BOZKURT’UN ÖZELLİKLERİ

BOZKURT’UN ÖZELLİKLERİ

 

 

Bozkurt, ölmeyi göze alan ama asla teslim alınmayan canlı varlıktır.

Bozkurt’un özelliklerini temel olarak şu şekilde sıralamak mümkündür.

Bozkurtlar, Türkler gibi ataerkil bir yapıdadır.

(Yani ataya bağlıdır)

Bozkurtlar, Türkler gibi birlik halinde bir yaşam sürerler.

Bozkurt topluluğunun, Türk ailesindeki gibi bir lideri vardır ve topluluk o liderin buyruğundan çıkmaz.

Savaş biçimleri olarak benzerlik gösterirler.

(Bozkurt topluluğu sağdan ve soldan giden öncüler, sonrasında da göbekten gelen ana kuvvetle saldırırlar, Türkler’deki Hilal taktiği buradan gelir)

Bozkurtlar eşlerini kıskanırlar.

(çok sağlam bir özellik)

Karda yürüyen 40 bireylik bir topluluğu takip eden biri sadece 5-6 ayak izi görebilir.

Çünkü topluluk önde giden öncü Bozkurt’un ayak izlerine basarak ilerler.

Bir Kurt bulacağınızı düşünürken koca bir toplulukla karşılaşabilirsiniz.

Bozkurtlar, Türk’lerde olduğu gibi özgürlüklerine düşkünlerdir.

Dünya’da evcilleştirilememiş tek hayvan olma unvanı Orta Asya bozkurtlarındadır…

Bozkurt yakalandığında diğer hayvanların aksine gırtlak kısmında bulunan öd denen keseyi parçalar ve intihar eder.

Tüm hayvanlarda bir yavrunun annesi ya da babası ölürse yavru da ölür.

Fakat Bozkurtlarda topluluk hiyerarşisi buna izin vermez, yavrunun hem annesi hem de babası ölse dahi yavru hayatta kalır.

Diğer topluluk üyeleri yavruyu evlat edinir ve kendi yavruları gibi büyütürler.

Bir Bozkurt topluluğu sadece yiyeceği kadarını avlar…

Bu yine harika bir özelliktir…

Kuzulu koyuna saldırmazlar…

(Yavrusu olan bir hayvana saldırmazlar).

Bu özellikleri daha da uzatmak mümkün fakat devamında başka bir konuya değinmek istiyoruz.

Bozkurtlar asildirler.

Bunun en sağlam kanıtını söyleyelim.

Bozkurtlar, yaşadıkları coğrafyada Karakurt’larla birlikte yaşarlar.

Bozkurt toplumundan ayrılan bir erkek bozkurt karşılaştığı bir Karakurt toplumuna girer.

Ve girdiği topluluğun liderliğini alır.

Fakat Karakurt topluluğundan ayrılan bir kurt Bozkurt toplumuna alınmaz.

Bozkurt dişisi asla bir Karakurt’la çiftleşmez.

Buna karşılık, Bozkurt toplumundan ayrılmış bir Bozkurt da tekrar o topluluğa alınmaz.

Bunlar hoş olaylar fakat en çarpıcı konuyu anlatalım şimdi.

Dünyanın her yerinde av yapmış ve ölümüne yakın bu maceralarını kitaba almış bir avcının anlattıklarından sözetmek istiyoruz.

Aslında kitabı 2 kişi yazıyor ve Ural dağlarında yaptıkları bir avdan sözediyorlar kitapta.

7 kişilik bir avcı ekibi 2 de rehberleri var.

Av sırasında bir Bozkurt topluluğuyla karşılaşıyorlar.

bozkurt topluluğu ile ilgili görsel sonucu

Bu kurt Türünden her yerde olmadığı için hepsini avlayıp doldurmak istiyorlar.

Avcıları fark eden topluluk,

Lider Bozkurt eşliğinde ormana giriyor.

Tüm topluluk ormana girince içlerinden üçünün geri geldiğini görüyor avcılar.

Sanki vurulmayı bekliyormuşçasına oracıkta öylece duruyorlar.

Tabi ayıya bile kafa tutabilen güçlü çeneleri Av tüfeklerine karşı yetersiz kalıyor ve üçü de vuruluyor.

Topluluğu kaçırmak istemeyen avcılar Rehberlerin;

”Ormanın bu bölümü çok sık ve dik yamaçlıdır ”

uyarısına rağmen, topluluğun peşinden ormana giriyor.

Avcılardan birini sokan bir yılan yüzünden av yarıda kalıyor ve dönmek zorunda kalıyorlar.

Topluluğa ulaşamıyorlar yani.

Dönüşte vurdukları 3 Kurdu almaya geldiklerinde…

Kitabın yazarı ölene kadar unutamayacağını söylediği bir manzarayla karşılaşıyor.

Kurtlardan biri ölmüş, birisi ise ölmek üzere ve acı çekiyor…

Sonuncu Kurtsa kaburgasıyla kalça kemiği arasındaki bölgeden yara almış, ayakta durmakta zorluk çekmesine rağmen Ölen Kurdu yemeye gelen 4 Karakurt’a kafa tutuyor…

4 Karakurt ise Yaralı Bozkurt yüzünden ölü Bozkurt’a yaklaşamıyor.

4 KARAKURT 1 YARALI BOZKURT ile ilgili görsel sonucu

Avcıları gören Karakurtlar hemen kaçıyor.

Onların uzaklaştığını gören Bozkurt, ağır yaralı olan ve acı çeken diğer Bozkurt’un boğazını ısırıyor ve öldürüyor onu.

Sonra da kendi düşüp ölüyor.

Ölen ilk Bozkurt’un da boğazındaki diş izlerini fark edince, daha fazla acı çekmemesi için arkadaşı tarafından öldürüldüğüne kanaat getiriyorlar.

Üzerlerine doğrulmuş namludan korkmayan Bozkurtlar ve diğer gördükleri avcıda hayranlık uyandırıyor.

Kurtları doldurmak yerine gömmeyi daha uygun buluyor.

Gömme işlemi bittikten sonra yerdeki kanlara dakikalarca bakıyor.

Altın kaplama bıçağıyla koluna bir kesik atıyor ve Bozkurtların mezarı yanındaki karlara kendi kanıyla tek bir kelime yazıyor “

SORRY”

(Üzgünüm)

Featured image

 

 

 

BOZKURT: ÜSTÜN YIRTICI

 Bozkurt: Üstün Yırtıcı

 

Asya ve Avrupa’da ekosistemlerin sağlığı açısından önem taşıyan bozkurtlar, bahar ve yaz mevsimlerinde yavrularını büyütüyor.  

Yazı ve Fotoğraflar: Ahmet Kütükçü

BOZKURT: ÜSTÜN YIRTICI ile ilgili görsel sonucu

Bozkurt, geniş ve sağlam bir göğüs, uzun bacaklar, geniş patiler, kalın ve güçlü bir boyun, öne doğru uzayan sivri bir surat gibi özellikleriyle en büyük vahşi köpekgil olmasının yanında birçok medeniyete ve kültüre simge olmuş, korku ve saygı kaynağı haline gelmiş, yeryüzündeki en ikonik canlılardan biri kabul edilmiştir.

BOZKURT: ÜSTÜN YIRTICI ile ilgili görsel sonucu

Bozkurtun Türkiye’de iki alttürü bulunuyor.

Nominat, yani türün tüm özelliklerini üzerinde taşıyan Canis lupus lupus ve güney bölgelerimizde görülen daha küçük yapılı ve daha kısa tüylü Canis lupuspallipes. Ülkemizde yaklaşık 4000-5000 birey bozkurt kaldığı düşünülüyor.

Bozkurtun Türkiye’de iki alttürü bulunuyor. ile ilgili görsel sonucu

Bozkurtları üstün bir yırtıcı yapan özelliklerini azim, koku alma, keskin görüş, güçlü hafıza, güçlü çene kasları ve dişler olarak sıralayabiliriz.

BOZKURT: ÜSTÜN YIRTICI ile ilgili görsel sonucu

Kurtlar uzun ve güçlü bacakları sayesinde 5-10 dakikalık bir süre boyunca 25-30 kilometre hızla koşabilirler.

Bu yetenekleri onları avlanmada üstün bir konuma getirir.

Kurtların en gelişmiş duyusu koku almadır.

Hatta avlarının o alandaki birkaç günlük kokularını bile alabilir ve kokusundan avlarını ayırt edebilirler.

Ä°lgili resim

Kulaklarını her yöne döndürebilirler.

Böylece etraflarında ki en küçük sesi bile duyarlar.

Gözleri geniş bir alanı tarayabilecek şekilde konumlanmıştır.

Ä°lgili resim

Geceleri de gündüz kadar iyi görürler.

Kurtların avları, yaşadıkları coğrafyaya göre değişkenlik gösterir.

Ancak esas tercihlerini büyük ot oburlar oluşturur.

Avları arasında kemirgenden tavşana, yaban keçisinden geyiğe kadar birçok tür yer alır.

BOZKURT: ÜSTÜN YIRTICI ile ilgili görsel sonucu

Kurtlar bulunduğumuz coğrafya da dahil dünyanın birçok yerinde avladıkları türler için önemli sınırlayıcı bir faktördür.

Bu türlerin üzerlerindeki kurt baskısı aşırı nüfus artışını engeller, hastalıkların yayılmasını azaltır, genetik açıdan güçlü bireyleri ön plana çıkarır.

BOZKURT: ÜSTÜN YIRTICI ile ilgili görsel sonucu

Kurtlar ot oburların bitki örtüsü üzerine olan baskısını da sınırlar.

 

 

BOZKURT DESTANI

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Bozkurt Destanı, aslında Çin sülalelerinin resmi tarihlerinde anlatılan dolayısıyla Çince dile getirilen üç farklı mitolojik hikâyeye verilen ortak addır.

Bu üç hikâyede ortak bir temanın bulunması, bunların Bozkurt Destanı olarak adlandırılması sonucunu doğurmuştur.

Aşağıdaki metin, Çin sülalelerinden olan Sui ailesinin resmi tarihinden alınmıştır.

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Günümüz Türkçesine yapılan çeviri -metinde kullanılan noktalamalar ve kelime yazılışları dâhil- Prof. Dr. Bahaeddin Ögel’e aittir.

Bazıları şöyle derler: Bir rivayete göre (Göktürklerin) ilk ataları, Hsi-Hai, yani Batı-Denizi’nin kıyılarında oturuyorlardı.

Lin adlı bir memleket tarafından, onların kadınları, erkekleri, (çocukları ile birlikte), büyüklü küçüklü hepsi birden yok edilmişlerdi.

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

(Türklerin hepsini öldürdükleri halde), yalnızca bir çocuğa acımışlar ve onu öldürmekten vazgeçmişlerdi.

Bununla beraber onun da kol ve bacaklarını keserek, kendisini “Büyük Bataklık”ın içindeki otlar arasına atmışlardı.

Bu sırada dişi bir kurt peyda olmuş ve ona her gün, et ve yiyecek getirmişti.

Çocuk da bunları yemek suretiyle kendine gelmiş ve ölmemişti.

 (Az zaman sonra) çocukla kurt, karı-koca hayatı yaşamaya başlamışlar ve kurt da çocuktan gebe kalmıştı.

(Türklerin eski düşmanı Lin Devleti, çocuğun hâlâ yaşadığını duyunca) hemen adamlarını göndererek hem çocuğu ve hem de kurdu öldürmelerini emretmişti.

Askerler kurdu öldürmek için geldikleri zaman, kurt onların gelişlerinden daha önce haberdar olmuş ve kaçmıştı.

Çünkü kurdun kutsal ruhlarla ilgisi vardı ve (daha önce onlar vasıtası ile haber almıştı).

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Buradan kaçan kurt, (Batı) Denizi’nin doğusundaki bir dağa gitmişti.

Bu dağ, Kao-ch’ang (Turfan)ın kuzeybatısında bulunuyordu.

Bu dağın altında da çok derin bir mağara vardı.

(Kurt, buraya gelince) hemen bu mağaranın içine girmişti.

Bu mağaranın ortasında büyük bir ova vardı.

Bu ova, baştanbaşa ot ve çayırlıklarla kaplıydı.

Ovanın çevresi de aşağı yukarı 200 milden fazlaydı.

Kurt, burada on tane erkek çocuk doğurdu.

 (Göktürk Devleti’ni kuran) Aşina ailesi, bu çocukların birinin soyundan geliyordu.

… Taşa oyulmuş yazıtta şöyle deniyordu: Kara – Korum çaylarından sayılan iki nehir vardı.

Bunlardan birine Toğla diğerlerine de Selenge adı verilirdi.

Bu nehirler akarak Kamlancu adlı bir yerde birleşirlerdi.

fusuk ağacı ile ilgili görsel sonucu

Bu iki ırmağın arasında iki tane ağaç vardı.

Bu ağaçlardan biri fusuk ve diğeri de Farsların naj dedikleri ağaca benziyordu.

Kışın bile bunların yaprakları servi gibi dökülmezdi. Meyvesinin tadı ve şekli ise tıpkı çam fıstığınınkine benzerdi.

Öbür ağaca da Tur ağacı derlerdi.

fusuk ağacı ile ilgili görsel sonucu

Bu iki ağaç da iki dağın arasında yetişerek büyümüştü.

Bir gün bu iki ağacın arasına gökten bir ışık inmişti.

Bunun üzerine iki yandaki dağlar yavaş yavaş büyümeye başladılar.

Bu durumu gören halk ise hayretler içinde kalmıştı.

Ä°lgili resim

İçlerinde büyük bir saygı duyarak Uygurlar oraya doğru yaklaştılar.

Tam yaklaştıkları sırada kulaklarına çok tatlı ve güzel müzik nağmeleri gelmeye başladı.

Her gece buraya bir ışık inmeye ve ışığın etrafında da otuz defa şimşek çakmaya başladı.

Diğer bir gün de aynı yerde ayrı ayrı kurulmuş beş tane çadır gördüler.

Bunların her birinde birer çocuk oturuyordu.

Her çocuğun karşısında da onları doyurmaya yetecek kadar süt dolu emzikler asılıydı.

 Çadırın tabanı da baştan aşağıya kadar gümüşle döşenmişti.

Bütün boyların reisleri ve halkları bu garip şeyi görmek için yerlerini bırakıp koşmuştu.

Bu manzarayı görünce saygıyla diz çöküp selam verdiler.

Biraz sonra da çocukları alarak dışarı çıktılar.

Besleyip büyütülmeleri için de onları sütannelerine ve dadılarına verdiler.

Her fırsatta onlara saygı gösteriyor ve ikramda bulunuyorlardı.

Çocuklar artık süt çocuğu olmaktan çıkıp da konuşmaya başlayınca Uygurlardan anne ve babalarını sordular.

Onlar da çocuklara o iki ağacı gösterdiler.

Bunun üzerine halk, çocukları alıp ağaçların yanına gitti.

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Çocuklar ağaçları görünce onlara tıpkı evladın babasına gösterdiği saygıyı gösterdiler.

Ağaçların karşısında diz çöktüler ve yeri öptüler.

Bunun üzerine ağaçlar da dile gelip şöyle dediler: “Güzel huy ve iyi özelliklerle bezenmiş çocuklar böyle olurlar ve anne ile babalarına böyle saygı gösterirler.

Ömrünüz uzun, adınız ünlü ve şöhretiniz de devamlı olsun!”

O bölgelerde yaşayan bütün kavimler bu çocuklara hükümdar oğullarıymış gibi saygı gösterdiler. Çocukların doğdukları yerden şehre dönülünce onların her birine birer ad koydular.

En büyüğünün adı Sonkur-Tegin, ikincisinin adı Kotur-Tegin, üçüncüsünün adı Tükel-Tegin, dördüncüsünün adı Or-Tegin, beşincinin adı da Bökü-Tegin oldu.

Çocukların doğuşundaki kutsal durumu görenler, bunlardan birinin hükümdar olarak seçilmesi kanaatine vardılar.

Çünkü bunlar, Tanrı tarafından bu iş için gönderilmiş olmalıydılar.

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Bozkurt Destanı’nın diğer varyantları şu şekildedir:

Türkler’in ilk ataları Batı Denizi’nin batı kıyısında otururlardı.

Türkler, Lin adlı bir ülkenin ordularınca yenilgiye uğratıldılar.

Düşman çerileri bütün Türkleri erkek-kadın, küçük-büyük demeden öldürdüler.

Bu büyük ve acımasız kıyımdan yalnızca 10 yaşlarında bulunan bir oğlan sağ kaldı geriye.

Düşman askerleri bu çocuğu da buldular ama onu öldürmediler; bu yaşayan son Türk’ü acılar içinde can versin diye, kollarını ve bacaklarını keserek bir bataklığa attılar.

 Düşman hükümdarı, çeri (asker) lerinin son bir Türk’ü sağ olarak bıraktığını öğrendi; hemen buyruk verdi ki bu son Türk de öldürüle ve Türkler’in kökü tümüyle kazına…

Düşman çerileri çocuğu bulmak için yola koyuldular.

Fakat dişi bir Bozkurt çıktı ve çocuğu dişleriyle ensesinden kavrayarak kaçırdı; Altay dağlarında izi bulunmaz, ıssız ve her tarafı yüksek dağlarla çevrili bir mağaraya götürdü.

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Mağaranın içinde büyük bir ova vardı.

Ova, baştan ayağa ot ve çayırlarla kaplıydı; dört bir yanı sarp dağlarla çevrili idi.

Bozkurt burada çocuğun yaralarını yalayıp tımar etti, iyileştirdi; onu sütüyle, avladığı hayvanların etiyle besledi, büyüttü.

Sonunda çocuk büyüdü, ergenlik çağına girdi ve Bozkurt ile yaşayan son Türk eri evlendiler.

Bu evlilikten 10 çocuk doğdu.

Çocuklar büyüdüler; dışarıdan kızlarla evlenerek ürediler.

Türkler çoğaldılar ve çevreye yayıldılar.

Ordular kurup Lin ülkesine saldırdılar ve atalarının öcünü aldılar.

Yeni bir devlet kurdular, dört bir yana yeniden egemen oldular.

Ve Türk kağanları atalarının anısına hürmeten, otağlarının önünde hep kurt başlı bir sancak dalgalandırdılar…

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Bununla birlikte Destan ile ilgili üç farklı söyleyiş de bulunmaktadır.

 

Birinci söyleyiş

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Hun Ülkesinin kuzeyinde So adı verilen bir ülke vardı.

Burada, Hunlarla aynı soydan olan Göktürkler otururdu.

Bir gün Göktürkler So Ülkesinden ayrıldılar.

Bu sırada başlarında Kağan Pu adlı bir yiğit vardı. Kağan Pu’nun on altı kardeşi bulunuyordu.

On altı kardeşten birinin annesi bir kurttu.

Annesi Göktürklerce en kutsal yaratıklardan biri olarak bilinen ve böyle kabul edilen bir kurt olduğu için delikanlı, rüzgârlara ve yağmura söz geçirir, bu iki kuvveti buyruğu altında tutardı.

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Bununla beraber, So Ülkesindeki yurtlarından ayrılan Göktürkler düşmanlarının baskınına uğradılar.

Bu baskında düşmanlar bütün Göktürkler’i yok ettikleri gibi on altı kardeşten sadece birisi kurtulabildi.

Kurtulan delikanlı annesi kurt olan idi.

Bu delikanlının da, birisi yaz diğeri de kış ilâhının kızı olan iki karısı vardı.

Baskından sonra her ikisinden ikişer oğlu oldu.

Zamanla kalabalıklaşıp çoğalan halk, çocuklardan en büyüğünü kendilerine Hakan seçtiler; o zamanki adı Göktürk dilinde değildi.

Hakan seçilir seçilmez Göktürkçe olmayan bu adını bıraktı ve Türk adını aldı.

Ondan sonra Türk on kadınla evlendi, birçok çocukları oldu.

İçlerinden Asena adını taşıyan biri hakanlık tahtına geçince boyun adı da Aşine oldu.

İkinci söyleyiş

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Hunların bir boyu olan ve adına Aşine denilen Türk boyu Hazar Denizinin batı taraflarında yerleşmişti.

Türklerin ilk atası olarak biliniyordu.

Rahat ve huzur içinde otururlarken bir gün ansızın düşmanların baskınına uğradılar.

Baskının sonunda kimse sağ kalmadı.

Her nasılsa küçücük bir çocuk bu baskından sağ kalmış bir köşeye sığınmıştı.

Düşmanlar onu da gördüler.

Fakat cılız ve küçük bir çocuk olduğu için kimse ondan korkmadı ve ona aldırmadı.

Hatta içlerinden acıyanlar bile çıktı.

Ama düşman yine de her ihtimali düşünüp, çocuğu öldürmektense kolunu bacağını kesip orada öylece bırakmayı uygun gördü; düşündükleri gibi yaptılar.

Kolunu bacağını kesip, yan ölü hale getirdikleri çocuğu alıp bataklıkta bir sazlığa attılar; bırakıp gittiler.

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

O sırada, nereden çıktığı bilinmeyen bir dişi Bozkurt göründü, geldi, çocuğu emzirdi.

Yaralarını yalayıp iyi etti.

O günden sonra da, avlanıp getirdiği yiyeceklerle çocuğu besleyip büyüttü, gücünü kuvvetini arttırdı.

Zamanla Bozkurt’un beslediği çocuk gürbüzleşti.

Günlerden sonra bir gün, baskın yapıp Aşine soyunu yok eden düşman başbuğu, kolunu bacağını keserek sazlığa attıkları çocuğun yaşadığını öğrendi.

Adamlar gönderip durumu öğrenmek, sağ kaldı ise öldürtmek istedi.

Düşman başbuğunun gönderdiği asker geldiğinde, kolu bacağı kesik gencin yanında bir dişi Bozkurt gördü.

Dişi Bozkurt tehlikeyi sezmişti, dişleriyle genci yakaladığı gibi denizin öte yanına geçirdi; orada da durmayıp Altay Dağlarına doğru götürdü.

Orada, her tarafı yüksek dağlarla çevrili bir yaylada bir mağaraya yerleştirdi, onunla evlendi; on oğlan doğurdu!

Mağaranın bulunduğu yayla yeşillikti; serin gür suları, meyve ağaçlan, av hayvanları vardı.

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Oğlanlar orada büyüdüler, orada evlendiler.

Her birinden bir boy türedi.

Bunlardan birinin adı da Asine boyu idi.

Asine, kardeşlerinin içinde en akıllı, en gözü pek, en yiğit olanı idi.

Bu yüzden Türk Hakanı o oldu.

3 Soyunu unutmadı.

Çadırının önüne her zaman, tepesinde bir kurt başı bulunan bir tuğ dikti.

Aradan çok yıllar geçti.

Aşine boyuna Asençe adlı bir başka yiğit hakan oldu.

Bunun zamanında ise Aşine boyu, bulundukları yerden çıkıp daha güzel yurtlara yerleştiler.

Üçüncü söyleyiş

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

(Usunlar ile ilgili destan)

Bir not halindedir.

Çin devlet adamlarından Cjan-Ken’in, Milattan önce 119 yılında, Çine göre batı ülkelerinde yaptığı gezi sonunda gördüklerini ve duydukların yazıp o zamanki Çin imparatoruna sunduğu notlar arasında kayıtlıdır.

“Hun Ülkesinde bulunduğum zaman duydum ki Usun Hanı, Gunmo unvanını taşıyor.

Gunmo’nun babası, Hunların batısındaki bir ülkeye sahipti.

Gunmo’nun babası bir savaşta Hunlar tarafından öldürüldü.

Yeni doğmuş olan Gunmo’yu kırlara attılar.

Kuşlar çocuğu sineklerden koruyor; bir dişi kurt sütüyle besliyordu.

Hun Hakanı buna şaştı.

Bu çocuğu saydı.

Onu kendi terbiyesine aldı, büyüttü.

Babasının ülkesini ona geri verdi.”

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

Bozkurt Destanı ve Ergenekon Destanı, Büyük Türk Destanı’nın bir parçasıdır ve Göktürkler çağını konu alır.

Ergenekon Destanı, Bozkurt Destanı’nın ana çizgileri üzerine kurulmuş olup, bu destanın serbestçe genişletilmiş biçimidir diyebiliriz.

Daha doğrusu Bozkurt Destanı ile kaynağını belirleyen Türk soyu, Ergenekon Destanı ile de gelişip güçlenmesini, yayılış ve büyüyüş dönemlerini anlatmıştır.

Çin tarihlerinin de yazmış olduğu Bozkurt Destanı’nın bittiği yerde, Ergenekon Destanı başlar.

Bozkurt Destanı’nın devamı, Ergenekon Destanı’dır.

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

EDEBİYAT ÖĞRETMENİ

bozkurt destanı ile ilgili görsel sonucu

10 thoughts on “BOZKURT’UN ÖZELLİKLERİ

  1. kurt yürüyüşündeki açıklama ile aynı fotoğrafın sayfanın yukarısında yer alan fotoğraftaki açıklama tamamen zıt. “Lider Kurt’un önde yürümesi” muhabbeti… Doğrusunu yazmanızı temenni ederim…

    Liked by 1 kişi

  2. Keşke kurtlar sofrası hakkındada bir açıklama yapsaydınız.Ama gerçekten çok başarılı mükemmel gerçekleriyle tarafsızca anlatmışsınız sizi kutluyorum.

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s