ESKİ TÜRKLER NASIL GÖRÜNÜRDÜ? —————- – ALINTIDIR

ESKİ TÜRKLER NASIL GÖRÜNÜRDÜ?

 

Featured image

Atalarımız sakallarını kazıtır, bıyığa ise önem verir, bıyık bırakırlardı.

Bıyık bırakmak bir zorunluluk değil bir seçenekti.

Bıyık bırakmayan Türkler de vardı.

Hafif sakal bırakmak da bu seçeneklerden biriydi.

Saçlar genelde uzun tutulur, omuz başına veya omuzu geçecek şekilde uzatılırdı.

Bazı Türk savaşçıların uzun saçlarını yanlardan ördükleri de görülürdü.

Başa genelde koyun derisinden, kakım ve samur postundan yapılan tepesi sivri veya düz “börk”, üç dilimli taçlar ile tepesi düz ve yuvarlak başlıklar giyerlerdi.

Bazen de uzun ipekli bez parçalarını birkaç defa dolanacak ve arkaya sarkıtacak biçimde pay bırakarak başlarına sararlardı.

Kaşgarlı Mahmut Divan-ı Lügati’t Türk’te, Türklerin elbiselerini “ütüg” ile ütülediklerinden ve boyadıklarından bahseder.

Bunun yanında mendil kullandıklarını yazmıştır.

Eskiden Türklerde küpe önem atfedilen bir aksesuardı.

Erkek savaşçıların bazılarının da küpe taktığı biliniyor.

Yalnız kadın ve erkeklerin taktıkları küpeler arasındaki farklılıkları bilemiyoruz.

Yüzük takmak Türk erkek ve kadınlarının vazgeçilmezlerindendi.

Yüzük genelde yüzük parmağına veya başparmağa takılırdı.

Kadınların taktığı bilezikler burma, akarsu, akıtma, dilmiç, kabara, şeve, tor, yandım, kol bağı ve kolçak gibi isimlerle isimlendirilirdi.

Bazı erkek savaşçılar deri veya metalden yapılma bileklik ve pazubant takarlardı.

Eskiden Türkler kaftana “kaptan“ derlerdi.

Kaftanlar boy, biçim ve yöre bakımından farklı isimlendirilirlerdi.

Bazı kaftanlar yırtmaçlı bazıları yırtmaçsızdı.

Kaftan ve cüppe farklı şeylerdir.

Mevsimine göre içi pamuklu veya pamuksuz olarak imal edilen kaftanların kalmaki, çukal, kemse(a)l, kapama, çapan gibi isimleri vardı.

Eskiden Türkler içe giyilen elbiselere “iç don, içlik“, dışa giyilen elbiselere “dış don, dışlık“ adını verirlerdi.

Daha sonraları “urba“ veya “ruba“ sözcükleri de elbise manasında kullanılmıştır.

Elbiseler saten, ipek, yün, pamuk, keçe gibi malzemelerden imal edilirdi.

Deri de elbise yapımında sıkça kullanılan bir malzemeydi.

Gömlek (kollu veya kolsuz),kayış, kemer (bel bağı, bilbo), kuşak mutlaka kullanılan giyim malzemeleri idi.

Elbiselere cep yapılması ihmal edilmezdi.

Mendil kullanımı yaygındı.

Kuşak, kemer ve kayışlara hançer, bıçak ve kama takılırdı.

Eskiden Türkler eyer çantasına “yançık“ derlerdi.

Bazı atalarımız boyun bağı da kullanırlardı.

Pantolonun mucidi atalarımızdır.

Pantolonlar ketenden, deriden, yünden ve kumaşlardan imal edilirdi.

Pantolonlar ata binmeye, savaşmaya ve rahat hareket etmeye uygun bollukta imal edilirdi.

Çizmeler tam (tomak) ve yarım boy (edik) olmak üzere keçe ve deriden imal edilirdi.

Eskiden Türkler ayakkabıya “başmak, edik, çarık, çedik, sokman, oltan (ortan) ,kaloş (galoş)“ derlerdi.

Atalarımız kış aylarında kürk de giyerlerdi.

Bazı Türkler, elbiselerini gümüş ve altın işlemelerle süslerlerdi.

Ama sadelik genelde tercih edilen bir durumdu.

Savaş elbiseleri sade, rahat, hareket ve manevra imkanı sağlayan elbiselerdi…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s