MEDRESE KAFASI – CUMHURİYET KARŞITLIĞI —- ALINTIDIR

MEDRESE KAFASI – CUMHURİYET KARŞITLIĞI

(S. NURSİ-F. GÜLEN)

 

  YUSUF DÜLGER

 

 

  F. Gülen AKP’nin çözüm (bölme) sürecine destek verirken, adını vermeden Türkiye Cumhuriyeti ve kurucularını suçladı.

Dedi ki (28.07.2013 günlü Vatan Gazetesi’nden):

 “Biz adalet-i mahza (sırf) ile tam bir adaletle bütün tebaaya öyle muamele yapsaydık, zannediyorum yakın tarihi sorgulama, mukaddime değil ağzım eğilir.

O Alevilere karşı da o ekrada (Kürtlere) karşı da, daha başka milletten olan insanlara karşı da herhalde, insanca davransaydık, eğitimle onların içine girseydik bir asırdan fazla oluyor. 

Hz. Pir-i Mugan’ın projesini orada genişçe realize ederek Van’da, mesela bir üniversite Medrese tüz Zehra, Arapça Farz, Türkçe vacip, bu tabiri kullanan olmamış o güne kadar.

Kürtçe de caiz.

İsteyen kendi dilini de kullansın.

Dini ilimler orada tahsil edilsin.

Ve biz o şeyi geliştirseydik, zannediyorum hiçbir problem olmayacaktı…

 Siz bir darbe vurdunuz.

Kocaman bir ailenin başına balyoz inmiş gibi oldu.

Babayı öldürdünüz ama anne düşman oldu, nine düşman oldu, amca düşman oldu, …

Mülâyemetle bunların üzerine gidilseydi, insani değerlerle gidilseydi, bu problemler altından kalkılmaz, üstesinden gelinmez hal almazdı.

Sulh hayırlı bir hadisedir, o yolda yürümek lazım…”

  CUMHURİYETİMİZİN NİMETLERİ

  

Bu alıntıların ilk cümleleri açık anlamıyla şudur:

  “Biz yurttaşlarımıza eşit davranmadık, yakın tarihimizi (Cumhuriyet dönemini) sorgulamadık.

Alevilere, Kürtlere, başka milletlerden olan insanlara insanca davranmadık.” 

   Bu suçlama gerçek dışıdır, insafsızlıktır.

Kanun önünde herkes eşittir, eşit işlem görür.

Yasaların verdiği haklardan herkes yararlandı, yararlanıyor.  

   Geçmişte biz reaya “koyun sürüsü” yerine konuyorduk (Vahdettin’in sözü);  Cumhuriyet bizi insan yerine koydu, eşit yurttaşlar olduk.

    Türkiye’de haksızlığa uğrayanlar azınlıklar değildir, Türklerdir.

Türkiye’de Türkler askerlik yaparlarken, devletin kahrını çekerlerken; birileri askerlikten sıyırdı, vergi kaçırdı, mutlu yaşadı.

 

YURDU VE YURTTAŞLARIYLA BÜTÜN BİR MİLLET

  

“Alevilere, Kürtlere, başka milletten olan insanlara insanca davranmadık”  denerek, Alevi vatandaşlarımız devlet karşı kışkırtılıyor.

    Alevileri safınıza çekerek Cumhuriyet karşıtı cepheyi güçlendirmeyi, Türkiye Cumhuriyeti’ni yalnızlaştırıp intikam almayı düşünüyorsanız, yanılırsınız.

Çünkü Alevi vatandaşlarımız Türkiye Cumhuriyetini seviyorlar. 

    İkide bir, Alevi, Kürt ve başka milletleri öne çıkarmanın arka yüzünde, Türkiye’yi dağıtma planı vardır.

Irk ve mezhepleri konuşup durmak yanlıştır.

    “Alevi, Kürt, başka milletler” ağzı Türkiye’yi çok uluslu, çok hukuklu bir devlete dönüştürmek isteyenlerin amacı olsa gerek.

 

  CEMAATLERDE ARAPLAŞMA EĞİLİMİ

   Van’da bir “Medrese tüz Zehra” isteği, Said-i Kürdi tilmizliğidir.

Bu tür adımlar milletleşme sürecimizi durdurur.

İstiyorsunuz ki medreseler açılsın, Said-i Kürdi mezarından çıksın, Medrese Nazırı olsun.

Rüya görüyorsunuz, rüya.

 “Arapça farz, Türkçe vacip, Kürtçe caiz” imiş.

Şu içtihada (!) bakın.

Bu kafaya mı şaşarsınız, bu kafanın içine girebilmek için can atan binlerce kafaya mı şaşarsınız?

  Türkler, “Arapça farz” safsatasına inananlarsa; dil ve bilinçlerini kaybederler.

    Biz Arapçaya farz diyerek “Arab-ı müsta’rebe” olmayız.

   Biz, Türkçemizi konuşarak Türk kalmak istiyoruz. 

    Bir zamanlar Mustafa Sabri adında birisi Türklükten istifa etmiş, Arap olmuştu.

O Mustafa Sabri aynı zamanda Türk, Türkçe, Atatürk ve Cumhuriyet düşmanıydı.

Bu yüzden cesedine Türk toprağı nasip olmadı, Arap topraklarına gömüldü. 

   Türkçe, Atatürk, Cumhuriyet karşıtları günümüzde de varlar.

Bunlar Arap pazarından çok Amerikan pazarına girip çıkıyorlar.

Bu gidişle bunlar da ABD toprağında kalacaklar, kendilerine Türk toprağı nasip olmayacak. 

    Allah kullarını millet, millet yaratmış.

Her millete ayrı kültürler, ayrı diller vermiş ve hepsini insan olmaları yönüyle eşit kılmıştır.

Arap’ın Türk’ten, Arapçanın Türkçeden hiç üstünlüğü yoktur, Arapça farz filan değildir.

   Başkalaşma isteği kültürü çürümüşlerde, mayası bozulmuşlarda görülür.

  

MİLLETLEŞME DOĞAL VE ZORUNLUDUR

MİLLETLEŞME DOĞAL VE ZORUNLUDUR   ile ilgili görsel sonucu

   Gülen’in dedikleri olsaymış, hiçbir problemimiz olmazmış.

İyi de sizin sayıkladığınız devlet düzeni, Osmanlı milletler topluluğunda vardı ve o topluluk çok acı olaylar yaşayarak dağıldı.

Niye biliyor musunuz?

Çağın, toplum biliminin gereklerine uyamadığı, milliyetsizleşme düşüncesinin esiri olduğu için.

    Devletler millet temellidir.

Milliyetsiz devlet olmaz.

İnsanlık, milletlerle mutlu olur.

Milliyetsizleşmeyi sömürgeciler ister.  

MİLLİYETSİZLEŞMEYİ SÖMÜRGECİLER İSTER. ile ilgili görsel sonucu

   Çağımız, dün olduğu gibi bugün de milletler çağıdır.

   Kutsal değerlerimiz soysuzluğu değil, soyluluğu savunur.

  Türk devleti katil değil

  Gülen, Cumhuriyet’in kurucu ve yöneticilerini suçluyor:

  “Darbe vurdunuz, babayı öldürdünüz, insancıl olsaydınız böyle olmazdı, sulh hayırlıdır…” diyor.

    Bay Gülen siz, İslam coğrafyalarını işgal edenlerin, ırzları kirletenlerin, camileri bombalayanların, Kuran’ları parçalayanların “eşbaşkanlarından birtanesi”nin açılım sürecini destekliyorsunuz.

    Siz, işgalcilerin memleketinde, onların size tahsis ettiği güvenlikli, cennet gibi bir villada yaşıyorsunuz.

Size bu imkânı sağlayanlar; Atatürk’ü, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetini sevmezler.

atatürk ve cumhuriyet ile ilgili görsel sonucu

O yüzden siz açılım projesini desteklemek, Atatürk ve eserini eleştirmek zorundasınız.

Sizin başka çıkış yolunuz yok!

    Geçmişte yurdumuz işgal edilmiş, gereğini yapmıştık.

Bugün yurdumuza göz dikenler var.

Onlar asker, polis, öğretmen, imam, ellerine kim geçmişse şehit ediyorlar, malımıza zarar veriyorlar.

T.C. bu düşmanlığı durdurmak için adım atınca, bize diyorlar ki, diyorsunuz ki:

Yanlış yapıyorsunuz, suç işliyorsunuz. 

   Teslim mi olalım?

T.C.’nin kolluk kuvvetleri durup dururken birilerini öldürmüyor.

Böyle bir dönemde çıkıyor, bizi suçluyorsunuz.  

    Bay Gülen siz önce şu şehitlerimizin ruhlarından, dul, yetim ve ailelerinden ve sonra da Türk milletinden özür dileyin.

Çünkü siz bizi ve şehitlerimizi suçluyorsunuz.

   Sulh hayırlıdır” diyorsunuz.

Doğru.

Ama sulhu birbiriyle savaşan iki devlet yapar.

T.C. bir devlettir, PKK devlet değil, terör örgütüdür.

   Said-i Kürdi’de Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlığı

Doğduğu bölgeden İstanbul’a gelen Said-i Kürdi, 31 Mart ayaklanmasına katılmış, Milli mücadele döneminde Kürt Teali Cemiyeti kurucuları arasında yer almıştır.

 

Said-i Kürdi saltanat ve hilafet’in kaldırılmasına üzülmüştür.

Şu cümleler O’nun:

   “Hilafet saltanatının vefatı bana gayet hazin geldi.”

  “Saltanat ve hilafetin ilgası, hem hata, hem sehivdir.”

   “Saltanat, hilafeti mahveden bir Deccaldır.”

Said-i Kürdi, nurculuğun rolünü, “Mustafa Kemal’e karşı nurun tokadı” olarak tanımlar.

Said-i Kürdi’nin bu sözleri kendisinin Cumhuriyet ve Atatürk karşıtı birisi olduğunu gösterir. (*)

    Sonra Kuran saltanatı emreder, Cumhuriyet yönetimi reddeder.

(Bakınız: Al-i İmran 159, Şura 38)

    Emevi, Abbasi ve Osmanlı yönetimlerindeki hilafet anlayışı İslam’da yoktur. 

 O halde “İslam âlimi” denen Said-i Kürdi neden Cumhuriyet’e karşı çıkıyor?

31 Mart Ayaklanması
Halkın temsil edildiği parlamentonun kaldırılarak, Padişahın
mutlak egemenliğinin geri getirilmesi için çıkan ve sloganı: “Halk
burada çoban nerede?!” olan bu ayaklanma Mustafa Kemal Atatürk’ün
komuta ettiği Yıldırım Orduları tarafından bastırılmıştır.

Bu ayaklanmada önemli rol oynayan Volkan gazetesi’nde de yazıları
çıkan Said-i Kürdi Isparta’ya sürülmüştür.

  Yazımızı toparlayalım:

  1) F. Gülen ve S. Kürdi Cumhuriyete karşıdırlar, bu yüzden Kuran ile çelişiyorlar.

    2) ABD ve AB’nin kontrolünde yaşayarak, “Ilımlı İslam” misyonerliği yaparak kavi Müslüman olunmaz.

Kavi Müslüman olmak için Kuran ve Hz. Muhammed’i esas almak gerekir.

   3) Bölücü terör örgütünü muhatap almak, yurt ve ulus bütünlüğümüzü bozacak açıklamalar yapmak, politik adımlar atmak bize kaybettirir.

   4) Milletleşme sürecimizi tamamlamak, Araplaşma temayüllerini yok etmek zorundayız.

   

 

 (*) Said i Kürdinin bu sözleri için “Şualar” kitabına bakınız.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s