmet Ferit (Tek)‘in başkanlığında kurulan ve kurucuları arasında, Yusuf Akçura‘nın da bulunduğu Millî Meşrutiyet Fırkası‘nın kurucuları arasında yer almıştır.

Eylül 1918’de Maarif Nezareti tarafından Berlin’e gönderilen Ethem Nejat, 1919’da İstanbul’a döndüğünde aynı yıl kurulan Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası‘na katılarak partinin İstanbul adayı olmuştur.

Bu dönemden sonra sosyalist hareket içinde görülür.

10 Eylül 1920 tarihinde kurulan Türkiye Komünist Partisi‘nin sekreteri olmuştur. 

Mustafa Suphi ve arkadaşları ile Bakü‘den Anadolu’ya gelirken, engellemelerle karşılaşmışlar ve Trabzon’da elleri bağlı olarak bindirildikleri teknede 28-29 Ocak 1921 tarihinde öldürülmüşlerdir.

Eserleri

  1. Türklük Nedir ve Terbiye Yolları

Kaynakça

  1. “Turancı sosyalist Ethem Nejat” (Türkçe). türksolu.com.tr. Erişim tarihi: 31 Ocak 2015.

 

 

Türkiye’de yıllardır düşman akımlar olarak tanımlanmaya ve Türk insanına bu şekilde dayatılmaya çalışılan iki akımın, sosyalizm ve Turancılığın, aslında bir ve aynı olduğunun, aynı kökten geldiğinin ve aslında aynı kişiler tarafından geliştirildiğinin kanıtıdır Ethem Nejat.

 1.Meşrutiyetin öncesindeki yıllardan, Türkçülüğün geliştiği döneme, Balkan Savaşları ve sonrasından, Kurtuluş Savaşı yıllarına kadar Türk toplumunun antiemperyalist mücadelesi ve bu dönem içinde Türkçü ve sol hareketin gelişimini Ethem Nejat’ın hayatında görüyoruz.

Bugün gerçek kökenlerinden kopartılmaya çalışılan, Batıcılaşan, Kürtçüleşen bir solun karşısında temelini Türklük ve bağımsızlık mücadelesinden alan gerçek Türk solunun ilk temsilcilerinden biridir Ethem Nejat.

Bu nedenle Ethem Nejat’ı anlamak ve tanımak gerçekte günümüzün Türkçüleri ve solcuları olarak bizlerin kendi kökenlerimizi tanımamız anlamına gelmektedir.

 

Yıkılan imparatorluğun Türkçü aydını

Ethem Nejat

 

Ethem Nejat’ın doğum tarihi konusunda ihtilaflar olsa da 1882 doğumlu olması gerektiği söyleniyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün tam anlamıyla çağdaşı olan Nejat’ın gözlerini açtığı dönem hepimizin bildiği gibi Osmanlı Türk İmparatorluğu’nun can çekiştiği, dağılmaya doğru sürüklendiği yıllara denk gelmektedir. Devletin tek ve mutlak hakimi padişah II. Abdülhamit’tir.

Ethem Nejat işte bu dönemde İstanbul-Üsküdar’da dünyaya gelir.

 Ethem Nejat, dönemin neredeyse tüm Türk aydınlarının geçtiği yollardan geçer.

İyi bir eğitim alır ve kendisi de bir eğitimci olarak hayata atılır.

Eğitimcilik hayatı boyunca Alasonya, Manastır gibi Rumeli ve Bursa, Eskişehir, İzmir gibi Anadolu Türk illerinde lise ve maarif müdürlüklerinde bulunacaktır.

ethem nejat türk eğitim tarihindeki yeri ile ilgili görsel sonucu

 

Bu yıllarda Ethem Nejat, Türkçü fikirlerle tanışmıştır.

O da dönemin tüm ilerici aydınları gibi Osmanlı Türk Devleti’nin kurtuluşunun ancak Türk unsura dayanarak sağlanabileceğini düşünmektedir.

Devletin Hıristiyan tebaasının ardından Arnavut, Arap gibi Müslüman unsurlar da merkezkaç bir role soyunarak İmparatorluğun parçalanmasına çalışmaktadırlar artık.

Türk aydınları arasında gelişen bu Türkçülük özellikle Türk Ocakları’nın kuruluşu, Türk Yurdu dergisinin çıkışı ile beraber iyice ön plana çıkacaktır.

1912 yılında yaşanan Balkan felaketinin ardındansa daha da keskinleşecektir.

 

İlgili resim

Ethem Nejat da bu gelişmelerin içerisinde fikirlerini geliştirmeye başlamıştır.

Arkadaşı Osman Ferit (Uyguç) ile beraber iki dergi çıkarmışlardır.

Bunlardan Yeni Fikir eğitim ile ilgili, Toprak ise ziraat üzerine çalışmalarını içermektedir. Ethem Nejat Türk çocuklarına Türklük bilinci verilecek, gerçekten sağlam bir şekilde, donanımlı yetiştirilecek bir eğitim önermektedir.

Diğer taraftan da Türkiye’nin güçlü ve zengin bir ülke olmasının yolunun tarımın geliştirilmesinden ve bilimsel yöntemlerle sürdürülmesinden geçtiğini savunmaktadır. Toprak dergisinde özellikle bunun üzerinde durur.

O dönemde geliştirdiği Mesut Köy projesi, gerçekte Köy Enstitüleri’nin ilk kurgusu sayılmalıdır.

ethem nejat kimdir ile ilgili görsel sonucu 

Ayrıca Türkiye’de Ağaç Bayramını ilk kutlayan kişinin Ethem Nejat olduğunu da öğreniyoruz.

Ethem Nejat’ın Türkçülük ve sosyalizm konularındaki öncülüğünün yanında her alanda ilklere imza atmış bir aydın olduğunu da anlıyoruz.

 Tüm çabası yıkılan Türk devletini ayakta tutmak ve Türklerin çıkarını savunmak olan Ethem Nejat’ın bu uğurdaki çalışkanlığını ve üretkenliğini hayranlıkla, biraz da şaşırarak izliyoruz.

 

Türk Yurdu, Genç Kalemler ve Yeni Fikir

 

Yusuf Akçura ve Ziya Gökalp gibi aydınların çıkardığı Türk Yurdu da, yine Gökalp’le birlikte Ömer Seyfettin’in de içinde yer aldığı Genç Kalemler de Ethem Nejat’ın Yeni Fikir dergisi de hep aynı Türkçülük ülküsünün peşindedir.

Yıkılan imparatorluğun enkazı altında can vermesi istenen Türklerin kurtuluşu için tüm bu çevreler ortak tavır alacaklardır.

Ethem Nejat’ın Türk Yurdu’nda yazıları yayınlanacak, Manastır Balkan Savaşlarında kaybedilene kadar derginin buradaki muhabirliğini de yürütecektir.

 Ethem Nejat da Ömer Seyfettin ve arkadaşları gibi Türkçeden yanadır.

Temiz bir dil kullanır.

Ethem Nejat’ın bu çevrelerle ilişkilerini şöyle anlatılmaktadır:

 ethem nejat kimdir ile ilgili görsel sonucu

“Balkan Savaşları başlayınca izci öğrencileriyle birlikte gönüllü olarak savaşa katıldı ve bir süre Sırplara esir düştü.

Bu tarihlerde milliyetçi Ömer Seyfettin de Yanya müdafaasında Sırplara esir düşmüştür. Ethem Nejat milliyetçi fikirlerini Selanik milliyetçileri olan Ziya Gökalp ve Ömer Seyfettin’den etkilenerek geliştirmiştir.

Ayrıca Selanik Türk Milliyetçilerinin ortaya koydukları ‘Yeni Lisan’ fikrinin de sıkı takipçisidir.

Ethem Nejat, Ömer Seyfettin ile 1918 yılında Türk Kadını adlı yayın organında birlikte çalışırken; Ziya Gökalp ile birlikte de Çocuk Dünyası adlı yayın organında yazmıştır.”

Ethem Nejat’ın en önemli fikirlerinden biri de Türklerin nüfusunun artması gerektiğini savunmasıdır.

Türklerin azınlık durumuna düşmesinin en tehlikeli ortamı yaratacağının bilincindedir.

“‘Türklük Nedir ve Terbiye Yolları’ adlı eserini 1913 yılında Bursa’da kaleme alan Ethem Nejat, bu eserini İstanbul Çiftçi Kütüphanesi’nden çıkaracaktır.

Türklüğün bugün için en haklı cereyan olduğuna’ dair kanaatlerini yazdığı bu eserinde, ‘Türklük için aydın bir zümrenin yanında üretici ve ekonomiye katkıda bulunan insanların da olması gerektiğini’ ve ‘amaca ulaşmak için büyük bir Türk çoğunluğunun gerekliliğini’ ele alacaktır.”

 Ethem Nejat’ın bunları yazdığı yıllarda Türkiye’de gelişen bir diğer akım da Milli İktisat anlayışıdır.

Özellikle Rus Marksisti Parvus Efendi’nin (Aleksandr İsrael Helphand) Türkiye’ye gelerek Türk Yurdu’nda “Türkiye’nin Mali Tutsaklığı” üzerine yazmaya başlamasının ardından Yusuf Akçura başta olmak üzere Türkçü aydınlar milli iktisadın önemi üzerinde durmaya başlamışlardı.

Batı emperyalizminin dayatmalarından kurtularak ülkede ekonomik gelişmenin sağlanmasını, bu anlamda özel girişime de yer verilmesini savunan bu anlayış, aslında 1960’lı yıllarda Doğan Avcıoğlu ve arkadaşlarının Yön dergisi çevresinde savunacakları anlayışın da habercisi olmuştu.

Ethem Nejat da bu anlayış çerçevesinde bir iktisat politikasını savunmuştur bu yıllarda.

“Türk’ün gücü her şeye yeter!”

 Balkan Savaşları öncesinde ve sonrasında Türklere uygulanan katliamlar, Ethem Nejat’ta da diğer Türkçü aydınlarda olduğu gibi ciddi bir tepki doğuracaktır.

Diğer taraftan da yeni ve daha büyük bir savaşın bu sefer de Türkleri Anadolu’dan atmak amacıyla yaklaştığının farkındadır Ethem Nejat.

Bu durum karşısında da alınacak en önemli önlemin Türk çocuklarının bu savaşa hazırlanması olduğunu düşünmektedir.

Bu hazırlama ise hem Türklük bilinciyle hem de izcilik gibi gençleri askerliğe hazırlayan kuruluşlarla yapılacaktır.

 “Bunun yanında Türklerin de milli çeteci teşkilatlar kurmasını, hatta okullarımızda çeteci öğrenciler yetiştirilmesi gerektiğini savunan Ethem Nejat, öğrencilere kin ve intikam duygusunun aşılanmasını isteyecektir.

‘Eğitimimizin milli vicdan, milli ülkü aşılaması gerektiğini’, milli ülkünün ise ‘Turan’ olduğunu ifade etmektedir.

Ethem Nejat’ın bu tarz ifadelerini esas alırsak o dönem Türkçülerimizin birçoğunun Türkçülüğünün, Ethem Nejat’ın yanında pasif, yetersiz kalmakta olduğunu ifade etmek gerekir.”

 ethem nejat kimdir ile ilgili görsel sonucu

Balkan Savaşı’nın ardından Bursa’da göreve başlayan Ethem Nejat burada da Rumlara karşı alışveriş boykotunun örgütleyicisi olacak, gençler için kuracağı Türk Gücü derneğinin sloganı ise “Türk’ün gücü her şeye yeter!” olacaktır.

İşte Türk solunun kurucularından Ethem Nejat bu fikirlerin, bu eylemlerin adamıdır. Kitapta sadece onun değil Mustafa Suphi’den Sabahattin Ali’ye, Ahmet Cevat’tan Şevket Süreyya’ya kadar dönemin tüm Türkçü ve solcu aydınlarının benzer fikirleri savunduğunu ve benzer eylemlerde bulunduklarını da göreceksiniz…

 Günümüzün milliyetsiz ve kendi ulusuna düşman “solcu” tipi ile bu insanların karşılaştırılması bile mümkün değildir

 

 

Ethem Nejat’ın bu dönem kaleme aldığı iki hikaye kitabı olan “Çiftlik Müdürü” ve “Yiğit Türkler”,  bugünlerde yeniden okunmalıdır. Eserlerin her ikisi de gelecekte geçmektedir.

 Çiftlik Müdürü’nde geleceğin Türkiye’sinde gelişmiş tarım ve ekonomi şartlarında Ethem Nejat Türkçü mesajlar vermektedir.

“Çiftlik Müdürü’ndeki kahramanların isimleri bilinçli seçilmiştir.

Örneğin çiftliğin sahibine Türkçü bir isi olan ‘Turhan’ adının verilmesi; çiftliğe müdür olarak alınan ‘Beyazıt Ferit’in, en yakın arkadaşı Toprak mecmuasının sahibi ‘Osman Ferit’i çağrıştırması; Beyazıt Ferit’in mektup arkadaşı olan ‘Tukuz Akif’in Çiftçi Kütüphanesi sahibi Ahmet Akif’i çağrıştırması gibi.

Ethem Nejat aslında bu eserinde en iyi iki arkadaşını konu etmiştir.

Tabii burada ‘Tukuz’ isminin Ergenekon Destanı’nda geçen Türkçü bir isim olması da dikkatimizi çekiyor”.

 “Yiğit Türkler”de ise Turancı vurgu daha yoğundur.

Yine gelecekte geçen bu öyküde Balkanlarda kaybedilen Selanik, Edirne ve Manastır’ın geri alındığı ve adlarının sırasıyla Hür Yurt, Koca Emel ve Kızıl Tepe olarak değiştirildiği anlatılır.

Bunun ötesinde Altın Oba isimli bir şehir kurularak burada bir nevi Türk Olimpiyatları düzenlenmektedir.

Bunun yanında Osmanlı genişleyerek bir Turan İmparatorluğu’na dönüşmüştür.

Bu Turan’ın bölgelerini de Ethem Nejat öykü içinde saymaktadır.

Yiğit Türkler, Türk Gücü gibi bir gençlik teşkilatıdır.

Ethem Nejat, bu örgütü şöyle tanımlar:

 ethem nejat kimdir ile ilgili görsel sonucu

“Yiğit Türkler Türk Diyarının her tarafında teşkilatı olan bir terbiye-i bedeniye ve asker hazırlığı derneğidir.

Yiğit Türklerin muhtelif fırkaları müsabakaya iştirak etti…”

 

Bu fırkalar ve Ethem Nejat’ın Turan’ı şöyle anlatılıyor:

 

“…Bu fırkaların arasında İstanbul, Erzurum, Diyarbakır, Trabzon, Kayseri, İzmir, gibi yerlerin yanı sıra Kazan, Kafkas, Büyük Turan, Azerbaycan, Buhara, Moğol, Sibirya ve Kırım da vardır.

Ethem Nejat bunları sayarak adeta bir Turan haritası çizmektedir”.

Sosyalist olduktan sonra da Ethem Nejat neredeyse bu Turan bölgelerinin tümünde mücadele edecek ve Mirseyit Sultangaliyev ve ekibiyle beraber Turan Sosyalizmi için savaşacaktır.

Bakü’de Mustafa Suphi ile Türkiye Komünist Partisi’in kurdukları dönemde de özellikle Taşkent ve Buhara komünistleriyle ilişki kurduklarını yayın ve doküman alışverişi yaptıklarını anlıyoruz.

Turan’ın yolunun sosyalizm mücadelesiyle birleştiğini düşünen Nejat ve arkadaşları ömürlerini bu dava uğruna feda etmekten çekinmeyeceklerdi.

 

Almanya günleri, sosyalizm ve Kurtuluş grubu

 

Osmanlı Devleti’nin Almanya ile ittifak yıllarıdır.

Ethem Nejat da dönemin bir çok Türk aydını gibi Almanya’ya gidecektir.

Almanya’da bulunduğu dönem, Almanya’nın sol hareketin odaklarından biri haline geldiği yıllara rastlar.

Burada Berlin Türk Kulübü çevresinde örgütlenen birçok Türkçü genç zaman içinde sosyalist fikirlerle tanışarak bunları benimseyecektir.

Hatta bunların önemli bir kısmı sonradan Almanya Komünist Partisi’ne dönüşecek olan Spartakist fraksiyona yakınlık duyacak, bazıları Spartakistlerin ayaklanmasına ve sokak savaşlarına da katılacaktır.

Ethem Nejat da burada kendisini Spartakist olarak tanımlayan Türklerden biri olacaktır. Aralarında Vedat Nedim (Tör), Sadık Ahi (Eti) ve Namık İsmail’in de bulunduğu Türk Spartakistleri Türkiye’de Milli Mücadeleye katılmak için yurda döneceklerdir.

Burada çıkarmaya başladıkları Kurtuluş dergisi ile kurdukları Türkiye İşçi Çiftçi Partisi de memlekete taşınacaktır.

Bu isimlerden Sadık Ahi, İnebolu’da Nazım Hikmet’i sosyalizmle tanıştıracak kişi olacaktır.

Vedat Nedim, Kadro dergisinin ideologlarından biri olarak karşımıza çıkacak, aynı zamanda TİÇSF’nin Genel Başkanı olan ressam Namık İsmail ise 1926 yılında Atatürk’ün yaptırdığı Bozkurtlu Türk arması yarışmasının birincisi olarak tanınacaktır.

 Vedat Nedim’in anlatımına göre Sovyet Devrimi’nin Türk Kurtuluş Savaşı’na olumlu bakması da bu Türkçü gençlerin sosyalizme yaklaşmasına yardımcı olmuştur.

Kurtuluş’un Almanya’daki sayısında şunlar söylenmiştir:

“Bütün memleketlerin proletaryası! Türkiye’deki kardeşleriniz hak ve insanlık uğrundaki mukaddes savaşında sizin yardımınızdan sizin himayenizden emindir… Bütün memleketlerin proletaryası! …

Emperyalist, kapitalist ve şoven nasyonalist hırslar bugün çoğunluğu Türk olan toprakları yutmak parçalamak istiyorlar”.

 

Görüldüğü gibi Kurtuluş grubunun esas kaygısı Türk Kurtuluş Savaşıdır.

Fakat grup bir süre sonra Moskova bağımlısı enternasyonalist Şefik Hüsnü’nün eline geçecek ve Aydınlık çizgisine dönüşecektir.

Ethem Nejat’ın 1920 yılında Yeni Dünya gazetesinde yazdığı “Almanya’da Müstakil Sosyalistler” yazısı da ek olarak sunulmaktadır.

 

Galiyev, Turancı sosyalizm ve Ethem Nejat

 

Ethem Nejat yurda döndükten sonra daha önceden görev yaptığı Eskişehir’den 1919 yılı seçimlerinde aday olacaktır.

Burada çok sevilmektedir ama yine de seçilemeyecektir.

Ardından da Mustafa Suphi’lere katılmak için Bakü’ye geçecektir.

1920 yılında Sovyetleri saran akım Turancı Milli Komünizm akımıdır.

Mollanur Vahidov’la başlayan bu akımın lider Sultan Galiyev’dir.

Rus Çarlığı’nın esaretinden kurtulan Türkler bu sefer de sosyalizm adı altında yeni bir esarete sürüklenmek istenmektedirler.

Türk komünistleri ise bunun farkındadır ve bir Turan Sosyalist Federasyonu kurmak için mücadele etmektedirler.

Bunun yanı sıra da Türkiye’deki Milli Kurtuluş Savaşı’nın yanındadırlar.

Mustafa Suphi bu örgütlenmenin içinde Galiyev’in yardımcısı konumundadır.

Özellikle 1920 Bakü Doğu Halkları Kurultayı ile beraber Turancı sosyalist akım tavan yapar.

Fakat bu bir taraftan da düşmanları harekete geçirecektir.

 Moskova’da Stalin bu akımın gelişmesinden son derece rahatsızdır.

Galiyev’i etkisizleştirmek için elinden geleni yapmaktadır.

Doğal olarak Mustafa Suphi, Ethem Nejat ve TKP yöneticileri de onun hedefine girer.

Diğer taraftan da yeniden güç kazanarak Anadolu’ya dönmek isteyen İttihatçılar ve Enver Paşa da Suphi ve Nejat’a karşı bilenmektedir.

 Onların Anadolu’ya geçip Mustafa Kemal Paşa ile işbirliği içine girmeleri hem Stalin’in hem de Enver Paşa’nın tüm planlarını alt üst edecektir.

Mustafa Suphi Yeni Dünya’da şöyle yazmıştır:

 

“… Mücadelemiz ulusaldır.

Vatanımızın istilacılardan kurtarılması mücadelesidir.

Emekçi sınıfların bilinçli temsilcileri biz komünistler, mücadelede var gücümüzle yer alacağız.

Zalim ve yağmacı Avrupa ve Amerika emperyalistlerine, Yunan istilacılarına karşı mücadelede sonuna kadar sebat etmek, mukaddes vazifemizdir…

Anadolu kıyamcılar hükümetine her türlü yardımı yapmak birinci işimizdir”.

 

İşte Yeni Dünya ve Suphi’lerin, Nejat’ların TKP’si bu yoldadır.

Milliyetçilikleri açık bir şekilde sosyalistliklerinden de önce gelmektedir. Fakat bu konumları Stalin ve İttihatçılarla olan ilişkilerini daha da gerginleştirecektir.

 

On beşler cinayeti…

 

Mustafa Suphi, Ethem Nejat ve arkadaşlarının Stalin-İttihatçı ortak komplosuyla Karadeniz’de Sürmene açıklarında katledilmeleri hala tam olarak aydınlanamamıştır.

Bu komplonun nasıl adım adım planlandığını, kimlerin işin içinde olduğunu, kimlerin göz yumduğunu ve Mustafa Suphi ile Ethem Nejat’ın Ankara’da Atatürk’le birlikte çalışmasını kimlerin istemediği karanlıktadır.

 

Bu olaylarda Enver Paşa ve İttihatçıların parmağının olabileceği şu satırlarla değerlendiriliyor:

 

“…Kendine rakip gördüğü Mustafa Suphi’nin, Atatürk ile işbirliği yapması en çok Enver Paşa’yı rahatsız ediyordu.

Çünkü tam bu dönemde Enver de oluşturduğu Halk Şuraları adlı örgüt ile Anadolu’ya girmeye hazırlanıyordu.

Türkiye Komünist Partisi, parti haline gelmeden teşkilatken Enver Paşa’nın kontrolündeydi.

Mustafa Suphi buradaki Envercileri tasfiye edince Enver’in bir işine daha taş koymuş olmuştu.”

 

Mustafa Suphi ve Ethem Nejat’ın Ankara’ya ulaşmaları durumunda birinin İktisat diğerinin de Eğitim Bakanı olacakları daha önceden de söylenmişti.

Bizler bu ihtimallerin de ötesinde bir şeyin farkındayız.

1923’ten sonraki Türkiye tablosunda dönemin tüm sosyalistlerinin Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin kadroları olarak görev aldıkları açıktır.

Eğer on beş Türk komünisti katliamdan kurtulup Ankara’ya ulaşsalardı bu Türkiye açısından da sosyalizm tarihi açısından da çok farklı bir durumun ortaya çıkması anlamına gelecekti.

 

Ethem Nejat’ı tanımak ya da solun özüne dönüşü

 

Kurtuluş Savaşı’nı koşulsuz destekleyen, ömrü boyunca Türk’ün çıkarını savunmayı hep en öne koyan, Turancı çizgisini her dönem ön planda tutan ve bunlar uğruna da şehit edilmekten korkmayan çok farklı bir sosyalist vardır karşımızda.

 

Günümüzün milli, manevi tüm değerlerden kopuk olmayı solculuğun kriteri olarak kabul eden “komünist”ine ya da “sosyalist”ine karşı, gerçek bir Türk solcusu ile tanışmış oluyoruz.

 

Yıllar önce birbirinden ayrılmış iki yarımızın yeniden buluşmasıdır aslında Ethem Nejat’ı tanımak.

Yani hem “Turan” hem de “Sosyalizm” diyebilmektir…

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s