DİN DERSİ SORUNU —- ALINTIDIR

DİN DERSİ SORUNU 

 (Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersleri Sorunu)

hanbelilik ile ilgili görsel sonucu

 Birkaç yıl evvel Cem Vakfı tarafından 1919 kişinin imzasıyla açılan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisine ilişkin dava AİHM aşamasına ulaştı.

cem vakfı logo ile ilgili görsel sonucu

Söz konusu davanın Aleviler ve Alevilik lehine sonuçlanması amacına katkı sunmak için aşağıdaki çalışmayı yapmış bulunmaktayım.

aihm ile ilgili görsel sonucu

 Bilindiği üzere Türkiye’de 1982 Anayasası ile birlikte ilk ve orta dereceli okullarda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi adıyla zorunlu olarak okutulması istenen bir ders ihdas edilmiştir.

Daha önceki yıllarda benzer içerikteki dersler seçmeli olarak okutulmaktaydı.

 Anayasa’nın 24 maddesinde söz konusu dersler hakkında “öğretim“ ifadesi kullanılmaktadır.

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretiminin zorunlu olduğu, din eğitiminin ise ailelerin isteğiyle verilebileceği belirtilmektedir.

Bir başka deyişle Anayasa, “din öğretimi“ ve “din eğitimi“ şeklinde bir kategorizasyona gitmektedir.

Ancak pedagojik olarak öğretim ile eğitimin semantik sınırları konusunda tam bir netlik ve görüş birliği bulunmamaktadır.

Bu nedenle mevcut Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin öğretim sınırlarının dışına çıkan ve eğitimi de kapsayan bir müfredata sahip olduğu yönünde güçlü itirazlar bulunmaktadır.

 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin müfredatta yer alan bir takım uygulamalarla (Söz gelimi namaz uygulaması ve Kur’an surelerinin bazılarının ezberletilmesi) öğretim sınırlarının dışına çıktığı görülmektedir.

Ayrıca ders kitaplarında kullanılan terminoloji de öğretim etkinliğinden ziyade eğitimi esas almaktadır.

Kitaplardaki metinlerde doğru din ve inancın İslamiyet olduğu belirtilirken, İslamiyet ifadesiyle de İslam’ın sadece belli bir mezhebi (Sünni – Maturidî – Hanefi) işaret edilmektedir.

din kültürü ve ahlak bilgisi ile ilgili görsel sonucu

Oysa öğretim etkinliği temel alınmış olsaydı hiçbir din ve inanç için doğruluk ya da yanlışlık gibi bir yargı ortaya konulmazdı.

 Zaman zaman kitaplarda eleştiri sınırlarının dışına taşarak İslam’ın dışındaki diğer dinleri tahkir eden ifadelere rastlamak da mümkündür.

Sözgelimi, lise birinci sınıf ders kitabında Tanrıtanımazlık (Ateizm) konusu işlenirken; “vahye dayalı olmayan inançların topluma zarar veren uygulama ve inanışlara yol açtığı, böylece insanların hurafe, batıl inanç ve zararlı akımlara yöneldiği…” bile ifade edilebilmektedir.

Böylece semavi inançların dışındaki diğer inançların zararlı akımlar olarak gösterildiğini görmekteyiz.

 Nitekim bu ve benzer sorunlar nedeniyle gayri Müslim öğrenciler, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü Eğitim ve Öğretim Yüksek Kurulu tarafından alınan bir kararla 9 Temmuz 1990 yılından itibaren bu derslere karşı muafiyet kazanmışlardır.

Böylece Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin bütün din ve inançları kapsayan öğretim esaslı dersler olduğu yönündeki görüş çökmüş ve geçerliliğini yitirmiştir.

şiilik ile ilgili görsel sonucu

Müfredatında Dünya dinleri hakkında da bölümler yer almasına karşın, bu derslerin İslam dinini ve daha ziyade fıkhî açıdan Sünni – Hanefi, itikadî açıdan da Sünni – Maturidî mezhebini temel alan dersler olduğu gayet net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

 Lakin derslerin bu hususiyetinden dolayı gayri Müslim öğrencilerin kazandığı muafiyet, bilindiği üzere gayri Sünni öğrenciler için henüz söz konusu olamamıştır.

Zira Milli Eğitim Bakanlığı’na göre Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri müfredat itibariyle mezhepler üstü bir anlayışla İslam dininin kök değerlerini temel almaktadır.

Böylece müfredat Alevilik, Mutezile, Caferilik, Şiilik, Şafiilik, Eş’arilik, Malikilik ve Hanbelilik gibi itikadî, fıkhî ve tasavvufî akımların da dayandığı müşterek dinsel zemini de içermektedir.

alevilik ile ilgili görsel sonucu

Oysa Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu savunması gerçeği yansıtmamaktadır.

Çünkü ders kitaplarındaki metinler, Sünni – Maturidi – Hanefi anlayışa göre oluşturulmuştur.

mutezile ile ilgili görsel sonucu

 Sözgelimi 6. Sınıf müfredatı 2. Ünitede yer alan Namaz İbadeti konusu tümüyle Hanefi fıkhına göre anlatılmaktadır.

Namaza hazırlık için alınan abdestte Caferi Fıkhı yok farz edilmiştir. 

Hanefi Fıkhına göre abdest alırken ayaklar yıkanırken Caferi Fıkhına göre ise ayaklar sadece mesh edilmektedir.

Gusül abdesti ve teyemmüm abdestindeki mezhepsel farklılıklar da dikkate alınmamış sadece Hanefi Fıkhı esas alınmıştır.

şafilik nedir ile ilgili görsel sonucu

 Namazın kılınışının gösterildiği resimlerde de Hanefi Fıkhının şekil şartları temel alınmıştır.

Caferi Fıkhı ve diğerleri yine görmezden gelinmiştir.

 Namaza çağrı için okunan ezanda da Sünni inanış gözetilmiş, ezan okunurken Caferilerin ilaveten söylediği sözlere yer verilmemiştir.

Caferiler ezanda “Eşhedü enne aliyyen veliyullah“ , “Hayye alel hayril amel“ sözlerini de okumaktadırlar.

caferilik ile ilgili görsel sonucu

Oysa kitapta bunlara yer verilmemiş tamamen Sünnilerin okuduğu sözlerle yetinilmiştir.

Namazın gündeş beş vakit olarak kılındığı belirtilirken Caferilerin namazı üç vakitte cem etmeleri uygulamasına hiç değinilmemiştir.

Cuma, Bayram, Cenaze ve Teravih namazlarında da tümüyle Hanefi Fıkhı gözetilmiş, Caferi Fıkhına hiç yer verilmemiştir.

Caferi Fıkhının bu gibi konulardaki farklı görüş ve uygulamalarından 11. Sınıf müfredatında Caferilik başlığı altında birkaç örnekle bahsedilmiş, böylece Sünni – Hanefi Fıkhı esas iken diğer fıkhi görüşler istisna addedilmiştir.

eşarilik özellikleri ile ilgili görsel sonucu

Yani İslam’da namaz ibadeti anlatılırken sadece Sünni – Hanefi Fıkhı temel alınarak İslam ile Sünnilik özdeşmişçesine davranılmıştır.

 6. Sınıf Müfredatı 3. Ünitede Son Peygamber Hz. Muhammed konusu anlatılırken Caferi, Alevi ve Nusayriler için çok önemli görülen Gadir Hum Hutbesine hiç değinilmemiştir. 

veda hutbesi ile ilgili görsel sonucu

Oysa Veda Hutbesinden bahsedilmiştir.

 8. Sınıf Müfredatı 1. Ünitede Kader ve Kaza konusu anlatılırken Sünni – Maturidî anlayış doğrultusunda hareket edilip Kader ve Kaza konusunda Şii itikad (Caferiliğin İtikadi Boyutu) görmezden gelinmiştir.

Şiilikteki iman esasları yok farz edilip metin, Sünnilikteki iman esaslarına göre oluşturulmuştur.

hanbelilik hakkında kitaplar ile ilgili görsel sonucu

Oysa Şiilikte Kader inancı yerine  “adalet / adl” inancı bulunmaktadır.

 8. Sınıf Müfredatı 2. Ünitede Zekat, Hac ve Kurban ibadeti anlatılırken Caferi Fıkhındaki “Hums” İbadetine yer verilmemiştir.

Hums ibadeti Zekat ile birlikte Caferi Fıkhında önemli bir yere sahiptir.

Hums ibadetinin Alevilikte “Hakkullah“ ibadetiyle benzeştiğini de anımsatmalıyız ve onun da ders kitaplarında yer bulamadığını özellikle ifade etmeliyiz.

 Kurban ibadeti konusunda da Hanefi Fıkhı doğrultusunda dinsel hüküm olarak Kurban kesmenin “vacip“ olduğu belirtilmekte ama bu konuda diğer mezheplerin görüşlerine yer verilmemektedir.

İlgili resim

Oysa Kurban kesmek sadece Hanefilikte vaciptir.

Şafiilik ve diğer Sünni mezheplerinde ise “Sünnet”tir.

Burada Sünnilik içinde de özellikle Hanefiliğin öne çıkarıldığı görülmektedir.

Kurban kesmenin Alevilikteki hükmü ise farziyet derecesindedir.

Lakin bu farziyet illa hayvan kesmek manasına gelmemektedir.

 Hac ibadeti konusunda da Hanefi Fıkhı esas alınmıştır.

Hacca dair diğer Sünni mezheplerin görüşleri dikkate alınmadığı gibi Caferi Fıkhı da görmezden gelinmiştir. Hacca dair Alevi yorumundan da hiç bahsolunmamıştır.

 Hac İbadeti ile ilintili bir ibadet olarak Umre İbadeti konusunda da Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerin görüşlerine hiç yer verilmemiştir.

 Lise 2. Sınıf (10. Sınıf) Müfredatında İslam Dinin İnanç Esasları konusu anlatılırken de sadece Sünni – Maturidî inanç doğrultusunda hareket edilmiştir.

Allah’ın Varlık ve Birliğine İman, Meleklere İman, Kitaplara İman, Peygamberlere İman, Ahiret Gününe İman ve Kadere (Hayır ve Şerrin Allah’tan geldiğine) İman şeklinde sıralanan iman esasları, Sünni – Maturidî inanışı yansıtmaktadır.

Oysa Şiilikte iman esasları; Tevhid, Nübüvvet, Velayet, Mead ve Adalet olarak tanzim edilmiştir. Kitapta Velayet ve Adalet inancı dışındaki diğer inançların Sünni terminolojisindeki karşılıkları yer bulmuşken bu iki iman esası,  “İslam Dininin İnanç Esasları“ arasında sayılmayarak İslam dini ile Sünnilik özdeş görülmüş, Şiilik ise dışlanmıştır.

 Lise 3. Sınıf (11. Sınıf) Müfredatında da Sünni – Maturidî inanış doğrultusunda Kader İnancına ve onunla ilintili kavramlara yer verilmiş ama Şiilikte, Kader İnancının reddi anlamına gelen ve bireyin özgür iradesini öne çıkaran adalet inancına ise yer verilmemiştir.

maturidilik ile ilgili görsel sonucu

 Lise 4. Sınıf (12. Sınıf) Müfredatında Ahiret İnancı anlatılırken de Sünni – Maturidî inanış doğrultusunda hareket edilmiştir.

Yeniden Diriliş (Baas İnancı) ve rü’yetullah (Tanrı’nın Cennette görülmesi inancı)  konusunda Şii itikadı yok farz edilmiştir.

Ayrıca cenaze namazının kılınışı konusunda da sadece Hanefi Fıkhı esas alınmıştır. 

İlkokul 4. Sınıftan lise 4. sınıfa değin müfredatın hiçbir yerinde Aleviliğin temel inançlarından olan Devriye ve Tenasüh İnancına yer verilmemekte, Sünnilikteki Ahiret İnancı İslam’ın temel inancı sayılarak bütün öğrencilere benimsetilmeye çalışılmaktadır.

nusayrilik ile ilgili görsel sonucu

 Tenasüh İnancı Nusayrilikte de en önemli inanç esaslarından biridir.

Nusayriliğin müstakil bir başlık altında anlatıldığı bölümde dahi tenasüh inancına yer verilmemektedir.

Hatta müfredat boyunca Ahiret İnancıyla ilgili bölümlerde tenasüh / reenkarnasyon inancının İslam dışı bir inanç olduğu doğrudan ya da dolaylı olarak iddia edilmekte ve öğrencilere yanlış ve batıl bir inanç olarak anlatılmaktadır.

Bu da müfredatın mezhepler üstü olma iddiasını çürüten en önemli unsurlardan biridir.  

 Alevilik Açısından Müfredatın Değerlendirilmesi

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders müfredatı İlkokul 4. Sınıftan lise 4. Sınıfa değin Sünni – Maturidî – Hanefi mezhebi doğrultusunda hazırlanmıştır.

Diğer mezheplere ilişkin bilgilere ya hiç yer verilmemiş ya da aykırı görüş olarak değinilmiştir. Sünnilik daima merkeze alınmıştır.

Böylece müfredat mezhepler üstü bir anlayışla değil tamamen mezhepçi bir anlayışla hazırlanmıştır.

sünnilik ile ilgili görsel sonucu

 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerinin mezhepler üstü bir içeriğe sahip olmasının ve uygulamanın da bu doğrultuda cereyan etmesinin önündeki en büyük engellerden biri de bu dersin öğretmenlerinin İlahiyat Fakültelerinde koyu bir Sünni – Maturidî – Hanefi anlayış doğrultusunda yetiştirilmekte olmasıdır.

Bu anlayışla yetiştirilen öğretmenlerden mezhepler üstü bir anlayışla ders işlemelerini beklemek ne derece mümkündür?

Kısacası din dersi sorununun kaynaklarından biri de İlahiyat Fakültelerindeki müfredattır.

 Gerçek şu ki bu dersler yapılan tüm makyaj çalışmalarına rağmen tam anlamıyla bir Sünnilik dersleridir.

 Aleviliğe gelince… 

Alevilik, ders kitaplarında bir mezhep olarak kabul edilmemiştir.

Müfredat, Aleviliği kültürel ve folklorik bir dinsel unsur olarak takdim etmektedir.

 7. Sınıf Müfredatındaki “İslam Düşüncesinde Yorumlar“ başlıklı ünitede Alevilik ne itikadi bir yorum ne de Fıkhi bir yorum olarak kabul edilmemiş, tasavvufi bir yorum olarak görülmüş, böylece de Sünnilik ve Şiilikle birlikte üç ana İslam mezhebinden biri olarak kategorize edilmemiştir.

Alevilik 7. Sınıf Müfredatında da 12. Sınıf Müfredatında da Sünni Tarikatlarla aynı kategoride değerlendirilmiş ve kategorik olarak mezhepsel oluşumlardan daha alt düzeyde ele alınıp deyim yerindeyse itibar ve değeri düşürülmek istenmiştir.

 Oysa Alevilik, hem itikadî olarak hem de fıkhî olarak kendine özgü görüşleri olan müstakil bir İslam mezhebidir.

Alevilikte bunlara ilaveten ve daha baskın olarak mistik / tasavvufi yorumlar da mevcuttur.

alevilik kitapları ile ilgili görsel sonucu

Aleviliği sadece tasavvufi bir oluşum olarak kategorize etmek gerçeği yansıtmamaktadır.

 Aleviliğe karşı ayrımcılık ilkokul 4. Sınıftan itibaren başlamaktadır.

 İlkokul 4. Sınıf Müfredatının 1. Ünitesinde “Bismillahirrahmanirrahim“ ifadesi öğretilirken bunun Alevilikteki muadili olan “Bismişah“ sözü yok farz edilmiş ve daha ilk derste Alevi öğrenciler Alevilikle ilgili en temel bilgiden uzak tutulmuştur.

 Aynı durum aynı ünitede yer verilen “Kelime – i Şehadet“ ve “Kelime – i Tevhid“ sözlerinde de mevcuttur. 

Her iki sözün de Sünni versiyonu öğretilmektedir.

 Alevilikte Kelime – i Şehadet ve Kelime – i Tevhid’in sonuna eklenen “Aliyyun veliyullah“ ifadesi kitapta yer almadığından Alevi öğrencilere öğretilmemektedir.

 İlkokul Müfredatında yer alan sure ezberletilmesi uygulaması da Sünniliğe göre düzenlenmiştir.

Oysa Alevilikte ibadet sırasında surelerin Arapçası değil Türkçesi okunmaktadır.

 5. Sınıf Müfredatında Allah İnancı konusu da Sünni anlayışa göre yani transandantal tanrı inancı doğrultusunda düzenlenmiştir.

Oysa Alevilikte Allah İnancı “Evrende ve varlıkta mündemiç bir tanrı inancı“ şeklindedir.

Aynı durum lise 2. Sınıf (10 Sınıf) müfredatında “İslam Dininin İnanç Esasları“ başlıklı konuda da mevcuttur.

maturidilik ve türklük ile ilgili görsel sonucu

Orada da Sünnilikteki Tanrı İnancı hakimdir.

5. Sınıf Müfredatında “Başlıca İbadetler” başlığı altında sadece Sünni İnanıştaki ibadetlere (Namaz, Ramazan Orucu, Hac, Zekat) yer verilmiş, Alevi ibadetlerinden (Cem, Muharrem Orucu, Semah) bahsedilmemektedir.

Aynı durum ileriki sınıflarda da mevcuttur.

Alevi ibadetleri, ibadet kavramıyla değil, tören, ritüel vb. ifadelerle anlatılmaya çalışılmıştır.

 Ders kitabında “Camiyi Tanıyalım“ başlıklı bir konu mevcutken cemevini tanıtan bir konu mevcut değildir.

 5. Sınıf Müfredatında “Dini Bayramlarımız“ başlığı altında Alevilerce dini bayram olarak kabul edilen Nevruz Bayramı ve Gadir Hum Bayramına yer verilmemiştir.

Nevruz Bayramından daha sonraki konularda kültürel bir unsur olarak bahsedilmiş ve Nevruzdaki dini boyut sansürlenmiştir.

nevruz bayramı ve türkler ile ilgili görsel sonucu

 5. Sınıfta “Sevinç ve Üzüntülerimizi Paylaşalım“ başlıklı ünitede Alevilerin büyük üzüntüsü olan Muharrem Matemine yer verilmemiştir.

 6. Sınıfta 2. Ünitede Namaz İbadeti anlatılmış ama onun Alevilikteki muadili olan Cem İbadeti anlatılmamıştır.

Cem ibadeti 7. ve 12. Sınıfta bir tarikat zikir ayini ve kültürel bir etkinlik biçiminde anlatılmış, cemin namazın muadili olduğu gerçeği kabul edilmemiştir. 

 7. Sınıfta 2. Ünitede Oruç İbadeti anlatılırken Sünni ve Şii İnanıştaki Ramazan Orucu İslam dinin farz ibadetleri arasında gösterilirken Muharrem Orucu sadece Sünnet ve nafile oruç olarak görülmüş, Ramazan Orucunun mecburi, Muharrem Orucunun ise ihtiyari olduğu anlatılmıştır.

Oysa Alevilikte Muharrem Orucu farzdır.

muharrem orucu ile ilgili görsel sonucu

Ramazan Orucunu tutmayanın Muharrem Orucu tutmasının bir anlamı olmadığı şeklindeki görüş doğrudan doğruya Alevi inancının reddedilmesi demektir.

Alevilikte Ramazan Orucu ihtiyari, Muharrem Orucu ise sağlık ve iş durumu uygun olanlar için mecburidir yani farzdır.

ramazan orucu ile ilgili görsel sonucu

 Özetle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Müfredatında ve ders kitaplarında;

 1.  Alevilik; Sünnilik ve Şiilikle birlikte müstakil bir İslam mezhebi olarak kabul edilmemektedir.

  1. Aleviliğin sadece tasavvufi bir akım olduğu, uyguladığı ritüellerin kültürel ve folklorik etkinlikler olduğu, İslam Dininin temel ibadetleri arasında olmadığı doğrudan ya da dolaylı olarak anlatılmaktadır.
  2. Aleviliğin itikadi ve fıkhi esasları yok farzedilmiş ve bu nedenle de mezhep olarak görülmemiştir.
  3. Şu gerçekler de kabul edilmemektedir: Aleviliğin temel ibadeti olan cem, Sünnilik ve Şiilikteki namazın muadilidir.
  4. Alevilikteki Muharrem Orucu, Sünnilikteki Ramazan Orucunun muadilidir.

Alevilerin ibadethanesi olan Cemevi, Sünni ve Şiilerin ibadethanesi olan caminin muadilidir.

Semah, kültürel ve folklorik bir etkinlik yahut bir tarikat zikri ve ayini değil temel bir ibadet biçimidir.

  1. Saz ya da bağlama Alevilikte kutsal bir çalgıdır.
  2. Alevilik sazsız / bağlamasız düşünülemez.

Ders müfredatında, saz çalınarak deyiş ve nefes okuma uygulamasına da yer verilmemektedir.

alevilik ve bağlama ile ilgili görsel sonucu

 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi müfredatı ve ders kitapları bu hususları dikkate alarak yeniden düzenlendiğinde Aleviler açısından sorun büyük ölçüde aşılacaktır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s