BİRAZ DEĞİŞTİM —– ALINTIDIR

BİRAZ DEĞİŞTİM

Featured image

 

 

Biraz değiştim,

Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,

Değiştim.

Unutamadığım sözlerinin arasında sıkışıyorum,

Bir yanım kendimi kolluyor bir yanım seni,

Ben benimle savaşıyorum,

Seninle değil!

Sonucu kılıcı kuşananından belli olan bir savaşın,

Ne kazanabileni, ne de kaybedeniyim.

Sorun değil!

– Elbet alışırım,

Biraz alıştım.

Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,

Alıştım.

Varlığını istemediğim, tüm eksik yanlarıma,

Ve çokluğunu da, yokluğunu da, istemediğim,

Bu iki arada, bir derede,

 Duyguya alışıyorum.

Bir yanım bırak diyor…

Bir yanım,

 Bırakma.

Kesin değil!

– Henüz tanıştım.

Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar,

Tanıdığımı sandığım bana, daha da yakınım artık,

Duvarlara anlatırken öğrendiklerim, kendi hakkımda,

Ve aynalara ağlarken gördüklerim kendi tarafımda.

Bir yanım memnun oldum diyor,

Bir yanımı tanıyamadım daha,

Samimi değil!

– Bir hayli kırıldım,

Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar.

Canıma batan her halin, felç gibi indi bedenime,

Gözlerimden tut da, ciğerime kadar kırgınım!

Aslında ne sana, ne olanlara…

Kendime kırgınım.

Maziye hiç değil, an’a kırgınım.

Anlatamadığım, anlayamadığım masalların bana yaptıklarına,

Dinlediğim şarkılarda, bana seni anlatan şarkıcılara,

Beni anlamadığın kelimelerin,

Bana her şeyi anlatıyor gibi geliyor oluşlarına.

Bir hayli kırgınım.

Beni ben kırdım oysa,

İyi değil!

– Galiba yoruldum,

Her şey kadar, herkes kadar, sen kadar.

Kendime kalbimi kanıtlamaktan,

Ve kanıtladığıma kendimi inandırmaktan,

Ve dahası kocaman bir sahada tek başına, koşmaktan yoruldum…

Aslında ne pişmanım, ne de pes ediyorum!..
Sadece beni kaybettikçe, seni kaybediyorum.
Şu kalp denen, beni bana sorgulatıyor artık. 
Ki, Seni sorgulamamasını, nasıl beklerim?..

Toprağa bakan yanım, senden zaten ayrı. 
Sana bakan yanımsa, toprakla aynı.
Hıh! Ne yaparsan yap, gördüğünün seni görmesini bekleyemezsin!

Gözlerim yorgun. 
Dudaklarım, dudaklarım hissiz. 
Dokunulmadan geçen yıllar bana ağır. 
Sarılmadan geçip giden uğurlamaların, kavuşmaları hep beklentisiz. 
Söyleyemediklerini, söylesen de şimdi.
Sesine aşina yanım, onca sessizlikten sonra, artık sağır!
İsteyerek değil… 
Çok çalıştım. 

Paylaştığımız hayatımızda bıraktığın, onca üstü kapalı git izine. 
Beni yerle bir eden kendince, açık olan her tepkiye. 
Ve bence bana tanımadığım bir adamı, göstermene rağmen.
Daha önce de gitmiştim… 
Çok çalıştım.
Paylaştığımız hayatımızda, bıraktığın onca üstü kapalı git izine.
Beni yerle bir eden, kendince açık olan her tepkine.
Ve bende bana tanımadığım bir adamı, göstermene rağmen. 
Gitmek için, bitmek için, sana huzur vermek için… 
Çok çalıştım. 

Daha önce de gitmiştim. 
Kendi isteğimle. 
Anladım ki, daha önce sevmemiştim!

Çok çalıştım inan. 
Değişen yanımın aslında hep aynı, olduğunu göstermeye. 
Her defasında daha da tozlanan canımı, kırmadan korumaya. 
Ve alışmaya kendime. 
Bu göz gözü görmez dumanlı halime. 
Çok alışmaya çalıştım hem de. 

Tanıştım seninle doğan yanımla da, ölen yanımla da. 
Birini yaşattım! Yaşatıyorum da hala. 
Ama diğerinin ölmesine engel olamıyorum da. 

Yorulmak, dinlenmekten geçmiyor. 
An be an çöküyor, insanın içindeki güç. 
Işığı sönüyor. 
Beyaza dönüyor rengi git gide. 
Hissizleşiyor… 

Ne yormak istedim Seni,
Ne de yormak kendimi. 
Çok çalıştım. 
Gitmeye de kalmaya da. 
İkisi de aynı acı, ikisi de rezil.
Daha önce de gitmiştim. 
Ama böyle kalarak değil. 
Böyle kalarak değil…

 

 

Can Yücel

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s