MEM Ü ZİN ———————————– ALINTIDIR

“MEM Ü ZİN”

Irkçı duygularla yazılmış bir kitaptır!  

 

  M. Ekilen isimli okuyucu dostum şöyle bir e-posta göndermiş:

“Sayın Ö. Sağlam,

 

‘Bu Rumlar üzerimize galip olmazdı,

Baykuş elinde harap olmazdık.’

 

19 Nisan 2013 tarihli yazınızda, Rumlardan kastın Türkler olabileceğini ifade etmişsiniz.

Şüphesiz haklısınız.

Kürtçe’de Türkler için Rumi kelimesi kullanılır.

Türkler Malazgirt’te Roma’yı yenip bu ülkeyi tavattun edince(*) arkadan gelen Kürtler de buralara peşimizden yerleşince kendinden önce burayı sahiplenen Türklere biraz da Araplardan ilhamla Rumi demişlerdir.

İlk zamanlarda şimdi bizim Türkiye Selçukluları dediğimiz devlete eski kitaplarda Rum Selçukluları denir.

Farsçayı da kullananlara Tacik denilmesi, ya Türk jargonunu kullanmalarına ya da Turani kavimlerden olduklarına işaret olabilir.

Bu kitapla ilgili yazınız çok açıklayıcı ve yararlı olmuştur.

Yöneticilerimizden hiç birinin o kitabı okuduğunu düşünmüyorum.

Birilerine hoş görünmek adına yapılan bu gibi işler tam bir gaflet eseridir.

Saygılarımla”

Sayın Ekilen’e teşekkür ediyorum.

Evet, o tarihlerde Anadolu’ya “Rum Ülkesi” anlamında “Diyar-ı Rûm”, bu coğrafyaya mensup insanlara da “Rumlu” anlamında “Rûmî” deniyordu.

Tıpkı “Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî” örneğinde olduğu gibi.

“Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî”, “Rumlu Mevlânâ Celâleddin” demektir. 

Hatta Hz. Peygamber’in sahabelerinden birisinin adı “Şuayb-i Rûmi”dir.

Bu sahabe, o tarihlerde Doğu Roma veya Bizans olarak bilinen Anadolu’dan kalkmış Medine’ye gelerek Müslüman olmuştur.

Bu sebeple kendisine “Rumlu Şuayb” anlamında“Şuayb-i Rûmî” denilmiştir.

Ünlü sahabi Selman’a, “Farslı Selman” anlamında “Selmân-ı Fârisî” denildiği gibi.

 

Dolayısıyla Devlet yayını olarak basılan “Mem û Zîn” isimli eserin sahibi Kürtçü Ahmed-i Hâni’nin, kendilerini harap ve tarumar edenlerden sayıp, “Nâmert” ve“Baykuş” olarak nitelendirmek suretiyle(1), Arap ve Acemlerle birlikte Kürtlere köle yapmayı kafasına koyduğu(2) ve bunu Kürtler için bir hedef olarak gösterdiği insanlar biz Türklerden başkası değildir.

 Mem û Zîn, ırkçı duygularla yazılmış bir kitaptır

 Hayır; bu tanımlama bana ait değil, bizzat kitabın yazarına ait.

Yani bizzat Ahmed-i Hâni söylüyor bunu!

Kitabın “Sebebê Nezmê Kitabê Bi Vî Ezmanî û Sûretê Şekwaya Dewranî û Giliya Ji Ebnayêd Zemanî Ku Li Bal Wan Yeksan e Hunerê Dananî Digel ‘Eybê Nadanî”

ara başlığını taşıyan bölümünde oldukça ilginç şeyler söylüyor bizim Saray Kâtibi Ahmed-i Hâni.

Söyledikleri; bugün

“Ortalıkta neden Kürtçe bir eser yok?” ya da Kürtler için “Madem bunlar bir millet bir tarih ise niye bir tane bile Kürtçe yazılmış mezar taşları yok?”

diye soru soran kişilere bir cevap niteliğindedir aslında.

 

İlgili bölümde kitabını neden “Kürtçe” olarak yazdığını açıklarken şöyle diyor Ahmed-i Hâni:

 

“Hâni, kemalsizliğin kemale ermesinden dolayı,

Kelam meydanını boş buldu.

 

Yani kabiliyetinden ve ehliyetinden değil,

Belki asabiyet ve aşiretperverlikten,

 

Kısaca, inattan ya da çaresizlikten,

Alışılmışın tersine, bu bidati işledi.

 

Temiz olanı bir yana bırakıp tortuyu içti,

Yani bir  inci gibi olan Kürt dilini,

 

Bir düzene ve intizama soktu;

Böylece halk için cefayı çekti”(3).

 

Yani demek istiyor ki;

“Yeteri kadar olgunlaştığımı ve Kürtçe ile söz söyleyen (kitap yazan) başka birisinin olmadığını anladım ve böyle Kürtçe bir eser yazmaya karar verdim.

Aslında bu konuda kabiliyetli ve ehliyetli olmadığımın farkındayım.

Ancak ırkçılık ve milliyetçi duyularımın da etkisiyle biraz da inat olsun diye böyle bir işe kalkıştım.

Bilinenin aksine, yani kolay yolu tercih etmek yerine zor olanı seçtim ve Kürtçe eser vermeye karar verdim…”

 

“Temiz olanı bir yana bırakıp tortuyu içti,

Yani bir inci gibi olan Kürt dilini”

 

Diyerek, Kürtçenin o güne kadar yeterince işlenmediğinden ve yazı diline uyarlanmadığından bahisle, Kürtçe eser yazmanın tıpkı okyanustan inci çıkarmak kadar zor bir iş olduğunu da vurgulamış oluyor aslında.

Kürtçe eser yazmasının bir başka sebebini de şöyle açıklıyor Ahmed-i Hâni:

 

“Ta ki el âlem demesin ki Kürtler,

Bilgisizdir, köksüzdür, temelsizdirler.

 

Çeşitli milletler kitap sahibidirler,

Sadece Kürtler nasipsizdirler.

 

Nazar ehli demesin ki ‘Kürtler,

Aşkı amaç edinmemişlerdir.

 

Onlardan hiçbiri ne isteyen olur ne de istenen,

Onlardan hiçbiri ne sever ne de sevilir,

 

Onlar aşkın tadından yana hepten nasipsiz,

Hakiki ve mecazi aşktan da uzaktırlar’

 

Kürtler o kadar kemalsiz değil,

Fakat öksüz ve mecalsizdirler.

 

Tümü birden bilgisiz ve cahil değil,

Sadece sefil ve sahipsizdirler…”(4).

 

Yani bizim saraylı Ahmed-i Hâni;

“Diğer milletlerin, -Kürtler cahil, kaba saba insanlardır.

Sevmek ve sevilmek onlara göre değildir.

Bütün milletlerin yazılı edebiyatı olduğu halde Kürtlerin böyle bir şeyleri de yoktur ve onların dili kitap yazmaya uygun değildir’ dememeleri için bu kitabı Kürtçe olarak yazdım…”

demek istiyor.

 

Ahmed-i Hani, Kürtlerin neden bu durumda olduklarını ise tamamıyla onların tarih boyunca bağımsız bir devlet kuramamalarıyla ve onları derleyip toparlayacak bir liderlerinin ortaya çıkmamasıyla açıklamaktadır. 

Eğer böyle olsaydı Kürt dilini dünya semasında bir bayrak gibi dalgalandırabileceğini söylüyor ve Kürtçeyi kullanarak Mele Cizirî’den Ali Harîrî’ye ve Fegiyê Teyran’a kadar birçok Kürt âliminin ruhlarını diriltilebileceğini söylüyor.

Ancak Kürtlerin bütün bu imkânlardan yoksun kaldıklarını, dolayısıyla Kürt dilinin ve edebiyatının istenilen seviyede gelişemediğini üzülerek ve hayıflanarak dile getiriyor kitabında(5).

________________

(*)Tavattun etmek: Vatan yapmak, vatanlaştırmak. (Ö.S.)

1-Ahmed-i Hâni, Mem û Zîn, s, 19-20, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayını, Yay. Haz. Nâmık Açıkgöz, Ankara, 2012,

2-Age, s,22,

3-Age, s, 20,

4- Age, s, 22-23,

5-Age, s, 23-24, 247-253. beyitler.

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s