BAZI ÜLKE/ULUS İSİMLERİNİN KÖKENİ ———— ALINTIDIR

BAZI ÜLKE/ULUS İSİMLERİNİN KÖKENİ

TÜRKİYE

Sinan Çetin:

 “Türkiye’nin adını koyanlar yanlış koymuş.

Türk olmayanları dışlamış.

Bu yanlıştan bir an önce dönmek gerek.”

Sinan Çetin’e anımsatalım…

Bu topraklara Türkiye adını biz vermedik.

11. yüzyılda İtalyan denizciler verdi.

Bu toprakların Türklerin egemenliğinde olduğunu, en çok Türklerin yaşadığını önce onlar anladı ve Turchia adını verdi.

O günden beri, Osmanlı döneminde bile bu topraklara Turchia dediler.

İngiltere’ye neden İngiltere deniyor, Fransa’ya neden Fransa deniyor.

Almanya’ya neden Almanya deniyor.

Orada başka soysal kökenden kişiler yaşamıyor mu?

Onları dışlamışlar mı?

Bu düşünce biçimi neden bir tek bizde uygulanıyor?

 

HİNDİSTAN

Hindistanlılar ülkelerine ‘Bharat’ derler.

Hintlilerin ülkelerine verdikleri Bharat adı, eski efsanevi krallarından biri olan Bharata’dan gelmekte.

 “Sevgiyle anılan” demektir.

Kendilerini onun soyundan saymaktadırlar.

Ancak tüm dünya onlara ‘Hindistan’ (India, Inde) diyor.

Bu ad, İndus Nehrinden geliyor.

 Eski Farsçada Hinduš, Sanskritçede Sindhu diye geçer.

 Hindistan sözcüğü Farsçadan dilimize geçmiştir ve “Hindusluların ülkesi” demektir.

 Sanıldığı gibi “hindi” kuşu ile ilgisi yoktur.

Tersine, bu kuşun Hindistan’dan gelmesi nedeniyle kuşa “Hint kuşu” denmiştir.

Bu ad, sonrasında “Hint ülkesinden gelen” anlamında kısaltılarak hindiye dönüşmüştür.

Burada bir aşağılama söz konusu değildir.

 Batılılar ise bu kuşu Türk tüccarlardan almışlardır.

Bu yüzden İngilizler bu kuşa “Türk kuşu” anlamında “Turkey” demişlerdir.

Ancak Türk ülkesi için 14. yy’dan önce Latinceden aldıkları Turchia sözcüğünü kullanan İngilizler, nedense sonrasında kuşa verdikleri adı ülkemize de vermişler.

MISIR

Sanıldığı gibi biz “mısır” bitkisinin adını “Mısır” ülkesine vererek o ülkeyi aşağılama gibi bir iş yapmadık.

Tersine, bu bitkinin tohumu, bize 1600’lü yıllarda Mısır’dan geldiği için önce “Mısır darısı” adını aldı.

Ardından da kısaltılarak “mısır” dendi.

Oysa Batı Anadolu ağzında sıkça mısır yerine kullanılan “darı” sözcüğü Türkçedir.

Darı sözcüğü, tar- kökünden gelir ve “tarım yoluyla elde edilen ürün” anlamına gelir.

Tarım, tarla, darı, vb. sözcükleri aynı köktendir.

Mısır ülkesinin adının nereden geldiğini öğrenmek isteyenler olabilir.

Açıklayalım…

Mısır’ın İslam’dan önceki adı, ‘Kara ülke’ anlamına gelen Kemet idi.

Mısır, 640 yılında Amr ibn-i Âs komutasındaki Müslümanlarca, alınınca bu toprakların geçmişine olan beğenileri yüzünden ülkenin adını Mısır olarak değiştirdiler.

 Bu bir kısaltma idi. ‘Mısır’ adı, Arapçada üç damgadan oluşur.

 Bunlar, ‘Mim’ (M) , ‘Sad’ (S) ve ‘Ra’ (R) damgalarıdır.

 Her damga, ülkenin geçirdiği ve ülke halkının yaşadığı bir süreci anlatır.

Birinci damga olan ‘Mim’ (M) ‘meşakkat’, ikinci damga olan ‘Sad’ (S) ‘sabr’, üçüncü damga olan ‘Ra’ (R) ‘refâh’ anlamına gelir.

Bu ülkeye İngilizler ve Fransızlar ‘Egypt’, Almanlar ‘Ägypten’, İspanyollar ‘Egipto’ derler.

 Bu ad, Mısır’da yaşayan Hıristiyan bir azınlık hluz ‘Kıpti’ topluluğunu belirtir.

Batılılar bu Hıristiyan Kıptiler’i ülkenin gerçek iyeleri olarak gördükleri için bu adı kullanırlar.

 

RUM

Biz Rum diye Yunanlarla ilişkilendirilmiş, ancak tümüyle Yunan olmayan bir topluluktan söz ederiz.

Yunanistan dışında yaşayan tüm Yunanca konuşan kişilere verdiğimiz addır.

Ancak gerçekte durum öyle değildir…

Gerçekte Rum diye bir soysal (etnik) köken yoktur.

Çünkü Rum sözcüğü, “Roma” sözcüğünden gelir. “Romalı” anlamına gelir.

Bizans’ın diğer adı da Doğu Roma İmparatorluğu olduğundan, Bizans halkına Romalı anlamında Rum denmiştir.

Doğu Roma yurttaşı olmuş, yurttaşlık haklarından yararlanmış herkese Rum denirdi.

Bizans’ın halkı ise tek bir soysal kökenden gelmemektedir.

Demeli, her Rum, Yunan değildi.

Bizans’ın halkı; Yunan soyundan gelenlerden olduğu gibi, Ermeni, Sami, Balkanlı, Türk, Acem, vb. gibi birçok soydan gelen kişilerin karışımından oluşan bir topluluktu.

Rum sözcüğü, köken ayırmaksızın Roma yurttaşlarını anlatırdı.

Bugün Amerikalı dendiğinde nasıl ki birçok soysal kökenin karışımı usumuza geliyorsa veya Osmanlı içindeki tüm soysal kökenden gelen yurttaşlara Osmanlı dendiği gibi…

Rumlar o günlerde yönetici sınıfın dili olan Latince konuşuyordu.

Sürev içinde Latinceyi bırakıp Yunancaya geçmişlerdir.

Günümüzde Rum sözcüğü Hristiyan ve Yunanca konuşan kişileri anlatmak için kullanılıyor.

Ancak bu doğru bir tanımlama değildir.

Eğer bu kişiler Yunan ise, neden Yunan demiyoruz?

Bu sözcükle, farkında olmadan onları Bizans’ın ve Doğu Roma’nın mirasçısı ilan etmiş olmuyor muyuz?

Bu tarihsel olarak da soysal olarak da yanlış bir tanımlamadır.

 

ALMANLAR

Almanlar kendilerine ‘Deutsch’, Almanya’ya da ‘Deutschland’ derler.

‘Deutsch’ (Alman) sözcüğünün kökeni, Eski Almancada ‘halk’ anlamına gelen ‘diota’ sözcüğüdür.

Gotçadaki ‘thiuda’ ve Cermencedeki ‘theude’ sözcükleri de aynı anlamda kullanılıyordu.

Buradaki ‘land’ ise yer, toprak, diyar anlamındadır.

Gerçekte kuzeyli ve benzer dilleri konuşan kişilere “tüm adamlar” anlamında verilen bir ad olarak Germann (Cermen) adı verilmişti.

Bizim kullandığımız Alman sözcüğü ise, Fransızcadaki “Allemand”

(Alamanni) sözünden gelmektedir.

Almanca olan Germann (Ger: tüm + mann: insanlar, adamlar = Tüm insanlar) sözcüğünün Fransızcaya çevrilmişidir.

Biz Fransızcadan almışız.

KIBRIS

Türkiye ile Yunanistan arasında ikiye bölünmüş olan Kıbrıs Adası’nın Yunanca ismi ‘Kipros’tur ve ‘bakır’ demektir.

Ada üzerinde 5 bin yıldır bakır madeni çıkartılıp işletiliyor.

SURİYE

‘Suriye’ adının nereden geldiği tam olarak bilinmemekle birlikte, ismini Asur İmparatorluğu’ndan aldığı ve ‘Asuriye’ adından geldiği düşünülmektedir.

LÜBNAN

‘Lübnan’, İbranîce bir isimdir ve ‘beyaz dağlar’ demektir.

Lübnan Dağları eteklerindeki karlar 12 ay boyunca erimediği için bu coğrafyaya ‘Lübnan’ denmiştir.

İSRAİL

‘İsrâil’, Hz. Yakub (as) Peygamber’in adıdır.

Kûr’ân-ı Kerîm’de, İbranî (Yahudî) kavminden bahsedilirken, ‘Yakuboğulları’ deyimi yerine, çoğu yerde ‘İsrâiloğulları’ deyimi kullanılır.

(Bakara, 40, 83 – 102, 122, 211, 246; Âl-i İmrân, 93; Mâide, 12, 32, 70 – 72, 110; İsrâ, 4, 101 – 104; Şuârâ, 197; Neml, 76; Secde, 23; Câsiye, 16 – 17; Ahkâf, 10; …)

ÜRDÜN

‘Ürdün’, ismini bu ülkedeki Ürdün Nehri’nden alır.

SUUDİ ARABİSTAN

‘Suudî Arabistan’, ismini 18. yy’dan itibaren ülkede egemenlik kurmaya başlayan ve halihazırda krallık âîlesini oluşturan ‘Suud’ âîlesinden alır.

Ülkenin ismi, bir âîlenin ismidir.

YEMEN

‘Yemen’ isminin kökeni, Arapça’daki ‘yemin’ kelimesidir.

Bu sözcük, ‘yemin’, Arapça’da iki ayrı anlamda kullanılır; ‘mutlu’ ve ‘hukuk’.

Böylece, ülkenin adını şu şekilde anlayabiliriz: ‘Allâh’ın hukukunun egemen olduğu mutlu ülke.’

KATAR

‘Katar’ isminin kökeni, Arapça’da ‘çıkartmak, uzaklaştırmak, değerlendirmek’ gibi anlamlara gelen ‘kat’ sözcüğüdür. Burada petrol ve gaz rezervleri kastedilmiş olabilir.

BAHREYN

Arapça’da ‘behr’ kelimesi ‘deniz’ demektir ve ‘Bahreyn’ dediğiniz zaman, bu ‘iki deniz’ anlamına gelir.

KUVEYT

‘Kuveyt’, Arapça’da ‘küçük liman’ demektir, ‘kut’ (liman) sözcüğünden gelmedir.

IRAK

‘Irak’ kelimesinin ise Arapça’da ‘kıyı’ ve ‘alçak ülke’ olmak üzere iki ayrı anlamı vardır.

Bu ülkeye bu ismin, ikinci anlamından dolayı verildiği ihtimali daha kuvvetlidir.

İRAN

‘İran’, isim olarak ‘Aryan’ isminden gelmedir.

‘Aryan’ (Arîyan) , yani ‘Arî ırktan olan’,’Hind – Avrupa dil âîlesinden gelen milletler’ anlamındadır.

PAKİSTAN

‘Pakistan’ adının doğuşunun çok ilginç bir öyküsü vardır.

Bu ismin bu ülkeye nasıl ve niçin verildiğini bilmekte fayda var.

Türkiye’de ve dünya kamuoyunda bilinen tek şey, bu ismin ‘pak insanlar ülkesi’ (temiz insanlar ülkesi) anlamına geldiğidir.

Doğru olmakla beraber, eksik bir bilgidir bu.

Çünkü bu isim, öyle gelişigüzel verilmiş bir isim değildir.

‘Pakistan’ adının anlamı, sanılandan çok daha derin boyutludur.

Bilindiği üzere, eskiden Pakistan diye bir yer yoktu.

Sadece Hindistan vardı. ‘Bağımsız bir devlet’ fikrini ilk ortaya atan, 1930 yılında, büyük şâîr Mûhâmmed İkbal’dir.

Şiirlerini Urduca ve Farsça kaleme alan Mûhâmmed İkbal (1877 – 1938) ‘a göre Hindistan’da iki ayrı millet (Hindular ve Müslümanlar) vardı ve her biri kendi yoluna gitmeliydi.

Bu fikir, ülkede yaşayan Müslümanlarca kabul görür.

Daha ülke kurulmadan, kurulacak olan ülkeye ‘isim’ aranır.

Müslümanlar, Müslümanların yaşadığı eyâletleri kapsayacak olan topraklarda kurmayı amaçladıkları ülkeye isim bulmak için ‘yarışma’ düzenlerler.

Sonuçta, Büyük Britanya’daki Cambridge Üniversitesi’nde okuyan Xudri Rahmet Ali adındaki genç bir üniversite öğrencisinin bulduğu ‘Pakistan’ ismi yarışmayı kazanır (1933) .

Genç bir talebenin keşfettiği bu isim, gerçekten mükemmel bir isimdi.

‘Pakistan’ kelime olarak ‘temiz insanlar ülkesi’ anlamına geliyordu.

Aynı zamanda ‘Pakistan’ ismindeki her harf, bir şifreydi.

Çünkü her harf, ülkenin bir eyâletini simgeliyordu.

Şöyle ki: ‘PAKİSTAN’ ismindeki ‘P’ harfi Pencab eyâletini, ‘A’ harfi Afgan Bölgesi’ni, ‘K’ harfi Keşmir eyâletini, ‘İ’ harfi halkın dini olan âzîz İslâm dinini (aynı zamanda ülkenin can damarı olan İndus Nehri’ni) , ‘S’ harfi Sind eyâletini, ‘-tan’ eki ise Belucistan eyâletini simgeliyor.

Yani ‘PAKİSTAN’, bütün bu isimlerin kısaltılmışı oluyordu: ‘Pencab + Afganî + Keşmir + İslâm + Sind + belucisTAN = PAKİSTAN’.

HİNDİSTAN

Hindistanlılar ülkelerine ‘Bharat’ derler.

Ancak tüm dünya onlara ‘Hindistan’ (India, Inde) diyor.

Bu isim, İndus Nehri’nden geliyor.

SRİ LANKA

Sri Lanka’nın eski adı olan ‘Seylon’ (Ceylon) , Çince bir isimdir ve ‘dertsiz ülke’ demektir.

‘Sri Lanka’ ise ‘güzel ülke’ demektir.

NEPAL

Nepalliler, ‘Nepal’ derken, aslında başkent Katmandu’nun yüksek kesimlerini kastederler.

Bu isim sonra tüm ülkenin ismi oldu.

BHUTAN

‘Bhutan’, eski Hind Sanskrit dilindeki ‘Bhotia’ (Tibet) ve ‘anta’ (son) sözcüklerinden oluşma bir isimdir ve ‘Tibet’in sonu’ (Tibet ülkesinin bittiği yer) anlamına gelmektedir.

Bhutanlılar, 9. yy’da Tibet’ten buraya gelmişlerdir. ‘Bod’, Tibet İmparatorluğu’nun çok eski bir adıdır.

Bhutan’ın bugünkü orijinal adı olan ‘Druk – Yul’ ise kendi dillerinde ‘canavarlar ülkesi’ demektir. Nitekim kırmızı – turuncu’lu Bhutan (Druk – Yul) bayrağının üzerinde de canavar resmi vardır.

BANGLADEŞ

‘Bangladeş’, Bangal dilinde ‘Bangal ülkesi’ demektir.

Bu ülkedeki evlerin mimarî yapısına benzediği için, bugün tüm dünyada kullanılan ‘bungalov’ kelimesi de buradan gelmedir.

LAOS

‘Laos’, adını, kazıklar üzerinde tahtadan ve hintkamışından evler yapıp bu evlerde oturan ‘Lao’ halkından alır.

BRUNEİ

‘Brunei’ adı, Hind Sanskrit dilindeki ‘bhumi’ (ülke, bölge) sözcüğünden gelmedir.

VİETNAM

Bugünkü ‘Vietnem’ ülkesine Çinliler M. Ö. 111 yılında ‘güneydeki ülke’ anlamında ‘Nam Viêt’ adını verdiler.

Bu iki kelime yer değiştirip birleşti.

MALEZYA

‘Malaysia’ (Malezya) adı, ‘Malaya’ ve ‘Singapur’ isimlerinin karışımından oluşturulmuş bir addır.

Singapur, 1963 – 65 yıllarında Malezya Federasyonu’na aitti.

SİNGAPUR

‘Singapur’ ise Malayca’daki ‘Singa Pura’ ismidir ve ‘aslanlar şehri’ demektir.

ENDONEZYA

‘İndonesia’ (Endonezya) , Yunanca bir isimdir ve ‘Hindistan Adaları’ demektir.

MALDİV

‘Maldiv’ ismi ise Hintçe’deki ‘mahal’ (saray) ve ‘diva’ (ada) kelimelerinden oluşturulmuştur.

Bahsedilen ‘saray adası’, bugünkü başkenti Malé’dir.

Eskiden sultanlar burada sarayda otururdu.

FİLİPİNLER

‘Filipinler’ ismi bu ülkeye, Güney Asya’nın tek hristiyan ülkesi olduğu için, hristiyanlarca ele geçirilince, İspanya Kralı II. Philipp’in adından dolayı verilmiştir.

TAYVAN

Tayvan’ın eski adı olan ‘Formoza’, Portekizli denizciler tarafından verilmiş bir isimdi.

Portekizce’de ‘güzel ada’ anlamına geliyordu.

Çince olan ‘Taiwan’ ise, ‘deniz kenarındaki teraslar’ demektir.

Burada kastedilen, bu ada ülkesinde deniz boyunca dizilmiş ve oldukça san’atsal bir görüntüsü olan pirinç tarlalarıdır.

JAPONYA

Japonlar ülkelerine ‘Nippon’ derler.

Bu, ‘güneşin doğduğu ülke’ demektir.

Kelimenin Çincesi ‘Japuen’ şeklindedir ve dünyaya bu şekliyle yayılır: Japonya.

KORE

‘Korea’ (Kore) , Kore dilinde ‘sabahın sessizliği’ demektir.

Ayrıca bu topraklarda bir zamanlar Koryo İmparatorluğu vardı.

‘Koryo’ sözcüğü ‘yüksek derecede güzelliklerle dolu ülke’ demektir.

ÇİN

Çinliler ülkelerine ‘Zhông – Hu’ derler.

Bu isim, ‘Orta İmparatorluğu’ (Merkez İmparatorluğu) demektir.

Çinliler kendi ülkelerini ‘dünyanın merkezi’ olarak gördükleri için ülkelerine bu adı vermişlerdir.

RUSYA

‘Rusya’ isminde ise çok ilginç bir durum vardır.

Eskiden, bu topraklarda yaşayan İsveçliler’e ‘Rus’ denirdi.

Yani ‘Rusya’, aslında ‘İsveçliler’in ülkesi’ demektir.

Rusya’nın kuzeybatısında, Kara Denizi ile Barents Denizi arasındaki ‘Nowaya Zemliya’ adlı adanın ismi ise Rusça’da ‘yeni topraklar’ anlamına geliyor.

AZERBAYCAN

‘Azerbaycan’ adının kaynağı, Farsça’daki ‘azer’ (ateş) ve ‘baykan’ (bekçi) sözcükleridir; ‘ateş bekçisi’.

ERMENİSTAN

Ermenîler ülkelerine ‘Hayik’ diyorlar.

Ermenî halkının ilk krallarından biri olan Hayt, halkına kendi adını veriyor.

Bir zamanların ‘Osmanlı’ halkı gibi.

Rusya, Kafkasya, Türkiye ve Yunanistan, Asya – Avrupa sınırının geçtiği yerlerdir.

Avrupa’ (Europe) , Yunanca’daki ‘erebos’ (batı ülkesi) kelimesinden doğmuştur.

Anlayacağınız, ‘Asya’ kelimesi Asurca’da ‘doğu’ anlamına gelirken, ‘Avrupa’ kelimesi de Yunanca’da ‘batı’ anlamına geliyor. Yani biz ‘Asya – Avrupa’ dediğimizde, aslında ‘doğu – batı’ diyoruz.

Aramızda kalması şartıyla size bir sır vereyim:

Aslında Avrupa diye bir kıt’â yoktur. Sadece Asya vardır. Asya, bütün Avrasya’yı kapsıyor.

Bugün ‘Avrupa’ dediğimiz yer, aslında Asya’nın batı topraklarıdır.

Beyaz ırk, kendilerine ait özel bir mekân sahibi olmak için, burayı Asya’dan bağımsız ayrı bir kıt’â olarak kabul ettiler ve bütün dünyaya – bendeniz hariç – kabul ettirdiler.

Asya ve Avrupa, siyasî sebeplerden dolayı ayrıştırıldı. Asya – Avrupa sınırını ilk olarak M. Ö. 6. yy’da Hekataios çizdi. Yeniçağ’da ise doğu sınırı olarak Ural belirlendi.

Asya – Avrupa sınırı, Rusya’nın kuzeyindeki Kara Denizi ile başlayıp Yunanistan’ın güneydoğusundaki Girit Denizi ile biter.

Sınırı, kuzeyden güneye doğru sırasıyla Kara Nehri, Ural Dağları, Ural Nehri, Hazar Gölü, Kafkasya Dağları, Karadeniz, Boğaziçi (İstanbul Boğazı) , Marmara Denizi, Dardanella (Çanakkale Boğazı) , Ege Denizi ve Girit Denizi çizer.

Her iki kıt’â üzerinde toprağı olan ülkeler Rusya Federasyonu, Kazakistan, Azerbaycan, Gürcistan, Türkiye ve Yunanistan, her iki kıt’â üzerinde bulunan tek şehir ise İstanbul’dur.

Yunanistan’ın Asya’daki toprakları, Türkiye’nin Avrupa’daki topraklarından fazladır.

Türkiye’nin Avrupa’daki toprakları, birçok Avrupa ülkesinin toplam yüzölçümünden büyüktür.

Görüldüğü gibi, Asya – Avrupa sınırı ‘reel’ değil, ‘yapay’ bir sınırdır.

Çünkü iki kıt’ânın sınırı ancak ‘su’ ile çizilir.

Oysa Asya – Avrupa sınırını bazı yerlerde nehirler, bazı yerlerde dağlar, bazı yerlerde boğazlar çiziyor.

Hiç dağla, toprakla, nehirle iki kıt’â arasındaki sınır çizilebilir mi?

Bir nehir ya da bir dağ, nasıl olur da iki ayrı kontinentin sınırı olabilir?

Böyle bir şey akıl dışıdır.

Asya – Avrupa sınırının doğal (coğrafî) değil, siyasî ve politik olduğu bellidir.

UKRAYNA

‘Ukraïne’ (Ukrayna) , Rusça bir kelimedir ve ‘sınır ülkesi’ demektir.

MOLDAVYA

‘Moldova’, ismini 14. yy’daki Moldova Prensliği’nden alıyor.

Ancak bu prensliğin egemenliği altındaki toprakların büyük bir bölümü bugünkü Romanya’dadır.

ARNAVUTLUK

Arnavutlar ülkelerine ‘Shkipërie’ derler.

Bu isim onların dilinde ‘kartal ülkesi’ anlamına gelir.

Kırmızı Arnavutluk bayrağının üzerinde de çift başlı siyâh kartal vardır.

‘Yugoslavya’, bu dilde ‘Güney Slavya’ demektir.

BOSNA-HERSEK

‘Bosna – Hersek’, ismini başkent Saraybosna’dan geçen ‘Bosna’ Nehri ile ‘hükümdarlık’ anlamına gelen ‘herzegowina’ kelimesinden alır. ‘

Bosnia – Herzegowina’, yani ‘Bosna Hükümdarlığı’.

POLONYA

‘Polonya’ ülkesine adını veren ‘poleni’ kelimesi Slavca’dır ve ‘köylü’ demektir.

Leh halkının yaşadığı bu ülkeye eskiden ‘Lehistan’ diyorduk.

NORVEÇ

Norveçliler ülkelerine ‘Norge’ derler.

Bu sözcük, denizcilerin parolasıydı.

‘Norge’ (Norveç) , bu dilde ‘Kuzeye! Daha kuzeye! Daima kuzeye! ‘ demektir.

DANİMARKA

‘Danimarka’, adını Hristiyanlık öncesi kralları olan Dan’ın isminden alıyor.

Danimarka’ya ait, Norveç Denizi ile Atlas Okyanusu arasında bulunan ‘Far Oer’ Adaları’nın adı, ‘koyun adaları’ demektir.

Adalar, koyunlarıyla meşhurdur.

Yine Danimarka’ya ait olan ama Amerika kıt’âsında bulunan ‘Grønland’ Adası’nın adı ‘yeşil ülke’ demek.

Dünyanın en büyük adası olan Grönland’ın altıda beşi buzlarla kaplı olmasına rağmen, neden bu ismi verdiklerini bilmiyoruz.

Adanın Eskimo dilindeki orijinal adı: ‘Kalaallit Nunaat’.

ALMANYA

Almanlar kendilerine ‘Deutsch’, Almanya’ya da ‘Deutschland’ derler.

‘Deutsch’ (Alman) kelimesinin kökeni, Eski Almanca’da ‘halk’ anlamına gelen ‘diota’ sözcüğüdür.

Gotça’daki ‘thiuda’ ve Cermence’deki ‘theude’ sözcükleri de aynı anlamda kullanılıyordu.

AVUSTURYA

Bugünkü Avusturya, 800’lü yıllarda Frank İmparatorluğu’nun doğu toprakları olduğu için ‘Österreich’ (doğu imparatorluğu) dendi.

Büyük Karl, buraya ‘Ostmark’ diyordu.

LİHTENŞTAYN

‘Hafif taş’ anlamına gelen ‘leichter Stein’ ifadesinden türeme ‘Liechtenstein’, Avusturya’nın başkenti Viyana (Wien) ’nın güneyinde bulunan Liechtenstein Kalesi’nden yönetilen ve 1719 yılında ‘Liechtenstein’ adını alan prensliğin adıdır.

İSVİÇRE

Üç resmî dili olan İsviçre’nin Almanca adı ‘Schweiz’, Fransızca adı ‘Suisse’, İtalyanca adı ‘Svizzera’’dır.

Ülke, ismini memleketin ortasındaki ‘Schwyz’ kantonu ve şehrinden alır.

Tıpkı Türkler’in Féz şehrinden yola çıkarak bütün Mağrib ülkesine ‘Fas’ dedikleri gibi.

İsviçre’nin bir ismi de ‘Helvestika’ olup, ülkenin uluslararası trafik işareti olan ‘CH’, bu Helvestika Konfederasyonu’nun başharfleridir.

İTALYA

‘İtalya’, ismini Romalılar zamanında yaşayan İtalikler’den alıyor.

Eğri yazılan harfler için kullandığımız ‘italik’ sözcüğü buradan geliyor.

SAN MARİNO

‘San Marino’ ismindeki ‘san’ sıfatı ‘âzîz’ demektir.

Dünyanın en küçük ülkelerinden biri olmasına rağmen 400 yıldır bağımsız bir devlet olan San Marino, ismini 301 yılında ülkeyi kuran Riminili Âzîz Marinus’tan alıyor.

MALTA

‘Malta’, Fönce bir kelimedir ve ’emniyet, sığınma’ anlamına gelmektedir.

MONAKO

Yunanlılar M. Ö. 5. yy’da Monako’yu ele geçirince, kralları Herakles Monoikos adına burada bir tapınak (âbide) yaptırdılar.

Kral Monoikos’un adından ülkenin adı olan ‘Monako’ doğdu.

LÜKSEMBURG

‘Lüksemburg’, ismini ‘Lucilinburhuc’ Kalesi’nden alır.

Bu kalenin adı sonradan ‘Lützelburg’ oldu.

BELÇİKA

Romalılar, Belçika’da yaşayan Kelt – German halka ‘Belgae’ diyorlardı ve burada ‘Gallia Belgica’ adında bir vilâyet kurmuşlardı.

‘België’ (Belçika) adı buradan geliyor.

HOLLANDA

% 40’ı deniz seviyesinin altında olan Hollanda’nın orijinal adı olan ‘Nederland’, kelime olarak ‘alçak ülke’ anlamına geliyor.

Ülkede bir tane bile dağ yoktur, topraklarının çoğu sonradan su üzerine ekilmiş ve bu şekilde ülke büyütülmüştür.

Görüldüğü üzere Hollanda ve Irak, ‘adaş’ ülkelerdir, ikisinin de ismi ‘alçak ülke’ demektir.

Nederland (Hollanda) Flamanca. 

Hollanda’nın bütün batı ve kuzey kıyıları, Kuzey Denizi (Noordzee) ile çevrilidir.

Hollanda’nın kuzeyinde bir de ‘iç deniz’ vardır.

Bu denizin ismi ‘Güney Denizi’ anlamında ‘Zuiderzee’ idi.

Fakat Hollandalılar, su üzerinde yol alabilmek için, bu denizin üzerinde iki adet yol yaptılar.

Güney Denizi (Zuiderzee) ile Kuzey Denizi (Noordzee) ’nin birleştiği yerde yapılan Afsluitdijk ve Güney Denizi’nin ortasında yapılan Markerwaarddijk isimli bu yollardan sonra, Güney Denizi, iki ayrı deniz oluverdi.

Kuzeydekine ‘Buz Denizi’ anlamında ‘IJsselmeer’, güneydekine de buradaki Marken Adası’nın adı verilerek ‘Markermeer’ dendi.

Hollanda’nın güneybatısında bulunan ve ismi ‘deniz ülkesi’ mânâsına gelen ‘Zeeland’ (Zelanda) vilâyeti ise, bugünkü New Sealand (Yeni Zelanda) ülkesine adını vermiştir.

İNGİLTERE

Avrupa’nın en büyük adası olan ‘Britanya’’nın 18. yy’dan beri ismi böyledir.

Ancak bu isim, çok eskilerden beri kullanılır.

Galliler ve Romalılar, Kelt halkının yaşadığı bu adaya ‘Britanni’ diyorlardı.

Bu isim, Keltçe’de ‘karışık renkli’ anlamına gelen ‘brith’ sözcüğünden türemedir.

Öteden beri buranın halkı, bir gelenek olarak vücutlarını boyayıp karışık renkli yapıyorlardı.

Dünyada yanlış kullanılan bir deyim de, bu ülkeye / devlete ‘İngiltere’ denmesidir.

Gerçek şudur ki, bugün dünya üzerinde ‘İngiltere’ diye bir ülke veya devlet yoktur.

Ülkenin adı ‘Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda’ olup, uluslararası trafik remzi ‘GB’’dir.

İngiltere, bu ülkenin dört parçasından (diğerleri Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda) biridir sadece.

İRLANDA

İrlandalılar ülkelerine ‘Eire’ derler.

Bu ismin kökeni, Keltçe’deki ‘erin’ sözcüğüdür ve ‘yeşil ada’ demektir.

İrlanda, ülkemizde, Isparta vilâyetimizdeki Eğirdir Gölü üzerinde bulunan Yeşilada’nın adaşıdır.

İZLANDA

‘Ísland’ (İzlanda) ise ‘buz ülkesi’ demektir.

ANDORRA

‘Andorra’, Navarresçe’deki ‘andurrial’ kelimesinden doğmuştur ve ‘çalı – çırpı ile bezenmiş toprak’ demektir.

İSPANYA

İspanya’da bir zamanlar İslam’ın egemen olduğu ‘Endülüs’ coğrafyası, adını burayı 411 yılında işgal eden Vandallar’dan alır.

‘España’ (İspanya) ise, Fönce’de ‘tavşanlar sahili’ anlamına gelen ‘hispania’ kelimesinden gelmedir.

PORTEKİZ

‘Portugal’ (Portekiz) isminin nereden geldiği konusunda iki ayrı görüş vardır.

Birinci görüşe göre, ‘Portugal’ kelimesi Latince’de ‘sıcak liman’ anlamına geldiği için ülkeye bu isim verilmiştir.

Diğer görüşe göre ise, bugünkü Porto şehri yakınlarında bulunan ve Romalılar’dan kalma ‘Portus’ ve ‘Cale’ adlarındaki iki yerleşim biriminin isimlerinin birleşiminden oluşmuştur.

Asıl adı Arapça’da ‘Tarık Dağı’ anlamına gelen ‘Cebel-i Tarik’ olan Cebelitarık’a Avrupalılar ‘Gibraltar’ der.

Büyük Britanya’nın işgali altındadır.

Avrupa ile Afrika’yı, aynı şekilde Akdeniz ile Atlas Okyanusu’nu biribirinden ayıran boğazın adı ‘Cebel-i Tarik’ (Cebelitarık) Boğazı’ olup, ismini âzîz İslam dînini İspanya üzerinden Avrupa kıt’âsına ilk taşıyan İslam kumandanı olan Tarik ibn-i Ziyâd’ın isminden alır.

Cebelitarık kenti, Müslümanların İspanya’yı ilk fethettikleri noktadır.

Yanlış bildiğimiz bir coğrafî konu da, İspanya ve Portekiz’in salt Avrupa ülkeleri olduğu hususudur.

Hayır, İspanya ve Portekiz, hem Avrupa’da, hem de Afrika’da toprağı olan ülkelerdir.

İspanya’nın Afrika kıt’âsındaki toprakları, Fas kıyılarında bulunan Ceuta (Sebte) ve Melilla şehirleri ile Atlas Okyanusu üzerindeki Kanarya Adaları’dır.

Portekiz’in Afrika’daki toprağı ise Atlas Okyanusu üzerindeki Madeira Adaları’dır.

İslam bayrağı Avrupa kıt’âsında ilk dalgalanmaya başlayınca, yani Endülüs İslam Devleti’nde, burada, Afrika’dan gelen siyâhî bir Müslüman halk olan İfrikîye kavmi, ‘İfrikîye’ adında bir şehir kurdular.

İfrikîyeliler, Avrupalılar’ın gördüğü ilk Afrikalı siyâh topluluktur.

Avrupalılar, siyâhları ve Afrikalılar’ı bu İfrikîye halkı üzerinden tanıdı.

Ancak Avrupalılar ondan sonra bütün karşılaştıkları bütün siyâh insanları bu isimle, ‘İfrikî’ ismiyle andılar.

Bugünkü ‘Afrika’ adı buradan doğdu.

Faslılar ülkelerine ‘Mağrib’ derler. Arapça’dır ve ‘batı’ demektir.

Yani Fas ve Avrupa ‘adaştır’.

MORİTANYA

‘Moritanya’ adının nereden geldiği noktasında iki ayrı ihtimal vardır.

Birincisi, bu ismin, Yunanca’da ‘siyâhderili insanlar’ anlamına gelen aynı kelimeden geldiği ihtimalidir.

İkincisi ise, ismin Maure halkından gelme olduğudur.

‘Maure’ adının kökeni, Fönce’deki ‘mahurim’ (batı insanı) sözcüğüdür.

CEZAYİR

‘Cezayir’ adının kökeni, Arapça’da ‘yarımada’ anlamına gelen ‘cezîre’ sözcüğüdür.

Görüldüğü gibi Cezayir, ülkemizde, Şırnak vilâyetimizde bulunan Cizre ilçesiyle ‘adaştır’.

Mezopotamya’nın Arapça adı da ‘Cezîre’dir üstelik.

TUNUS

‘Tunus’, adını ülkenin başkenti olan ‘Tunis’ şehrinden alır.

LİBYA

‘Libya’ adının kökeni, Eski Mısır dilindeki ‘lebu’ kelimesidir.

Mısırlılar, önce batı tarafındaki Berber kavimleri için, sonra da tüm Kuzey Afrika kıyıları için bu ismi kullandılar.

MISIR

Mısır’ın İslâm öncesi adı ‘Kemet’ idi ve bu isim, ‘siyâh ülke’ anlamına geliyordu.

İslâm’dan sonra ‘Mısır’ adı doğdu.

Mısır, 640 yılında İslâm’ın egemenliğine girdi.

Mısır’ı fetheden Amr ibn-i Âs komutasındaki Müslümanlar, bu toprakların derin tarihî ve felsefî köklerine hayran kaldılar.

Fethettikleri ülkenin, medeniyetin beşiklerinden biri olduğunu, varsıl bir tarihî geçmişinin ve semiz bir kültür birikiminin bulunduğunu gördüler.

Bu yüzden bu topraklara ‘Misr’ (Mısır) adını verdiler.

Peki neden?

‘Mısır’ ne demekti, bu sözcük ne anlama geliyordu?

Bu isim, bu ülkeye verilen gerçekten muhteşem bir isimdi.

Şöyle ki: ‘Mısır’ adı, üç harften oluşan bir addır.

Bunlar, ‘Mim’ (M) , ‘Sad’ (S) ve ‘Ra’ (R) harfleridir.

Her harf, ülkenin geçirdiği ve ülke halkının yaşadığı bir tarihî süreci anlatır.

Mısır halkı, tarihinde çok büyük zorluk ve çileler, çok büyük eziyetler ve meşakkatler yaşadılar.

Birinci harf olan ‘Mim’ (M) harfi, ‘meşakkat’ içindir; ülkenin tarihindeki birinci süreci ifâde eder.

Peki Mısır halkı, bu zorluklara, çilelere, meşakkatlere boyun mu eğdi?

Hayır, onlar bu meşakkatlere karşı hep direndiler, sabr ve sebat ettiler.

İkinci harf olan ‘Sad’ (S) harfi, ‘sabr’ içindir; ülkenin ikinci sürecini ifâde eder.

İşte bu sabırlarının, sebat ve dirençlerinin, teslîm olmayışlarının karşılığı olarak Mısır ülkesi medeniyete ve refâha kavuştu.

Sabırlarının karşılığını gördüler.

Üstün bir medeniyet ve refâh bir toplum kurdular. Üçüncü harf olan ‘Ra’ (R) harfi, ‘refâh’ içindir; halkın yaşadığı üçüncü ve son süreci ifâde eder.

‘M – S – R’ (Mim – Sad – Ra) harflerinden oluşan ‘Mısır’ adının anlamı işte budur: ‘Meşakkat – Sabr – Refâh’.

Bütün dünya aynı şekilde ülkeyi bu mükemmel isimle, ‘Mısır’ ismiyle anarken, hayret vericidir ki, Batılılar (yani Beyaz Adam) , bu ismi hiçbir zaman kullanmadı.

Batılılar, ‘Mısır’ adını kullanmaktan her zaman kaçındılar.

Onlar bu ülkeye başka bir isim taktılar ve kendilerini, kendi uydurdukları bu isimle avuttular.

İngilizler ve Fransızlar ‘Egypt’, Almanlar ‘Ägypten’, İspanyollar ‘Egipto’ dediler.

Diğer bütün Avrupalılar da buna benzer isimler kullandılar.

Niye mi?

Şunun için: Bildiğiniz gibi Mısır’da Hıristiyan bir azınlık vardır ve bunlara ‘kıptî’ denir.

Batılılar bu Hıristiyan kıptîler’i her zaman için ülkenin asıl sahipleri olarak görmek istediklerinden ülkeyi bu isimlerle andılar.

‘Egypt, Ägypten, Egipto’ isimlerindeki ‘-gypt, -gipt’, işte bu ‘kıptî’ (kıptî) anlamındadır.

Yanlış bildiğimiz bir şeyi daha burada zikredelim:

Mısır, sadece bir kıt’ânın ülkesi değildir.

Mısır hem Afrika, hem de Asya üzerindedir.

Çünkü Sina Yarımadası, Asya toprağıdır.

Bizim için Trakya neyse, Mısır için Sina odur.

SUDAN

‘Sudan’ (doğrusu ‘Suwdan’ şeklindedir) , Arapça’daki ‘eswed’ (siyâh) sözcüğünün çoğulu (cem’i) olup ‘siyâhlar’ demektir.

Aslında ‘Sudan’, bütün Orta Afrika için kullanılan bir coğrafî addır, tüm Afrika’nın üçte ikisini kapsar.

ERİTRE

Kızıldeniz kıyısındaki ‘Eritre’ ülkesinin adı, Yunanca’daki ‘Erythra Thalassa’ adından gelmedir ve ‘Kızıldeniz’ demektir.

ETİYOPYA

‘Etiyopya’ adının kökeni, Eski Yunanca’da ‘siyâhderili insan’ anlamına gelen ‘aethiops’ sözcüğüdür.

Görüldüğü gibi Etiyopya, Sudan ve Moritanya, bu üç ülke de ‘adaştır’; isimleri aynı anlama geliyor.

CİBUTİ

‘Cibuti’ adının kökeni Afarî dilindeki ‘gabouti’ sözcüğüdür.

Anlamı, ‘palmiye yapraklarından yapılmış minder’.

SOMALİ

‘ Somali’, adını Hz. Mûhâmmed ’in soyundan gelen Somali âîlesinden alıyor.

Hz. Mûhâmmed zamanında, Mekkeli müşriklerin zûlüm ve işkencelerinden dolayı Cafer bin Ebi Talib (Hz. Ali’nin kardeşi) önderliğindeki Müslümanların hîcret ettiği ve İslam’ın Afrika’ya ilk yayıldığı yer bu ülkedir.

O zamanlar Somali diye bir ülke yoktu ve burası Habeşistan’a (Etiyopya) ait olduğu için, biz tarihte bu olaya ‘Habeşistan’a hîcret’ diyoruz.

Ancak hîcret edilen coğrafya, sanıldığı gibi bugünkü Etiyopya değil, Somali’ydi.

KENYA


‘Kenya’ adının kökeni Kambas dilindeki ‘kima ja kegnia’ ifadesidir ve ‘beyaz dağ’ demektir.

Burada kastedilen, tepesi kardan dolayı her zaman beyaz olan, bu ülkede bulunan ve Afrika’nın en yüksek dağı olan (5895 m) Klimanjaro Dağı’dır, elbette.

Görüldüğü gibi Kenya ve Lübnan, aynı anlamdadır; sadece biri tekil iken, biri çoğuldur.

Kenya, Kambas dilinde ‘beyaz dağ’ demekken, Lübnan İbranîce’de ‘beyaz dağlar’ anlamındadır.

TANZANYA

Tanzanya ülkesi, iki ayrı bölgeden oluşur.

Ülkenin asıl toprak parçası olan ‘Tanganyika’ ve Hind Okyanusu üzerindeki ‘Sansibar’ (Zenzibar) Adası. ‘Tanzanya’, bu iki ismin birleşimidir.

Bu ikisi, 1964’te Tanganyika – Sansibar Federasyonu kurmuşlardı.

BURUNDİ

‘Burundi’ ismindeki ‘bu’ sözcüğü ‘ülke’ demektir.

RUANDA

‘Rundi’ ise ‘Ruanda’’dır.

Yani ‘Burundi’, anlam olarak ‘Ruanda ülkesi’ demektir.

UGANDA

‘Uganda’, ismini 19. yy’a kadar bölgenin en güçlü devleti olan Buganda Krallığı’ndan alır ve anlamı ‘insanların ülkesi’’dir.

Az önce de ifade ettiğimiz gibi, ‘bu’ sözcüğü ‘ülke’ demektir, ‘ganda’ ise ‘insanlar’ anlamındadır.

ORTA AFRİKA CUMHURİYETİ

‘Orta Afrika Cumhuriyeti’, Afrika’nın tam ortasında olduğu için bu adı almıştır.

NİJER

‘Nijer’, adını Nijer Nehri’nden alır.

NİJERYA

‘Nijerya’’ya gelince. Eskiden İngiliz sömürgeciler, Nijer Nehri’nden dolayı bütün Batı Afrika için ‘Nijerya’ (Nigeria) adını kullanıyorlardı.

Bu isim, sonradan sadece bir ülke, bugünkü Nijerya ile sınırlı kaldı.

Nijerya’nın kuzeyinde bulunan ve müslümanların yaşadığı ‘Sokoto’ bölgesinin ismi Fulani dilinde bir isimdir ve ‘bilinmezlik’ demektir.

(Bu konuda ayrıntılı bilgi için, daha önce bu sitede yayınlanan ‘Nijeryalı Şehîdler’ adlı yazımıza bakılabilinir)

MALİ

‘Mali’, ismini Kral Malinke’nin kurduğu Büyük Mali İmparatorluğu (10. yy – 16. yy) ’ndan almıştır.

SENEGAL

‘Senegal’, adını Sénégal Nehri’nden alır.

KAP VERDE

‘Kap Verde’, Portekizce’deki ‘cabo verde’ (yeşil burun) ’dir.

Eskiden ülkemizdeki atlaslarda bu ülkenin adı olarak ‘Yeşilburun Adaları’ yazılırdı, ama sonra ne hikmetse, ‘Kap Verde’ diye yazmaya başladılar.

Türkçe’den mi vazgeçtiler, yoksa Portekizce’ye mi yöneldiler, anlamadım.

GAMBİYA

‘Gambiya’, adını Gambiya Nehri’nden alır.

GİNE

‘Gine’ adının kökenine gelince: Berber dilindeki ‘aguinaoui’ (siyâh) veya ‘tuareg aginaw’ (siyâh insanlar) sözcükleri, ülke adının kaynağıdır.

‘Guinea’ (Gine) , ayrıca bu dilde ‘altın sikke’ demektir.

MORİTANYA

Moritanya, Sudan ve Etiyopya’ya ‘adaş’ bir ülke daha.

GİNE BİSSAO

‘Gine – Bissao’ ise, adının sonuna, sırf Gine ülkesinden ayırt edebilmek için, başkentin adı eklenerek (Bissao) oluşturulmuştur.

SİERRA LEONE

‘Sierra Leone’, Portekizce ‘Serra Lyõa’ (aslanlar dağı) ’dan gelmedir.

15. yy’da burayı işgal eden Portekizliler bu ismi taktılar.

LİBERYA

‘Liberya’, İngilizce’dir ve ‘özgür ülke’ demektir.

FİLDİŞİ SAHİLİ

Bir zamanlar fildişi, denizaşırı ticarette Afrika’nın en büyük madeni olduğu için bir ülkeye ‘Fildişi Sahili’ dendi.

BURKİNA FASO

‘Burkina Faso’ ismi Suaheli dilinde bir isimdir.

‘Burkina’ sözcüğü ‘dürüst insanlar’ anlamına gelirken, ‘faso’ sözcüğü ise ‘ülke’ (baba yurdu) demektir.

‘Faso’ kelimesi, ‘fa’ (baba, ata) ve ‘so’ (köy) sözcüklerinden meydana gelen bileşik bir kelimedir.

GANA

‘Gana’, ismini eski Batı Sudanlı Gana İmparatorluğu’ndan alıyor.

Fakat ilginçtir; şimdiki Gana, bu imparatorluğa hiçbir zaman ait olmamıştı.

TOGO

‘Togo’, Ewe dilinde ‘su’ demektir.

BENİN

‘Benin’, adını 13. – 19. yy’lardaki Benin Krallığı’ndan alıyor.

Bu krallığın topraklarının büyük bir kısmı, bugünkü Nijerya’daydı.

Benin’in 1975’ten önceki adı ‘Dahomey’ idi.

KAMERUN

‘Kamerun’ adı Portekizce’de ‘karides’ anlamına gelen ‘camaroes’ sözcüğünden gelmedir.

Bu ülkedeki Wuri Nehri’nde çok karides bulunduğu için, Fernando Póo, 1472’de nehrin adını ‘Rio dos Camaroes’ (Karides Nehri) olarak değiştirdi.

Bu isim sonra bu ülkenin adı oldu.

EKVATOR GİNESİ

‘Ekvator Ginesi’, adını ekvator (Oº paraleli) ’dan alır, fakat ekvator üzerinde değildir, ekvatorun biraz kuzeyindedir. ‘Gine’ adının ne anlama geldiğini ise (= ‘siyâh insanlar’) daha önce açıklamıştık.

SAO TOME VE PİRİNCİPE

‘São Tomé ve Príncipe’ adlı ‘iki ada ülkesine’ gelince: ‘São Tomé’, 21 Aralık günü adaya ayak basan Âzîz Thomas’ın adıdır.

‘Príncipe’ ise, ‘Portekiz prenslarinin zaferi’ olarak verildi.

GABON

Portekizliler 15. yy’da Gabon kıyılarına ulaştıklarında, Mbé Nehri’nin okyanusa döküldüğü noktaya ‘kukuleta mantosu’ anlamında ‘Gabão’ adını verdiler.

Bu isim, sonradan ‘Gabon’ ülkesinin adı oldu.

ZAİRE

‘Zaire’, bu ülkenin dilinde ‘büyük su’ demektir.

ANGOLA

‘Angola’, adını eski bir krallık silsilesi olan Ngola Krallığı’ndan alır.

ZAMBİYA

‘Zambiya’, ismini Zambezi Nehri’nden alır.

MALAVİ

‘Malawi’, Chichetewa dilinde ‘alev alan su’ demektir.

BOTSVANA

”Botswana’ ismindeki ‘bo’ sözcüğü Tswana dilinde ‘halk’ demektir.

Bu durumda ‘Botswana’, bu dilde ‘Tswana halkı’ anlamındadır.

NAMİBYA

‘Namibya’ ismindeki ‘namib’ sözcüğü Bantu dilinde ‘boş’ demektir.

‘Namib Çölü’ (Boş Çöl) , ülkeye adını vermiştir.

GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ

‘Güney Afrika Cumhuriyeti’, Afrika’nın en güneyinde olduğu için bu adı almıştır.

LESOTHO

‘Lesotho’ adı, ‘Sotho dilini konuşan halk’ demektir.

‘Sotho’ ise kelime olarak ‘çok çok batıda yurt edinmiş’ anlamına gelir.

KOMOR ADALARI

‘Komor Adaları’’nın isim kaynağı, Arapça’daki ‘kumr’ kelimesinin çoğuludur ve ‘küçük ay adaları’ demektir.

SEYŞEL ADALARI

‘Seyşel Adaları’, adını Fransa Kralı XV. Ludwig’in hükümranlığı zamanında (1715 – 74) finans başkanlığı yapan Moreau de Séchelles’in adından alır.

MAURİTUS

‘Mauritius’, adını Hollanda – Doğu Hindistan Kumpanyası’nı yöneten Nessaulu Moritz’den alır.

Bu isim buraya 16. yy’ın sonunda verildi.

AMERİKA

‘Amerika’, adını İtalyan denizci Amerikue Vespucci’den alır.

Bu isim kıt’âya 1507’de verilmiştir.

A.B.D.

KANADA

‘Kanada’ adı, ya bir Eskimo dili olan İrokuois dilindeki ‘kanada’ (köy) sözcüğünden, ya da kızılderili dilindeki ‘kanatta’ (şapka) sözcüğünden geliyor.

Belki de ikisi de doğrudur.

Çünkü Eskimolar için yurt olan bu topraklar, onlar için ‘köy’dür, köyleridir.

Kızılderililer için ise yaşadıkları toprakların en kuzey coğrafyasıdır, yani ‘şapka’dır.

Kızılderililer genel olarak Amerika’nın tümüne yayılmış olmakla birlikte, asıl anayurtları bugünkü ABD’nin ortasında bulunan Texas, Oklahoma, Kansas, Colorado, Nebraska, Iowa, Illinois, Indiana, Arkansas bölgeleridir.

‘Indiana’ eyâletinin adı zaten ‘Kızılderili’ demektir.

Aynı şekilde ‘Oklahoma’ ayâletinin adı da bir Kızılderili dili olan Chocktaw dilindeki ‘oklahumma’ kelimesinden gelmedir ve ‘kızıl derili’ demektir.

‘Oklahoma’, Chocktaw dilindeki ‘okla’ (kırmızı, kızıl) ve ‘humma’ (insan) sözcüklerinden doğmuştur.

MEKSİKA

‘Meksika’, adını Aztek Uygarlığı’nı kuran Méxica halkından alır.

Bu halk ise bu adını, aynı isimdeki bir gölden alır.

Bu göl kenarında yaşayan kavmin adı olan ‘Méxica’, Aztek dilinde ‘Ay Gölü’ demektir.

BELİZE

‘Belize’, kızılderili dilinde ‘çamurlu su’ demektir.

Bir görüşe göre ise ‘Belize’, Peter Wallace isminin İspanyolca okunuş şeklidir.

Bu korsan, 1638’de, Belize Nehri’nin Karibik Denizi’ne döküldüğü noktada ilk İngiliz kolonisini kurdu.

GUATEMALA

‘Guatemala’, Kızılderili dilinde bir isim olmasına karşılık, Kızılderililerin hangi lehçesindeki sözcüğün karşılığı olduğu kesinlik kazanmamıştır.

Çünkü ‘Guatemala’, Kızılderili dilinin bir lehçesinde ‘ağaçlar ülkesi’ demekken, başka bir lehçesinde ise ‘suyun fışkırdığı dağ’ demektir.

EL SALVADOR

‘El Salvador’, İspanyolca’da ‘kurtarıcı’ demektir ve burada kastedilen kurtarıcı, Hz. İsâ’dır.

İspanyol koloniciler 1524’te sadece bir liman için bu ismi kullandılar.

Sonra bu isim, ülkenin ismi oldu.

Ülkenin başkentinin adı da ‘San Salvador’ (Âzîz Kurtarıcı) ’dur.

NİKARAGUA

‘Nikaragua’ adı, buranın yerlileri olan ve bugün tamamen beyazlarla karışmış ve melezleşmiş bir bir kızılderili halk olan Nikaro halkının adından gelir.

KOSTA RİKA

”Kosta Rika’, İspanyolca’da ‘zengin sahil’ demektir.

PANAMA

‘Panamá’, kızılderili dilinde bir isimdir ve ‘suyun akıntısına kapılan balık’ demektir.

BAHAMA ADALARI

‘Bahama Adaları’’nın adını buralara İspanyol ‘kâşifler’ verdiler.

İspanyolca’da ‘düz deniz, alçak deniz’ anlamına gelen ‘baja mar’ ifadesinden gelmedir.

KÜBA

‘Küba’ adının anlamı ‘şeker adası’’dır.

Ülke, şeker kamışıyla ünlüdür.

JAMAİKA

‘Jamaika’ adının kökeni Aruak dilindeki ‘Xaymaca’ kelimesidir ve ‘pınarlar ülkesi’ demektir.

HAİTİ

‘Haiti’ adı da aynı şekilde Aruak (Arawak) dilinde bir kelimedir ve ‘yüksek ülke’ demektir.

Bilindiği üzere Haiti’nin üçte ikisi dört ayrı dağla kaplıdır.

İlginç olan, kızılderili dilindeki ‘ayti’ sözcüğünün de ‘dağlık ülke’ anlamına gelmesi ve bu sözcüğün ‘Haiti’ kelimesine benzemesidir.

Görüldüğü gibi Haiti adı, Hollanda ve Irak adlarının zıddıdır.

DOMİNİK CUMHURİYETİ

‘Dominika’ adı, İspanyolca’daki ‘domingo’ ve Latince’deki ‘dies dominica’ sözcüklerinden gelmedir ve ‘Pazar’ demektir.

Ada, Colomb tarafından 3 Kasım 1493’te, Hıristiyanlarca kutsal olan Pazar günü ‘keşfedildiği’ için bu adı almıştır. ‘Dominik Cumhuriyeti’’nin adı da bu sebeple verilmiştir.

(Dominika başka, Dominik Cumhuriyeti başka bir ülkedir; karıştırılmamalıdır.)

SAİNT KİTTS VE NEVİS ADALARI

‘Saint Kitts ve Nevis’ Adaları’nın her ikisi de 1493’te Colomb tarafından ‘keşfedildi’.

Adaya ilk ayak basan gemicilerin elebaşı Saint Christopher’den dolayı adaya ‘Saint Kitts’ adı verildi.

Öbür ada ‘Nevis’’in adı ise İspanyolca’da ‘kar’ anlamına gelen ‘nieves’ sözcüğünden alınmadır.

GRENADA

‘Grenada’, ismini İspanya’nın Endülüs topraklarındaki ‘Granada’ şehrinden alıyor.

BARBADOS

‘Barbados’, İspanyolca’da ‘sakallı’ demektir.

Bu isim İspanyol gemiciler tarafından 16. yy’da bu ülkeye, burada yetişen dünyaca ünlü incir ağaçlarının çok kıllı olan yapraklarından dolayı verildi.

SURİNAM

‘Surinam’, adını Surinam Nehri’nden alır.

Bu isim, aynı zamanda, Avrupalı sömürgecilerden önce burada yaşayan halkın etnik adıydı.

GUYANA

‘Guyana’, kızılderili dilinde ‘çok su ülkesi’ demektir.

Kızılderililer’de ayrıca ‘guainázes’ kelimesi vardır ve bu da ‘değerli halk’ (değerli insanlar) anlamına gelir.

VENEZUELA

‘Venezuela’, İtalya’nın Venezia (Venedik) şehrinin İspanyolca adıdır ve ‘Küçük Venedik’ demektir.

KOLOMBİYA

”Kolombiya’, adını Christoph Colomb’dan alır.

Bu isim ülkeye 1863 yılında verildi.

Yani Colomb’dan 400 yıl sonra.

EKVATOR

‘Ekvator’, adını bu ülkeden geçen ekvator enlemi (Oº) ’nden alır.

PERU

‘Peru’, adını bugünkü Ekvator topraklarında akan bir ırmaktan alır.

Bu nehrin İnka dilindeki adı ‘Pirú’ idi.

BOLİVYA

‘Bolivya’, adını büyük özgürlük savaşçısı ve bu ülkenin ilk devlet başkanı olan Simón Bolívar (1783 – 1830) ’ın adından alır.

PARAGUAY

‘Paraguay’, bir kızılderili dili olan Guaraní dilinde bir sözcüktür ve ‘denizi doğuran ırmak’ demektir.

BREZİLYA

‘Brasìl’ (Brezilya) , Amazon Ormanları’nda yetişen ve kırmızı renkli olan bir ağacın kızılderili dilindeki adıdır.

Bu ağaç, Portekiz koloniciliğinin ilk on yılında, dışarıya götürülen (‘kaçırılan’ desek daha doğru olur) en önemli üründü.

Portekizliler bu ülkeyi kastettikleri zaman bunu bu ağacın adını anarak yaptıkları için, ağacın adı, ülkenin adı oldu.

URUGUAY

‘Uruguay’, adını Uruguay Nehri’nden alır ve Kızılderili dilinde ‘kuş nehri’ demektir.

ARJANTİN

‘Argentina’ (Arjantin) adı, beyaz ‘keşifçilerin’ bu ülkeye taktığı Latince bir isimdir ve ‘gümüş ülke’ demektir.

Nitekim ülkenin en başta gelen nehirlerinden birinin adı da ‘Río de la Plata’ olup, İspanyolca’da ‘gümüş nehir’ demektir.

ŞİLİ

‘Chile’ (Şili) adının kökeni, bir kızılderili dili olan kuechua dilindeki ‘çili’ (şili) sözcüğüdür ve ‘dünyanın sonu’ demektir. Şili, hakikaten dünyanın son bulduğu noktadır.

AVUSTRALYA

Son olarak Avustralya (Okyanusya) kıt’âsındayız.

Dünyanın beşinci kıt’âsı olan ‘Avustralya’ kıt’âsına ilk ayak basan Hollandalılar, buraya ‘Yeni Hollanda’ adını verdiler.

Sonra bu topraklara Latince’de ‘keşfedilmemiş güney ülkesi’ anlamına gelen ‘Terra Australis Incognita’ adı verildi.

19. yy’da bu isim kısaltılarak ‘Australia’ (Avustralya) şekli verildi.

YENİ ZELANDA

‘Yeni Zelanda’, adını Hollanda’nın ‘Zelanda’ (Zeeland) vilâyetinden alır.

Avustralya’ya ‘Yeni Hollanda’ adını veren Hollandalılar, bu ülkeye de ‘Yeni Zelanda’ adını verdiler ve bu isim sonradan değişmedi; öylece kalıp günümüze dek geldi.

(Küçük bir bilgi notu olsun diye söyleyelim: ABD’nin New York kentinin ilk kurulduğunda adı ‘New Amsterdam’, yani ‘Yeni Amsterdam’ idi.

Çünkü şehir, Hollanda’nın başkenti Amsterdam örnek alınarak inşâ edilmişti.)

MİKRONEZYA

‘Mikronezya’, Yunanca bir isimdir ve ‘küçük adalar’ anlamına gelir.

MARSHALL ADALARI

‘Marshall Adaları’, adını 1788’de adaları ‘keşfeden’ Britanyalı kaptan John Marshall’ın adından alır.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s