OSMANLI’YI CEHALET VE YOBAZLIK BATIRDI ——————– ALINTIDIR

OSMANLI’YI  CEHALET VE YOBAZLIK BATIRDI!

Rahmi Turan

 

Galileo, bilindiği gibi teleskopu bulan bilgindir.

Uzayın keşfinde çok büyük rolü olan önemli bir bilim adamıdır.

“Dünya dönüyor” dediği için yakılarak öldürülmeye mahkûm edilmiştir.

O devirde dünyanın yuvarlak olduğunu ve döndüğünü kimse kabul etmiyordu.

 

Engizisyon Mahkemesi “Eğer bu lâfını geri alırsan ölüm cezanı affederiz.

Lâfını geri almazsan seni yakacağız” demişti.

Bunun üzerine Galileo da “Dünya dönüyor” sözünü geri almıştı.

Müritleri ve öğrencileri, hocalarının bir kahramanlık yapıp sözünü geri almayacağı kanaatindeydiler.

O, söylediği sözleri geri alınca çok üzüldüler ve hocalarına “Kahramanları olmayan memlekete çok yazık” dediler.

Galileo da öğrencilerine “Kahramanlara muhtaç olan memlekete çok yazık” dedi ve ekledi:

“Ben dönmüyor desem de dünya yine dönüyor”

***

Herkesin kahraman olması mümkün değildir.

Galieo da kahraman değil, bilim adamıydı.

Çok koyu bir Katolik’ti ama diyordu ki:

“Fizik, İncil’den öğrenilmez.

Fizik öğrenmek istiyorsan okuyacaksın, din kitaplarını değil bunun kitabını okuyacaksın.”

Eğer İncil’den, başka din kitaplarından veya Kuran’dan müspet ilimlerin getirdiği hakikatleri öğrenmeye kalkarsanız, işin içinden çıkamazsınız.

***

Osmanlı Devleti, başlangıçta harikalar yarattı, büyük bir İmparatorluk oldu.

Sürekli yükselme halinde geçen ilk 300 yıldan sonra Osmanlı yavaş yavaş çağın gerisinde kalmaya başladı.

Duraklama, gerileme derken 19’uncu yüzyılın ikinci yarısında hızlı bir çöküş dönemi yaşandı ve 20’nci yüzyılın ilk çeyreğinde Osmanlı battı!

Bu hazin çöküşün en önemli nedeni eğitimsizlikti!

 

Üniversitesi olmayan Osmanlı’nın Fatih Medresesi vardı ama ne Fizik okutuyor, ne Kimya okutuyor, ne Matematik okutuyordu.

Kelâm okutuyor, Fıkıh okutuyor ve hep Manevi Bilimler okutuyordu…

Devlet, bunun yanlışlığını ne zaman farkına vardı?

 

1771’de Çeşme önünde Osmanlı donanması Rus donanması tarafından yakıldığı zaman geri kalmışlığın farkına vardı.

O günün padişahı 3’üncü Mustafa “Ne yapacağız?” dedi.

Dönemin ileri gelenleri ise “Okul açacağız” diye cevap verdiler.

“Nasıl gemi yapılır öğreneceğiz.

Nasıl Rus donanması Petrograd’dan çıkıp Çeşme önlerine gelebildiyse, biz de oralara gidebilmeliyiz.

Bu da dua ile değil ancak bilimle olur.”

 

Bunun üzerine “Mühendishane-i Bahrî-i Hümâyûn” kuruldu.

Bu kurum, bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi’nin köküdür.

Osmanlı idaresi, çok geç de olsa müspet ilimlerin okutulduğu bir mektep açmaya ihtiyaç duymuştur.

***

Şimdi…

İktidar, 4+4+4 veya bunun gibi formüllerde çocuklarımızı dini eğitime yönelterek, gençlere Arapça öğreterek, dindar bir gençlik yetiştirmek için imam-hatip okullarının sayısını arttırarak, medrese eğitiminin hüküm sürdüğü eski çağlara dönmek istiyor.

Okulla medreseyi birbirine karıştırmamak gerekir!

Manevi bilimleri de okutalım elbette…

Gençlerimize din eğitimi verelim, Kuran-ı Kerim’i okutalım, beş vakit namazı da öğretelim ama onlara müspet bilimleri okutmazsak, gençlerimizi bilgi çağının dışında bırakırsak, ulus olarak çağdaş düzeye ulaşamayız,  dünyadaki büyük yarışta çok geri kalırız…

Osmanlı Devleti aydınlanma çağına yetişememiştir.

Osmanlı’da ilk üniversite 1846 yılında kurulmuştur ama 1900’e kadar işletilememiştir.

Çünkü gericiler üniversiteye karşı çıkmıştır.

Yobaz kesime müspet ilimlerin değeri bir türlü anlatılamamıştır.

Osmanlı Devleti’nin çöküşündeki en önemli sebep, toplumun cehaleti, “Öbür dünya” işleriyle, din ve dua ile bu dünya işlerinin çözümleneceğine inanmasıydı…

Toplumun yüzde 95’i okuma yazma bilmiyordu.

***

Üniversite hür düşüncenin ve bilimin yatağıdır.

Türkiye’de ilk çağdaş üniversite 1933’te kurulan İstanbul Üniversitesi’dir.

 Yani bizim üniversite geleneğimizin bu kadar yıllık bir geçmişi vardır.

Ondan önceki medresedir.

Medrese, aslında bilimin gelişmesine yardımcı olmak yerine, bu gelişmeyi engelleyen bir kurumdur.

Dünyada sosyal, ekonomik ve politik koşullar hızla değişiyor.

Bu değişimin temelinde müspet bilimler var.

Şimdi Türkiye, 4+4+4 sistemiyle geriye, medrese dönemine götürülüyor.

Evet, Manevi İlimleri de okuyalım ama Müspet Bilimleri, Teknolojiyi, Fiziği, Kimyayı, Matematiği gerektiği gibi okumazsak, kıçın kıçın geri gideriz.

Çağdaş dünyanın dışında olursak, devamlı olarak fakir bir ülke haklinde kalırız!

Türk insanına lütfen bu çileyi lâyık görmeyiniz!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s