KÜRTLERİN TÜRKLÜĞÜ ——————- ALINTIDIR.

KÜRTLERİN TÜRKLÜĞÜ:

KÜRT KELİMESİ BİLE TÜRKÇEDİR!

 

      Dünyaca ünlü tarihçilerin araştırmalarına göre “Kürt” adıyla anılan ayrı bir ırkın ve “Kürtçe” denilen bir dilin tarihin hiçbir anında olmadığı kesinleşmiştir.

Hem “Kürt” diye bir ırkın varlığı hem de “Kürtçe”nin müstakil bir dil olduğu; yalan, uydurma ve palavradır. Aksine “Kürt” denilen topluluklar ile Türkiye cumhuriyetinin sahibi Türklerin pek çok ortak noktaları vardır.

Kürtlerin etnik kökenini tespit etmede işe yarayacak en önemli belge sayılan Kürtçe lügatin neredeyse yarısı Türkçedir.

  “Dil”in etnik köken tespitinde kullanılan çok önemli bir araç sayıldığını bilen Auguste Jaba, Fritz Justi ve Vladimir Minorsky adındaki Rus bilim adamları Kürtlere uyduruk bir lügat icat etmiştir.

Bir etnik kimlikten bahsedebilmek için bir dil sahibi olmanın önemini çok iyi bilen mihraklar ne yazık ki ülkemizde aynı havayı solumaya mecbur kaldığım birçok kişinin de inandığı sahte bir Kürt dili, edebiyatı, kültürü, sanatı, folkloru ve tarihi yaratmışlardır.

Türk düşmanı devletlerin elinde oyuncak olan siyasal Kürtçüler de bu çalışmaların içine balıklama atlayarak, onlara imkân tanımışlardır.

   Rusya’nın Erzurum konsolosu iken Kürtlerle ilgili araştırmalar yapan ve raporlar hazırlayan Auguste Jaba bu araştırma ve raporlarını 1860 yılında yayımlamıştır.

Ardından St. Petersburg İlimler Akademisi’nin desteğiyle Fritz Justi, Auguste Jaba’nın kitabını esas alarak ilk Kürtçe sözlüğü hazırlamıştır.

Vladimir Minorsky’nin de köken tasnifine katkıda bulunduğu ilk Kürt sözlüğündeki 8378 kelimenin 3080’i Türkçedir! 2230’u Farsça, 2000’i Arapça, 220’si Ermenice, 108’i Keldanice, 60’ı Çerkesce, 20’si Gürcüce ve 300’ünün kökü bilinmemektedir.

   Bir başka gerçek ise “Kürt” kelimesinde gizlidir!

“Kürt” kelimesi de öz be öz Türkçedir!

Evet, yanlış okumadınız “Kürt” kelimesi Türkçe bir kelimedir.

 Bunu Kaşgarlı Mahmut’un büyük eserinde, Divan-ı Lügat it Türk’te görmekteyiz.

Kaşgarlı Mahmut’un yazdığına göre “Kürt” kelimesi “dallarından yay, kamçı ve değnek yapılan kayın ağacına verilen addır.”

Ayrıca “Kürt” kelimesi Kazakça’da “yeni yağmış kar”, Şorca’da “çığ”, Çuvaşça’da “karların dağda oluşturduğu saçak, çıkıntı ve kar yığıntısı”, Uygurca’da “kar denizi, kar gölü”, Kazan Türkçesinde, Kırgızlarda ve Yakut Türklerinde “kar yığını” anlamına geliyor… 

 Günümüz Türkiye’sinde pek çok yerde üzerinde yüründüğünde batmayacak şekilde sert olan kar yığınına “kürtün, kürtük” denmektedir.

   “Dil”; etnik köken tespitinde kullanılan en önemli araçlardan biri olduğuna göre, yukarıdaki veriler Kürtlerin ağırlıklı olarak Türk olduğunu belgeleyen önemli delillerden biridir.

 Kendilerini ayrı bir ırk sanan fakat aslında öz be öz Türk olan Kürtlerin folkloru da bize benzemektedir.

Kürt türküsü diye yutturulan ezgilerin bir kısmı Türkçeden tercümedir.

Atasözleri, deyim ve maniler de Türkçe atasözü, deyim ve manilerin tercümesidir.

   Halı ve kilim desenleri, mezar taşları yani etnografik bir takım objeler de Türklerinki ile aynıdır.

  Tüm Türk coğrafyasında kutlanan Nevruz Bayramı da bu ortak noktalardan sadece biridir.

  Yemeklerimiz de aynıdır, damak zevklerimiz de!

   Ayranımız, tarhanamız, pilavımız, turşumuz, kavurmamız, cacık ve çökelik her yerde aynıdır.

   Cenaze törenlerimiz de aynıdır, doğum, düğün, nişan ve sünnet törenlerimiz de!

   O halde bu nasıl ayrı bir ırk oluyor?

   Kürtleri ayrı bir ırk olarak gösterme çalışmalarında (Komünizmin) Marksist-Leninist fikirlerin etkisi büyük olmuştur.

Marksist-Leninist fikirlerin etkisiyle başımıza bela edilen Kürtçülük günümüzde pek çok destekçisiyle bir bölücülük ve yıkıcılık batağında çaresizce debelenip duruyor.

Bu bataklığa düşürülenlerin önce fikirleri hadım ediliyor, ardından da beyinleri iğfal ediliyor…

   Oysa XI. yüzyıldan önce Ortadoğu-Arap-İslam tarihinde Kürt tabiri görülmemektedir.

İlk Kürt tabirine Göktürklerde rastlanılmaktadır.

Yenisey, Elegeş Bengütaş’ında bir Türk boyu olarak Kürtlerden ve Alp Urungu adlı beylerinden bahsedilmektedir.

Bu bağlamda Göktürk kitabelerinde bahsedilen Kürtler ile XI. yüzyıldan sonra Anadolu’ya gelen Oğuz Türkleri içindeki Kürtlerden başka bu adla anılan bir topluluk yoktur!

  Dolayısı ile Kürtler ayrı bir ırk değil sapına kadar, öz be öz Türk’tür!

   Kürtçe de müstakil olmayan, derleme toplama, uyduruk bir dildir!

  Kürtlerin bu dil aracılığıyla birbirlerini anlamadıkları da bir gerçektir.

   Sapına kadar bir Türk boyu olan Kürtleri isteyen istediği yere çekmiştir.

Kürtleri bir ırk olarak İran, Arap, Ermeni ve Mezopotamya’nın yok olmuş ırklarına dayandırma çabaları da yaklaşık yüz yıldır devam etmektedir.

Ancak ne var ki bu çalışmalardan kesin bir sonuç alınamamaktadır.

   Bizim derdimiz “Kürt”le değil vatan hainleri iledir!

Kürtler de biliyor ki, ayrımız gayrımız yoktur!

Biz ne kadar Türk isek, onlar da o kadar Türk!

   Tek şartımız var!

   İhanet etmeyeceksin!

   Kaynak:

 Prof. Dr. A.Haluk Çay, Her Yönüyle Kürt Dosyası,

 Ali Tayyar Önder, Türkiye’nin Etnik Yapısı,

 A.Cem Ersever, Kürtler, PKK ve Abdullah Öcalan,

 Türkiye’de Yıkıcı ve Bölücü Akımlar, K.K.K Yayınları

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s