EVREN İLÇESİ TANITIMI

EVREN İLÇE TANITIMI

Evren, Ankara

– Toplam 179,74 km2 (69,4 mi2)
Rakım 900 m (2.953 ft)
Nüfus (2013)
– Toplam 4.093
– Kır  1.098
– Şehir 2,995
Posta kodu 06770
İl alan kodu 0312
İl plaka kodu 06

EVREN’İN İLK BELEDİYE BAŞKANI HALİL IŞIK

Featured image 

Evren Ankara ilinin bir ilçesidir.

Anadolu uygarlıklarının her döneminin yaşandığı Evren İlçesi,  Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden birisidir.

Hititler, Frigler, Persler, Romalılar, Selçuklular, Karahanoğulları ve Osmanlılar bu bölgede tarih boyunca çeşitli yerleşim yerleri oluşturmuşlardır.

Kültür Bakanlığının ilçemiz ve çevresinde yaptırmış olduğu araştırmalar sonucu M.Ö. 2400 yıllarına kadar Tunç Çağı Demir Çağı ve Roma dönemine ait eserlerin varlığı saptanmıştır.

Ayrıca baraj sularının kıyısında yapılan kazılarda tufan dönemine ait olabileceği belirtilen 10 milyon yıllık fosil kalıntıları bulunmuş ve halen çalışmalar aralıklarla devam etmektedir.

Selçuklu ve Osmanlılar döneminde Türklerin yerleşim bölgesi olan Evren üzerinde aynı zamanda tarihi ipek yolu geçmektedir.

Şu an ilçede yaşayan halkın genelinin Türkmen boylarından olduğu, bir araştırmaya göre de “Derbent” (2)* oldukları sanılmaktadır.

1963 yılına kadar köy statüsünde olup, Çıkınağıl adı ile anılan ilçe, 1957 yılında önceki kuruluş yeri Hirfanlı Baraj Gölü suları altında kalması nedeni ile şu andaki mevkisine taşınmıştır.

1963 yılında Şereflikoçhisar ilçesine bağlı olarak belde olmuş, 1982 yılında ise adı Evren olarak değiştirilmiştir.

1990 yılında çıkarılan 3644 Sayılı Kanun ile adı “Evren” kalmak kaydı ile ilçe statüsüne dönüştürülmüş 02.08.1991 tarihinde de ilk Kaymakamı atanmıştır.

İlçe bağlısı olarak merkez hariç olmak üzere ilçe merkezine bağlı; 9 köy ve 5 mahalleden oluşmaktadır.

İlçe Belediye Başkanı 2009 Mahalli idareler seçimlerinde ülke genelinde partisinin oy oranını rekor oranda artıran ve en yüksek artış oranını yakalayarak seçilen Belediye Başkanı Nedim Keskin’dir.  

Her dönem tartışılan ve Askeri darbe sonrası Çıkınağıl adı Evren olarak değiştirilen ilçede Çıkınağıl ismine olan istek her zaman dile getirilmektedir.

Şu anki Belediye Başkanı Abdulkadir Demirci’dir.

Çıkınağıl (Evren ilçesi)

Çıkınağıl Köyü (Evren ilçesi)

Çıkınağıl köyüne ve çevresine yerleşen Türkmen aşiretleri

1- Atçekenli Türkmenleri ki, bunlar daha çok Haymana’da.

2- Bozulus Türkmenleri.

3- Taahhütlü Türkmenleri ki, bunlar Çıkınağıl Köyüne yerleşmiş, daha sonra ise bu köy Evren adıyla ilçe olmuş.

Not:
* Atçekenli ve Taahhütlü Türkmenleri’nin bir üst boyu Bozulus Türkmenleridir.
* Taahhütlü Türkmenleri 1800 başlarında Konya taraflarından gelirler…

İLÇE TARİHİ VE COĞRAFİK YAPISI (1)

Evren, Ankara’ya bağlı en uzak ilçelerden birisi olup (178 km.) , Hirfanlı baraj gölü kıyısında 5000 nüfuslu bir yerleşim merkezidir.

Çıkınağıl adıyla belirlenen eski yerleşim alanı 1957 yılında Hirfanlı Baraj Gölü’nün suları altında kalmış ve 1958 yılında şimdiki yerine planlı ve imarlı olarak taşınarak kurulmuştur.

1963 yılında Ş.Koçhisar İlçesine bağlı olarak Belediye statüsü kazanan ilçemiz 1982 yılında EVREN adını almıştır.

1988 yılında Ankara Vilayeti İl Genel Meclisince ilçe olması yönünde karar alınmış ve 1989 yılında TBMM ye verilen kanun teklifi ile 1990 yılında 3644 sayılı yasayla ilçe statüsü kazanmıştır.

İlçemizde yaklaşık 2 km. mesafede Semizbağı mevkiinde 25-30 m yükseklikte , 80-100 m. taban genişliğinde bir Höyük Yine aynı ölçülerde Solakuşağı bölgesinde göl içerisinde başka bir höyük bulunmaktadır.

Ayrıca Ilgıyer mevkiinde bir Ermeni Mezarlığı, Çatalpınar köyünde Sığırcık Kalesi ve eski Torunobası köyü yanında toplu kalesi bulunmaktadır.

Yine Çatalpınar ve Solakuşağı köyleri arasında Bizans dönemine ait olduğu belirlenen Sarnıçlı Kızlar Kalesi bulunmaktadır.

Bizans ve Osmanlı dönemine ait bu kalıntılardan eski bir yerleşim alanı olduğu ortaya çıkmaktadır.

Featured image

DİP NOTLAR:
(1) Kaynak: http://www.evren.bel.tr/modules.php?name=evren_hakkinda

(2) Derbent (Derbend) Teşkilatı
 

Anadolu ve Rumeli’nin dağlık bölgelerindeki geçit ve yolları korumak ve yolcuların güvenliğini sağlamakla görevli teşkilât.

Bu teşkilatta görevli olanlara derbentçi denirdi.

Kervanları ve yolları korumak için kurulan İlhanlı Tutkavul sisteminden geliştirilen Derbent teşkilatı, Osmanlı Devleti’nde 14. yüzyılın sonlarında kurulmaya başlandı.

Derbent tesisleri, etrafı duvarla çevrili küçük bir kale olup, yanında han, cami, mektep ve dükkânlar bulunmaktaydı.

Böylece, derbent yakınında, köy veya küçük bir kasaba teşekkül ederdi.

Derbentler, daha çok, yolların kavşak noktalarına ve merkezî öneme sahip yerlere yapılırdı.

Bundan dolayı, derbentçi olarak yazılan köy halkı, yaptıkları hizmete göre bazı vergilerden veya hepsinden muaf tutulurdu.

Derbentler, bölgenin ve yolun emniyetinin sağlanması yönünden mühim birer tesis olmakla birlikte, ıssız yerlerin iskâna açık hâle getirilmesi için de kullanılmıştır.

Derbentler, yurtluk ve ocaklık şeklinde, timar yoluyla tasarruf olanlar ile muafiyet usulüyle tevcih edilerek, tehlikeli yerlere yerleştirilip halkın muhafazasına memur edilenler olmak üzere, hukuken iki kısma ayrılır.

İkinci gruba giren Derbentler, daha çok vakıf ve has toprakları veya devlet arazisi üzerinde kurulurdu.

Kullanılış yönünden ise, Derbent mahiyetindeki kuleler, büyük vakıf şeklindeki Derbent tesisleri, han ve kervansarayların Derbent olarak kullanılması, köprü yakınlarında bulunan Derbentler olmak üzere dört bölüme ayrılırlardı.

Derbentlerde muhafız olarak, Müslüman ve Hıristiyanlar görevlendirilirdi.

Hıristiyan olanlara, Martolos denilirdi.

Kanunî Sultan Süleyman devrinde, Macaristan topraklarında birçok Hıristiyan, bu işte kullanılmıştır. Derbendlerde, yirmi beş ile otuz kişilik bir muhafız bölüğü bulunurdu.

Bunlar, düzenlenen seferlere, en az beş kişi olmak üzere, nöbetleşe katılırlardı.

Sefere gitmeyenler, hizmet yerine gidenlere sefer başına elli akçe öderlerdi. Derbent muhafızları, kendilerine verilen küçük toprak parçalarını işlerler, kısmen veya tamamen vergi muafiyetine sahip olurlardı.

Derbent muhafızları, korudukları yollardan geçenlerden ücret aldıkları gibi, bölgede soyulan yolculara da tazminat öderlerdi.

Korudukları köyler, Derbent karakollarına adam vermek ve bunların giderlerini karşılamak mecburiyetindeydiler.

Derbentler, görevleri yönünden önemli olmalarına rağmen, 17. asrın sonlarından itibaren bozulmaya başladı.

Bu durum, emniyetin bozulmasına ve çevre köy, hatta kasaba halkının eşkıya baskısından korunmak için yerlerini terk etmelerine sebep oldu.

Featured image

Devlet, bu bozukluğu, 18. asrın başlarından itibaren yeniden düzene sokmaya başladı ve Derbent ahalisini, eski yerlerine yerleştirdi veya yeni ahali sevk etti.

Böylece, Anadolu’da yollar üzerindeki harap ve boş hanlar tamir edilerek, müstahkem bir hâle getirildi.

Tamir sırasında, içinde oturacakların bütün ihtiyaçlarını karşılayacak derecede imar faaliyetlerine de önem verilerek, adeta bir kasaba şeklinde yeniden düzenlendi.

Derbent, han ve vakıf tesislerinin tamiri ve mamur hâle getirilmesi, kısmen başarıya ulaştı.

Bir müddet sonra ihmale uğrayan Derbentler, 19. asırda yeniden tamire muhtaç hâle geldi.

Belli başlı noktalardaki han ve Derbentler tamir edildi.

Osmanlı Devletiyle birlikte, Derbent Teşkilâtı da ortadan kalktı.

Başkent Ankara’nın 25 ilçesi arasında, merkeze en uzak olanı Evren.

180 kilometre.

Kırşehir, Evren’e daha yakın, 80 kilometre.

İlçe girişindeki tabelaya göre nüfus 3 bin.

Yani bir de Ankara’nın en az nüfusa sahip ilçesi.

Oysa hep böyle değildi.

1990’da nüfusu 7 bine yakındı.

2008’de 4 bin 500’e düştü.

Evren’in tek caddesindeki kısa tur, her geçen yıl azalan nüfus hakkında fikir veriyor.

Genç yok.

Featured image

ÖZETLE

En uzak ilçe
Susuzluk, işsizlik ve göç
MHP, AKP ve CHP yarışı

Bir Ankara’da, bir de Evren’de dükkanı olan Okan Alparslan “Gençleri pek bulamazsınız burada.

Çoğu Ankara’da ya da başka yerde çalışıyor. Kışın nüfus iyice azalır.

Yaşlılar soba yakma derdiyle uğraşmamak için çoluk çocuğunun yanına gider.

‘Alamancılar’la, gençler yazın gelir” diye açıklıyor.

“Neden gidiyorlar” sorusuna verilen yanıt aynı: İşsizlik.

76 yaşındaki Halil Erdoğan, “Burası çok büyük bir ilçeydi. Hep göç gidiyor.

Fabrika yok, çalışacak yer yok.

Bizim gibi iki moruk kaldı burada.

Ben neye yararım bundan sonra.

Bize de bir el uzatan yok.

Bak Hirfanlı Barajı şurada, biz susuzluğumuzdan ölüyoruz.

Devlet bize yardım etmiyor.

Arazilerimiz kuruyor.”

 

İlçedeki kahvehane seçim bürolarının ortasında ve adayların uğrak yeri

İşsizliğe bağlı göç gibi susuzluk da Evren’in en önemli sorunlarından biri.

İlçenin geçimi tarım, hayvancılık ve biraz da balıkçılık.

Ancak baraj kıyısında, bir de sulama göletine sahip olmasına rağmen tarlaların sulanamaması ortak şikayet.

Hizmet için adını değiştiren ilçe

Oysa ilçe halkı, talihi ‘Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur’ sözüyle özdeşleşmesin diye adını bile değiştirmiş. Çıkınağıl’ken, ‘hizmet gelir’ diye, 1980 askeri darbesinin başındaki ismin, Kenan Evren’in adını vermiş.

Evren de, cumhurbaşkanıyken bir kez gelmiş Evren’e.

Evlerdeki tüm halılar sokaklara serilmiş.

İlçeye gelen ilk ve son cumhurbaşkanı olmuş Kenan Evren.

Bir de TBMM Başkanlığı döneminde Köksal Toptan’ın ve birkaç Ankara milletvekili bakanın geldiğini hatırlayanlar var.

evren ilçesi eczane ile ilgili görsel sonucu

İlçe’deki tek eczanenin kalfası Yeliz Ekinci “Seçim zamanlarında boş vaatler için gelinir” diyor.

Evren’i “unutulmuş bir yer” olarak tanımlayan Ekinci, başkentin ilçesinde aylarca doktor olmadığını söyledi.

 
Yeliz Ekinci, ilçenin ‘unutulmuş’ olduğunu söylüyor

“Bundan altı ay önce yaklaşık bir yıl hiç doktorumuz olmadı.

Servet Eraslan, Evren Belediye Meclisi’nin MHP’li üyesi. ile ilgili görsel sonucu

Eczane altı ay kapandı.

Doktor da yoktu, eczane de yoktu.

Şimdi bir aile hekimi geldi, onun sayesinde ayakta durmaya çalışıyoruz.

Eşim itfaiye eri.

Aylarca maaş alamadık.

Gerekçe olarak belediyeye ödeneğin gelmemesi gösterildi.

Featured image

Çoğu zaman inanır mısınız itfaiyenin mazotu dahi yoktu.

Bize hizmet gelmemesi konusunda, ‘muhalefetten kazandığı için hizmet gelmiyor, tek gerekçe olarak bunu gösterdiler.”

İlçede pek çok kişi, hizmet eksikliğinin nedenini, belediyenin muhalefet partisinde olmasına ya da bir başka deyişle iktidar partisinde olmamasına bağlıyor.

2004’de Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti / AKP) iktidara geldikten sonraki ilk yerel seçimde, belediye Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) AKP’ye geçti.

evren ilçesi ile ilgili görsel sonucu

2009’daki seçimi yüzde 52.7 ile MHP aldı.

AK Parti’nin oyu ise yüzde 44 oldu.

Servet Eraslan, Evren Belediye Meclisi’nin MHP’li üyesi.

Servet Eraslan, Evren Belediye Meclisi’nin MHP’li üyesi. ile ilgili görsel sonucu

Belediyenin çöp arabası ve bidonları için çalmadık kapı bırakmadığını ancak alamadıklarını söyledi.

Eraslan, “AK Parti’liler bize Melih Gökçek ile görüşün, dedi.

Bir ay uğraştık, 15 dakika görüşelim diye. Randevu vermedi” dedi.

MHP’li Eraslan’ın “İşte AK Parti’liler burada, onlar söylesin” diye işaret ettiği Bayram Topçuoğlu “Evet AK Parti’liyim” dedi. “Ben de CHP’liyim” diyen Kemal Güçlü ile birlikte MHP’li belediye yönetimine aynı eleştiride bulundu: “Siz beceremediniz.”

 
MHP, AKP ve CHP’li seçmen sorunlar konusunda ortak, çözümlerde ayrı fikre sahip

Bu arada, 30 Mart seçimleri için şimdiye kadar ilçeye gelen tek isim Melih Gökçek olmuş.

AK Parti’nin Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Gökçek, Evren’lilere 100 balıkçı teknesi vaadinde bulunmuş.

Servet Eraslan, Evren Belediye Meclisi’nin MHP’li üyesi. ile ilgili görsel sonucu

Kardeş kardeş seçim büroları

Evren’in uzun ve tek ana caddesinde, MHP, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve AK Parti’nin adaylarına ait seçim büroları yan yana dizilmiş.

Aralarında birer bina ya da dükkan var.

İlçede parti bayrağı ya da afiş asılan tek yer de seçim büroları.

Bir seçim bürosundaki ‘çalışmayı’ ya da ‘geleni gideni’ öğrenmek için, öbür seçim bürosundan sokağa doğru baş uzatmak yeterli.

Featured image

Evren’in seçim tarihinde hemen her parti var.

1960’larda ilçede CHP kazanmış.

1980’den sonra ise Doğru Yol Partisi (DYP), Anavatan Partisi (ANAP) ve sonrasında MHP, AKP arasında gitmiş gelmiş. Parti değişiklikleri, tıpkı ilçenin ismini değiştirmesi gibi, hizmet için olmuş.

2009’da yüzde 50’nin üzerinde oy ile MHP belediye seçimini alsa da, 2011 genel seçiminde AK Parti’ye verilen destek yüzde 60’a dayandı (yüzde 59.48).

MHP’nin oyu yüzde 20.23’e geriledi.

CHP’nin ilçeden aldığı oyun ise, 2011’de 2009’a oranla ciddi artış gösterdiği dikkat çekiyor.

CHP’nin 2009’da oyu yüzde 2. 2011 seçimlerinde ise yüzde 16.54.

30 Mart seçimlerinde ise hangi adayın ya da partinin öne çıktığını söylemek zor.

Yeliz Ekinci “Hepsi de büyük adaylar.

Çok az bir fark olacaktır.

Öncelik MHP ile AKP’dir ama CHP de çok oy alacak bence”diyor.

Okan Alparslan’a göre ise mahalleye dönüşen 9 köyden gelecek oylar Evren’de belirleyici olacak.

O yüzden tahminde bulunmak zor.

Featured image

MHP adayı Keskin’in önceliği turizm

Daha önce de ilçede iki kez belediye başkanlığı yapan MHP adayı Mithat Keskin’in sloganı “Yaptıklarım, yapacaklarımın teminatıdır.”

Keskin’e göre Evren’de sulama sorunu yok.

Asıl sorun işsizlik.

Çözüm yolu da turizme yatırım yapmak.

Başkan olduğu dönemde Hirfanlı Barajı kıyısında yapılan sosyal tesislerin atıl hale getirildiğini savunan Keskin, önceliğinin bunları yeniden canlandırmak olduğunu söyledi.

Keskin şöyle konuştu:

“Yüzme havuzu yaptıracağız.

10 tane yolcu gezi teknesi getireceğiz.

İlçeye gelen misafir, arabasının içinde yatıyor.

Misafirhane projesi vardı, iptal ettiler.

Hamam yaptıracağız.

Yol kenarlarını ağaçlandıracağız.

Dokuz mahallemizin Evren ve Ankara ile ulaşımını kolaylaştıracağız.”

Keskin iktidar partisi adayının ‘muhalefet hizmet getiremez’ propagandası yaptığını belirterek, “Devlet de bir babadır. Muhalefet diye bize yardım etmeyecekse  biz de onu devlet baba olarak kabul etmeyiz” dedi.

CHP adayı Eren: Hirfanlı Belediyeler Birliği’ni kuracağım

CHP adayı Emrullah Eren, Evren’i “köy gerçeğini kaybetmemiş ilçe” olarak tanımlıyor.

Daha önce AK Parti’den seçilerek Ankara Büyükşehir Belediyesi İl Genel Meclis Başkanlığı da yapan Eren, 2008’de CHP’ye geçti.

Evren’in sulama sorununun organizasyon bozukluğundan ve altyapı yetersizliğinden kaynaklandığını söyleyen Eren, önceliğinin imar sorunlarını çözmek olduğunu belirtti.

CHP adayı, Evren’in sorunlarının büyük bir kısmının buna bağlı olarak çözülebileceğini düşünüyor.

emrullah eren ile ilgili görsel sonucu

 
CHP adayı Eren, ilçe için 100 yıllık plan yapmak gerekli diyor

“Yeni arsa üretimi yapacağız.

Burası tarımla birlikte turizm bölgesi.

Göl kenarına günübirlik turist alabiliriz.

Pazar yerinin bir kısmını belediye hali yapacağız.

Üretimi değerlendireceğiz.

Featured image

55 – 60 yaşına gelenler bağını, bahçesini budatacak adam bulamıyor.

Bunu da belediyeden hizmet alımı şeklinde çözeceğiz.

Hirfanlı Belediyeler Birliği’ni kuracağım.

Gölün tamamını birlikte yöneteceğiz.”

Emrullah Eren tüm projelerinin göçü tersine döndüreceğini belirtti.

AK Parti adayı Abdülkadir Demirci ise Al Jazeera’nin sorularını yanıtlamayı ve projelerini anlatmayı kabul etmedi.

Demirci 2009 seçimlerinde de AK Parti’nin belediye başkan adayıydı.

1989 yılında Niğde’ye bağlı Aksaray ilçesi il olmuştur.

Ki burası Cumhuriyet’in ilk yıllarında da bir ildir.

Aksaray’ın il olmasıyla birlikte buraya ilçeler bağlama ihtiyacı doğmuştur.

Olaya kendi bölgemizden yani Evren ve çevresinden bakalım.

Featured image

Niğde’nin Ortaköy ilçesi Aksaray’a bağlanmıştır.

Ancak bu ile yeni ilçeler bağlamak lazım geldiğinden o dönemde Şereflikoçhisar’a bağlı olan Sarıyahşi ve Ağaçören ilçe durumuna getirilerek Şereflikoçhisar’dan, dolayısıyla Ankara’dan ayrılmış ve Aksaray’a bağlanmıştır.

Bu süreçten kısa bir süre sonra da, yanındaki iki bucağın ilçe olmasıyla birlikte de Evren bucağı da Şereflikoçhisar’dan ayrılarak sadece 1 yıl sonra ilçe haline getirilmiştir.

Evren’in eski adı Çıkınağıl’dır.

Zamanında Evren adını almışlar.

Bunda ilçe halkının da gönüllü olduğu söyleniyor.

Bu adın o zamanki cumhurbaşkanı Kenan Evren dolayısıyla alındığı belirtiliyor.

Bugün Evren’de Kenan Evren’i nasıl anıyorsunuz denilse olumlu olarak anan pek kişi bulunmaz ama o dönem bu isim nedense alınmış, konulmuş.

Evren’in merkez nüfusu 2000.

Büyükşehir yasasındaki değişikliklerle birlikte köyler de mahalle olduğundan buraların da katılmasıyla 1000 kişilik bir artış sağlandı ve nüfus 3000 oldu.

Tabi bu tabela nüfusu.

Evren’de oturanlardan ciddi bir kitle yazın burada, kışın Ankara’da.

Yani kışları bırakın o 3000’lik tabelayı, belki 1500’ü dahi bulamayabilirsiniz.

Ki şu anda toplam 3000 olduğu da tartışmalı.

Featured image

Çünkü kaydı burada olup kendi burada olmayan da çok.

Köylere taşımalı eğitim veriliyor.

Köy minibüsü diye bir şeyi, düzenli taşımacılığı bulmak imkansız.

Bırakın köy minibüsünü, ilçe taşımacılığı da berbat.

Zaten bu konuya ilgili başlıklarda değinmiştim.

Bu yüzden de imkanı olan herkes hemen bir araba alıyor, ki zorunda da.

Evren’in dünyaya açılan kapısı Şereflikoçhisar’dır.

Orası olmasa Evren olmaz.

Bir de Sarıyahşi – Kırşehir köprüsü yapılırsa Kırşehir’e de gidiş gelişler artar ama inanın minibüs koyacakları bile şüpheli.

Bir ihtimal Sarıyahşi minibüsleri günde bir gidiş – bir geliş Şereflikoçhisar – Evren – Sarıyahşi – Sıddıklı – Kırşehir seferi yapabilir.

Burası Ankara’nın gerçekten en az gelişmiş ilçesi.

Çamlıdere’yle birlikte devlet hastanesi olmayan, sadece sağlık istasyonu bulunan bir yer.

Kaymakamlık olmasa iş sorunu dahi olurmuş.

Çalışanların çoğu tarım sektöründe.

Kamusal sektör de önemli avantaj sağlıyor.

Yine göle inip balıkçılık yapan da var.

Hatta av zamanı yasağında dahi iniliyor baraja.

Featured image

Normalde balıkların yumurtlama zamanı kıyıya yanaşmalarında avlanma yapılmaz ama millet kıyıya geçip bildiğiniz leğenle balık yakalayıp bunu satabiliyor.

Bunun dışında da kayda değer bir sektör yok.

Bim, A101 hak getire.

Bereket ki 8 km ötedeki Sarıyahşi’ye A101 açıldı, oraya gidip gelenler var.

İlçede benim bildiğim 4 bakkal var.

Ekmek bulmak dahi bazen sıkıntı olabiliyor.

Şöyle ki pazar günü öğleden sonra 3’te ekmek bitebilir, başka hiçbir yerde de bulamayabilirsiniz.

Gazeteleri minibüsler getiriyor, özellikle pazar günü öğleden önce gazete gelmiyor.

Postane var ama PTT bile gelen giden postaları genelde Şereflikoçhisar üzerinden ayarlıyor.

32 km git, 32 km gel olmasın diye ilçe minibüsleri posta aracı tadında kullanıp çoğu zaman onlara taşıttırıyorlar postaları.

Kasap, sadece 1 tane var.

Etleri güzelmiş diyorlar.

Ancak kasap dahi her gün açık değil.

Belli günler açılmaktaymış.

Daha önceleri yemek yenecek tek yer olarak bir köfteci vardı, sadece haftaiçi ve öğlenleri açıktı.

Bir de yaz sezonunda açık olan, baraj gölü kenarındaki balık lokantası vardı.

Misal o balık lokantasında 8 liraya şahane bir balık yiyebilirdiniz.

Ancak orası da biraz uzaktı, sadece arabası olanlar giderdi.

Featured image

Şimdi büyükşehire geçişle orayı dahi adamın elinden almak için ne gerekiyorsa yapıyorlarmış.

Sanki barajın kenarında arazi bitmiş, bir tek o tesis kalmış gibi adamın ekmeğiyle oynuyorlarmış.

Balık ve köfte yemeyelim, şöyle biraz pide tadalım derseniz de en yakın yer Sarıyahşi’deki pideciydi.

Geçtiğimiz aylarda köfteci de kapanınca kış mevsiminde, ilçede yemek yenecek herhangi bir yer kalmamıştı.

Ancak Nevşehirli birkaç kişi bu açığı görmüş ki Evren tarihinin ilk pide kebap salonunu açma şerefine nail oldular.

Pideleri de güzel, iyi iş yapıyorlar.

Sarıyahşi’deki pidecinin işlerini dahi kırdıkları söyleniyor.

İlçede tek eczane var.

O da yeni açıldı, ondan önce 2 yıl boyunca eczane yoktu.

Askerlik şubesi 2008’de kapatılmış.

Yani şu 2012’de büyük furyada değil, ki açık kalsa bile 2012’de kesin kapatılırdı.

Adliye zaten Evren tarihinde hiç olmamış benim bildiğim.

Pastane yok, poğaçayı bile bakkal yapıp kendisi satıyor.

O da 1 TL.

İlçe ulaşımından Ankara’nın ilçe ve belde Otobüsleri hakkında gör …

Fotoğraflar başlığında ayrıntıyla bahsetmiştim zaten.

Featured image

Ramazan aylarında bazen iftar çadırı kuruluyordu.

Bu sene kurulmadı, sadece bir kez halk iftarı yapıldı.

Belediyecilik olarak daha önceki dönemde pek bir çalışma yoktu.

Bu dönemde biraz çalışma var ama Evren’i ne kadar parlatabilirsiniz?

Ki o biraz çalışma dediğimiz olay fena değil.

İlk kez çöp toplama ve itfaiye aracı geldi.

Çöpler daha önceden traktörle toplanırmış örneğin.

Bunlar güzel şeyler ama yeni belediye başkanı bazı konulara fazla müdahil olması dolayısıyla ya tam seviliyor ya hiç sevilmiyor.

Featured image

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin burada bir birimi var, az kişi çalışsa da yeterli oluyor şu anda.

Ama boyut olarak söylemek gerekirse, Şereflikoçhisar’da il özel idaresinin kocaman arazisine kurulu olan birim Evren’de sadece kapalı garaj gibi bir yerden ibaret.

İşte böyle bir yer Evren.

Ahalinin Ankara’da olduğunu söylemiştim.

Böyle bir ilçenin varlığından haberi dahi olmayan pek çok vatandaşımız var.

Halkı da bunu garip karşılamıyor zaten.

Öylesine, kağıt üstünde var olan bir yer.

Esasında potansiyel de var.

Misal, balıkçılığın gelişmesi için 100 kayık verilecekmiş.

Çok da iyi olur.

Ayrıca tarım için alabildiğine uzanan araziler var.

Bir de Sarıyahşi üzeri Sıddıklı köprüsü yapılırsa en azından Kırşehir’le de bağlar artar.

Ankara’da oturanlar da genellikle Keçiören, Sanatoryum taraflarında oturur.

Kendilerini Şereflikoçhisarlılar’dan ayırt etmezler.

Ki edecek de bir şey yok zaten.

Featured image

İlçeden en çok göç Ankara’ya olmuştur, bunun dışında az da olsa Adana’ya gidenler biliyorum.

Evren böyle bir yer işte.

Belediyenin internet sitesi yoktu, o bile yeni yapıldı.

Fotoğraflar ve bilgiler açısından da şu an Wowturkey en iyi kaynak.

Belediyede de kaymakamlıkta da 3-5 tane basit fotoğraf var.

Benim fazla özenmeden çektiğim fotoğraflar bile onlarınkilerden iyi.

Hatta belediye, bazı fotoğrafları kaymakamlık sayfasından almış.

Şu anda internet üzerinde Evren’i tanıtan herhangi bir oluşum yok.

Ankara başlıklarında ayrı bir sayfası olmayan tek ilçemiz de Evren’di.

Orayı da tanıtalım derken internetteki en iyi Evren bilgi paylaşım noktasını da oluşturduk.

KOÇHİSARLI MUSTAFA’NIN 12 EYLÜL 1918 TARİHİNDE ASKERDEKİ  OĞLUNA YAZDIĞI MEKTUBUN ORİJİNALİ VE ÇEVİRİSİ

Featured image

Featured image

(MSB ARŞİV MÜZESİ KATALOGU – SAYFA 140-141)

ÇIKINAĞIL ASIDASI (EVREN ANKARA)

500 gram un

3 yemek kaşığı tereyağı

Alabildiği kadar pekmez

 Tereyağı eritilip içine pekmez dökülerek iyice ısıtılır.

Tereyağlı pekmezin üzerine un ağır ağır dökülerek sürekli karıştırılır.

Bu karıştırma işlemi tereyağlı pekmez karışımı unla iyice yedirilinceye kadar kavrularak devam eder ve asıda hazırlanmış olur.

Asıda iyice soğuduktan sonra servis yapılır.

 

ÇIKINAĞIL İLE İLGİLİ BİR HİKAYE…

Genç çoban, köyün en güzel kızına sevdalanır.

Kızın da yüreği alevlenir genç çobana…

Ama ağa kızıdır, mümkün değildir bir araya gelmeleri.

Çoban bu sevdaya daha fazla dayanamaz ve bir gün genç kıza: “Kap çıkınını gel ağıla” der.

Genç kız da çıkınını alır gelir ağıla, tam kaçarlarken ağa ve adamları basar ağılı ve çoban ile kızı oracıkta öldürürler.

İçinden “kara sevda” geçen köy, adını bu olaydan alır:

Çıkınağıl…

hirfanlı barajı plajı ile ilgili görsel sonucu 

Çıkınağıl köyü Hirfanlı Barajı’nın suları altında kalınca, 1957 yılında taşınır, yerinden olur.

12 Eylül darbesinden sonra da isminden olur.

Artık kasaba olan Çıkınağıl’ın içinden sevda geçen adı, dönemin belediye başkanının darbeci generale yaranma sevdasıyla Evren oluverir.

Şu anda Ankara’ya bağlı olan ve Ankara’ya 178 km. uzaklıkta bulunan yeni adıyla Evren kasabası halkı, yağcılık nedeniyle ilçelerine verilen Evren ismini hiç kabullenememişler ve köylerinde geçen bu kara sevda olayının köylerine verdiği Çıkınağıl ismini kullanmaktan asla vazgeçmemişler.

 

Aradan 31 yıl geçmiş olmasına rağmen, bir faydasını da göremedikleri darbeci generalden şikâyetçi de olan Evren ilçe halkı,  eski isimleri olan Çıkınağıl’ı tekrar resmen kullanmak istemektedirler.

1918 Yılında ÇIKINAĞIL Köyüne Jandarma Karakolu açılmış 1958 yılında Hirfanlı barajının yapılması ile eski ÇIKINAĞIL köyü su altında kalmış.

Bu nedenle Yeni yerine taşınan ÇIKINAĞIL Köyünde Jandarma Karakolu kurulmuştur.

 20 Mayıs 1990 Gün ve 20523 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan, 9.5.1990 tarih ve 3664 sayılı Yasa ile EVREN kasabası İlçe yapılarak ANKARA iline bağlılığı muhafaza edilmiştir

 

Eşkıya Götsüz Şükrü

Çıkınağıl köyü ile ilgili görsel sonucu 

1918 yıllarında Kırşehir’e bağlı Çıkınağıl köyünde Götsüz Şükrü namında bir eşkıya türemişti.

 Bir müddet sonra bu köyden kovulan Şükrü, Çadırlı Hacı Yusuf köyüne sığınmış, ata eğri bindiği için kendisine götsüz lâkabı takılmıştır.

 Savcılı Dişi Kitli başta olmak üzere, aslen Yağmurlulu olup Sıdıklı’da oturan Abit ve bölgedeki diğer eşkıyalarla işbirliği yapan Şükrü, Arkadaşı Abit’in babasının evine küs giden feriğini kandırıp kaçırır.

Olay Abit’e çok dokunur.

Fakat tek başına köyü basmayı göze alamaz.

Komutana 40 altın verir ve on kişilik müfrezeyle birlikte Abit, Çadırlı Hacı Yusuf köyüne gelirler.

Muhtar İsmail Çavuş’tan Şükrü’yü isterler.

 İsmail Çavuş, “Şükrü, hanımını buraya bıraktı, fakat kendisinin nerede olduğunu bilmem.” der.

Gece, Şükrü müfrezelerin yattığı odayı kurşun yağmuruna tutar.

Sabahleyin Abit ile müfrezeler kadını alıp Kırşehir’e gitmek için yola çıkarlar.

Abit’in ve müfrezelerin geçeceği Filikli Tepe mevkiinde yola pusu kuran Şükrü, Abit ve müfrezelerle çatışmaya girer.

Müfreze çavuşunu öldürdükten sonra mavzerinin namlusundan girdirdiği kurşunla Abit’i yaralayan Şükrü, yaralı Abit’e çok işkence yapar.

Hatta ayak tabanlarının derisini yüzdükten sonra öldürür.

 Götsüz Şükrü, yaşlılığı dönemlerinde Kızılırmak’tan kayıkla geçerken bindikleri kayık su almaya başlar.

Kayıktakilere “Eşyalarınızı suya atın, kayık hafiflesin, bütün eşyalarınızın bedelini ben öderim.” diye ihtarda bulunur.

Kimse eşyasını atmaya yanaşmaz.

Kayığın battığını görenler yüzüp kurtulmak için soyunurken Götsüz Şükrü, paltosunu sıkıca düğmeler.

 Bunu gören yolcular “Şükrü emmi, herkes soyunurken sen paltonu düğmeliyorsun.” derler.

O da “Ben bu yaştan sonra sizler gibi yüzüp kurtulacak değilim ya.” der ve Kızılırmak’ın azgın sularında boğulur.

Bu olay için söylenen ağıttan bazı mısralar:

 

Alnıma yazılmış soyha gaderim.

Nice kara günler gördüm giderim.

Yeksan oldu kayık suya gark oldu.

Talihim buyumuş nasıl ederim.

 

Girildi dümen tebdil bozuldu.

Kadınlar da bir kenara düzüldü.

Yavrusu kucakta ölen Fatike.

İkisine bir mezarcık kazıldı.

 

Adım Götsüz Şükrü eşkiya namım.

Suların içinde çürüdü yanım.

 

Kaynak: Nami Sarı, Kırşehir, Yağmurlu Sarıuşağı Köyü, 1942 Doğ. İlkokul. Mustafa Bektaş (Bilaloğlu), Kırşehir, Yağmurlu Kale Köy, 1933 Doğ. İlkokul. Murat Başer, Kırıkkale, Yeniyapan Köyü, 1930 Doğ. İlkokul; Öyküleriyle Kırşehir Türküleri, Destanları, Ağıtları – Baki Yaşa Altınok, Oba Yayıncılık, Mayıs – 2003, Ankara, s.276-277

 

ŞEREFLİKOÇHİSAR İLÇE JANDARMA KOMUTANLIĞI TARİHÇESİ

ŞEREFLİKOÇHİSAR ilçe jandarma komutanlığı tarihçesi ile ilgili görsel sonucu

.

A. Hicri 1300 senesinde Cihanbeyli kaza teşkilatı Ş.Koçhisar kazasına kaldırılmış ve aynı tarihte jandarma teşkilatı kurulmuştur.

Jandarma Birlik Komutanlığı açılması ile aynı tarihte birliğe bağlı olarak İlçe Merkez Karakolu da açılmıştır.

B. 1 Hicri 1303 yılında Şereflikoçhisar Birlik Komutanlığına bağlı Agaçören Jandarma Takım Komutanlığı da Agaçören Bucağına açılmıştır.

2. 1918 Yılında ÇIKINAGIL Köyüne Jandarma Karakolu açılmış.

1958 yılında Hirfanlı barajının yapılması ile eski ÇIKINAĞIL köyü su altında kalmış bu nedenle Yeni yerine taşınan ÇIKINAĞIL Köyünde Jandarma Karakolu kurulmuştur.

3. 1927 Yılında AKARCA Köyüne Jandarma Karakolu Açılmış ve 1930 Yılında bu köyden alınarak görülen lüzum üzerine BÜYÜKKIŞLA Köyüne nakledilmiştir.

C. 21 Haziran 1989 gün ve 20202 sayılı resmi gazete ile NİGDE İli AKSARAY İlçesi il olduğundan dolayı AGAÇÖREN ve SARIYAHŞİ Kasabaları ilçe olarak AKSARAY iline bağlanmıştır.

D. 20 Mayıs 1990 Gün 20523 sayılı resmi gazete ile EVREN kasabası İlçe yapılarak ANKARA iline bağlılığı muhafaza edilmiştir

E Ş.Koçhisar İlçe Jandarma Komutanlığı halen 10 Haziran 1976 yılında hizmete açılan yeni birlik binasında ve şehir merkezinde bulunmaktadır.

 

 

 

AVUKAT  ŞERAFETTİN YILMAZ

 
15 Şubat 1940 tarihinde Ankara ili, Şereflikoçhisar ilçesi, Çıkınağıl Köyü’nde doğdu.
İlkokulu doğduğu köyde bitirdi.
Ortaokulu Kırşehir’de, Liseyi Ankara Kurtuluş Lisesi’nde bitirdi.
1964 yılında Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu.

Askerliğini 1966 yılında Teğmen rütbesi ile tamamladıktan sonra Bab-ı Ali de Sabah Gazetesi Ankara Temsilciliği’nde İdare Müdürü olarak göreve başladı.

Temmuz 1967’de Ankara’nın Keskin ilçesinde serbest avukatlık bürosu açtı.

1970’de bürosunu Ankara’ya nakletti.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel İdare Kurul üyesi olarak siyasî çalışmaları sonucunda Ankara’dan milletvekili adayı olarak 1977 seçimlerine katıldı.

1978 yılında İstanbul’a yerleşerek kardeşleriyle birlikte kurduğu otomotiv sanayi şirketinin yöneticisi oldu.
 
  
12 Eylül 1980 darbesi ile tevkif edilen MHP Genel Başkanı ve diğer partililerin avukatlığını üstlenerek Ankara’ya yerleşti.
1987 yılına kadar MHP ve Ülkücü Kuruluşlar davâsının avukatlığını yaptıktan sonra, tekrar İstanbul’a dönerek ticarî hayatına, aynı sektörde yeni bir şirket kurarak devam etti.
2011 yılında hissesini ortağına devrederek iş hayatından çekildi.
  
İstanbul’da, Avrasya Bir Vakfı Kurucu Mütevelli Üyesi, Taç Vakfı Mütevelli ve Yönetim Kurulu Üyesi, İş Dünyası Vakfı Mütevellisi ve S.S. Otomotiv Yedek Parça İthalat ve Toptancılar Konut Yapı Kooperatifi Başkanı olarak kültürel sosyal faaliyetlerde bulundu.

Türk Kültürüne Hizmet Vakfı’nda 1987 yılında Mütevelli Heyeti’ne seçilldi ve 10 yılı aşkın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak çalıştıktan sonra, 2010 yılında Başkanlık görevine getirildi.

Avukat Şerafettin Yılmaz, evli, bir kız, bir erkek iki evlat ve iki torun sâhibidir.

Kaynak: http://www.haberiniz.com.tr/yazilar/haber92129-Serafettin_Yilmaz_Dostu_Ulkudasi_ve_Avukati_Olarak_Merhum_Nevzat_Koseoglunu_Anlatiyor.html

 
Ayrıca Bakınız: 60’lılardan Vatan Kurtarma Hikayeleri, Ötüken Yayınevi, 2014

 

EVREN İLÇESİNDE LAKAPLAR

 evren ilçesinde lakaplar ile ilgili görsel sonucu

ÇIKINAĞLI

AŞŞIKOĞULLLARI

ÇAMELOĞULLARI

ÇAVUŞLAR

MANDİKLER

KERİMLER

KIRIMLAR

HACISÜLLÜLER

TOPPUZLAR

HÜDELER

SEMİZLİLER

KARACİLLER

İlgili resim

YÖRECİNİN KIZI

YÖRECİ EBE

HACI FADİME

MERCİMEK

KIRMIZI AHMET

PATİRİK

HIÇÇIK DEDE

ABIZA VIZZIK

KILLI DEVRİŞ

ALBISTANLI

KIÇI KIRIK

VALA

KÖR NEŞET

KÖR ÜSSÜYÜN

TOPALIN DEVE

ARAP MEMMET

KOCA MUHTAR

HÜDENİN DEMİR

MILLA MEMMET

KEL ŞEKİR

ŞIH EMİN

AHMEDİN KIZI

FERİK EBE

ÜZÜ GÖZLÜ

ŞAKALAK

ZEBİK

KÖR SADİ

ALİMES

TOTUŞUN HAMDİ

SAREYŞİLİ

EREZUL

HAMDİNİN KIZI

İREBECİN GANCIK

HACI ÜSSÜYÜN

DEMİRÇİKÖYLÜ

DİŞİ KİTLİ

KÖR HAMDİ

HACIBEKTEŞLİ

MILLA HALİL

ACİK KIZ

HACI ZEBİK

YAYLAKLI KARI

GÖTSÜZ ŞÜKRÜ

İMAMIN HAVUZ

ÖTÜRÜKLÜ ŞÜKRÜ

HALLÖNÜN NAFİS

İREBİYENİN NEŞET

HACEMRİYE

ARNAVIT

HONU

TATAR

GIRNAVIT

DİREMENİN ALİ

ZIPÇIKTI

ŞAKALAĞIN HAMDİ

TOMANIN IRAMAZAN

BEKDİKLİ

HOPUÇ

KÖR SAYİT

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s