EMPRESYONİZM (İZLENİMCİLİK) ——————– ALINTIDIR

EMPRESYONİZM (İZLENİMCİLİK)

 

Claude Monet‘nin 1872 tarihli İzlenim: Gün Doğumu (Impression soleil levant) isimli tablosu, akımın adının kaynağıdır.

 

 

Empresyonizm tam 7.35’te doğdu

 Uzmanlar, güneşin şekli, havanın durumu ve coğrafik konumları değerlendirerek resmin tam olarak hangi gün hangi saatte yapıldığını belirlediklerini ve bu tarihin Sabah 13 Kasım 1872, saat 7.35 olduğunu açıkladılar.

Böylece empresyonizmin Doğuş saati de belirlenmiş oldu.

 

İzlenimcilik veya empresyonizm, 19. yüzyılda Fransa‘da ortaya çıkan ve bütün sanat dallarını, özellikle resmi etkileyen akım.

Doğadaki unsurların kişinin içinde oluşturduğu izlenimleri, duygusal izleri yansıtmayı hedefler.

Bu akım içerisinde yer alan sanatçılar, doğayı objektif bir gerçek olarak değil, kendilerinde yarattığı izlenimi resme (veya edebi esere) aktarırlar.

Resimde izlenimcilik, özellikle ışık ve renkten kaynaklanan görsel izlenimleri yansıtmayı hedefler.

Resmedilen nesnelere veya olaydan çok günün belirli bir zamanına özgü ışığın sanatçı üzerinde yarattığı izlenimlere önem verilir.

Akımın öncüleri Claude Monet ve Camille Pissarro‘dur.

İzlenimcilere göre sanatçı doğrudan doğruya gerçeği değil, gördüklerinin kendisinde uyandırdığı duygu ve düşünceleri esas almalı, gerçekçiliği ve nesnelliği ikinci plana atarak, kişisel yorumu ön plana çıkarmalıdır.

İzlenimcilikte, yorumlar ve izlenimler, sanatçıdan sanatçıya değiştiği ve her sanatçı eserinde kendinde oluşan duyguyu ve izlenimi anlatacağı için, meydana getirilen edebî eser, yazarın veya şairin kişiliğine dair izler taşır.

Bu akıma mensup sanatçılar genellikle hayale ve soyut betimlemelere yer verirler ve kendilerini dış dünyanın etkilerinden uzak tutarlar.

Onlara göre dış alemdeki varlık ve nesneler göründükleri gibi değil, hayal güçlerinde canlandırdıkları gibidir.

Bu sebepten dolayı da gerçeği göründüğü gibi ele almayıp duygusal yönlendirmelerin eşliğinde eserlerine işlemişlerdir.

Türk edebiyatında Fecri Ati topluluğundan olan Ahmet Haşim önemli bir empresyonist sanatçıdır.

 

 

 

Empresyonizm hakkında bilgiler

 

 

Empresyonizm (İzlenimcilik), 19. yüzyılda ortaya çıkmış ve bütün sanat dallarını etkilemiştir.

Sanatta dış etkilerin içe yansımasını- içte izler bırakmasını veya bu izlere dayanarak sanat eseri meydana getirilmesini savunan bir sanat akımıdır.

 Bu akıma, mensup olan sanatçılar, tabiatı gerçekte olduğu gibi, bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ancak ondan edinilen intibalar ölçüsünde ve niteliğinde anlatmayı gaye edinmişlerdir.

 

İzlenimcilere göre sanatçı doğrudan doğruya gerçeği değil, gördüklerinin kendisinde uyandırdığı duygu ve düşünceleri esas almalı, gerçekçiliği ve nesnelliği ikinci plana atarak, kişisel yorumu ön plana çıkarmalıdır.

 

İzlenimcilikte, yorumlar ve izlenimler, sanatçıdan sanatçıya değiştiği ve her sanatçı eserinde kendinde oluşan duyguyu ve izlenimi anlatacağı için, meydana getirilen edebî eser, yazarın veya şairin kişiliğine dair izler taşır.

 

Empresyonistlere göre sanatçı doğrudan doğruya, gerçeği değil de gördüklerinin kendisinde uyandırdığı duygu ve düşünceleri esas almalıdır.

Sanat anlayışlarını varlığın realist ve objektif yorumu esası üzerine kurmak yerine, söz konusu varlığın sanatçıda uyandırdığı intibaları anlatmak, olarak açıklayan bu akıma İzlenimcilik adı da verilir.

 

İzlenimler, sanatçıdan sanatçıya değişeceği ve her sanatçı, eserinde kendi intibalarını anlatacağı için, meydana getirilen sanat eseri, onu meydana getirenin tam kişiliğini ortaya koyacaktır.

Bu özellikleri dolayısıyla empresyonistler, kendilerini çevreleyen dış dünyaya karşı ilgisizdirler.

Onların dile getirmek istedikleri, kendi iç dünyalarıdır.

Empresyonizm’de objenin kendisi değil, uyandırdığı izlenimler önemlidir.

Bu bakımdan realizmin karşıtıdır.

 

Empresyonizm (izlenimcilik), 19. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkmış ve bütün sanat dallarını etkilemiştir bir akımdır.

Özellikle doğadaki dış unsurların kişinin kendi içerisinde birtakım izlenim, duygusal iz bırakmasını savunan sanat ve edebiyat akımıdır.

Bu akım içerisinde yer alan sanatçılar, doğayı, çevreyi olduğu gibi değil, dış unsurların görünüşünü değiştirmeden, kendi izlenimleri yardımıyla olmasını tasarladıkları bir biçimde yansıtmaya çalışmışlardır.

 

Resimde izlenimcilik, özellikle ışık ve renkten kaynaklanan görsel izlenimlerin tanımlanmasına adanmış olduğu söylenebilir.

Bu akımı takip edenler tarafından, resmedilen nesne veya olaydan çok günün belirli bir zamanı, belirli bir ışıkta sanatçı üzerindeki izlenimlere önem verildi.

Akımın öncüleri Claude Monet ve Camille Pissarro olarak kabul edilir.

 

Onlara göre sanatçı doğrudan doğruya, gerçeği değil de gördüklerinin kendisinde uyandırdığı duygu ve düşünceleri esas almalıdır.

Varlığın gerçekçiliği ve nesnelliği ikinci plana atılarak, kişisel yorum ön plana çıkarılmıştır.

 

İzlenimcilikte, yorumlar ve izlenimler, sanatçıdan sanatçıya değişeceği ve her sanatçı, eserinde kendinde oluşan duyguyu ve izlenimi anlatacağı için, meydana getirilen edebî eser, yazarın veya şairin kişiliğine dair izler taşıyacaktır.

 

Bu akım Sembolizmin bir aşaması olarak kabul edilebilir.

Zira temsilcileri arasında sembolizmin önemli temsilcileri de yer almış ve bu akımın etkilerini taşıyan eserler vermişlerdir.

 

İzlenimciliğin özellikleri

 

*Akımın en önemli özelliği bir izlenimin uyardığı duy *

Bu akımın yazarı, doğrudan doğruya gördüğü gerçeği değil de, gördüklerinin ve izlediklerinin kendisi üzerinde bıraktığı izlenimi ve duyumu esas alır.

 

Daha çok edebiyatta ve resimde gelişmiştir.

 

 

Dış aleme, ondaki varlıklara ve nesnelere karşı ilgisizdirler.

 

 

Edebiyatta, resimde, müzikte okuyucunun, seyircinin, dinleyicinin eserle karşı karşıya gelir gelmez edineceği izlenim bu akımın tatlı, yumuşak, kucaklayıcı, canlı teması olmuştur.

 

 

Empresyonist sanatçının anlattığı dış dünya değil, dış dünyadaki varlıkların hayâle bürünmüş izlenimleridir.

 

 

Empresyonistler, etkici ve duygucudurlar.

Zaten empresyon, etki – duygu anlamındadır.

 

 

Empresyonizm, esas olarak ve her şeyden önce özgürlüğün simgesidir, sembolüdür.

 

 

Hayale ve soyut betimlemelere yer verilmiştir.

 

 

Her şey sanatçının duyumuna bağlı olarak anlatılır.

 

 

Objenin kişi üzerindeki izlenimleri önemli olduğu için realizmin karşıtıdır.

 

 

Sanatçılar eserlerinde kendi iç dünyalarını dile getirmişlerdir.

Temsilcileri

Resimde Temsilcileri:

Auguste Renoir, Claude Monet, Van Gogh, Toulouse Leatrec, Sisley, Cezanne, Camille Pissarro.

 

 

Müzikte Temsilcileri:

M.Ravel, C.Debussy, J.A.Carpenter, O.Respighi, C.T.Griffes, I.Albéniz, P.Dukas.

 

Edebiyatta Temsilcileri:

Rilke, Arthur Rimbauld, James Jayce.

 

Türk Edebiyatındaki temsilcileri:

Ahmet Haşim, Cenap Şahabettin

 

Empresyonizm sanat akımı  

 

 

Empresyonizm, dünya üzerinde en büyük sanat akımlarından biridir. Fransız ressam Claude Monet, bu akımın başlamasına neden olan dünyaca ünlü ressamdır.

Empresyonizmde kullanılan stil veya tarz, konudan ilham alınarak duyguların resme verilmesidir.

Doğada yapılan resimlerde, hafif fırça darbeleri ile renklendirilerek tuvale izlenimler atılıyor, resme bakan parçaları birleştirerek resmin tamamı görülüyordu.

 

Empresyonist akım

 

Monet, deniz üzerine yansıyan güneş ışınları ile ilgili bir tablo yapmış, bu tabloya empresyon adını vermiştir.

1874 yılında bu tablo Paris’te bir sanat galerisinde sergilenirken, gazeteciler bu tabloyu empresyonist tablo diye tanımlamışlardır.

Aynı tarz çalışan bütün ressamlara, empresyonist çalışan ressam denilmiştir.

Bu tarz zamanla sanatın diğer kollarına, müziğe bile geçmiştir.

Bu akımın en büyük sanatçıları, Monet, Degas, Manet, Pisarro, Sisley, Guillaume, Berthe Morisot gibi ressamları sayabiliriz.

Bu akımın dünya üzerinde en büyük etkileri, 1870-1880 yılları arasındaki dönemlerdir.

Empresyonizm, doğa resimlerinde bir devrim yaratmıştır.

Eski dönemlerde doğa ve tabiatın, nasıl gözüküyorsa öyle resmedilmesi gerektiğine inanılırken, bu akıma uyan ressamlar sadece esinlenerek, kendi duyguları ve gördükleri şekilde resmetmişlerdir.

Resimler, tek tek fırça vuruşları ile saf prizmatik renklerin kullanımı ile açık havada ve kapalı havada, ışığın değişik yansımalarını yakalama çabasında yapılmıştır.

Empresyonistler, 8 adet sergi açmışlardır.

Bazı empresyonistler renklendirmeleri benekler, bazıları da dağınık çizgiler ile yapmışlardır.

Dikkat çekici olan, fırça darbelerindeki rahatlık ve serbestliktir.

 

 

 

Empresyonist akımda çalışan ressamlar

 

Frederic Bazille, Gustave Caillebotte, Mary Cassant, Paul Cezanne, Edgar Degas, Armand Guillaumin, Edouard Manet, Berthe Morisot, Camille Pissarro, Pierre Auguste Renoir, Alfred Sisley’dir.

 

Empresyonizm, 19. yüzyılın ikinci yarısı ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde, Fransa’da başlayan ve diğer ülkelere yayılan bir sanat akımıdır.

Empresyonizm, bir izlenimin uyardığı duyumların, duyulduğu biçimde üretildiği bir resim yöntemidir ve sanatçıların kendi kişisel izlenimlerine göre resimlendirmesini amaçlamaktadır.

 

 

Empresyonizm nedir?

Türkçemize geçen adı ile izlenimcilik nedir ve nasıl ortaya çıkmıştır.

Claude Monet “Impression, Soleil Levant” (İzlenim, Gün Doğumu) 1872 ParisEmpresyonizm 19. yüzyılın ikinci yarısı ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Fransa’da başlayıp öteki ülkelere yayılan sanat akımı.

Empresyonizm, “bir izlenimin uyardığı duyumların, duyulduğu biçimde üretildiği bir resim yöntemiydi” ve sanatçının nesneleri kendi kişisel izlenimine göre resimlemesini amaçlıyordu.

 

Bu akım resim sanatında gerçek bir devrim olarak nitelendirildi.

Bu yenilikçi akıma öncülük etmiş pek çok sanatçı vardır.

Öncelikle İngiliz resim okulu etkin oldu. 1870 Savaşı sırasında Monet, Sisley ve Pissarro, ünlü İngiliz manzara ressamları Constable, Bonington ve Turner’i inceleme fırsatını buldular.

Monet’in çevresindeki kimi sanatçılar, Poussin, Watteau, Boucher ve Fragonard gibi Fransız sanatçılarından da etkilendiler. Ancak Delacroix’nin Kuzey Afrika ve Etretat manzaralarında izlenimciliğin habercisi olan belirtiler vardı.

 Yüzyılın ikinci yarısında “Barbizon Okulu” nu oluşturan manzara ressamları da izlenimciler üstünde etkin oldu.

  1. Özellikle Daubigniy ve Diaz açık havada çalışan ressamlardı. Corot ve Courbet de doğa karşısında edindiğimiz izlenimlerle arınmış gerçeğe inanan sanatçılar olarak akımın sonucunda etkin oldular. Bunların izleyicileri Honfleur yakınında bir hana yerleşerek açık havada resim yapmaya karar verdiler. Boudin, Jongkind daha sonra Monet, suluboya ve pastel çalışmaları yaptılar. Bu arada resminde uyguladığı lekecilik ve seçtiği modern konularla dikkat çeken Edouard Manet’nin 1863’te sergilediği “Kırda Öğle Yemeği” adlı eseri izlenimciliğin başlangıcında rol oynadı. 1866-1870’de Cafe Guerbois da Monet ve Zola’nın önderliğinde toplantılar düzenleniyordu. Sanattaki yeni eğilimlerin tartışıldığı bu toplantılara yazar, eleştirmen, ozanların yanı sıra fotoğrafçı Nadar ve Claude Monet, Degas, Renoir, Sisley, Pissarro, Cezaime gibi ressamlar da katılıyordu. Sanattaki yeni eğilimleri benimseyen sanatçılar, eserlerini sergilemekte güçlük çekiyorlardı.

 

1874’te fotoğrafçı Nadar’ın önerisiyle atölyesinde açılan sergiye 30 kadar sanatçı katıldı, empresyonizm deyimi, Claude Monet’in sergideki “impression, Soleil Levant” (İzlenim: Gün Doğumu) adlı eserinden alınmıştı.

Empresyonizm yeni bir görüşü izleyen resim yöntemiydi.

Resimler tek tek fırça vuruşlarıyla, saf prizmatik renklerin kullanımıyla, açık havada ışığın değişen etkilerini yakalamak amacıyla gerçekleştirildi.

İzlenimciler ilk sergilerinden sonra değişik sanatçıların katılımıyla sekiz sergi açıtlar.

1886’daki Sekizinci Sergi’ye katılan bazı sanatçılar empresyonizm kuramlarını sürdürmek amacıyla Yeni izlenimcilik (Neo-Empresyonizm) adıyla bir sanat kuramı ortaya attılar.

İzlenimci düşünceleri benimsemesine karşın hiçbir sergilerine katılmayan Edouard Manet ve yedi sergiye katıldığı halde Degas kendilerini izlenimci saymayıp “bağımsız” olarak nitelediler.

 

 

Empresyonist (İzlenimci) Sanatçılar

 

Frédéric Bazille (1841–1870)

Gustave Caillebotte (1848–1894)

Mary Cassatt (1844–1926)

Paul Cézanne (1839–1906)

Edgar Degas (1834–1917)

Armand Guillaumin (1841–1927)

Édouard Manet (1832–1883)

Claude Monet (1840–1926)

Berthe Morisot (1841–1895)

Camille Pissarro (1830–1903)

Pierre-Auguste Renoir (1841–1919)

Alfred Sisley (1839–1899)

 

 

 

 

Empresyonist (İzlenimci) Ünlü Eserler

 

Mary Cassatt, The Child’s Bath (The Bath), 1893, Art Institute of Chicago

Mary Cassatt – Lydia Leaning on Her Arms – 1879

Claude Monet – The Cliff at Étretat after the Storm – 1885

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s