OKUL, MÜDÜRÜ KADAR MI OKUL? —————————- ALINTIDIR

OKUL, MÜDÜRÜ KADAR MI OKUL?

OKUL YÖNETİMİ

(ÇÖZÜM ÖNERİSİ)

Eğitim sistemi içerisinde okul yönetimi dolayısıyla Okul Müdürü son derece önemli bir yere sahiptir.

Onun için de bu konuda yapılan düzenlemeler de o denli önemlidir.

Bu nedenle eğitim bilimciler, “Okul, Müdürü kadar okuldur.” derler.

Öğrenci, öğretmen ve de milletimiz bakımından son derece önemli ve belirleyici özelliği olan bu görevi ifa edecek arkadaşlarımızın belirlenmesi ve çalışma şartları ile ilgili süreçler çok iyi düşünülerek belirlenmelidir.

Bir Öneri

Doğrusu çözüme giden yolda uğraş verirken, “Amerika’yı yeniden keşfetmemek” adına gelişmiş ülkelerde süregelen uygulamalar incelenebilir.

Örneğin Kuzey Avrupa ülkelerinden bazılarında, okulların bütçeleri ile Müdürlerinin belirlenmesi konusu, yerinde oluşturulan “Eğitim Komisyonları” aracılığı ile yapılmaktadır.

Bu yaklaşım ülkemiz için de ivedilikle düşünülmelidir.

Ülkemiz için bir öneri:

1. İlçeler bazında eğitim komisyonları kurulur (Belediye Başkanı, sivil toplum temsilcileri, veli temsilcileri, bir akademisyen vs).

2..Komisyon bir Müdür görevlendirir. (Müdür adaylarının ülke genelinde yapılan bir eğitim yöneticiliği sınavından örneğin en az 70 yâ da okul türüne göre 80 alma şartı olabilir).

3. Müdüre makul bir bütçe verilir, o bu bütçe ile; hizmetli ve memur temini ile diğer giderleri karşılar.

4. Öğretmen normları ilçe bazında ve bir havuzda oluşur.

Görevi alan Müdürler o havuz içerisinden karşılıklı iletişimle kadrosunu oluşturur.

5. Komisyon adına bu süreci organize edecek bir komisyon sekreteri ile yardımcısı bulunur (şimdiki İlçe Milli Eğitim Müdürü yerine).

6. Sorumluluk noktasındaki Müdürün yeteri kadar yetkisi de olmalı.

Rastgele atanmış, “Bana dokunmak kolay değil” mantığında öğretmenlerle de yol almak zorunda bırakılmamalı.

Yukarıda özetle ortaya koymaya çalıştığım sistemin faydaları:

1.Merkezi yapı sadece eğitimin ana ilkelerini ve müfredatı belirler, genel anlamda denetim işlevi görür; bu nedenle de rahatlatır.

2. Sistem verimlilik anlamında kendi kendini kontrol eder ve yeniler.

3. Öğretmen ve yönetici bakımından norm sorununda sıkıntı oranı en aza iner.

4. Böyle bir yapıda; Müdür, Müdür Yardımcısı ve Öğretmen verimliliği ciddi anlamda artar.

5. Merkezden ya da illerden koordine edilen sistemlerden çok daha pratik ve iyi işleyen bir yapı ortaya çıkar.

Peki, bu yapılabilir mi?

Yaptığınız işte farkındalık oluşturma iddianız varsa yaparsınız.

Biraz cesaret ve biraz da özen gerekiyor o kadar.

Gündemdeki Değişiklik

Son yasa değişikliği ile yapılan düzenleme şu anda eğitim örgütünün en önemli gündemi.

Yapılan değişikliklerin okul yöneticilerini ilgilendiren boyutuna iki temel noktada değinme gereği duymaktayım;

1. Okul yöneticisi konumunun bir anlam ve değeri olmalıdır.

Doğrusu öğretmenlik işin özü ve aslı olmakla beraber; okul yöneticisi konumu, o işin doğasıyla da bütünleşen kariyer alanına dönüştürülmelidir.

2. Müdürlerin görevlendirilmesi ya da dört yıl içerisinde ya da sonundaki durumları konularıyla ilgili ölçütler son derece önemlidir.

Bu ölçütler belirlenirken hiç şüphesiz adalet ve liyakat gibi değerler belirleyici olmalıdır.

Öte yandan ortaya konulan ölçütler olabildiğince net bir biçimde belirlenmelidir.

Bu yapıldığı zaman belli bir çevrenin adamı olma itham ya da belli bir çevre içinde de olsa çatışma yaşama ihtimali olmayacak; böylelikle okullarda çok daha huzurlu ve uygun çalışma şartları ortaya çıkacaktır.

Devlet okullarındaki öğretmen ve yöneticilere ciddi bir misyon yüklenen şu süreçte, okul yöneticisi belirlemek adına atılacak adımların önemi bir kat daha artmaktadır.

O halde, şu aşamada yönetmelik yoluyla yapılacak düzenlemeye eğitim örgütünün tüm unsurlarına değer veren ve hiç kimseyi peşinen dışlamayan yani ötekisi olmayan bir anlayışa sahip olması gereği vardır.

Dört Yıl Konusu

Bu konuya ayrıca değinme gereği vardır.

Zira dört yılın; mevcut okul ya da kurum, kademe ya da toplam yöneticiliğe göre mi belirleneceği ile ilgili çok şey yazılıp, söyleniyor.

Düzenleme ile yapılmak istenilen verimlilik ya da başarım değerlendirmesi ise son atandığı kurumda dört yıl çalışmış olma ölçüsü aranmalıdır.

Ancak bu şekilde süreç içerisinde ya da sonunda sağlıklı bir değerlendirme yapılabilir.

Sonsöz

Eskiden bilindik bir reklâm vardı, “Tarih affeder ama trafik asla” …

Doğrusu trafik de affetmiyor, tarih de.

Yapılan bu düzenlemelerde isabet ve başarı varsa hak bir biçimde teslim edilir; aksi takdirde yavrularımız ve elbette halkımızın hakkı noktasında ciddi eleştiriler yıllar boyuna yapılacaktır.

Dahası sonuçları milyonlarca insanı etkileyecek bu tasarrufların kul hakkı bağlamında ne anlama geldiğini söylemeye gerek yok.

Yazının sonunda baştaki önerimin önemsenmesi gerektiğini yeniden ifade ediyor, yaşanacak olan gelişmelerin eğitim örgütümüz ve öğrencilerimiz açısından iyi sonuçlara yol açmasını diliyorum.

Dr. Elif KARADAĞ

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s