AŞIKOĞULLARI

AŞIKOĞULLARI 

Featured image

HALİL IŞIK – EVREN’İN İLK BELEDİYE BAŞKANI

Featured image

Oğuz Boylarından, Bozulus TürkmenleriTabanlı Aşiretinden birkaç oba, Erzurum Pasinler, Horasan‘dan göçerek bugünkü Balâ ve Evren (Çıkınağıl) İlçesi topraklarına gelmişlerdir.

Köylere yerleştirilene kadar da Balâ, Evren ile Erzurum Pasinler, Horasan arasında konar-göçer olarak yaşamışlardır.

EVREN İLÇESİ

1840-1862 yılları arasında köylere yerleştirilmiştir.

BALA İLÇESİ

Ayrıca Bala ve Evren’in Erzurum Pasinler, Horasan’dan gelen aşiret köyleri;

Aşıkoğlu, Karadalak, Sırapınar, Yeniyapanşeyhli, Tol, Şehriban, Büyükbayat, Küçükbayat, Karahamzalı, Üçem, Küçükboyalık, Büyükboyalık, Çatalören, Çatalçeşme ve Çıkınağıl köyleri arasında bir şekilde akrabalık bağları bulunmaktadır.

KESKİN İLÇESİ

Yörede Türkmen/Abdal Kültürü vardır.

Evren, Bala ve Keskin’deki folklorik oluşum bu yörelerin karakteristik özelliklerine de işaret eder.

Yöre türkülerinin ağırbaşlı ve durulmuş lirizmi hemen fark edilir.

Evren ve Bala “Orta Anadolu’nun en zengin halay bölgelerinden biri olduğu kadar, halayların eşlik sazı olan davul- zurnanın da en iyi icra edildiği yörelerden biridir.”

Evren, Bala ve Keskin yöresi halayları ayak ve bel hareketlerine dayanır.

Ağır fakat gösterişlidir.

20- 30 kadın ya da erkek kendi aralarında halay çekerler.

Geleneklerinde dışarıdan pek kız alınıp verilmez.

Gelin kayınpederinin yanında yemek yemez, babalarının ve büyüklerinin yanında çocuklarıyla ve eşiyle konuşmaz v.b gibi.

Düğünleri üç gün olup Cuma günü Bayrak Kaldırma ve Düğün Yemeği verme ile başlar.

Davul zurna eşliğinde halaylar çekilir oyunlar oynanır.

Cuma günü erkek evinin aile büyüklerinden yemekler hazırlanır.

Gelinkız akşama kına gecesi için hazırlanır.

evren ilçesinde kına gecesi ile ilgili görsel sonucu

Kızın yanında bir sağdıcı olur.

Gelinkızın yanındaki sağdıcın başıbütün olmasına (anne babası ölmemiş, ayrı olmayan, mutlu geçim süren, bir kadın) dikkat edilir.

Önce gelinin başı taranıp türküler, ağıtlar eşliğinde gelin ağlatılır.

Daha sonra gelin, fazla ağlamasın diye halaylar çekilip oyunlar oynanır.

Cumartesi günü erkek evi gelin almaya gelir.

Gelini erkek evinden gelen akrabaları giydirir.

Ve erkek evine getirilir.

Erkek evine getirilince gelin hanımın ayağının altına post serilir.

Gelin hanım erkek evine gelirken şişe içerisinde bereket olsun diye kaşık, çivi, ekmek, tereyağı, arpa, buğday getirir.

Evin çatısının üstünden yere saçılır.

Cenazeleri de aynı güzellikle kaldırılır.

En yakınları ve komşuları bir hafta yemek ikramında bulunur.

Bir hafta ölü evinde yemek pişmez…

BEN OĞLUMU ÇEKİP GETİREMEDİM

Şırnak’ta şehit edilen 19 yaşındaki Piyade Onbaşı Hamza Yıldırım’ın cenaze töreninde neler yaşandı.

  

Bugün Kocatepe Camii’nde bir şehit cenazesi daha uğurladık.

Dün Şırnak’ta izinden dönen askerlerin yol güvenliğini sağlarken, teröristlerin katlettiği 19 yaşındaki Piyade Onbaşı Hamza Yıldırım’ı…

Törene yetişmek için yazımı bırakıp, evden çıkmadan hemen önce gördüm

Genelkurmay’ımızın yaptığı çarpıcı açıklamayı!..

Ülkemizde son günlerde yaşanan terör olayları nedeniyle, çok sayıda vatandaşımızın Genelkurmay’a başvurarak, askere alınmayı ve terörle mücadelede görev yapmayı talep ettiği duyuruluyor,

“Asil Milletimizin kahraman ve duyarlı evlâtlarının talepleri, TSK mensupları tarafından takdirle karşılanmış, duygulandırmış ve motivasyonlarını artırmıştır”

deniliyordu.

Sevindim!..

Kocatepe’ye doğru yol alırken sandım ki, tüm Ankara akın akın şehidimizi uğurlamaya gidiyor.

Yoo, herkes işinde, kafede, lokantadaydı…

Parkta dondurmasını yiyordu…

“Camii dolmuştur, millet şehidini uğurlamaya mutlaka gelmiştir” diye düşündüm…

Demir bariyerlerin üçlendiğini gördüm.

Millet geldiyse de geçemezdi zaten…

İlk kez gazetecilere bile cenaze namazının kılınacağı bölüme geçiş yasağı konmuşken!..

Sadece lacili beyler ve üniformalılar ile aile yakınları naaşın arkasına geçebildi.

A’dan Z’ye Ankara’nın tüm lacivert takımlıları ve dört yıldızlıları gelmişti, sağolsunlar.

Ama o bariyerler, protestoları, “Şehitler ölmez vatan bölünmez” sloganlarını, “Vur emri verilsin… PKK’lılar Meclis’te…” haykırışlarını engellemeye yetmedi.

Tüm devlet ricalinin çelenkleri tam kadro hazırdı.

O kadar kıymetlilerdi ki, askeri törenle taşındılar!.. 

Ve ne acı bir kareydi; Uzun namlulu silahların gölgesinde cenaze namazı kılınması!..

OĞLUMU ÇEKİP GETİREMEDİM

“Yeni Türkiye”nin sloganı, “Analar ağlamasın yeter ki!..” olmuşken, ne çok kadın, ana, genç kız vardı ağlayan!..

Şehidin yakını yaşlı bir kadın Kocatepe’nin merdivenlerini tırmanırken, “Allahım belalarını ver. Senden başka gidecek kapımız kalmadı ya Resulallah!..” diyor, bir diğeri erkek akrabalarını, “PKK’ya karşı dik durun” diye uyarıyordu.

Ancak 40’lı yaşlarda olan şehit anasına yaklaştım; “Kuzum beni bırakıp gitti” diye ağlıyordu. 

Yakınındaki genç bir kadın onu teselli etmeye çalışırken, yeğeninin Kızıltepe’de olduğunu, 2 gündür ulaşamadığını anlattı.

Şehit anası diklendi, aynen şunu söyledi:

“Ben oğlumu gidip, çekip getiremedim. Sen git, yeğenini çek, kurtar!..”

AÇILIMCILAR ORADAYDI

Yok, kastım iktidar mensupları değil, diğer açılımcılar.

Çözüm süreci”ne tam destek veren, bölgeye gidip, Kürtçe vaaz, mevlütle terörün bitirileceğini sanan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Mehmet Görmez mesela.

Şehidimizin cenaze namazını o kıldırdı.

Şehitler şahitlerimizdir. Onlar şahit olsun ki, birlikten, beraberlikten, adaletten asla taviz vermeyeceğiz” dedi.

Çok doğru bir şey söyledi; “Bugün bizim şehitlerden helallik isteyeceğimiz gündür” buyurdu.

Sonra üç kez, “helâl etsinler” diye seslendi.

Helâl etmişler midir acep?!.

Cenaze namazı kılındı, helâllik alınıp, verildi.

Sıra Hamza’yı uğurlamaya geldi.

Yakınları naaşın ardı sıra bayıldı…

Naaş top arabasına götürülürken, protokol için çekilen kırmızı kordonun hemen önünde kim duruyordu, biliyor musunuz?

Çözüm sürecini” millete anlatmak üzere kurulan Akiller Heyetinden TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklığolu ile TESK Başkanı Bendevi Palandöken.

Keşke tüm akiller gelse, gelebilse; Hamza’dan helâllik isteyip, anasının gözyaşını dindirebilseydi!..

Naaşın ardı sıra yürürken teyzesi, “Hamza, biz seni geri gelesin diye askere gönderdiydik…

Vatanı savunmak sana mı kaldıydı?..”;

Bir genç kız, “Kurşunlardan kaçamadın mı Hamza?” diye soruyor, ağlıyordu!..

Şehidi uğurlayıp, törenden ayrılırken siyah gözlüklü birisini daha gördüm, telefonla konuşuyordu.

Yıllardır PKK’ya yardım-yataklık eden, Suruç katliamını kınarken Şanlurfa için “Kürdistan’ın kuzeyi” diyen Barzani’ye TSK operasyonları hakkında bilgi vermek üzere iki gün önce Erbil’e giden, Barzani’den, “IŞİD’le savaşa evet… PKK’yla savaşa hayır, diyalog ve barış ilekelerine geri dönün” cevabı alan Dışişleri Müsteşarımız Feridun Sinirlioğlu’ydu!..

Güle güle Hamza oğlum!..

şehit Piyade Onbaşı Hamza Yıldırım ile ilgili görsel sonucu

Mekânın cennet olsun…     

 

AŞIKOĞULLARI

PORTRELER

TURGUT ALTINOK

KADİR KILIÇ

Featured image

RAMAZAN IŞIK

SALİH IŞIK

VEYSEL IŞIK

Featured image

OĞUZ IŞIK

Featured image

AYHAN IŞIK

ABDULLAH IŞIK

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s