PADİŞAHLAR NEDEN HACI OLMADILAR? —– ALINTIDIR

PADİŞAHLAR NEDEN HACI OLMADILAR?

 

ALİ ALPARSLAN

 

 

Türkiye’de şimdi İslâmî ölçüleri “Akislamcılar”ın temsil ettiği kanaati yaygın olduğu  için Osmanlı’yı da, öyle zannediyoruz.

Osmanlı’nın, kendinden önceki Müslüman Türk Devletleri’nin  tarihinde de  hakim “Türk Müslümanlığı” bu adamların kafasına girmez.

Siz bırakın Osmanlı padişahlarını, ne Şii  ne de Sünni Türk devlet adamlarından “Hacca” gideni ve bu farzı yerine getireni tarih yazmaz.

Selçuklu Sultanları, dini bir devlet olan Safevilerin hükümdarı Şah İsmail, Harezmşah Muhammed veya Celâleddin Mengüberdi, Mutezile’ye yakın görüşleri bulunan  Emir Timur’un  “Hacı” olduğuna dair kayıt mevcut değildir.

İlgili resim

harezmşah muhammed ile ilgili görsel sonucu

Üstelik, Yavuz Selim  Mısır’a kadar gidip Halifeliği bile derleyip toplayıp İstanbul’a naklettiği halde, iki adımlık Hicaz’a gitmemiştir.

Şah İsmail, Bağdat, Emir Timur, Şam’a kadar geldiği halde, tıpkı Yavuz gibi davranmışlardır.

Osmanlı devrinde özellikle Sultan-Halifeler”in Hacc’a gitmemesi sağlam fıkhî esaslara bağlanmıştır.

Kesinlikle  hâkimiyet mücadelesi  yani “Cihad” gibi “farzı kifaye” olan  hüküm, yapılması zaruri olan anlamda “farzı ayn”a tercih edilmiştir.

Bu davranış, Hz. Muhammed’in ”Allah yolunda cihad ve hacc-ı mebrurdur” hadisine dayandırılmıştır

Yani “Cihad” sebebiyle “farz” olan Hacc ibadeti, kaza edilebilir ve bu kaza affedilir.

Türk devlet başkanlarının diğer İslâm milletlerinin aksine hayatlarının yarısını seferlerde geçirmelerinin esas sebebi de bu olması lâzım gelir.

II. Beyazıt daha vali iken Hacc’a gitmek istemiş  lâkin zamanın devlet erkanı,  hemen tahta çıkması lâzım geldiğini bildirerek Hacc’a işi olmayanların gitmesini  bildirmiştir.

2. beyazıt ile ilgili görsel sonucu

Aynı şekilde Hacc’a gitmek isteyen II. Osman bu niyetinin bedelini canı ile ödemiş ve kayınbabası Şeyhülislam Esad Efendi,

Padişahlara Hacc lazım değildir; oturup adi eylemek evladır.

Caiz kibir fitne zuhur eyleye!”

fetvasını irad etmiştir.

Bu fetvayı asrın kutbu Mahmud Hüdayi de tasdik etmiştir.

Sonradan Şeyhülislam  makamına gelen meşhur Yahya Efendi de,  fetvanın fıkıh ölçülerine uygunluğunu belirterek, ”Padişahım haşa ki ulema duacılarınız eşkıyayı tahrik ede.

Ancak içten gelerek bu niyetinizi istemezdik.

Sebebi budur ki ecdadınız etmemişler, bu yola gitmemişler, günahımız varsa ol kadarcadır.”

demiştir.

İslâm hukukçuları, sultan ve o manadaki devlet yetkililerinin de hürriyeti elinden alınmış gibi kabul edileceğini  ve görevleri devam ettiği müddetçe ölünceye kadar Hacca gidemeyebileceklerini hükme bağlamışlardır.

Ancak kendi yerlerine bedel olarak başkalarını mutlaka göndermişlerdir. 

Gördüğümüz gibi, fıkhî bilgilerin altında bile “Nizâm-ı Âlem” düşüncesi yatmaktadır.

Tabii bu kurallar “Hulafayı Raşidin” devrinden sonra “Cihad” eden adam olmadığı için ancak Türk devlet adamları için geçerlidir.

hulefa i raşidin ile ilgili görsel sonucu

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s