İSTANBUL’A KÖK SALAN 100 AİLE! ————————– ALINTIDIR

İSTANBUL’A KÖK SALAN 100 AİLE!

Araştırmacı yazar Sevengül Yılmaz’ın yaklaşık bir yılda çeşitli tarihi kaynaklardan elde edilen bilgiler ışığında hazırladığı “İstanbul’un 100 Ailesi” kitabı, Kültür AŞ tarafından yayınlandı.

Kitapta, bugün kamuoyunda sıkça bilinen

“Sabancı”,

“- Kıraç”,

“İpekçi”,

“Mardinzadeler”

ailelerinin yanı sıra hiç bilinmeyen

“Kamondolar”,

“Karateodori”,

“Lenas”,

“Çorluluzadeler”,

“- Zografos”,

“Pepagomenos” ve

“Glavani”

gibi ailelere yer veriliyor.

Kamondolar ailesi: İber Yarımadası’ndan Venedik’e, 18. yüzyılda ise İstanbul’a göç eden “Kamondolar” ailesinden Avram Salomon Kamondo (1758-1873), kardeşi İzak ile I.Kamondo ve Şürekası adlı bankayı kurdu.

Featured image

Bu banka devrin sayılı uluslararası finans kuruluşlarından biri oldu.

1910’ların ikinci yarısından sonra kapandı.

18. yüzyılın ilk yarısında İstanbul Yahudileri’ne önderlik yapan Avram Kamondo’nun ailesi, 1870’te Societe Generale de l’Empire Ottoman’daki ortakları Hristaki Zografos, Joro Zarifi ve Osmanlı Bankası ile birlikte İstanbul’a atla çekilen vagonlardaki ilk raylı kentsel taşımacılığı getiren İstanbul Tramvay Şirketi’ni kurdu ve yönetti.

Paris’te ölen ve ancak naaşı İstanbul’a getirilen Avram Kamondo’nun ölümünün ardından Fransa’da doğan ve büyüyen bir sonraki Kamondo kuşağından Isac Kamondo’nun kızı Beatrice, kocası Leon Reinach ve 2 çocuğuyla 1943’te Auschwitz Nazi kampında hayatlarını kaybetti.

Dolmabahçe’nin mimarı: Mimarlık tarihine adı “Dolmabahçe Sarayı’nın mimarı” olarak geçen Garabet Balyan ailesinin ilk bilinen üyesi, Kayseri’nin Derevenk veya Derevank Köyü’ne gelen hassa mimarı (meremetçi) onarımcı Bali Kalfa’dır.

Oğlu Krikor Amira Balyan (1764-1831), ailenin Balyan ismini alan ve ilk kuşağın en önemli üyesi olmakla birlikte padişahlar 2. Mahmud ve 3. Selim dönemlerinde inşa edilen birçok kamu binasının mimarı olarak da tanındı.

Balyan, yaklaşık 30 yıl süren mimarlık hayatında 7 saray, 4 fabrika, bir kışla, bir cami, 2 hastane, 3 okul, 2 su bendi, bir türbe sebil, 7 kilise ve birçok konut inşa etti.

İlk kadın ses sanatçılar: Doldurdukları plaklarla Lale ve Nerkis takma isimlerini kullanan Lebibe İhsan Sezen ve Neyyire İpekçi kardeşler, Selanikli bir ailenin kızlarıdır.

Selanik’te liseyi bitirdikten sonra Balkan Savaşı’ndan kaçarak İstanbul’a yerleşen kardeşler, 1920’li yılların başında Petersburg Konservatuvarı öğretim üyesi Monçanova ile Fransız uyruklu Madam Namer’den Batı müziği, udi Nevres Bey ile Dürri Turan’dan Türk musikisi dersleri aldı.

İstanbul’da plak dolduran ilk kadın sanatçılar olarak tarihe geçen kardeşler, 1923-1933’te Columbia, Sahibinin Sesi ve Pathe şirketleri için Nerves, Mesut Cemil, Nubar Tekyay, Sadi Işılay eşliğinde ayrı ayrı ve birlikte çok sayıda plak doldurdu.

Sinemacı İpekçiler Selanik’te birkaç kuşak ipek işiyle uğraşan İpekçi ailesi, 1893’te göç ettiği İstanbul’da bir süre daha ipek ticaretini sürdürdü.

Aile, Hüsn-i İntihap ismiyle Eminönü’nde açtıkları mağazanın meydan düzenlenmesi sırasında yıkılması üzerine İhsan İpekçi’nin girişimiyle sinemacılığa yöneldi.

1923’te açılan Elhamra Sineması’nı işleten aile, Paten Sarayı gösteri merkezini sinema salonuna dönüştürerek Melek (bugünkü Emek) sinemasını açtı.

Aile, İpek Film Şirketi’ni kurarak film yapımcılığına başladı.

1 Şubat 1979’da İstanbul Maçka’da evinin yakınlarında arabasındayken Mehmet Ali Ağca tarafından öldürülen gazeteci Abdi İpekçi ise İhsan İpekçi’nin diğer kardeşi Süleyman Cevdet’ın çocuğudur.

Ünlü modacı Cemil İpekçi de bu aileye mensuptur.

SABANCI VE KIRAÇ AİLELERİ:

Soy atası Hacı Arap Sabancı olan aile, Adanalı olsa da Hacı Ömer Sabancı’nın çocukları İhsan, Sakıp, Hacı, Şevket, Erol ve Özdemir Sabancı kentin ekonomik, kültürel ve toplumsal yaşamında etkili isimler oldu.

Lise öğrenimini 1948’de yarıda bırakarak Akbank’ta stajyer memur olarak çalışmaya başlayan Sakıp Sabancı, Türkiye’nin en önemli hat koleksiyonlarından birini oluşturdu.

Bu koleksiyon uzun yıllar Atlı Köşk’te sergilendi.

Sakıp Sabancı, kardeşleriyle birlikte Hacı Ömer Sabancı Vakfının kurulmasına öncülük ederek, vakıf aracılığıyla 1999’da Türkiye’nin ilk vakıf üniversitelerinden biri olan Sabancı Üniversitesini kurdu.

Ailenin üçüncü nesil üyesi olan Güler Sabancı da Türkiye’nin büyük şirketler grubundan olan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanıdır.

Afyon İdadisi ve Bursa Ziraat Mektebi’nden (1897-1954) mezun olan ve ailenin bilgi sahibi olunan ilk üyesi Ali Numan Kıraç, Atatürk tarafından Amerika ’ya gönderilen ilk ziraatçi oldu.

Yurda döndükten sonra çalışmalarına Eskişehir’de devam eden Ali Numan’a, Atatürk tarafından ‘’Kıraç’’ soyadı verildi.

Ali Numan ve eşi Semiha Kıraç çiftinin çocukları Can ve İnan Kıraç, Türkiye’nin toplumsal, kültürel ve ekonomik alanlarında önemli katkılarda bulundu.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s