561. YILINDA İSTANBUL’UN FETHİ —————— ALINTIDIR

561. YILINDAİSTANBUL’UN FETHİ 

PROF.DR. CEMALETTİN TAŞKIRAN 

 

Bu gün İstanbul’un fethinin 561. yıl dönümü.

29 Mayıs, 1453’te  Sultan Mehmet’in Fatih olarak beyaz atı ile İstanbul’a girdiği gün.

 Bu bizler için ömür boyu taşıyacağımız bir şereftir.

Aslında bize peygamberin müjdesi yetiyor.

O diyordu ki:

“İstanbul mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, Onu fetheden asker ne güzel askerdir”.

Bu müjdeye bizlerin ataları nail oldu.

Bundan büyük ödül, övünç, kıvanç düşünülebilir mi?

İstanbul’un fethini anlamak, fethin ifade ettiği manayı kavramak da günümüzde  son derece önemlidir.

Şairimizin dediği gibi “Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını” olan atalarımız gerçekleştirdi bu fethi.

Biz de onların bir parçası, onların devamı olmaktan gurur duyuyoruz.

Fethi gerçekleştiren unsurların başında inanç, irade, bilim, kudret ve adaleti saymalıyız.

Fatih iradenin son noktasıydı.

İnanç, asker ve komutanları İstanbul surları önüne getiren ilayı kelimetullah düşüncesiydi.

Akşemsettin bilim erbabıydı.

Macar topçu Urban bu bilimin bir numunesiydi.

Kuşatmadan vaz geçmeyen ve girişi zincirlerle kapatılan Haliç’e gemileri karadan çekerek indiren ordu ise kudretti.

Ve Fatih Medresesini yaptırdıktan sonra orada bir hücrede (odada) ders vermek istedi.

Fatih Sultan Mehmet’e:

Ehil olmayana hücre tahsisi caiz değildr!” diyerek  isteğini geri çeviren Şeyhülislam da adaleti temsil ediyordu. 
 
Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra Ayasofya’ya gidip iki rekât şükür namazı kıldı.

Daha sonra yerlere kapanan Bizans halkını, rahipleri ve eski Ortodoks patriğini gördü.

Onlara şöyle dedi:

Kalkınız!

Ben Sultan Mehmet, bütün ahaliye söylüyorum ki, bugünden itibaren ne hayatınız ve ne de hürriyetiniz hususunda, benim gazabımdan korkmayınız”.

Fethi kalıcı yapan unsur da buydu:

İnsana verilen değer.

Kim olursa olsun, hangi dinden olursa olsun, İnsan değerliydi.

Çünkü Allah tarafından yaratılmıştı.

Nitekim fetih sonrasında yaşlılara, kadınlara, din adamlarına asla dokunulmadı.

Hiçbir İbadethane yıkılmadı.

Her insan özgürce inandığını yaşama imkânı buldu.

İstanbul’u feth eden, bugün epeyce uzağında kaldığımız bu unsurlar, bu hoşgörü ve bu anlayıştı.

Genç neslin ilk görevi; maziyi bilmek, tarihini, ecdadını tanımak ve  onlardan alacağı güçle, bugünü irdeleyip geleceği şekillendirmek olmalı.

Bugün beton yığınları, gökdelenler, çarpık kentleşme, terör olayları, yaşam kalitesi düşüklüğü gibi İstanbul’u çirkinleştirenler asla bir ümitsizlik yaratmamalı genç kuşaklarda.

Çünkü birlik ve beraberliğin üstesinden gelemeyeceği bir sorun yoktur.

Birlik ve beraberlik içerisinde olunduğu müddetçe endişelenmeye de mahal yoktur.

Biz biriz.

Biz beraberiz.

Hiçbir şey bizim birlik ve beraberliğimize sekte vuramamalıdır.

Bu birlik ve beraberliği perçinlemek ve yaymak da daha çok siyasi iradeye düşer.

Ayrımcı olmamak lazımdır.

Siyasi olarak da, sosyal olarak da, etnik olarak da, dini olarak da…

İstanbul’un 561.fetih günü bana bunları hatırlattı.

Ama bir şey daha hatırlattı bana bu gün…

Eğer gereken özen ve ihtimamı göstermezseniz bugün vatan dediğimiz topraklar yarın başka şekillerde karşımıza çıkabilir.

Biraz daha detaya girelim.

İstanbul’un 1453 yılındaki fethi 1. fetihti.

O güzel İstanbul’umuz 1. Dünya savaşı sonunda, fetihten tam 465 yıl sonra tekrar yabancı düşman ordularının işgaline uğradı.

13 Kasım 1918’de gemileriyle gelen İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan askerleri İstanbul’umuzu işgal ettiler.

İtilaf Devletleri donanmaları 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması’na dayanarak 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa önlerine demirleyip İstanbul’a girdiler.

Bu tarihte fiilen gerçekleşmiş olan işgal,16 Mart 1920 günü resmi işgale dönüştü ve İstanbul’un yönetimi resmen işgal kuvvetlerinin eline geçti.

İstanbul’un 5 yıl süren işgali, Milli Mücadele ile Anadolu’yu işgalden kurtaran Türk Ordusu’nun 6 Ekim 1923 günü kente girmesiyle sona erdi.

2 Ekim 1923’de işgal kuvvetleri İstanbul’u terk ettiler.

6 Ekimde Selahattin Adil paşa komutasındaki Türk ordusu İstanbul’a girdi. 

Kurtuluş Savaşı’nın zaferle bitmesinden sonra  18 Eylül 1923’de Batı Anadolu tamamen düşmanlardan temizlendi.

Mudanya Ateşkes Antlaşması’yla İstanbul, Boğazlar Bölgesi ve Doğu Trakya kurtarıldı.

İmzalanan Lozan Barış Antlaşması gereğince de düşman askerleri altı hafta sonra İstanbul’dan ayrılacaklardı.

 İşgal kuvvetleri 4 Ekim 1923 günü düzenlenen bir törenle Türk Bayrağı’nı selamlayarak İstanbul’dan ayrıldılar.

5 Ekim 1923’te şehrin Anadolu yakasına gelen Türk Ordusu, 6 Ekim 1923 günü coşkun bir bayram havası içinde, sevinç gözyaşları arasında ve çiçek yağmuru altında İstanbul’a girdi.

Böylece 5 yıl kan ağlayan güzel İstanbul kurtulmuş oldu.

Mustafa Kemal Paşa, Kasım 1918’de, Halep’ten geldiği Adana treninden inip Haydarpaşa rıhtımına ayak bastığında düşman gemilerinin zafer bayrakları açmış şekilde toplarını sağa sola çevirerek İstanbul limanına girdiklerini, gayri Türk ve gayri Müslim azınlıkların da sevinç çığlıklarıyla coştuklarını görünce, “Geldikleri gibi giderler” demişti.

Gittiler

İstanbul’un 2. fatihi de Mustafa Kemal Atatürk’tür.

İstanbul’un fethinde de onu anmamak, ondan bahsetmemek ve işgal edilen İstanbul’un kurtuluşunu hatırlamak eksiklik olur.

Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk.

Bunlar birbirinin zıttı, karşıtı değildir.

Bunlar birbirini tamamlayan unsurlardır.

Zira ruh aynı ruh, ideal aynı idealdir.

Bu ruh “Çanakkale ruhudur”.

Bu ruh “Milli mücadele ruhudur”.

Bu ruh “ilayı kelimetullah” ruhudur.

Bunları birbirine aykırı ve farklı şeyler olarak değerlendirmek ve öyle göstermek bu ülkeye ve bu millete yapılacak en büyük kötülüklerdendir.

İstanbul’umuzun fethi hepimize kutlu olsun ve erinden sultanına,  komutanına, kadar, İstanbul’u bize kazandıranların hepsinin ruhu şad olsun!

29.05.2014

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s