BEN NİYE TÜRKÜM? ————————– ALINTIDIR

BEN NİYE TÜRKÜM?

YAŞAR KİRAZ

 Resim

Göktürkler, Hazarlar, Karahanlılar, Selçuklular, Gazneliler, Osmanlılar Türk’türler.

Bütün bunlar Türkçe konuşur, Türkçe yaşarlar, Türkçe savaşırlardı.

Dertlerini ve meramlarını kendi dilleri olan Türkçe ile ifade ederlerdi.
Anadolu’yu bize “yurt” yapmışlar, Türk vatanı yapmışlar ve bu topraklarda Türk dili konuşuluyor.

Türklük ırk ve kana dayalı yapı ile birlikte en önemli özelliği dildir.

Ayrıca, kendimizi Müslüman olarak addediyorsak eğer ve başka kök, mezhep ve soy aradığımız da yoksa “o zaman biz Türk’üz.”

***

Türk olmak bunu haykıra haykıra söylemek ırkçılık değildir.

Türk tarihini iyi okuyanlar, Türklerin hiçbir zaman ırkçılık yapmadığını fetihlerde o halkların dinine, diline saygı gösterdiklerini görür.

Emperyalist de olmadık.

Her ırka kardeş gibi davrandık ve içimizden biri gibi gördük.

***

Ne yazık ki emperyalizmin dalkavukluğunu yapanlar bu kavramları bize unutturmaya çalışıyorlar.

Cumhuriyet kurulurken, tarihini ve “millet vasfı” değerlerini unutmuş bu halka ve bu halkın çocuklarına kim olduklarını ve nereden geldiklerini hatırlatmak için “andımız” öğretilmeye çalışılırken, bunu kaldırmak neyin tezahürüdür?

Tarih bilinci, dil bilinci ve kimliğini bilmeyen toplumdan geleceğe adım atmayı beklemek abesle iştigal olur.

Evlatlarımıza öğretilen o ant,  Anadoluyu bize yurt yapan insanların duygularını içimize çekmemizi sağlıyordu.

Türk varlığını perçinliyordu.


Andın kaldırılmasındaki amaç, millet vasfı düşüncemizi zayıflatılarak, dünyadaki varlığımızı geri çekme çalışmalarıdır.

İşte bu sebeple hastalıklı, imansız ve bilinçsiz bir Türk yaratma projeleri var bu emperyalistlerin.

Sahte, yoz, yığın, edilgen, dejenere ve manipülatif bir bütün.
Egoist, bencil ve benmerkezci düşünce ile beslenen Türklük ve Müslümanlık yaratma sevdasındalar.

Bu tür menfi düşüncenin olduğu yerin kötülüğünde kaynağı olacağını bildikleri içindir ki var güçleri çalışmaktadırlar.

“Türklüğü yok sayma” veya “Türklüğü aşağılama” gibi politikalarına devam ediyorlar.

Zihinsel kayma yaşatma derdindeler, emperyalist sistemin onlara sunduğu siyaset yelpazesini bir bütün olarak toplumun dinamiklerine enjekte ederek yeni bir siyaset ile cahil bırakılmaya çalışmaktadırlar.

Bakınız Friedrich Nietzsche ne demiş.!
“Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi, hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz.

Sadece seçim yaptığını zanneder.

Cahil toplumla seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır.”

Olayın özü budur.!

***

Siz hiç milli marşından utanan bir Amerikalıya rastladınız mı?
Siz hiç bayrağından rahatsız olan bir İngiliz’e denk geldiniz mi?
Biz varlığımızı “ne mutlu Türküm diyene” ile anlatırken, hiç varlığından hicap duyan bir Alman gördünüz mü?
Siz hiç Rus olmak gereksizdir diyen bir Rus lidere rastladınız mı?
Siz hiç milliyetçiliğinden utanan bir Yunanlıya rastladınız mı?

***

Ben Türküm tıpkı babam, dedem, onun dedesi olan Selçuklular, Osmanlılar, Gazneliler gibi.

Çocuklarım da Türk, onların çocukları olan torunlarım da Türk ve Türk kalacak.

Bunu kimse değiştiremez.

Türk ve Müslüman olmak, en önemli iletişim aracıdır benim için, zekânın bir göstergesi, ortaklık, içtimai bir varlıktır.
Türk olmak kültürdür, hafıza, ahlâk, hazine, adalet, kural, düşünce, duygu ve histir benim içim ve benim çocuklarım için.
Türk olmak ülküdür, kızıl elma, istiklal, hürriyettir, şahsiyet meselesidir, vicdan sahibi, iyi niyetli olmaktır, ne istediğini bilmek ve bildiği şeyin peşinden korkmadan gidebilmektir benim için.
Ben hatalarım ile yüzleşiyorum, sözünün eriyim, dik duruşlu ve erdemliyim.


Benim için Türk olmak yılmamak, vazgeçmemek, onurlu olmaktır, dürüst, çalışkan ve adil olmaktır, okumak, sorgulamak, tartışmak, yanlış ile mücadele etmektir, yalan söylememektir.
Türk olmak, nam, şan, şöhret, para, pul, mevki, makam uğruna ve aidiyet duygusu hissettiği ırka ve fikre ihanet etmemektir benim için.
Ben kimliğimi (bütün Türkleri de dahil ederek) yukarıda tanıttım ve kendime “Türk “ diyorum.

03 Mayıs 1944 ruhu ile Türk olarak yoluma devam edeceğim.

***

03 Mayıs 1944 yılında çoban ateşini yakan Başbuğ Alpaslan Türkeş başta olmak üzere, Zeki Velidi Togan, Nejdet Sancar, Nihal Atsız, Reha Oğuz Türkan gibi değerlerimizi anıyor, yad ediyor ve ruhlarına “FATİHA”ile…

***

 
“03 Mayıs” Türk gününüz kutlu olsun.

Umut dolu yarınlar dileği ile…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s